Banka güvenlik zafiyeti nedeniyle müşterinin hesabından çalınan paranın iadesi talepli ticari menfi tespit davası.
Özet: Davacı, davalı bankadaki vadeli ve ek hesaplarından toplam 72.000 TLnin, ayrıca bir başkasının 7.200 TLlik kredi kartı borcunun bilgisi ve onayı dışında, gece saatlerinde hukuka aykırı işlemlerle kendi kredi kartına aktarılarak harcandığını, bu sırada bankanın mobil ve telefon bankacılığı sistemlerindeki blokajlar nedeniyle bankayla iletişim kurmakta ve işlemleri durdurmakta zorlandığını ileri sürerek, çalınan bu paraların faiziyle birlikte iadesini talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :.
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil ...'un davalı bankanın .../... Şubesi nezdinde ... İban numaralı 2 adet VADELİ HESABI ve bu hesaplara bağlı ... numaralı ... KARTI ve ayrıca aynı numaralı ... KARTI bulunmakta olduğunu Müvekkilin yukarıda numaraları verilen vadeli hesapları ve kredi kartı üzerinde 25.09.2023 tarih ve saat 03.29 da başlayıp , toplam 1 saati geçen süre zarfında , 10 dan fazla işlem ile hukuka aykırı bir şekilde , bilgisi dışında 3. şahıs veya şahıslarca hırsızlık niteliği taşıyan eylemlerin gerçekleştirildiği, Müvekkil ... bu hırsızlık eylemlerinden, aynı gün öğleden önce oğlunun kendisini telefonla arayarak çok küçük bir miktarlı havale işlemi ile kendisine neden para gönderdiğini sorması ve kendisinin böyle bir işlem yapmadığı cevabını vermesiyle haberdar olduğunu, Müvekkilin hesaplarında bir problem olup olmadığını anlamak için telefonunda yüklü davalı bankaya ait ... uygulamasına girmek istediği ancak davalı banka tarafından konulmuş olana blokaj nedeniyle mobil uygulama sistemine giremediğini Telefonundaki Mobil bankacılık uygulamasına giriş yapamayan davacı müyekkil bu sefer de bankanın ... numaralı Telefon Bankacılığı sistemi üzerinden irtibat kurmaya çalışsada da aynı blokaj uygulaması ile burada da karşılaştığı davalı banka ile iletişim kuramadığını, Davalı bankanın müvekkile uyguladığı iletişim blokajını aşmak için gittiği davalı bankanın ... şubesinde tanımadığı 3. bir şahıstan yardım alarak bir kez daha davalı bankanın ... numaralı Telefon bankacılığı 3, Şahsa ait telefon numarası ile davalı banka ile irtibat kurmuş ve yaşadığı problemleri telefondaki personele aktarabildiğini, Mobil uygulama sistemine ve telefon bankacılığı sistemine davalı banka tarafından konulan blokajtar nedeniyle bilgi alamayan müvekkil derhal (olay günü -25.09.2023 günü -öğle saatlerinde) hesabının bulunduğu davalı bankanın .../... şubesine şahsen de giderek ilgili personelden hesap hareketlerine dair bilgi talep ettiğini a) Kendisine davalı bankanın ... Şubesi personelince verilen bilgi neticesinde ... Iban numarah vadeli hesabında bulunan 42.000 TL tutarındaki meblağın 25.09.2023 saat 03.29 dan itibaren 1 saatlik süre zarfında parça parça kredi kartına aktarıldığını ve kredi kartına vadeli hesabından aktarılan 42.000 TL ife dökümü ve bilgisi davalı banka kayıtlarında bulunan 3.şahıs ve firmalara gönderildiği ya da harcama yapıldığı bilgisini elde ettiği, Ayrıca davacı müvekkil 42.000 TL tutarındaki nakit parası dışında yine davalı banka nezdinde bulunan ... Iban numaralı EK HESABINDA tutulan ve ihtiyaç halinde kullanması amacıyla emrine hazır olan ve olay günü hukuka aykırı biçimde kendisine ait kredi kartına aktarılarak kullansan 30.000 (Otuzbin) TL. meblağın da 3. şahıslar tarafından kullanıldığını öğrendiği, Son olarak da müvekkilin vadeli hesabından kredi kartına aktarılarak yapılar 72. 