İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, sigorta ödemesine dayalı rücuen tazminat davasında taşıyıcının uluslararası nakliyatta hasarlı emteadan sorumluluğunu inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bir sigorta şirketinin, uluslararası nakliyat esnasında emteanın ıslanması sonucu oluşan hasarı sigortalısına ödedikten sonra taşıyıcıya karşı başlattığı rücu davasında, davacının ödenen tazminatın tahsilini faiziyle birlikte talep etmesi, davalının ise zamanaşımı, aktif husumet ehliyeti eksikliği ve hasarın ambalajlama hatasından kaynaklandığı savunmalarını ileri sürmesi üzerine, ilk derece mahkemesi taşıyıcıyı CMR hükümleri uyarınca zarardan sorumlu bulmasına karşın, hasar tarihinde geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş ve bu karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasındaki Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ...numara ve 31.03.2023 - 2024 tarihli Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan .... A.Ş.'ye ait 4362 koli, 15.065,30 kg bisküvi vb. tatlı emteasının karşı taraf sorumluluğunda Türkiye'den Tacikistan'a nakliyesinin gerçekleştirildiğini, 19.05.2023 tarihinde emtiaların teslimi sırasında emtiada hasar olduğunun tespit edildiğini, tespit akabinde CMR üzerine hasar şerhi düşüldüğünü, yapılan ekspertiz incelemesi ile, sigortalıya poliçe kapsamında 15.09.2023 tarihinde 941,89.-EUR sigorta tazminat ödemesinde bulunulduğunu, müvekkil şirketin ödemiş olduğu tazminatın CMR ile TTK 1472, TTK 1178 vd hükümleri gereği karşı taraftan tazmini için İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulduğunu, Gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde taraflarca anlaşma sağlanamadığını beyanla; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 941,89.-EUR sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 15.09.2023 itibaren yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi ile (CMR Konvansiyonu gereği yıllık %5 faizin altında kalmamak kaydıyla) tazminine, arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, zamanaşımı süresi geçtikten sonra davasını açtığını, dava konusu taşımaya ilişkin emtia yüklemesinin 08.05.2023 tarihinde yapıldığını, Emtiaların Türkiye'den Tacikistan'da bulunan alıcı şirkete 19.05.2023 tarihinde teslim edildiğini, yapılan ekspertiz raporunda hasar tarihi 19.05.2023 olarak belirtildiğini, davanın ise 14.05.2024 tarihinde açıldığını, Emtiaların yüklendiği tarihten 1 yıldan daha uzun bir süre sonra huzurdaki davanın ikame edildiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın aktif dava ehliyetini ispatlaması gerektiğini, davacının davasının ve hasar ödemesinin dayanağı olan, alıcıya yaptığını iddia ettiği ödemeye ilişkin dosyaya herhangi bir ödeme dekontunun sunulmadığını, davacının hasara ilişkin ödeme yapıp yapmadığı ve doğru kişiye ödeme yapıp yapmadığını tetkik edemediklerini, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, sorumluluk kapsamında ödeme yapılmamış ise ... yani lütuf ödemesi yapılmış olup lütuf ödemesi yapan şirketin rücu hakkının bulunmadığını, husumet itirazım ile, davacı aktif dava ehliyetinin bulunduğunu ispatlaması gerektiğini, hasar miktarının yüksek ve ispatlanması gerektiğini, dava konusu taşıma cıp teslim şekli ile teslim edildiğini, emtia ambalaj ve yüklemesinin satıcı tarafından yapıldığını, emtia gönderici şirket personelince ambalajlanmış ve yüklendiğini, kötü ambalaj ve istif hatasından nakliyecinin sorumlu olmadığını, faiz talebinin yüksek olduğunu beyanla; Husumet ve zamanaşımı itirazlarının kabulüne, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Somut olayda davalı .... Şti.’nin asıl taşıyıcı olduğu, taşıyıcının sorumluluğu altında yapılan taşıma esnasında emtianın bir kısmının ıslanmak suretiyle hasara uğradığı, CMR Konvansiyonu 3’üncü ve 17’nci maddesi 1.ve 3.paragrafı gereğince davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, CMR Konvansiyonu 17’nci maddesi 2.maddesi ve 4.maddesinde yer alan sorumluluğunu ortadan kaldıran beyyinelerin bulunmadığı, meydana gelen zararın 7.849,08 Euro olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından düzenlenen poliçe, 18.01.2024-31.03.2024 tarihleri arasında geçerlidir. Dava dışı ... tarafından 25.04.2022 tanzim tarihli ... nolu müşterek poliçe ise 31.03.2022-31.03.2023 tarihleri arasında geçerlidir ve ekspertiz raporunda bu poliçeye atıf yapılmıştır. Ancak sigorta ödemesine konu edilen hasar 19.05.2023 tarihinde meydana gelmiştir. Dolaysıyla hasarın meydana geldiği tarihte geçerli olan bir sigorta poliçesi dosyada bulunmamaktadır.
