Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerinin usulsüz üyelik işlemleri ve haksız icra takipleri nedeniyle açılan tazminat davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendisini usulsüzce kooperatife üye göstererek haksız aidat talepleri, icra takipleri ve davalarla mağdur etmesi, banka hesaplarına bloke koydurması ve mal varlığına haciz uygulattırması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle dava açmıştır; davalılar ise davanın zamanaşımına uğradığını, iddiaların mesnetsiz olduğunu ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
DAVA : Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'in 2014 yılında emlakçısı vasıtasıyla ... İlçesi ... nolu bağımsız bölümü satın aldığını, müvekkilinin 2 ve 3 nolu davalıların ortak imzalarıyla kooperatife üye yapılmış gibi gösterilerek hazirun cetvelleri hazırlandığını, kooperatif genel kurul toplantı tarihlerinin bildirimine ilişkin tebligatlar davacının güncel olmayan adreslerine yapıldığı için de toplantılardan davacının haberi dahi olmadığını, 2 ve 3 nolu davalılar, yaptıkları bu usulsüzlükler ile yetinmemiş kooperatif genel kurul toplantılarında üyelerden alınmasına karar verilen üyelik aidatlarına davacıyı da dahil ettiğini, akabinde o günün şartlarında yüklü miktarlarda icra takipleri yaptıklarını, davalıların müşterek sorumlulukları ile yapmış oldukları esasen suç teşkil eden haksız, kasıtlı üyelik işlemlerinin akabinde müvekkili hakkında icra takipleri ve davalar açıldığını,müvekkilinin banka hesaplarındaki blokajı kaldırmak için uğraştığını, aşkın hacizlerin kaldırılması için ... İcra Hukuk Mahkemesinde 2021/ esasa kayden dava açmak zorunda kaldığını, davalıların eylemleri 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre suç teşkil ettiğinden, Görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve kullanılmasından dolayı ... C.Başsavcılığının 2021/ sor. nosuna kayden suç duyurusunda bulunulduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/ Soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma sonucunda davalılardan ... verdiği ve tümüyle yalan olan ifadesine dayanılarak ve diğer davalı ... hakkında ise soruşturma dahi yapılmadan, 7/7/2022 tarih ve 2022/ sayılı karar ile; "...şüpheli ile müşteki arasında kooperatif üyeliğinden doğan uyuşmazlığın ve üye olunmaması sebebiyle icra takibi yapılamayacağına ilişkin ihtilafın hukuki nitelik arz ettiği, buna ilişkin davanın ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/ Esas sayılı dosyada derdest olduğu anlaşılmakla," Kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, davalıların ifadelerinin yalan olduğunu, davalıların 2014 yılında başlayıp 2018 yılından itibaren günümüze kadar yoğun bir şekilde devam eden hukuksuz işlemleri nedeniyle davacı ... ...'in zarara uğradığını, mahkeme masrafı yapmak ve hukuksuz işlemlere karşı kendini savunabilmek için avukatlar tutmak zorunda kaldığını, davacı açılan bu davalar ve yapılan bu icra takipleriyle sadece alacak olarak zarara uğramadığını, sadece çalışarak kazandığı paralarla aldığı taşınmazı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmadığını, satın aldığı taşınmazın kapısını kırdığını, konutun içindeki eşyaları zaptettiği şeklinde hırsızlık suçlamasıyla iftiraya da uğradığını, tüm bu nedenlerle davacıyı yıllarca mahkeme ve icralarda haksız yere mağdur eden, malvarlığına haksız yere tedbir ve haciz koyduran, bütün banka hesaplarını bloke ettiren ve bu yüzden davacıya hayatı zindan eden davalıların haksız, kasıtlı ve kötüniyetli eylemleri nedeniyle uğranılan zararlar için şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tazminine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacının uğradığı manevi zararın, 9 yıldır çekilen ve kabusa dönüşen sıkıntıların bir nebze olsun telafisi amacıyla 500.000 TL manevi tazminatın █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tazminine, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, davanın yasal süresi içerisinde ikame edilmediğini, davacının 2014 yılında gerçekleşen olaylar için haksız ve kötüniyetli olarak tazminat isteminde bulunduğunu, işbu nedenle öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, manevi