Kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklanan kayıp ürün nedeniyle tüzel kişiliğin maddi ve ticari itibar kaybına dayalı manevi tazminat talebinin değerlendirildiği istinaf kararı.
Özet: Hukuki evrak, kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, kargo şirketinin taşıma esnasında kaybettiği 279,90 TL değerindeki yüzük nedeniyle ilk derece mahkemesince e-ticaret firmasına hükmedilen maddi tazminat ile ticari itibar kaybı gerekçesiyle kısmen kabul edilen manevi tazminat kararını istinaf etmesini konu almaktadır; davalı kargo şirketi, tüzel kişiliğin kişisel haklarına saldırı teşkil etmeyen basit bir kargo kaybından dolayı manevi tazminat talep edemeyeceğini ve kararda atıf yapılan emsal içtihadın olaya uygulanamayacağını savunarak, özellikle manevi tazminat yönünden karara itiraz etmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:04.04.2022NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar DAVA:Tazminat (Kargo Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, alıcısına gönderilmek üzere kendi tasarımı olan ve internet sitesinde satışa sunduğu, 279,90 TL bedelli yüzüğün 12.02.2020 tarihinde davalıya teslim edildiğini, ancak davalı ile defalarca iletişime geçilmesine rağmen kargonun akıbeti ile ilgili bilgi alamadığını, davalının taşıma esnasında kaybederek alıcısına teslim etmediği ürün bedeli kadar maddi zarar ile manevi zarar oluştuğunu ileri sürerek, 279,90 TL maddi tazminat ve 1.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının alacağının belirli olması nedeniyle fazlaya ilişkin talebinin reddi gerektiğini, manevi tazminatın kısmi davaya konu edilemeyeceğini, davacının ürünün teslim tarihi ile ilgili yeterli açıklama yapmadığını, ancak yapılan incelemede ürünün kargo barkot numarasının bulunamadığını, anlatılan maddi vakıa nedeniyle manevi tazminat talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; davacı tarafça davalıya, taşınmak ve alıcısına teslim edilmek üzere teslim edilen toplam 279,90 TL fatura değeri bulunan yüzük cinsli ürünün kaybedilerek alıcısına teslim edilmediği, davalı tarafça her ne kadar davacı ile aralarında bir sözleşme bulunmadığı ve sözleşmenin dava dışı firma ile olduğu ileri sürülerek husumet itirazında bulunulmuş ise de, dinlenen tanık anlatımlarından dava konusu ürünün davacı firma tarafından davalıya teslim edildiğinin açık olması karşısında bu savunmaya itibar edilmediği, kaldı ki taşıma sözleşmesinin herhangi bir şekil şartına bağlı olmayıp sözlü olarak da kurulabileceği, dava konusu ürünün taşıma esnasında kaybedildiğinin davalı tarafça gönderilen mezkur cevabi yazı ve ekindeki tutanakla sabit olduğu, davalı taşıcının en önemli yükümlüğünün taşınan malın muhafazası ve alıcısına sağlam bir şekilde teslim etmek olduğu, davalı tarafın bu yükümlülüğüne aykırı hareket etmesinin haksız fiil sorumluluğunu gerektirdiği, dolayısıyla ürün bedeli kadar talep edilen maddi tazminat talebinin yerinde olduğu, manevi tazminat talebi konusunda ise; dinlenen tanık anlatımları da göz önünde bulundurulduğunda dava konusu ürünün kaybedilerek alıcısına teslim edilmemesi sonucunda davacı şirketin ticari itibar kaybettiği..." gerekçesiyle, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 279,90 TL'nin 12.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 500,00 TL manevi tazminatın 12.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacı tüzel kişiliğin manevi tazminat talebinin kabul edilmesinin haksız olduğunu, davacının bir internet sitesi üzerinden satışını yaptığı 279,90 TL değerindeki yüzüğün, alıcısı olan bireysel müşteriye ulaştırılamadığı ve kaybolduğu için manevi zarara uğradığının iddia edildiğini, mahkemenin kararında değerlendirdiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesinin ███████-74 sayılı kararının olayla ilgisi bulunmadığını, emsal alınan kararda, haksız takip nedeniyle davacı şirketin dershane olarak işletilen işyerinde fiili haciz yapıldığı, banka hesaplarına haciz ihbarnameleri gönderildiği belirtilmekte olup bu durumda haksız takibe dayalı yapılan bu işlemler nedeniyle gerek öğrenci ve veliler gerekse banka nezdinde davacı şirketinin ticari itibarının zedelendiğini, şahsiyet haklarına saldırıda manevi tazminat istenebilmesi için TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gerektiğini, bunun için şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunması gerektiğini, dava konusu olayda ise gönderinin