Ekspertiz raporunda müşterek sigortada davacı sigortacının payı %12 olarak gösterilmektedir. Ayrıca ekspertiz raporunda atıf yapılan ve ... AŞ tarafından düzenlenen müşterek poliçede davacının teminata iştirak oranı %10 olarak belirlenmiştir. 6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa, bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Eldeki davada davacı taraf TTK 1472. Maddesi gereği halefiyete dayalı olarak rücu talebinde bulunduğu, riziko tarihini kapsamayan sözleşmeye dayanarak davacının halefiyet hükümlerine göre rücu talebinde bulunamayacağı, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin lütuf ödemesi olabileceği, davacının halefiyet hükümlerine göre yaptığı lütuf ödemesini davalıya rücu edemeyeceğinden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya münderecatında mübrez 2 adet abonman poliçe bulunduğunu, bunlardan ilki, ilk abonman poliçeye ilişkin olup yine dosya münderecatında mübrez zeyilnamede yenileme poliçenin vadesinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafında düzenlenen poliçe de ... ...'nın poliçesi ile aynı vadelere sahip olduğunu, bu nedenle poliçenin vadesinde kalmayan bir zarar bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin eksik hukuki inceleme niteliğinde olduğunu, dosya münderecatına sunulan deliller arasında ... abonman poliçesi ile yenileme vadesine ait zeyilnamenin mevcut olduğunu, meydana gelen zarar ... A.Ş.'nin ...olduğu ... numaralı poliçenin ilk tanzimi gerekçeli kararda belirtildiği üzere 31.03.2022 - 2023 tarihlerine ilişkin olup ekspertiz raporunda bu hususun belirtildiğini, hasarın gerçekleştiği tarihte ise 31.03.2023 - 2024 vade tarihli yenileme poliçe yürürlükte olup buna ilişkin vergi iade zeyili de yenileme poliçenin yürürlükte olduğunu ortaya koyduğunu, bu kapsamda poliçenin yenileme kaydının bulunup bulunmadığı, mevcut delillerin de dikkate alınarak araştırılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmasının eksik hukuki inceleme niteliğinde olduğunu, dosya münderecatında toplanmayan delillerin hükme esas alınması hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder nitelikte olup silahların eşitliği ilkesine aykırı olup somut vakıalar yenileme poliçeyi ortaya koymasına karşın yazılı şekilde zarar tarihini kapsar poliçenin bulunmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, dosya münderecatında mübrez deliller yenilemeyi ortaya koymasına karşın Mahkemece müphem görülen hususların varlığı halinde hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak Abonman Poliçe'nin celbine karar verilmesi gerekirken somut deliller hilafına yazılı şekilde hüküm kurulması eksik hukuki inceleme niteliğinde olduğunu beyanla istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.12.2025 tarih ve ████████ E., ████████ K Sayılı Kararının istinaf gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle kaldırılmasına, haklı davalarının kabulüne, her halükarda Yüksek Mahkemece eksiklik tespit edilmesi halinde eksikliklerin giderilmesi için Yerel Mahkeme'ye dosyanın iadesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, CMR taşıması nedeniyle taşımaya konu emtianın hasarlanması nedeniyle uğranılan zararı sigortalısına tazmin eden sigortacının ödediği bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Dava konusu taşımaya ilişkin 09.05.2023 tarihli ...nolu CMR belgesinde, Türkiye'den Tacikistan'a yapılacak olan taşımada gönderici olarak sigortalı .... A.Ş., alıcı olarak ..., taşıyıcı olarak davalı yer almaktadır.
