İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin ticari ilişkiden kaynaklanan haciz baskısıyla yapılan ödemelerin istirdatı ve sebepsiz zenginleşme talepli davanın istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf başvurusunda, davacı, ticari satıştan kaynaklanan bir icra takibinde haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla ödediği bedelin, faturanın çekle daha önce ödenmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesi talebiyle istirdat davası açmış; davalı ise cari hesap bakiyesi bulunduğunu ve takibin haklı olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporlarında davacı lehine tespitler olmasına rağmen davayı reddettiğinden, davacı vekili bu ret kararına karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:06.07.2022NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar DAVA:İstirdat (Ticari satımdan kaynaklanan)Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirket aleyhine Bakırköy 5.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 01.10.2019 tarih ve 17.518,57 TL tutarlı faturaya dayalı olarak başlattığı takipte ödeme emrinin UETS aracılığıyla tebliğ edildiğini ve itiraz sürecinin kaçırılarak takibin kesinleştiğini, davalının takip konusu alacağın bulunmadığını bildiği hâlde bu alacağı tahsile çalıştığını, dosya borcunun haciz baskısı altında 07.02.2020 tarihinde ithirazi kayıtla ödendiğini, takip konusu fatura borcunun müvekkilince 26.11.2019 tarihinde.... ...Şubesine ait... numaralı 20.000 TL bedelli çekle ödendiğini, müvekkilinin cari hesabında borç bulunmamasına rağmen herhangi bir ihtar veya ihbar yapılmaksızın haksız başlatılan takip sonucu ödenen miktar kadar davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, haciz baskısı altında ödenen 23.200,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadına, aksi halde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın hukuki bir gerekçeye dayandırılmadığını, müvekkilinin 10.10.2015 tarihinden 26.11.2019 tarihine kadar davacı şirket ile açık/ cari hesap usulü çalıştığını ve toplam 821.437,49 TL iş yaparak fatura kestiğini, davacının ise 799.907,26 TL ödeme yaptığını, davacının bakiye 21.530,23 TL borcu bulunduğunu, müvekkilinin son olarak davacıya 01.10.2019 tarihli 17.518,57 TL ve 15.10.2019 tarihli 14.364,14 TL tutarında iki adet fatura düzenlediğini, bu faturalarla birlikte toplam 41.530,23 TL olan cari hesap bakiye borcuna karşılık 14.05.2020 tarihli 20.000,00 TL bedelli çek verildiğini, kalan 21.530,23 TL alacağının ise ödenmediğini ve 26.11.2019 tarihinde verilen 14.05.2020 tarihli 20.000,00 TL bedelli çek ile ticari ilişkinin bitirilerek borcun kapatıldığının bildirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine son düzenlenen iki faturadan 01.10.2019 tarihli 17.518,57 TL bedelli faturaya dayalı olarak takip başlatıldığını ve süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, tarafların kayıtlarının incelenmesinde, müvekkilinin düzenlediği faturalar kadar ödeme yapılmadığının anlaşılacağını, ödemelerin cari hesaba mahsuben yapıldığını ve bir fatura için ödeme yapılmadığını, ödemelerin her zaman açık hesaba mahsup edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy 5.İcra Dairesinin... Sayılı takip dosyası, █████/2021 ve █████/2022 havale tarihli ek bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında tekstil ürünleri hizmet alım satımına dayalı ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davalı tarafından █████/2019 tarihli 17.518,57-TL tutarlı fatura alacağından kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davacı hakkında Bakırköy 5.İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiği, davacı tarafça icra dosyasına █████/2020 tarihinde 23.201,00-TL ödeme yapıldığı ve borçlu olmadığı iddiasıyla icra dosyasında haciz tehdit ve baskısı altında ihtirazi kayıtla ödenen takip borcu ve masraflarının istirdatı istemine ilişkin iş bu davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, HMK'da yapılan değişiklik gereğince uyuşmazlık değeri 500.000,00 TL'nın altında olduğundan davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, █████/2021 ve █████/2022 havale tarihli ek bilirkişi raporlarında; davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 23.207,40-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; █████/2019 tarihi itibariyle davalının davacıdan 21.530,23-TL alacağının bulunduğu, davacı tarafından yapılan 23.207,40-TL'lik ödemenin davalı alacağından mahsubu neticesinde davalının alacağının kalmadığının kabulünün gerekeceği, davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler borç/alacak mahsubunun 21.924,01-TL olduğu, davacının davalıya düzenlemiş olduğu 6 adet toplamda 21.207,31-TL tutarlı reklamasyon faturalarının davacı ispatına muhtaç olduğu, taraf ticari defterlerinde kayıtlı olan █████/2017 tarihli reklamasyon faturası açıklamalı 1.729,88-TL tutarlı faturanın davacı ticari defterlerinde 1.524,64-TL tutarında kayıtlı olduğu, davacının dosyaya sunduğu mübrez fatura suretinde ise üzerinde düzeltme işleminin yapıldığı ve fatura üzerindeki tutarın 1.729,88-TL olarak düzeltildiği ve mezkur faturanın 1.729,88-TL davalının kabulünde olduğu şekli ile dikkate alınması gerektiği, bu itibarla taraf ticari defterlerindeki farka istinaden 205,24-TL davacı alacağına eklenmesi gerekeceği, taraf ticari defterleri arasında yapılan işlemlere ilişkin dayanak evrakların sunulmasından sonra yapılan değerlendirmeye göre tek farkın davacının davalıya düzenlemiş olduğu reklamasyon faturalarının olduğu, davacı firmanın davalıya düzenlediği, ancak davalı kayıtlarında yer almayan ve tebellüğ edildiğine dair bir bilgi olmayan reklamasyon faturalarının düzenlenmesine dayanak belgelerin yokluğu durumunda, fatura konusu iskontoya konu edilen ve davacı yükümlülüğünde olan davalıya ait eksikliğin ispat külfetinin ortada kaldığı, neticeten takip tarihi itibariyle davacının davalıya 19.494,13-TL borçlu olduğu, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler neticesinde herhangi bir borç/alacağının kalmadığı hususlarının tespit edildiği; her ne kadar davacı tarafça ayıp iddiasında bulunulmuş ise de; somut olayda ayıp iddiasına konu ürünlerin incelenmesi imkanı bulunmayıp, ayıbın varlığı ve ihbarın yapıldığı davacı tarafça kanıtlanmadığından davacının bu iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmakla; kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan █████/2016 tarihli 775,84-TL, █████/2017 tarihli 1.524,64-TL, █████/2016 tarihli 628,16-TL, █████/2016 tarihli 898,56-TL, █████/2019 tarihli 10.772,11-TL ve █████/2018 tarihli 6.608,00-TL bedelli reklamasyon faturaları yönünden ancak açıkça dava dilekçesinde veya delil listesinde dayanılmış olması şartı ile yemin delili ile ispatlaması lazım geldiği kabul edilerek, davacı vekiline yemin hakkı hatırlatılmış, davalıya gerekli uyarıyı da içerecek şekilde yemin metni tebliğ edilerek, yeminin ifası istenilmiş, davalının yeminli beyanı ile, █████/2016 tarihli 775,84-TL, █████/2017 tarihli 1.524,64-TL, █████/2016 tarihli 628,16-TL, █████/2016 tarihli 898,56-TL, █████/2019 tarihli 10.772,11-TL ve █████/2018 tarihli 6.608,00-TL bedelli reklamasyon faturaları ve içeriklerini kabul etmediği görülerek, dosya kapsamında yapılan inceleme, dosyaya ibraz edilmiş olan faturalar, taraf şirketlerin ticari defterlerindeki kayıtlarla hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 17.518,57 tutarlı ve 01.10.2019 tarihli faturaya dayalı haksız takip başlatıldığını ve borcun haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla 07.02.2020 tarihinde ödendiğini, ancak takip konusu faturanın 26.11.2019 tarihinde