teslim edilmemesi eyleminin TMK'nın 24 ve TBK'nın 58. maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlali niteliğinde olmadığını, davacının kargo numarası dahi paylaşmadan gönderinin akıbeti hakkında bilgi almadan dava açtığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, kara yoluyla yurt içi kargo taşımacılığı sırasında eşya kaybından dolayı, taşıyan aleyhine açılmış bir maddi ve manevi tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında kargo taşımasına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu ve bu kapsamda davacı tarafından, dava dışı alıcıya satılarak gönderilen bir adet 279,90 TL bedelindeki yüzük emtiasının davalıya teslim edildiği ve emtianın taşım sırasında zayi olduğu dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş, davalı vekili maddi tazminat talebine yönelik hükmü istinaf etmemiştir. Mahkemece, kargonun kayıp olmasının davacı tüzel kişinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek manevi tazminat istemi kısmen kabul edilmiş; davalı vekilince manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle hükmün bu kısmı istinaf edilmiştir. Bu nedenle, istinaf konusu uyuşmazlıkta, davacının dava dışı kişiye satıp, teslim edilmesi için davalıya teslim edilen yüzük emtiasının taşıma sırasında kaybolmasının, manevi tazminatı gerektirip gerektirmeyeceği değerlendirilecektir. Tüzel kişiler, gerçek kişiler gibi kamu hukuku ve özel hukuk kaynaklı bütün haklara ve borçlara kural olarak sahip olabilir. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir. Bu nedenle tüzel kişi onur ve saygınlığından vazgeçemeyeceği gibi, bu değerlerini hukuka ve ahlaka aykırı olarak da sınırlayamaz. Ekonomik itibar da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsüdür. Bu bakımdan tüzel kişinin de koşulları oluşması halinde manevi tazminat talep edebileceği tartışmasızdır. Ancak bunun için manevi tazminatın yasada belirlenen koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının taşınmak üzere davalıya teslim ettiği bir adet yüzük emtiasının taşıma sırasında zayi olmasının, davacının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemeyeceği ve TBK'nın 58. maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesinin gerekçesinde değerlendirdiği karardaki maddi olay ile bu dava konusunun bir benzerliği bulunmamaktadır. Her türlü sözleşme ihlalinde otomatik olarak manevi zarar oluşmayacağı, manevi zararın yasada belirtilen koşullarının oluşması halinde, manevi tazminata hükmedilebileceği, bu nedenle davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, manevi tazminat yönünden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve manevi tazminat talebinin reddine, hükümde maddi tazminat talebinin aynen muhafaza edilmesine karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın maddi tazminat talebinin kabulü ile 279,90 TL maddi tazminatın 12.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi gereğince avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının manevi tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gereken 732,00 TL karar harcından, peşin alınan 12,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 719,03 TL karar ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Manevi tazminat reddedildiğinden, alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 46,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 685,67 TL karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 59,30 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan toplam 253,85 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 55,51 TL'lik bölümünün davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat açısından hesaplanan 279,90 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat açısından hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre 288,67 TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,10-Taraflarca dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,11-İstinaf yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalı tarafa iadesine, b-Davalı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf başvuru harcı ile 52,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 272,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 12-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,13-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 14.05.2026 tarihinde,oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.