CMR belgesi üzerine emtianın hasarlanmasına ilişkin 19.05.2023 tarihinde alıcıya teslim anında kısmen hasarlı şerhi düşüldüğü, yaptırılan ekspertiz incelemesinde bir kısım emtiadaki hasarın yağmur suyu nedeniyle meydana geldiği ve hasarın poliçe şartı Institute Cargo Clauses (A) gereği teminat dahilinde olduğu hususunun rapor edilmesi üzerine davacı sigorta şirketi tarafından 15.09.2023 tarihinde 941,89 Euro'nun sigortalı hesabına ödendiği ve buna ilişkin ibraname ile her türlü talep ve dava hakkının davacı sigorta şirketine temlik ve devredildiği anlaşılmaktadır .
Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
Dosya kapsamına göre dava dışı ... AŞ tarafından 25.04.2022 tarihli ... numaralı 5.Tecdit nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesi düzenlendiği, ekspertiz raporunda davalı sigorta şirketine ait tanzim tarihi 17.04.2022 olan ve 31.03.2022-31.03.2023 tarihlerini kapsayan Emtia Nakliyat Sigorta poliçesine yer verildiği , davalı sigorta şirketine ait 27.04.2023 tanzim tarihli ... numaralı Nakliyat Emtia Blok Sigorta Poliçesi (blok-dövizli) ile 31.03.2023-31.03.2024 tarihleri arasında (Institute Cargo Clause (A) da belirtilerek) müştereken sigorta teminatı verildiği, dava dışı ... AŞ tarafından düzenlenen ... numaralı 6.Tecdit nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesinin 16.06.2023 tanzim tarihli prim iadesi zeyilnamesinin 16.06.2023-31.03.2024 tarihleri arası geçerli olduğu, davalı tarafından sunulan 18.01.2024 tarihli sigorta poliçesinin 18.01.2024-31.03.2024 tarihleri arasında geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; 27.04.2023 tanzim tarihli sigorta poliçesi dışında dosyaya sunulu diğer poliçeler hasar tarihini kapsamamakta olup, 27.04.2023 tarihli sigorta poliçesinin 8.maddesinde ise “Afganistan, Belarus, Güney Sudan, İran, Kırım, Kuzey Kore, Küba, Rusya, Suriye, Sudan ve Ukrayna ya/dan ve/veya bu ülkeler üzerinden yapılacak olan sevkiyatlar bu sözleşme kapsamı dışındadır” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Eksper tarafından düzenlenen raporda belirtildiği üzere taşımaya ilişkin rotada İran ülkesinin yer alması nedeniyle hasarın 27.04.2023 tanzim tarihli poliçe ile verilen teminat kapsamında kalmadığının kabulü gerekir.
Ancak bu aşamada Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 183. maddesi gereğince akdi halefiyetin ve değerlendirilmesi gerekir.
Taşımaya konu ithalata ilişkin satıcı .... A.Ş. tarafından, alıcıya 09.05.2023 tarihli fatura 55.458,31 USD bedelli olarak düzenlenmiş olup, fatura ayrıntısında satışın CİP olduğunun yazılı olduğu, gümrük beyannamesinde ithalata konu emtianın teslim şekli CİP teslim, ödeme şeklinin ise mal mukabili ödeme olarak belirtilmiştir.
CIP teslim şeklinde, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra aynı satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından ilke olarak taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkı bulunmamaktadır. Mal mukabili satımda, satılan malın teslim yerine ulaşması ve malın alıcısına teslim edilmesinden sonra satım bedeli ödenmektedir. Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam edeceğinden taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde de sorumlulara müracaat hakkı bulunmaktadır. Görüldüğü üzere mal mukabili ödemelerde mal teslimi ile ürün bedeli ödeneceğinden taşıma sırasındaki risk ihracatçı üzerindedir.
Somut olayda, malların CIP satış yöntemi ile teslimi benimsenmiş olmakla birlikte, ödeme noktasında satıcı ile alıcı, genel kuraldan ayrılarak ödemenin mal mukabilinde yapılmasını kararlaştırmışlardır. CIP satışa konu poliçede sigortalının satıcı olması nedeniyle satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlı (Yargıtay 11 HD, 23.05.2019 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı) olup, dava dışı sigortalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak alıcıdan dava konusu mal bedelini tahsil edip etmediğinin, hasara tutarına ilişkin iade faturası veya yansıtma faturası düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti ile dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfaati ve temlike konu bir alacağının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!