Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında imza ve yazıların sahte olduğunu gösteren bilirkişi raporuna dayalı gerekçeli kararı.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, icra takibine konu kambiyo senetlerinin ehliyetsiz bir kişi tarafından düzenlendiğini, bu senetlerden dolayı borçlu olmadığını ve hakkında ceza soruşturması bulunduğunu iddia ederek, taşınmazlarının satışının ihtiyati tedbirle durdurulmasını, borçsuzluğunun tespitini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı, senetlerin geçerliliğini savunarak ispat yükünün davacıda olduğunu, davanın haksızlığını ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, ayrıca davacının kötü niyetli dava açması nedeniyle tazminat ödenmesini istemiş olup, mahkeme, davacının ehliyetsizlik iddiasına dayalı olarak alınan bilirkişi raporunu değerlendirme aşamasındadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı tarafın, müvekkiline ait gayrimenkullerini ve aracını haczedip satış işlemlerine başladığını, takibe konu edilen senetlerin 30.000 TL ve 35.000 TL'lik senetler olduğunu, bu senetlerin müvekkili ...'a borçlu olan ...'ın borcuna karşılık olarak yardımcı olup, ... ...'ın borcuna karşılık kefil göstererek müvekkilinin alacağını garanti altına aldıklarını belirttiklerini, müvekkilinin de memnun olduğunu, senet düzenleme konusunda ehil olmayan ... tarafından düzenlenen senetlerin hükümsüz olduğunu, öncelikle senet üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinin iddialarını doğrulayacağını, şahsın vesayet altında olup olmadığı araştırmasının şahsın senetleri düzenleme ehliyeti olmadığını açıklığa kavuşturacağını, ayrıca davalı taraf aleyhine ve olaya karışan diğer sanıklar aleyhine ... Cumhuriyet Savcılığı 2024/ sayılı dosyası ile takibat başlatıldığını, tüm bu nedenlerle satış aşamasına gelen hacizli gayrimenkullerin satışının durdurulması için teminatsız olarak iht. tedbir kararı verilmesini, taraflarından teminat istenmesi halinde, haczedilen gayrimenkuller borcu karşılayacak miktarda olduğundan taşınmazlar üzerine tedbir konulmasını, bu talepleri yerinde görülmediği takdirde satış sonucu paraya çevrilecek gayrimenkulün satış bedellerinin davalı alacaklıya ödenmeyerek davacı müvekkiline ödenmesine, Yargılama neticesinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak takip konusu yapılan 25.07.2024 tarihli 30.000.00 USD ve 12.09.2024 tarihli 135.000.00 USD senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalı tarafından yapılan takibin haksız ve kötüniyetli yapılması nedeni ile müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, Yargılama gider ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, senedin bedelsizliğine yönelik iddiada bulunmuş olması nedeniyle ispat külfeti kendisi üzerinde olduğunu, bu iddialarının reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü bu hususta tarafların dinlenilmesi için duruşma günü verilmesini ve duruşma gününde sayın mahkemece tesis edilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacı tarafça açılan haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacının dava açmakta kötü niyetli olması ve tedbiren icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesi sebebiyle dava miktarının %20’si oranında kötü niyet tazminatına çarptırılmasına, Yargılama gideri ve vekil ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı taraf takibe dayanak senedin ehil olmayan ... tarafından düzenlendiğini, senedin düzenlendiği 10.04.2024 tarihinde ...'ın vesayet altında olup olmadığının araştırılması gerektiğine dayanılarak ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/ Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu senet uyarınca borçlu olmadığını ileri sürmüştür.... CBS'nın 2024/ Soruşturma sayılı dosyasından alınan █████/2026 tarihli grafoloji bilirkişi raporunda özetle; ''ALACAKLISI-..., ÖDEYECEK-..., █████/2024 düzenleme, █████/2024 ödeme tarihli ve “OTUZBİN/30.000” AMERİKANDOLARI değerinde senet, ALACAKLISI-..., ÖDEYECEK-..., █████/2024 düzenleme, █████/2024 ödeme tarihli ve “YÜZOTUZBEŞBİN/135.000” ... değerinde senet f.1-İnceleme konusu bu iki adet senetin ön yüzündeki el yazıları, rakamlar ve ÖDEYECEK-... adına atılı olan imzalar ile ...'ındosyada bulunan mukayese yazı, rakam ve imzaları aralarında ... olduğu görülmüş olup, tetkik konusu senetlerdeki belirtilen yazılar, rakamlar ve imzaların ... ... kanaatına varılmıştır.2-İnceleme konusu bu iki adet senetin arka yüzündeki 1.ciranta ... isim yazıları ve adına atılı olan imzalar ile ...'ın dosyada bulunan mukayese yazı ve imzaları aralarında ... olduğu görülmüş olup, tetkik konusu senetlerdeki belirtilen yazılar ve imzaların, ... ... kanaatına varılmıştır. 