verilen ... Şubesine ait ... numaralı 20.000 TL bedelli çekle ödendiğini, müvekkilinin cari hesabında bu ödeme ile borç kalmadığını bu nedenle haksız ödemenin istirdadının istendiğini, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinin ilk kısmında davacı defterine göre müvekkilinin 23.207,40 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, ikinci kısımda ise davalının ticari defterlerine göre müvekkilinin alacağı bulunmadığının belirlendiğini, kayıtlardaki farkının ise müvekkilinin düzenlediği reklamasyon faturalarının davalının ticari defterlerinde yer almamasından kaynaklandığının tespit edildiğini, mahkemenin usulsüz düzenlenen davalı defterlerine itibar ettiğini, raporun aksine reklamasyon faturalarının gerçeği yansıtmasına rağmen davalının usulsüz şekilde bu faturaları kayıtlarına almadığını, davalının kendisine gönderilen reklamasyon faturalarına süresinde itiraz etmediğini, bilirkişinin bu faturalara ilişkin hukuki değerlendirmesinin mahkemece aynen kopyalanarak gerekçeli karara yazıldığını, reklamasyon faturalarına konu ürünlerin lisanslı olması nedeniyle bu fatura içeriği malların teslim edilmesine ilişkin uygulama bulunmadığını hususunun 22.10.2021 tarihli dilekçede ayrıntılı olarak açıklandığını, faturaların e-arşiv şeklinde düzenlenerek gönderildiğinin mahkemece incelenmeden davalıya yemin yaptırıldığını, araştırma yapılması halinde özellikle 10.772,11 TL bedelli ve 6.608,00 TL bedelli faturaların davalıya tebliğ edildiğinin e-arşiv faturalarının ID numaraları ile GİB Sorgu Ekranından anlaşılacağını, faturaların davalının sistemine düşüp düşmediğinin tespit edilmeden ve davalının usulsüz ve tasdik edilmeyen defterlerine itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, son olarak mahkeme kararının gerekçeli yazılmasının anayasal yükümlülük olmasına ve HMK’nın 297. maddesinde gerekçenin asgari içeriğinin belirtilmesine karşın, mahkemenin gerekçesiz olarak karar verdiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, satım sözleşmesinden kaynaklanan faturaya bağlı alacağın tahsili amacıyla davalı tarafından başlatılan ve kesinleşen icra takibinde ihtirazi kayıt ile ödenen miktarın İİK'nın 72.maddesine göre istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ile davalı arasında uzun yıllara dayalı satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve bu ticari ilişkide davalının satıcı olarak, davalıya satarak teslim ettiği emtiaya ilişkin faturaların, reklamasyon veya yansıtma faturalarının ve ödemelerin açık hesap şeklinde takip edildiği tarafların açıklamalarından anlaşılmaktadır. Yapılan bilirkişi incelemesinde her iki tarafın cari hesabına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 10.10.2015 ila 26.12.2019 tarihleri arasında yürütüldüğü görülmektedir. Bakırköy 5.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının, davalı aleyhine 01.10.2019 tarih ve 17.518,57 TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağı ve 1.048,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.566,80 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 29.01.2020 tarihinde tebliği edildiği ve takibin itirazsız kesinleştiği, borçlu şirketçe 07.02.2020 tarihinde 23.201,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. İİK'nın 72.maddesine göre açılan istirdat davası ile 28.02.2020 tarihinde ve süresinde açılmıştır. Bu davada çözülmesi gereken sorun, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 26.12.2019 tarihinde sona ermesinden sonra, davalının davacıdan bakiye fatura veya cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacı tarafından düzenlenen reklamasyon faturalarının dikkate alınıp alınamayacağıdır. