Özel mülkiyet ve 2/b kapsamında tescil istenen orman arazisi davasında yargılama usulü, hukuki yarar ve mükerrer tescil sorunları.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, davacının 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarma talebinde hukuki yararı bulunmadığı ve davanın ehliyet veya hukuki yarar eksikliği nedeniyle reddedilmesi gerektiği; ayrıca, davalı Orman İdaresinin tescil talebine konu taşınmazın dava tarihinden sonra hazine adına orman olarak tescil edilmesi nedeniyle, bu kısmın konusuz kaldığı ve mükerrer tescil yasağı gereği karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken esastan karar verilmesinin kamu düzenine aykırı olduğu sonucuna varmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : ███████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı / asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ..., Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde bulunan 1 66... ve 5 parsel sayılı taşınmazların güneyinde yer alan ve bahçe olarak kullanımında bulunan taşınmazın 11 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan çalışmalarda orman sınırları içerisinde bırakıldığını, taşınmazın yirmi yıldan uzun süredir kendisi tarafından, öncesinde yaklaşık 40 yıl anne ve babası tarafından kullanıldığını, taşınmazın üzerinde meyve ağaçlarının yer aldığını belirterek, taşınmazın özel mülk olarak adına tescilini, aksi durumda ise 6831 sayılı Orman Kanunu' nun 2/B maddesi kapsamında kalan alanı olarak tespiti ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı / asli müdahil Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan orman tahdit çalışmalarının 26.04.1948 tarihinde ilan edildiğini ve 22 Aralık 1948 tarihli ve 7086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak kesinleştiğini, yörede 2019 yılında orman tahdidi yapılmış yerlerde 3302 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulama çalışmalarının yapıldığını ve 21.02.2019 tarihinde ilan edildiğini, davacı tarafından süresi içerisinde itiraz davasının açılmadığını, dilekçe ekinde sunulan haritada gösterilen dava konusu alanın orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmalarında XII numaralı ... Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan orman sayılan alan içerisinde kaldığını belirterek davacının davasının reddine, asli müdahale taleplerinin kabulüne, 1 66... ve 5 parsel sayılı taşınmazların güneyinde yer alan dava konusu taşınmazın Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
.. Kadastro Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın 30 günlük askı ilanı süresi içerisinde açılmadığı ve asli müdahil Orman İdaresinin tescil talebinin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevinde kaldığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve bu mahkemenin eldeki esas sırasına kaydedilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde orman sayılan yerlerden olduğu, zamanaşımı ve zilyetlik suretiyle kazanılmasının mümkün olmadığı, 631 sayılı Kanun' un 2/B maddesindeki nitelikleri taşımadığı" gerekçesi ile davacının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulü ile bilirkişiler .. ve .. tarafından hazırlanan 07.04.2021 tarihli krokide (A) harfiyle gösterilen bölümün orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı / asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " davacı vekilinin yargılama sırasında dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılması istemine ilişkin talepte bulunduğu, anılan Kanun maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarma işleminin Hazine adına yapıldığı ve gerçek kişilerin idareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacağı, davacının hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilerek dava ehliyeti ve hukuki yarar şartları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının davasının esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, yine bilirkişiler tarafından hazırlanan 07.04.2021 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen dava konusu kısmın dava tarihinden sonra ihdas ile orman vasfıyla Hazine adına 1 66... parsel olarak tapuya kayıt ve tescil edildiği, asli müdahil Orman İdaresi yönünden verilen tescil hükmü ile mükerrer tescile yol açacak şekilde yeniden orman olarak Hazine adına tesciline karar verilemeyeceği, bu nedenle dava tarihinden sonra tapu kaydı oluşmakla davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin kamu düzenine aykırı olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereğince kamu düzenine aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından resen gözetilmesi gerektiği ve anılan bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği" gerekçesi ile istinaf taleplerinin reddine, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek davacı asilin davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, asli müdahilin davası kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dosyada mevcut 26.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın üzerinde ve komşu parsellerde 20 yıldan uzun süredir tarımsal üretim yapıldığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi vasfı taşıdığı, yine 08.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının orta bakımlı olduğu ve 20 yaşında olduğunun belirtildiğini, taşınmazın bulunduğu iddia olunan .. Devlet Ormanının 1948 yılında belirlenen sınırlar dahilinde kalmadığını, XII numaralı .. Devlet ormanından ██████, ██████, 166/ 27... /2 numaralı parseller ayrılarak 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki alan olarak kabul edildiğini, bu parsellerin müvekkilin kullanımında olan ve üzerinde meyve ağaçları yetiştirdiğini, yaklaşık 60 yıldır müvekkili ve ailesi tarafından kullanılan dava konusu yerden hiçbir farkının bulunmadığını, bu bağlamda dava konusu taşınmazının 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamına alınmamış olmasının Anayasada yer alan eşitlik ilkesine de aykırı düştüğünü, taşınmazın imar ve ihyası ile orman vasfını kaybetmiş olduğunu, artık orman olarak muhafazasında herhangi bir yararın kalmadığını, müvekkilinin eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı / asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davacının davası yönünden lehlerine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmadan talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı arasında çelişki oluştuğunu ileri sürerek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, dava konusu taşınmazın tahdit dışına çıkartılması, bunun mümkün olmaması halinde 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılarak davacı adına tescili istemlerine, ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu alanın orman tahdit sınırları içerisinde yer alıp almadığı, davacının 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince dava konusu alanın orman sınırları dışına çıkarılması talebinde hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1. İncelenen Mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2. Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3. Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek yeniden hüküm kurulması gereken hallerde, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve hükmün tamamen yeniden kurulması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken, diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde, İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesi söz konusu olabileceği gibi, 6100 sayılı Kanun'un 2 97... . maddelerine aykırı olarak infazda tereddüde de sebebiyet verilebilecektir.
Diğer taraftan, terditli davanın düzenlendiği 6100 sayılı Kanun'un 111/1. maddesine göre de, davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik - ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceği, bunun için talepler arasında hukukî veya ekonomik bir bağlantının bulunmasının şart olduğu ve İlk Derece Mahkemesince, davacının asli talebinin esastan reddine karar verilmedikçe, fer’î talebinin incelenemeyeceği ve hükme bağlanamayacağı düzenlenmiştir
Eldeki davada, davacı gerçek kişi tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davası ile öncelikle taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasının ve adına tescilinin, bu talebinin kabul edilmemesi halinde ise taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmasının talep edildiği, davalı ... İdaresinin ise yargılama sırasında asli müdahale talebiyle kesinleşmiş orman tahdidine dayanarak taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Ne var ki, yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında ihdasen, orman vasfıyla Hazine adına tapu kaydı oluşturulması nedeniyle tarafların tescil taleplerinin tapu iptali ve tescil talebine dönüşeceği ve asli müdahil Orman İdaresi yönünden davanın konusuz kalacağı kuşkusuzdur.
Bu itibarla; Bölge Adliye Mahkemesince yukarıdaki fıkralarda belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunun kabul edildiği durumlarda, öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, ardından tarafların tüm talepleri hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu karar içeriğinde belirtilmesine rağmen, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olduğundan bahisle karar kaldırılmadan, tarafların talepleri hakkında yeniden hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, yeniden kurulan hükümde de davacının terditli talebi hakkında bir değerlendirmede bulunulmaması ve bu yönde bir hüküm tesis edilmemiş olması da isabetsiz olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş ve bozma sebebine göre diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı ... vekili ve davalı / asli müdahil Orman İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!