tazminat davası şartları oluşmadığını, davacının haksız ve mesnetsiz iddialarda bulunduğunu, davacının hakkaniyetten ve doğruluktan uzak iftiralarını kabul etmediklerini,10.01.2014 tarihinde davacıya 1269 ada 1 no'lu parselden A Blok 7 no'lu bağımsız bölümün tapusu satış yolu ile toplam 145.000 TL'ye devredildiğnini, bu satışa istinaden kendisinin kooperatife 10.01.2014 tarihli, 29 seri no'lu makbuz ile toplam 139.200 TL nakden ödeme yaptığını, kalan 5.200 TL'yi 11.01.2014 tarihinde tamamlayıp teslim edeceğine söz verdiğinden tapu işlemlerini aksatmamak adına, davalı müvekkilinin herhangi bir evrak imzalatmadan davacıya güvenerek ve yapmış olduğu kısmi ödemeye güvenerek devir işlemleri için gerekli evrakı hazırladığını, böylece davacının taşınmazı satın aldığını, fakat aylar geçmesine rağmen davacının kalan ödemeyi yapmadığını, müvekkilinin kooperatifin yıl sonu kapanışlarını yapmak için kalan kısma ait parayı kendi cebinden ödemek zorunda kaldığını, önceki mülk sahibinin açmış olduğu ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/... E. Sayılı dosyada, davacı ... ...'in kendi beyanlarının da bu durumun doğruluğunu kanıtladığını, davacının tamamen kötü niyetli hareket ederek borçlarından kurtulmaya çalışmakta fakat bunu yaparken müvekkilini ve kooperatifi zan altında bırakmakta olduğunu, davacının kendisine gönderilen ödemelerle ilgili iadeli taahhütlü genel kurul davetiyelerine ve kararlarının hiçbirine itiraz etmediğini, davacıya karşı borçları için icra takipleri yapıldıktan sonra haksız ve kötü niyetli olarak kooperatife karşı dava açtığını, davacının tek amacının borçlarından kurtulmak olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ve TASFİYE HALİNDE ... yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Davacı kendisinin davalı kooperatif tarafından kooperatif üyesi olarak gösterildiğini, bu işlem nedeniyle çeşitli takiplere ve davalara maruz kaldığını bu haksız eylem ve işlemler nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiştir.İddiaya konu dava ve icra dosyaları dosya arasına celp olunmuştur. Haksız eylemin unsurlarının bulunup bulunmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılarak davacının kooperatif üyesi olup olmadığı, üyeliğin başlangıcının nasıl ve ne şekilde gerçekleştiği, daha önce genel kurul toplantılarına katılıp katılmadığı, aidat ödemesi adı altında ödeme yapıp yapmadığı, kooperatif ortaklığına alınmasına ilişkin karar bulunup bulunmadığı, bu kararın dayanağı olan bilgi ve belge olup olmadığı, davacının kooperatif ortağı sayılıp sayılmayacağı, kooperatif ortağı sayılmayacak ise davaya konu yargılama süreçleri nedeniyle ortaya çıkan zarar miktarını ne olduğu hususlarında araştırma yapılmıştır.Bilirkişi heyetinin █████/2026 tarihli ek raporunda; kök raporda davacının kendi avukatına ödemekle yükümlü olduğu akdi vekalet ücretlerinin asgari avukatlık ücret tarifesine göre hesap edildiği, karşı vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu uyarınca avukatın hak kazandığı bir ücret olduğu, hükmedilen karşı vekalet ücreti vekil edenin (davacının) kendi avukatına ödediği akdi vekalet ücretini telafi etmediği, bu itibarla kök raporda davacının takip ettiği tüm davalar (davalı kooperatifin sebep olduğu) bakımından akdi vekalet ücreti ayrıca kaybettiği davalar bakımından da karşı vekalet ücreti alacakları hesap edildiği, buna göre davalı kooperatifin sebep olduğu yargılamalardan doğan akdi vekalet ücreti zararının 35.038,97 TL, karşı vekalet ücreti zararının 1.700 TL olarak hesaplandığı, ancak davacı lehine hükmedilen karşı vekalet ücretlerinin davacının kendi avukatına ödemekle yükümlü olduğu akdi vekalet ücreti alacağını karşıladığı kabul edilirse karşı vekalet ücreti hükmedilmeyen dosyalar (icra ve ceza soruşturmaları) bakımından 4.613,32 TL akdi vekalet ücreti zararından davalıların sorumlu olacağı tespit edilmiştir.Davacı ile davalı arasında davacının davalı kooperatife üye olup olmadığı ve aidat borcu sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında ihtilaf yaşanmış ve eldeki davaya konu alacağın doğumuna neden olan yargılamalar ve icra takipleri dolayısıyla yapılan masraflara ilişkin