3-İnceleme konusu bu iki adet senetin arka yüzündeki 2.ciranta ... isim yazıları ve adına atılı olan imzalar ile ...'in dosyada bulunan mukayese yazı ve imzaları aralarında ... olduğu görülmüş olup, tetkik konusu senetlerdeki belirtilen yazılar ve imzaların, ... ... kanaatına varıldığı'' tespit edilmiştir. ... CBS'nın 2024/ Soruşturma sayılı dosyasında Bilirkişi raporlarında senet üzerinde bulunan ..., ... ve ... imzalarının mukayese yazı ve imzalar ile benzerlik gösterdiğinin tespit edildiği, ayrıca yapılan incelemede senetler üzerinde tahrifat yapıldığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığının tespit edildiği, Müşteki iddialarının bilirkişi raporları ile bağdaşmadığı, taraflar arasında alacak borç kaynaklı husumet bulunduğu, şüphelilerin ifadelerinde suçlamaları kabul etmedikleri, müştekinin bilirkişi raporları ile desteklenmeyen beyanlarına itibar edilmediği, taraflar arasında hukuki ihtilaf bulunduğu ve şüphelilerin senetler üzerinde tahrifat yaparak sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı, Şüphelinin üzerine atılı suç bakımından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kanaatine varıldığı görülmüştür.Takibe ve davaya konu senet bono niteliğindeki kambiyo senedi olduğundan, bilindiği üzere kambiyo senetleri (ticari senetler) ihdasi (kurucu) nitelikteki senetlerdendir. Gerçekten, bir borç için kambiyo yükleniminde bulunulması borcun yenilenmesi (tecdidi) sonucunu doğurmaz(BK., m. 133). Bu durumdaki bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri asıl borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü halinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Dava dosyamıza ait yargılama konusu çekler bakımından da durum kambiyo senedinin tedavülünden kaynaklanmaktadır.Kambiyo taahhüdünde bulunulmasına neden olan ve temel ilişkideki asli para edimini teskil eden “temel alacak”, o kambiyo taahhüdünün hukuki sebebini olusturur. Ancak, kambiyo taahhüdünün geçerliliği sebebe bağlı olmayıp, bu senetler maddi anlamda soyut (mücerret) senetlerdir. Kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi gereğince temel alacağın mevcut olmaması, geçersiz olması kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta, fakat sebepteki /temel iliskideki) sakatlık kambiyo borçlusuna“nedensiz zenginlesme defi” öne sürme hakkını vermektedir. Bu davayı açan davacı, kambiyo senedinin hükümsüzlüğünü öne sürmemekte, tersine kambiyo taahhüdünün varlığını kabul etmektedir. Ancak, borçlu, temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığı halde, kambiyo senedi alacağının istenmesi nedensiz zenginlesme olusturduğundan kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını öne sürmektedir. Bu noktada menfi tespit isteminde bulunan; temel ilişkinin varlığını, temel ilişkide ki sözleşmenin türünü, kambiyo senedinin hangi nedenle ve sözleşmesel ilişki nedeniyle verildiğini ispatladıktan sonra bu temel ilişkideki hangi nedenlerden dolayı kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Burada iki aşamalı bir ispat yükü söz konusudur ve ispat yükü de menfi tespit isteminde bulunan kişi üzerindedir. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi ve mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yaratacağından kambiyo senetleri nedeniyle sorumlu olunacaktır. ... 17.12.2003 gün ve E:2003/-, K:2003/; 12.10.2011 gün ve E:2011/-, K:2011/; 04.12.2013 gün ve E:2013/-, K:2013/; 14.05.2014 gün ve E:2013/-, K:2014/ sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Takibe ve davaya konu bono bir yazılı delil olduğundan davacının bu yazılı delile karşı ispat yükü yukarıda belirtildiği üzere davacı taraf üzerindedir. Bilindiği üzere HMK Madde 201'e göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Yazılı delille ispatı gerekir. Davacı tarafça dosyaya buna ilişkin bildirilmiş ve sunulmuş yazılı delil de bulunmaktadır. Davacı söz konusu senetteki 135.000 USD kısmının 30.000 USD'den tahrif edilerek değiştirildiğini, aynı zamanda senedin keşidecisi olan ...'ın senedin keşide edildiği tarihte vesayet altında olduğunu, bu nedenle senetlerin hükümsüz olduğunu, senedin hileli işlemlerle kendisinin alacağının garanti altına alınmasını sağlamak amacıyla söz konusu senedin kendisine ciro ettirildiğini ileri sürmüştür. Senet metninde yapılan incelemede 135.000 Amerikan Doları ibaresinin el yazısı ile yazılı olduğu, rakam kısmında da 135.000 USD yazısının bulunduğu, senedin vadesinin █████/2024 olduğu, keşide tarihinin de █████/2024 olduğu, dava dilekçesine ek 30.000 USD'lik senede ilişkin surette keşide tarihinin █████/2024 olduğu, vadenin ise █████/2024 olduğu, takibe ve davaya konu 135.000 USD'lik senedin arka yüzünde bulunan cirodaki imzaların davacı el ürünü olduğu tespit edilmiştir. Davacı ...'ın vesayet altında olduğunu ileri sürmüşse de senedi ciro yoluyla imza koyan davacı bu cirosundan dolayı ilgili senetten sorumlu olacağından senet keşidecisinin eylem ehliyeti ile ilgili iddiaları dinlenemeyecektir. Bu nedenle ...'ın eylem ehliyeti ile ilgili araştırma yapılmasına eldeki dava uhdesinde gerek bulunmamaktadır.Davacı söz konusu senedin hileli biçimde kendisinden alındığını ileri sürmüş bununla ilgili suç duyurusu hakkında soruşturma yapılmış, ... CBS'nın 2024/ soruşturma sayılı dosyasında davacı müştekinin iddiaları kapsamında alınan bilirkişi raporu, davacı müştekinin bilirkişi raporu ile desteklenmeyen beyanlarına itibar edilemeyeceği, aradaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Davacının hileye ilişkin iddiaları da sübut bulmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Takibin durdurulmasına karar verilmediğinden kötü niyet tazminatının koşulları oluşmamıştır, bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 84.576,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 83.844,29 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 658.774,75 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından arabulucuya ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Katip ...
E-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!