Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi ret kararına yönelik İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin istinaf kararı.
Özet: Davacı tarafın ticari satıştan kaynaklanan açık hesap fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, faturaların ve irsaliyelerin davalıya teslimine dair yeterli delil bulunmadığı, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği ve ba-bs formlarında uyumsuzluk olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verirken; davacı vekili, istinaf başvurusunda, mal tesliminin nakliyeci tanık beyanıyla, fatura tesliminin ise davalı muhasebecisi ile yapılan yazışmalarla kanıtlandığını, ticari defter kayıtlarının teslim karinesi oluşturduğunu, davalının savunma yapmadığını ve eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 81.797 TL açık hesap fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve etmiştir.Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği,davacı şirket tarafından icra takip konusu yapılan ve davalı şirket adına düzenlendiği iddia edilen ve dosyaya sunulan iki adet fatura ile bu faturalara dayanak iki adet irsaliyenin incelenmesinde ise 31.05.2019 tarihli... numaralı irsaliye ile, 18.06.2019 tarihli ... numaralı irsaliyenin teslim eden tarafında ... isminin yazılı olduğu, teslim alan kısmında ise herhangi bir ismin yer almadığı ve imzasız olduğu, irsaliye ile teslimi yapılan malların davalı şirkete nasıl gönderildiğinin ispata muhtaç olduğu, faturaların davalıya tebliği edildiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, davacı şirkete ait 2019 yılı Ba-Bs formunun incelenmesinde, davacı şirketin davalı taraf adına düzenlemiş olduğu 2 adet KDV hariç fatura tutarı olan 78.521 TL mal veya hizmet satımına ilişkin faturaları Bs formu ile beyan ettikleri, davalı tarafın ise karşılık olarak Ba formunda beyan vermediği de görülmekle ve yine davacının delil başlangıcı olarak sunduğu yazışmaların, ... kargoya ait hesap muavininin sunulması ile dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiğine dair bir bilgi içermediği..."gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesinin ret gerekçesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporları neticesinde talep edilen tüm evrakların dosyaya sunulduğu, buna rağmen ilgili bilgilerin yer almadığı beyan edilerek, sunulan belgeler dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğundan eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılması gerektiğini, irsaliye ile teslim edilen emtianın davalı şirkete nasıl gönderildiğinin ispata muhtaç olduğu belirtilmiş ise de, davalıya yapılan 31.05.2019 tarihli sevkiyatın, o dönemde sigortalı çalışan ve aynı zamanda vergi mükellefi olarak taşımacılık yapan ... tarafından yapıldığını, tanık olarak dinlenen...'ün, satılan emtianın kendi tarafından taşınarak davalıya teslim edildiğini beyan ettiğini, emtiayı bizzat teslim eden kişinin tanıklığının dikkate alınması gerektiğini, Aynı tarihli duruşmada dinlenen, müvekkilinin muhasebe sorumlusu ...'ın dava konusu 31.05.2019 ve 19.06.2019 tarihli fatura ve irsaliyeleri düzenlediği, irsaliyeleri...'e teslim ettiği, faturaları ise kargo ile davalıya gönderdiğini ifade ettiğine ilişkin beyanın da dikkate alınması gerektiğini, satım konusu faturaların, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması, faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine karine oluşturduğunu, bu durumun aksinin malın teslim edilmediğini iddia eden davalı tarafından yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, ancak davalının yazılı belge bir yana savunma dahi yapmadığını, nakliye süreçlerinde, bir malın teslimi için, yetkili kişinin malları görmesi ve onay vermesi gerektiğini, dolaysıyla teslim edilen malların, yetkili kişi tarafından görülüp onaylanmadan indirilmesi veya davalıya gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanık beyanı ile de teslimin kanıtlandığını, Kararda faturaların teslim veya tebliğine dair delil olmadığının kabul edildiğini, oysa müvekkilinin yetkilisi ile davalı şirketin muhasebecisi arasında gerçekleşen yazışma içeriklerinin sunulduğunu ve bunlara göre müvekkil şirket yetkilisinin faturaları teslim alıp almadığını sorduğu ve ...'