Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, bankanın hizmet alım sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini eksik yerine getirmesi üzerine açılan tazminat davasındaki ilk derece mahkeme kararını inceledi.
Özet: Davacı hizmet sağlayıcı ile davalı banka arasında akdedilen uygulama satın alma ve ek geliştirme danışmanlık hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta, davacının iddiasına göre davalı bankanın kararlaştırılan 300 adam/gün hizmetin yalnızca 60 adam/gününü kullanması ve kalan hizmet bedelini ödememesi nedeniyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak davacıyı haklı bularak 248.128,98 TL tazminatın faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiş, davalı banka ise hizmette yaşanan sorunlar ve sözleşme şartlarının ihlali iddialarıyla bu karara istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : █████████ ( KABUL KALDIRMA)KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024ESAS-KARAR NO : ████████ E ███████ KDAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : █████/2026YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİDavacı vekili; müvekkili ile davalı arasında █████/2019 tarihli ... A.Ş ... uygulaması üzerinden müşterilerinin işlem talimatlarının alınabilmesi için uygulama satın alımı sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye ek olarak da ... uygulaması üzerinden müşterilerinin işlem talimatlarının alınabilmesi için uygulama, satın alınması, fiyat alım tablosu üzerinden mutabakat sağlanmış olduğunu, davalı bankaca gönderilen █████/2020 tarihli yazı ile sözleşmede yer alan hizmetlere ek olarak opsiyonel alımlar başlığı altında yer alan ek geliştirme danışmanlık hizmetlerinin alınmasının uygun bulunduğu , birim fiyatı KDV hariç 874,87.TL olarak güncellenmek suretiyle toplamda 300 adam / gün hizmet satın alacağının belirtilmiş olup söz konusu hizmete ilişkin damga vergisinin davacı müvekkili tarafından ödenmesini, kopyasının teslim edilmesi talep edilmiş olup damga vergisinin yatırılması ile taraflar arasında anlaşma sağlandığını, davacı müvekkili tarafından anlaşmaya göre yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı bankanın hizmet alımına ilişkin olarak taahhüdünü bugüne kadar yerine getirmemiş olup bir yılı aşkın süredir sadece 60 adam /gün hizmet temin edilmiş olup, bu kapsamda hizmetin alımı için gerekli olan makul sürenin de aşılmış olduğunu, bunun üzerine davalı ihtar edilerek hizmet temininin en kısa sürede tamamlanması aksi halde eksik kalan hizmet bedelinin talep edileceğinin ihtar edildiğini, şirketin uğramış olduğu zarara karşılık şimdilik 10.000.TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİDavalı vekili; davacı ile akdedilen sözleşme gerekleri hukuka uygun şeklide eksiksiz şekilde ifa edildiğini, ek geliştirme hizmetlerine ilişkin maksimum sayı belirlenmiş olup ihtiyaçlar doğrultusunda en fazla 300 adam / güne kadar hizmet alınabileceğinin belirtildiğini, bankanın ihtiyaç duyulan hizmetlerine istinaden toplam 227 adam / gün hizmet alınmış olduğunu, bunların karşılığının ise sözleşmenin hükümleri gereği davacı firmanın hesabına ödendiğini, davacının zararını belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davacının sunduğu hizmete ilişkin bir çok sorunla karşılaşıldığını, cezai şart talebinde bulunulmadığını, veya sözleşmenin feshine gidilmediğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı davranarak hak yaratmaya çalıştığını bildirerek nedenlerle davanın reddini karar verilmesini istemiştirİLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİMahkemece; benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda : Taraflar arasında █████/2019 tarihli ... A.Ş ... uygulaması üzerinden müşterilerinin işlem talimatlarının alınabilmesi için uygulama satın alımı sözleşmesi imzalandığı, birim fiyatı KDV hariç 874,87.TL olarak güncellenmek suretiyle toplamda 300 adam / gün hizmet satın alacağının belirtilmiş olup davacı şirketin anlaşmaya göre yükümlülüklerini yerine getirdiği ancak davalı bankanın hizmet alımına ilişkin olarak taahhüdünü sözleşmede belirtilen şekilde toplamda 300 adam / gün hizmet talep olarak yerine getirmediği sadece 60 adam /gün hizmet temin edilmiş olup, davacı tarafın, davalı taraftan 248.128,98-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 248.128,98-TL tazminatın, 10.000,00.TL'sinin █████/2021 tarihinden itibarin, geriye kalan ıslah ile arttırılan 238.128,98.TL'sinin ise ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili; müvekkili banka tarafından satın alınan hizmet kapsamında uygulamada birçok sorunla/aksaklıkla karşılaşılmış olmasına ve söz konusu durumun davacı ile imzalanan Sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası olan İdari Şartnamede düzenlenen cezai yaptırımlara ve sözleşmenin haklı nedenle feshine imkan tanınmasına rağmen müvekkil tarafından söz konusu sorunlar iyi niyet kuralları çerçevesinde, karşı tarafla mutabakata varılarak çözülmeye çalışıldığı, ancak sonuç alınamadığını, bu ihlallerin/aksaklıkların /hatalar sebebiyle müvekkil bankanın zaman, emek ve itibar kaybına sebebiyet verildiği, bu nedenle de banka tarafından davacı firmadan hizmet alımın durdurulduğunu, sözleşmeyi gereği gibi ifa etmeyen tarafın müvekkil banka olmadığını bildirerek ilk derce mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık; ... uygulaması üzerinden banka müşterilerinin işlem talimatlarının alınabilmesi için opsiyonel alımlar başlığı altında hizmet sözleşmesinden kaynaklanan müspet zarara ilişkin alacağın tespiti hususuna ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, davalı ... A.Ş ... uygulaması üzerinden müşterilerinin işlem talimatlarının alınabilmesi için taraflar arasında yapılan ... uygulaması işlemine dayalı hizmet sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasına ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler re'sen göz önünde tutularak yapılmıştır.Dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 112. maddesine göre alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir.Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır, kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır.Kâr kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kardan yoksun kalan tarafın malvarlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir.TBK md. 125. maddeleri hükümleri gereğince müspet zarara uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen TB K. 408. maddesi hükmünde gösterilen kesinti yönteminin uygulanması gerekir. Bu yönteme göre kâr kaybı, sözleşme ifa ile bitse idi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden yapması gereken bilcümle zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden evvel feshedildiğinden süresinden evvel fesih nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarları toplamı indirilerek bulunur. Elde edilecek fark miktara da net kâr denilir. Bu yönteme uygun kâr kaybı zararı hesaplanırken davacının yapması zorunlu giderlerin dikkate alınması gerekir.Somut olayda; Davada dayanılan ve hükme esas alınan █████/2019 tarihli sözleşmesinin süresi bitmeden davalı banka tarafından tek taraflı olarak fiilen sözleşmenin uygulanmasından vazgeçildiği tartışmasızdır. Davacı, sözleşmenin davalı banka tarafından tek taraflı hizmet alımını durdurması usulsüz olarak hizmet alımının durdurulduğu tespit edilmiş ise de; taraflar arasındaki ... uygulamasına dayalı hizmet sözleşmesi ya tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ile ya mahkeme kararı ile ya da sözleşmenin süresinin bitimi ile sona ereceğinden; davalının, sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda; davacı, kusurlu fesih nedeniyle kiralayan davalıdan kâr kaybı zararı adı altında müspet zararın kendisine ödenmesini isteyebilecektir. Ancak, kâr kaybının hesabında hizmet verenin hizmet sözleşmesinin kalan kısmında davacının bu hizmeti vermediği için katlanmadığı giderler ( sunucu, lisans, personel,vb. değişken maliyetler ) başka müşterilerden elde ettiği gelirler tespit edilip müspet zararın belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece; kalan süre ve hizmet bedeli olarak sözleşmede belirlenen bedel esas alınarak ybir hesaplama yapılmış ise de davacının hizmet verilmediği için tasarruf edilen maliyetler varsa başka işlerden elde edilen gelirler düşülerek müspet zarara hükmedilmesi gerekir.O halde; mahkemece; yukarıda açıklanan ilkelere göre müspet zarar hesabı Tüm bu açıklamalar nazara alındığında, mahkemece davacının talep ettiği zarar kalemlerini ispatla yükümlü olduğu, davacının haksız feshe bağlı ispatlanan zarar kalemlerini talep edebileceği değerlendirilerek bu kapsamda sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz araştırmaya dayalı olarak verilen kararda isabet bulunmamıştır.Mahkemece, alanında uzman yeni bir bilirkişi heyetinden yukarıda yer alan hususların açıklığa kavuşturulduğu, taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, tarafların hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını da karşılayacak nitelikte rapor alınması sureti ile hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalının istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, kararın 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, ████████Esas, ███████Karar ve █████/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA,2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."