2. Asliye Ticaret Mahkemesinin itirazın iptali davasında, sigorta şirketinin ehliyetsiz sürücü kaynaklı ölümlü kaza destekten yoksun kalma tazminatını rücuen tahsiline dair icra takibine itirazın iptali.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalı aracın ehliyetsiz bir sürücü tarafından karıştığı ölümlü bir kaza sonrası vefat eden kişinin mirasçılarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatını, rücuen tahsil amacıyla başlattığı icra takibine sigortalı araç sahibinin yaptığı itirazın iptalini talep ederek dava açarken; davalı, davanın görevsizlik, zamanaşımı ve kazada müteveffanın ağır kusuru olduğu gerekçeleriyle reddini savunmuştur.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████..........x..............x.......................x................x........x.........x.................xDAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı davalıya ait, dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın █████/2018 tarihinde MA-MY-900 plakalı araçla çarpışması neticesinde dava dışı ...'in ölümüne sebebiyet verildiğini, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün KTK 52/1-b kuralını ihlal ettiği ve yetersiz ehliyetle araç kullanması nedeniyle kazada kusurlu bulunduğunu, kazadan sonra müteveffa ...'in desteğinden yoksun kalan mirasçılarına toplamda 68.750,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, sigortalı aracı kullanan dava dışı sürücünün kusurlu olması sebebiyle davalıdan rücu amacıyla ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu ... plakalı aracın, ticari araç olup, şehir içinde hatlı dolmuş olarak kullanıldığını ve ticari faaliyet icra ettiğini, söz konusu sigorta sözleşmesinin konusunun mesleki ve ticari faaliyeti oluşturduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, rücu edilmek istenilen tazminat tutarının zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketinin rücu etmek istediği tazminat için davalıya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kazanın müteveffanın ağır kusuruyla gerçekleştiğinden rücu etmenin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine ve kötüniyetli alacaklı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: █████/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: █████/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:█████/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:█████/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı ile dava dışı ... aleyhine 68.750,00 TL asıl alacak, 481,25 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 69.231,25 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak ... plakalı aracın karıştığı █████/2018 tarihli kaza nedeniyle vefat eden ...'in mirasçılarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının aracın ehliyetsiz kullanılması nedeniyle rücuen tazmininin gösterildiği, bu kapsamda █████/2022 tarihli örnek 7 ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (KZMMS) ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın karışmış olduğu █████/2018 tarihli kaza sonucu ...'in vefat ettiğini ve müteveffanın yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı ödemek zorunda kaldıklarını belirterek ödenen bedelin sigortalı araç sürücüsünün geçerli ehliyete sahip olmaması nedeniyle davalı sigortalıdan tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Bu itibarla eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, taraflar arasındaki KZMMS sigortasından kaynaklanan ehliyetsiz araç kullanılması hukuksal sebebine dayalı olarak dava dışı 3. şahsa ödenen destekten yoksun kalma tazminatının sigortalı davalıdan rücuen tahsili şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, ödenen bedelden davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... plakalı aracın davalıya ait olduğu, aracın dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunduğu görülmüştür. Bahsi geçen aracın davacı ... Sigorta tarafından KZMMS poliçesi ile sigorta örtüsüne alındığı ve poliçe vadesinin █████/2018-2019 tarihleri arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla poliçe vadesinin kaza tarihi olan █████/2018 tarihini kapsadığı ortadadır. Takip borçlularından dava dışı ... tarafından icra takibinden sonra, dava açılmadan önce 13.638,36 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020(19)-11-445 Esas, █████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır. Sonuç itibariyle, icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Tüm bu açıklamalar uyarınca, eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davacının sigortacısı, davalının ise işleteni bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada kusur oranları, davacının bu kaza nedeniyle vefat eden ...'in mirasçılarına ödemiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatının sigortalı araç sürücüsünün yeterli ehliyete sahip olmaması nedeniyle davalıdan rücuen talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı ile takipte talep edilen miktarın gerçek ödeme niteliğinde olup olmadığının tespiti açısından kusur bilirkişisi ile sigorta hukukunda uzman nitelikli hesap bilirkişisinden oluşturulan heyete tevdi edilmiş ve bilirkişi heyetinden uyuşmazlık kapsamında rapor tanzim etmesi istenilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Bilirkişi raporunda sigorta hukukunda uzman bilirkişi tarafından aktüer hesaplamasının uzmanlık alanı dışında olduğunun bildirilmesi üzerine bu kez heyete aktüer bilirkişisi de eklenmiş ve ek rapor alınmıştır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından KZMMS ile sigorta örtüsüne alınmış davalıya ait ... plakalı aracın █████/2018 tarihli kazada sürücülüğünü yapan dava dışı ...'nun %25 oranda, müteveffa ...'in ise %75 oranda kusurlu olduğu tespitlerine yer verildiği, bilirkişi raporundaki kusura ilişkin tespitlerin kaza tespit tutanağındaki tespitler ile ... 