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan 04.01.2022 tarihli raporda özetle; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde düzenlendiği ve sahibi lehine delil olduğu, davalı defterlerinin 2016 yılına kadar işletme defteri şeklinde tutulduğu, 2017 ila 2019 yılı yevmiye defterinin kapanışının bulunmaması ve 2020 yılı defterlerinin sunulmaması nedeniyle değerlendirme yapılamadığı, kapanış tasdiki yapılmayan defterlerin sahibi lehine delil niteliği bulunmadığı, davacı defterlerine göre davacının 23.207,40 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre ise 31.12.2019 tarihi itibariyle davalının 21.530,23 TL alacaklı olduğu, 2020 yılı defterleri ibraz edilmediğinden, davacının takip nedeniyle yaptığı ödemenin davalı defterlerinde tespit edilemediği, defterler arasındaki farkın 23.01.2017 tarihli reklamasyon faturasının farklı yazılması ve diğer reklamasyon faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı belirlenmiştir. İtiraz üzerine bilirkişiden alınan ek raporda reklamasyon faturaları değerlendirilmiş ve bu faturaların dayanaklarının bulunduğu kabul edildiği takdirde davacının alacaklı olacağı, aksi halde borçlu olacağı değerlendirilmiştir. Bilirkişi ek raporunda değerlendirilen reklamasyon faturaları 2016 ila 2019 yılları arasında düzenlenmiştir. Son iki fatura ise 06.01.2018 ve 26.12.2019 tarihlerinde düzenlenmiştir.Davalı tarafından düzenlenen reklamasyon faturalarının içeriğinin doğru olduğu davacı tarafından kanıtlanmalıdır. Tarafların ticari defterleri davalı tarafından düzenlenen satım faturaları hakkında mutabıktır. Uyuşmazlık, reklamasyon faturalarından kaynaklanmaktadır. Davacının 26.12.2019 tarihinde düzenlediği 10.772,11 TL bedelli reklamasyon faturası ile 06.11.2018 tarihli 6.608 TL bedelli reklamasyon faturası e-arşiv faturası olarak düzenlenmiştir. Reklamasyon açıklamalı diğer faturalar ise normal fatura olarak düzenlenmiştir. Bu faturaların dayanakları ne olduğuna ilişkin herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Reklamasyon faturası çoğu zaman emtiadaki bir ayıp veya teslimdeki gecikme gibi nedenlerle düzenlenmektedir. Bu nedenle reklamasyon faturasının düzenlenip davacının defterlerine kayıt edilmesi, reklamasyon faturasından kaynaklı alacağın bulunduğunun kabulü için yeterli değildir. Bu hususta davalının defterlerinin takdiksiz olmasının da sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Zira davalının satıp teslim ettiği emtia konusunda her iki tarafın defteri mutabıktır. Davacının herhangi bir dayanağını ispat etmeksizin düzenlediği reklamasyon faturasını kendi defterine kayıt etmesi alacağın bulunduğunu göstermemektedir.Usulüne uygun delillerle reklamasyon faturasının dayanaklarının kanıtlanması gerekir. Davacı bu şekilde bir delil sunmadığı ve reklemasyon faturalarını davalıya tebliğ ettiğini kanıtlayamadığından, mahkemece dava dilekçesinde dayanılan yemin delilinin hatırlatılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki yaklaşık 5 yıl süren ve açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişkide dava konusu edilen çekle yapılan ödeme dahil edildiğinde davalı alacaklı olup, bu alacağın tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Davacı kendi defterine kayıt ettiği, ancak dayanakları bulunmayan reklamasyon faturaları nedeniyle kendi defterlerine göre alacaklı duruma geçmiştir. Davacının tek taraflı düzenlediği reklamasyon faturasının düzenleme sebepleri ortaya konup bu sebeplerin haklılığı ispatlanmadan bu faturaların elektronik fatura şeklinde düzenlenmiş olsa dahi bunlara itibar edilmesi mümkün değildir. Mahkemece tüm bu hususlar HMK'nın 297. maddesine göre belirlenen unsurları içeren gerekçeli karar ile değerlendirilmiştir. Mahkemece taraflara hukuki dinlenilme hakkı sağlanmış ve bildirilen deliller toplanarak denetime elverişli bir gerekçe ile deliller değerlendirilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 14.05.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.