Kadastro tespitine itiraz davasında çayır vasıflı taşınmazın zilyetlikle tescili talebi ve süresinde yapılmayan temyiz başvurusunun reddine dair ek kararın incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, başlangıçta hazine adına tespit edilen bir taşınmazın, davacının miras ve uzun süreli zilyetlik iddiasıyla kadastro tespiti ile adına tescilini talep ettiği karmaşık bir kadastro davasını ele almaktadır; dava süresince ilk derece mahkemesi ile üst mahkeme arasında birden fazla bozma ve yeniden yargılama yaşanmış, taşınmazın geçmişteki niteliği ve zilyetliğin iktisap sağlayıcı nitelikte olup olmadığı uzman incelemeleri ve yerel bilirkişi beyanlarıyla detaylı bir şekilde araştırılmış, en son davacı vekili tarafından tebliğ edilmediği iddia edilen eski bir kararın temyiz edilmesiyle yargılama süreci devam etmektedir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

EK KARAR : 01.04.2024
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında davacı ...'in İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2024 tarihli ek kararıyla, süresinde olmayan temyiz talebinin reddine karar verilmesi üzerine ek karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle, duruşma istemi değerden reddedilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 01... parsel sayılı 37.462,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle çayır vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; .. Merkeze bağlı .. köyünde yapılan kadastro çalışmalarına ilişkin ilan ve tutanaklarda 1 01... , 1 06... ve 292 parsel sayılı taşınmazların davalı köy tüzel kişiliği ve Hazine adına yazıldığını, ancak davalı köy tüzel kişiliğinin ve Hazinenin herhangi bir hakkının bulunmadığını, dava konusu taşınmazların kendisine irsen intikal ettiğini ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davacının Sabuncu köyü 1 01... parsel sayılı taşınmaza yönelik açtığı davanın husumet yönünden reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmı hakkında davacının zilyetliği iktisap sağlayıcı nitelikte olduğundan davanın kısmen kabulü ile bu bölümün davacı adına tesciline, raporda (B) harfi ile gösterilen yerin mera vasfında olduğunun kabulü ile bu kısmın mera vasfı ile köy orta malı olarak tespit ve sınırlandırılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.09.2015 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri, ayrıca 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisi aracılığı ile yeniden keşif yapılması; keşifte, komşu parsellerle birlikte geniş kapsamlı değerlendirme yapılmak suretiyle mera parsellerinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, dava konusu taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmesi, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi; taşınmazların görüntüsü ve mera ile ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarındaki hakim gözleminin keşif tutanağına yansıtılması, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırılmalı biçimde, dava konusu taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parsellerinden nasıl ayrıldığını açıklayıp, tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahalli bilirkişilerin beyanları ile dava konusu taşınmazı davacının kendisinin bizzat 1970 lerden beri kullandığı, kendisine ise murisinden intikal ettiği, vefatı ile de halen mirasçıları tarafından kullanıldığı bu nedenle eklemeli zilyetlik ile tespitten geriye en az 20 yıl boyunca nizasız, fasılasız, aralıksız malik sıfatı ile zilyetliğinin olduğunun anlaşıldığı, keza yine alınan teknik raporda 1980 li yıllardan beri taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yürütüldüğü tespit edildiğinden davanın kabulüne, dava konusu .. ili .. ilçesi .. köyünde kain 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kadastro tutanağındaki miktarı ve vasfı aynı kalmak kaydıyla davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.03.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında yazılı gerekçelerle hükmün bozulmasına karar verilmiş; bozma kararından sonra davacı ... vekili tarafından; İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı gerekçeli kararının usulünce tebliğ edilmediği iddiasıyla bu hükme yönelik temyiz isteminde bulunulmuş İlk Derece Mahkemesince 01.04.2024 tarihli ek karar ile süresinde olmayan temyiz talebinin reddine karar verilmiş; bilahare bu ek kararın temyiz edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince esasın kapatılmak suretiyle dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
1. Davacı vekilinin 01.04.2024 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre temyizen incelenen 01.04.2024 tarihli tarihli ek kararının onanması gerekmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2024 tarihli kararının incelenmesine gelince;
Kadastro Hakimi, infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğu gibi, Mahkemece, davaya konu edilen tüm talepler yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği de kuşkusuzdur. Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesindeki düzenlemeye göre, verilen hükümde, taleplerden her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına konu yapılan dava konusu taşınmaz hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmayarak sicil oluşturulmaksızın, dosyanın esasının kapatılmış olması isabetsiz olup, açıklanan nedenle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile 22.04.2024 tarihli hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2024 tarihli ek kararının ONANMASINA,
(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca 22.04.2024 tarihli hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!