İdare tarafından ödenen işçilik alacaklarının, ihale sözleşmesi kapsamında yükleniciden rücuen tahsiline ilişkin tazminat davası.
Özet: Davacı idare, kendi yaptığı ihalelerde yüklenici olarak çalışan davalı şirketin istihdam ettiği bir işçinin açtığı dava neticesinde, icra yoluyla ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının rücuen tahsili amacıyla bu davayı açmıştır; zira davalı, ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunu hükümleri gereği, işçilik alacaklarının asli sorumlusu olup, davacı idarenin ödediği 57.265,09 TLlik kısmı müvekkiline geri ödemediği için, bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasını talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, ihale ile iş alan şirketler, işyeri devri hükümlerine göre önceki şirket işçelerine devralarak çalıştırmaya devam ettiğini, davalı ve alt yükleniciler, müvekkili idareden iş aldıkları dönemlerde, çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve idarelerince ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan, ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunun hükümleri doğrultusunda aslen sorumlu olduğunu, bu nedenle aşağıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere davalı şirketin çalıştırmış olduğu işçinin açmış olduğu dava neticesinde idarelerince ödenen tüm hak ve alacakların rücuen davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini, davalı şirketin, müvekkili idareden ihale ile iş aldığı dönemlerde işe alarak çalıştırmış bulunduğu işçi ...'un, alacaklarının tahsili için müvekkili idare aleyhine ... 5. İş Mahkemesi ... Es ... K. Sayılı esasına kayden açmış olduğunu, davada 07.03.2024 tarihinde mahkemesince davanın kabulüne dair miktar itibari ile kesin olarak karar verildiğini, alacaklı vekili tarafından ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Es sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından icra dosyasına 07.06.2024 tarihinde net 103.961,27 TL + 07.06.2024 tarihinde kalan bakiye net 3.004,00 TL olmak üzere toplam NET 106.965,27 TL ödeme yapıldığını, icra dosyasına ödenen tutarın dava dışı diğer firmalardan sorumluluğu oranında rücuen tahsili sağlanmış, ancak davalı ... AŞ. tarafından kendi çalıştırdığı sorumlu olduğu döneme ait müvekkilince icra dosyasına ödenen tutar 57.265,09 TL rücuen tazmin edilemediği için huzurdaki dava açılmak mecburiyetinde kalındığını, davalı şirketi ile müvekkili arasında “.. Mesuliyet Sahası İçerisinde Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Hatlarında yapım, bakım ve onarım işi-1" kapsamında ihale sözleşmesi ve genel şartnamesi imza edildiğini, hem Borçlar Kanununa göre hem de müvekkili ile davalı şirketler (yüklenici firmalar) arasından yapılan sözleşme hükümleri gereğince, işçilik alacaklarının nihai ve asli borçlusu ve sorumlusu davalı şirketler olduğundan, icra dosyasına mahsuplar dahil ödemiş olduğundan toplam bedelin, ödeme tarihinden itibaren, dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalışma dönemleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle yargılama sırasında tespit edilecek sorumluluk miktarları esas alınarak davalı şirketlerden ticari avans faiziyle birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunu yapıldığını ve görüşme sonunda anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkil idare ile davalı şirketler arasındaki ilişkinin Borçlar Kanunu, Kamu İhale Kanunu, İhale sözleşme ve şartnameleri ile Yargıtay içtihatları doğrultusunda değerlendirilerek hüküm kurulmasını, bu yasal hükümler ve yargısal kararlar doğrultusunda yüklenici firmaların çalıştırmış oldukları işçiler nedeniyle doğan ve müvekkili kurumca ödenmek zorunda kalınan yukarıda belirtilen dava nedeniyle ödenen toplam 57.265,09-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili için iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, yukarıda arz ve izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 57.265,09-TL bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi, tevzi formu ve tensip zaptının tebliği edildiği ancak cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri gereğince, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlık ... 5. İş Mahkemesinin ...Esas ...Karar sayılı kararı doğrultusunda ve ... 14. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasına davacı tarafından yatırılan işçilik alacaklarına ilişkin ödemenin davalıdan rücuen tahsili talebinin yerinde olup olmadığı. davacının varsa talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı, hizmet alım ihalesinin davalı tarafından üstlenildiğini, sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre davalı yüklenicinin çalıştırdığı işçinin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup kıdem tazminatının dava dışı işçiye ödendiği ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen bedelden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarihli ██████████ E. █████████ K., yine aynı Daire'nin █████/2018 tarihli ... E. ... K., █████/2017 tarihli... E.... K. sayılı ilamları)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarihli ... E... K. sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarihli...E. ... K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar)
Uyuşmazlığa ilişkin alınan 29.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde davacı idarece dava dışı işçi ...'un işçilik alacakları nedeniyle için dava konusu edilen icra dosyasında takipte kesinleşen tutar ve ferilerinin toplam tutarının 112.412,84.-TL olduğu, davacının icra dosyasına 29.04.2024 tarihinde 103.961,27.-TL, 07.06.2024 tarihli ödeme tutarı 3.004,00.-TL, ayrıca Gelir Vergisi 5.447,49.-TL olmak üzere toplam 112.412,76.-TL ödeme yaptığı, (davacının dava dilekçesinde davalı Hakan İnşaat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinden 57.265,09.-TL talep ettiği) davacının icra dosyasında takipte kesinleşen tutar olan 112.412,84.-TL'nin sorumluluğun tamamının alt işverenlere ait olduğunun kabulü halinde, kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı, işlemiş faizleri ve ferileri alacağından dava dışı işçiyi çalıştıran tüm alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları süre kadar, çalıştırdığı süre m ücret alacakları kadar sorumlu olacağı değerlendirilerek davalı alt işverenlere rücu edilebileceği yönünde hüküm kurulması halinde, ihale sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde sorumluluğun tamamının alt işverenlere ait olduğu kanaatine varılması halinde, dava dışı işçinin çalışmaların geçtiği 02.12.2006-14.01.2015 dönemi Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı olarak hesaplanan 24.294,39 -TL'nin davalı alt işveren Hakan İnşaat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin sorumluluk miktarının 24.294,39.-TL olduğu, yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı tarafından çalıştırılan davadışı işçiye yapılan işçilik alacağı ödemesinden davalının kedi dönemi ile sınırlı olmak kaydı ile sorumlu olduğu, bu durumda Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda hesaplanan toplam 24.294,39 TL işçilik alacağından davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
24.294,39-TL'nin ödeme tarihi olan 29.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.659,55-TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 977,95- TL harcın mahsubu ile noksan kalan 681,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 24.294,39-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 6.315,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 2.679,10- TL yargılama gideri ile 977,95-TL peşin harç ve 615,40-TL başvuru harcı toplamı 4.272,45-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.951,52- TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.648,48-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!