ın "dün aldım abi" şeklinde cevap vererek faturaları teslim aldığını ikrar ettiği, itiraza uğramayan ve içeriği kesinleşen faturaya itibar edilmesi gerektiğini, kararda taşıma irsaliyesinde teslim eden tarafında ... isminin yazılı olduğu, teslim alan kısmında ise herhangi bir ismin yer almadığı ve imzasız olduğunun belirtildiğini, ancak sevk irsaliyesi taşımaya ilişkin olduğundan imzanın olup olmamasının önemsiz olduğunu, ancak malın kararlaştırılandan farklı olması halinde bu hususun taşıma irsaliyesine şerh edildiğini, sunulan tüm belgelerden malların tesliminin kanıtlandığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura ve açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunup bulunmadığı ile bu kapsamda davacının davalıya takip konusu edilen cari hesapta kayıtlı iki adet fatura içeriği mal veya hizmeti teslim edip etmediği, emtia teslim edilmiş ise satıcının satım bedeline hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur. Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı şirketçe davalı aleyhine 18.02.2020 tarihli, açık hesap fatura alacağı açıklamasıyla 81.797,53 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durduğu, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için ara karar oluşturulmuş, davalının ticari defterlerini ihtara rağmen sunmadığı görülmüştür. Davacının sunduğu ticari defterler bilirkişi tarafından incelenerek 07.09.2021 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Anılan rapora göre, davacının 2019 yılı defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının iki adet irsaliye ile davalıya mal teslim ettiği, ancak bu irsaliyelerin teslim eden kısmında imza bulunmasına karşın teslim alan kısmında imza bulunmadığı tespit edilmiştir.Davacı, dava konusu faturanın davalıya TTK'nın 18. maddesinde gösterilen usullerle tebliğ edildiğini kanıtlayamamış ve herhangi bir tebliğ mazbatası sunmamıştır. Yapılan incelemede dava konusu faturaların davalı tarafından BA formu ile ilgili vergi dairesine bildirilmediği de görülmüştür. Faturanın tebliğine ilişkin davacı ile davalı şirketin muhasebecisi olduğu bildirilen kişi arasında gerçekleştirildiği iddia edilen yazışmalar tebliğ olarak kabul edilemez. Kaldı ki faturalar gönderilse dahi düzenlenen sevk irsaliyesi ile emtianın teslim edilmesi ve teslim eden imzası bulunması gerekmektedir. Davacı irsaliye veya başka bir yazılı belge ile emtia teslim ettiğini kanıtlayamamıştır. Bu nedenle HMK'nın 200.maddesi dikkate alındığında, irsaliyeyi düzenleyen şirket çalışanı ile malları teslim ettiği belirtilen şirket çalışanının teslime ilişkin tanıklığına itibar edilemez. Satım sözleşmesinde, satılan emtianın teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü satıcıya aittir. Satıcı usulüne uygun sevk irsaliyesi veya başka bir yazılı belge ile satılan emtianın alıcıya teslim edildiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Esasında HMK'nın 190 ve TMK'nın 6.maddesine göre de bu bir vakıadan kendi lehine hak çıkaran taraf bu vakıayı ispatla yükümlüdür. Davacının usulüne uygun bir yazılı belge ile teslimi kanıtlamadığı açıktır. Davacı vekili, sevk irsaliyesine konu emtianın teslim edildiğini teslimi gerçekleştiren ve irsaliyeli düzenleyen davacı şirket çalışanlarının tanıklığı ile ispatlandığını, davacının usulüne uygun düzenlenen defterlerinin dikkate alınarak talebin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Davacının tek taraflı düzenlediği usulüne uygun defterlerine bir faturanın kayıtlı olması malın tesliminin kabulü için yeterli değildir. HMK'nın 222. maddesine göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. TTK'nın 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Ancak, dava konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği kanıtlanmamıştır.Dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 ile 200. maddeleri gereği kesin delille ispat edilebilir. Dosyaya ibraz edilen fatura ve alıcı imzasını taşımayan sevk irsaliyesi malın teslimini kanıtlamaz. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. Davacı, münhasıran davalının ticari defterlerine dalanmamıştır. Bu nedenle davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle, davacının usulsüz defterlerindeki alacak kaydına itibar edilmesi gerektiğine ilişkin davacı istinafı yerinde değildir.Dava konusu fatura ticari satıma ilişkindir. Davalı tarafça fatura ve fatura konusu ürünlerin teslimi kabul edilmemiş ve aksi, davacı tarafça ispatlanamamıştır.Teslim hukuki bir işlem olup dava değeri itibariyle bu konuda karşı tarafın muvafakatı olmaksızın tanık dinlemeyeceğinden, aksine iddialar yerinde değildir.Davacı, fatura konusu alacak iddiasını ispatlamadığında mahkemece verilen ret kararında ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 14.05.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!