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasındaki kusur belirlemeleri ile aynı doğrultuda, kazanın oluş şekli ile Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddeleriyle de uyum içerisinde olduğu görülmüştür. Aynı şekilde bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda yapılan hesaplama neticesinde davacı tarafça davalıdan talep edilebilecek asıl alacak miktarının 68.750,00 TL, işlemiş faiz alacağının ise 474,66 TL olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporun asıl alacak itibariyle denetime açık, anlaşılır, gerekçeli olduğu değerlendirilmiş ve davacı tarafından icra takibiyle talep edilen asıl alacak bedelinin gerçek zararı karşılar nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. İşlemiş faiz talebi yönünden ise, bilirkişi heyeti tarafından 474,66 TL işlemiş faiz alacağı hesap edilmişse de, Mahkememizce re'sen yapılan hesaplamada davacının █████/2022 ödeme tarihi ile █████/2022 takip tarihi arasında talep edebileceği işlemiş faiz miktarının tıpkı icra takibinde talep edilen miktar olan 481,25 TL kadar olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “Zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkını” düzenleyen 4. maddesinin "c" bendinde “Tazminatı gerektiren olay aracın Karayolları Trafik Kanunu Hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği” hususunun hükme bağlandığı, eldeki davada davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun B sınıfı ehliyete sahip olduğu, B sınıfı ehliyete sahip kişilerin dokuz koltuklu araçlardan fazlasını kullanamayacakları, sigortalı aracın ruhsat kaydı dikkate alındığında B sınıfı ehliyete sahip kişilerce kullanılmasının mümkün olmadığı, bu aracın kullanılması için D sınıfı ehliyete ihtiyaç bulunduğu değerlendirilmekle, davacı sigortacının dava dışı müteveffa ...'in mirasçılarına yapmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatını açıklanan nedenlerle davalıdan rücu edebileceği değerlendirilmiştir. Bu noktada belirtmek gerekir ki, talep sonucunun açık olmaması nedeniyle Mahkememizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde yasal dayanağını bulan "Hakimin davayı aydınlatma ödevi" uyarınca davacı vekiline iki haftalık süre verilmiş ve harca esas değerin neye göre belirlediği, ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra dosyasında yalnızca 55.592,89 TL asıl alacak yönünden mi itirazın iptalinin istenildiği, yoksa tüm takip yönünden mi itirazın iptalinin talep edildiği hususunda açıklamada bulunması istenilmiştir. Davacı vekili tarafından █████/2025 tarihinde beyan dilekçesi sunulmuştur. Davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi de dikkate alındığında, davacının icra takibinde 68.750,00 TL asıl alacak ile 481,25 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep ettiği, icra takibinden sonra, dava açılmadan önce dava dışı ... tarafında icra dosyasına 13.638,36 TL ödeme yapıldığı, davacının da işbu davada davaya esas değer olarak asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı toplamından, tahsil edilen bedelin mahsubu ile ulaşılan 55.592,89 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020(19)-11-445 Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmadığından ve dava dışı ... tarafından icra dosyasına yapılan 13.852,00 TL'lik ödemenin davacının ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takibindeki işlemiş 481,25 TL faiz alacağı ile asıl alacağın 13.157,11 TL'lik kısmını karşıladığı anlaşıldığından, davacının bu miktarlar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-h maddesi uyarınca dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, zaten davacının da bu ödemeyi mahsup ederek bakiye kalan asıl alacak miktarı olan 55.592,89 TL yönünden itirazın iptalini talep ettiği görülmüştür. Dolayısıyla Mahkememizce de yukarıda açıklanan nedenlerle davacının haklı olduğu değerlendirilerek yalnızca ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takibine yönelik itirazın iptali talebinin 55.592,89 TL asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmekle yetinilmiştir. Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarının 55.592,89 TL'lik bakiye kalan kısmı dava tarihinden önce ödenmemiş olmakla birlikte davanın dayanağı takibe davalı tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve Mahkememizce itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece İcra Müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde ve eldeki davada tüm alacak üzerinden istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020(19)-11-445 Esas, █████████ Karar sayılı kararında belirildiği üzere bu talepler hakkında Mahkememizce herhangi bir hesaplama yapılmamış ve bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilerek bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulmuştur. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davanın haksız fiilden kaynaklandığı, alacağın tespitinin ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, alacağının likit ve muayyen nitelikte olmadığı değerlendirilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın KABULÜNE, davacının ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takibine yönelik itirazın iptali talebinin 55.592,89 TL asıl alacak yönünden KABULÜNE, 55.592,89 TL asıl alacak yönünden davalı ...'ın itirazının iptali ile TAKİBİN AYNI KOŞULLARDA DEVAMINA, davacının davalı ...'ın alacağın ferileri niteliğindeki icra harç ve masrafları ile icra vekaleti yönündeki taleplerinin icra dairesince yapılacak kapak hesabında DİKKATE ALINMASINA,2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 3.797,55 TL harçtan peşin alınan 603,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.194,32 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 603,23 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,6-Davacı tarafından yapılan 11.340,40 TL ( 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 10,600 TL bilirkişi ücreti, 252,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 2.080,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025