ortaya çıkan zararın tazminini davalıdan talep etmiştir.Kural olarak dava ve şikayet hakkının kullanılması, kural olarak tazminat sorumluluğu doğurmaz. Ancak bu anayasal hakların kötü niyetle, karşı tarafa zarar verme kastıyla, açıkça haksız ve dayanaksız bir biçimde kullanılması durumunda haksız fiil hükümlerine göre değerlendirme yapılabilir.Dava ve şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa'nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle hukuki haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.Anayasa'nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK'nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.Somut olayda, davaya konu uyuşmazlık davacının davalı kooperaatif üyesi olarak nitelendirilmesinde ki taraflar arasındaki hukuki ihtilaftan kaynaklanmıştır. Davalı kooperatifin bu nitelendirmesinin ve başlatılan takiplerin ve açılan davaların açıkça kötüniyetli olduğu bunun bir haksız fiil teşkil ettiği sabit olmadığından haksız eylemin unsurları oluşmamıştır. Zira taraflar arasında kooperatife ait taşınmazla ilgili işlem tesis edilmiş 2014 yılında davacıya 1269 ada 1 no'lu parselden A Blok 7 no'lu bağımsız bölümün tapusu satış yolu ile devri yapılmış, davalının davacıyı kooperatif üyesi olarak nitelendirmesine esas olacak biçimde taraflar arasında bir hukuki eylem meydana gelmiştir. Davalının üyelik sıfatı tesisine ilişkin bu nitelendirmesi, kooperatifçe düzenlenmiş sahte bir belgeye dayalı olmadığı gibi davacı ile aralarında hiçbir hukuki eylem gerçekleşmemesine rağmen kasıtlı üyelik kaydının yapıldığı kanaati oluşturacak biçimde bir durumdan da kaynaklanmamıştır. Davalı 1269 ada 1 no'lu parselden A Blok 7 no'lu bağımsız bölümün devrine ilişkin hukuki işlemin üyelik doğurduğu hukuki değerlendirmesiyle davacı hakkında üye gibi işlemler tesis etmiştir. Davalının aradaki akdi durumun hukuki nitelendirmesinde hatalı olması ve Anayasa ile güvence altına alınmış dava hakkını kullanmış olması bu eylemin haksız fiil olduğu sonucunu doğurmaz. Yukarıda detaylarıyla açıklandığı üzere dava ve şikayet hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış haklardın olup davalı taraflar arasında ihtilaflı olan üyelik durumu ile ilgili yasal işlemler yapmış olması tek başına haksız fiil teşkil etmemektedir. Kaldı ki davacı haklı çıktığı davalarda da karşı vekalet ücretine ve yargılama giderlerine de hak kazanmıştır.Anayasa, yasa, öğreti görüşleri ve yargısal içtihatlar ışığında tartışılan uyuşmazlık konusunda, hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilecek olan dava hakkı ile takip ve yargılama dosyaları ile ortaya çıkan davacının malvarlığı hakları karşı karşıya gelmiş durumdadır. Mesele; bu değerlerden hangisine üstünlük tanınacağı noktasında toplanmaktadır. Karşı karşıya gelen bu iki hakkın, ikisinin birden hukukça himaye edilmesine olanak bulunmamaktadır. Tüm özgürlüklerde olduğu gibi, hak arama özgürlüğünde de sınırsızlık söz konusu değildir. Bu hakkın hukukça korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını ya da sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli delil bulunması zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek emarelerin zayıf da olsa varlığı yeterlidir. Bu emarelere dayanarak orta düzeydeki başka kişinin de olay karşısında davalı gibi hareket etmesinin uygun görülmesi halinde şikayet hakkının yasal sınırları içinde kullanıldığının kabulü gerekecektir. Aksi halde şikayet edenin bu hakkı kötüye kullanmış sayılacağı kabul edilerek şikayet edilenin kişilik değerlerine saldırı teşkil edecektir (... 4 HD 2020/ E-2020/ K sayılı ilam).Açıklanan gerekçelerle tazminat sorumluluğunu doğuran haksız fiilin unsuru olan haksız eylem unsuru bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 8.709,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.977,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar ... ve TASFİYE HALİNDE ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara eşit oranda ödenmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından arabulucuya ödenen 3.200,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Katip
E-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!