000 TL lik harcamaya ilaveten yukarıda numarası verilen diğer bir vadeli hesaptan da ... isimli 3.bir şahsın toplam 7200 TL tutarında kredi kartı borcu da ödendiğini müvekkilinin Müvekkil ... hemen adli makamlar ile de irtibata geçtiğini, 25.09.2023 tarihinde Çarşı Poliş Merkezi'ne giderek ifade verdiğini ve olayın faillerinden şikâyetçi olduğunu, ... Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü' ne 28.09,2023 tarihinde müracaat etmiş, ifadesini vermiş ve şahsına ait ... model telefonunu da telefonda herhangi bir zararlı yazılım bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla aynı gün içinde kendi rızasıyla görevli emniyet personeline teslim etiğini , bu sebeplerle Müvekkil ...'un davalı banka nezdinde bulunan ... Iban numaralı vadeli hesabında bulunan 42.000 ( Kırkikibin) TL.tutarındaki meblağın, paranatı hesaptan çalındığı 25.09.2023 tarihinden itibaren, fiili ödeme gününe kademeli olarak, en yüksek banka mevduat faizi oranında işleyecek faizi ile birlikte müvekkil ...' a ödenmesini, Müvekkil ...'un davalı banka nezdinde bulunan ... Iban numaralı vadeli hesabında bulunan 42,000 ( Kırkikibin) TL”tutarındaki meblağa, paranın hesaptan çalındığı 25.09.2023 tarihinden itibaren davalı banka ile müvekkil ... arasında var olan GECELİK REPO UYGULAMASI çerçevesinde ödenen ve mevcut olaylar ile müvekkilin mahrum kaldığı gelirin fiili ödeme tarihine kadar hesaplanarak ödenmesini, Müvekkil ... davalı banka nezdinde bulunan ... Iban numaralı EK HESABINDA tutulan ve ihtiyaç halinde kullanması amacıyla müvekkil ...'un emrine hazır olan ve olay günü hukuka aykısı biçimde müvekkile ait kredi kartına aktarılarak kullanılan 30.000 (Otuzbin) TL. lik meblağ yönünden, Davacı ... 'un Davalı ... A.Ş. Ye hiçbir nam ve isim altında borcu olmadığının ve davalı bankanın ilgili meblağı talep edemeyeceğinin tespitinj yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın , yetkili mahkemede açılmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, Davalı ... A.Ş. tüzel kişi olduğundan davalının ikametgahı şirket merkezinin bulunduğu yer olduğunu Müvekkil Bankanın şirket merkezi, ... olduğundan anılan hüküm gereğince yetkili mahkeme, ... Mahkemeleri’dir. Olması gerektiğini, Müvekkil Banka tarafından tüm Banka müşterilerine gerek müvekkil Banka ile imzalamış oldukları sözleşmeler ile, gerekse de müşterilere yapılan yazılı/sözlü ve hatta sosyal medya bildirimleri ile bilgilerinin/şifrelerin Banka personelleri ile dahi paylaşılmaması konusunda bilgilendirmeler yapıldığı, Bu kapsamda davacının hiçbir bilgisini paylaşmaması gerekmekte iken aksi davranışı, bilgilerini/şifrelerini koruyamaması davacının sorumluluğunu gerektiğini, "Bahsi geçen sebeplerle, somut olayda işlemin yapılış şekline göre, sadece davacının tasarrufunda olması gereken telefon ve şifre kullanılmak suretiyle gerçekleşen olayın davacının kendi sorumluluğunda olduğunun kabulünün gerektiği, davalı bankaya yüklenecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı kanaatine varılması gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararı yerinde olmakla, davacının istinaf başvurusunun esastan reddini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, ... CBS ' nin 2024/ Esas sayılı dosyası,bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, bankacılık işlemlerine dayalı borçlu olunmadığının tespiti, ödenilen bedellerin davalı bankadan iadesine karar verilmesine ilişkindir.Bilişim uzmanı ve bankacı bilirkişisi tarafından tanzim edilen █████/2025 tarihli kök raporda özetle: █████/2023 tarihinde, yaklaşık olarak 02:30 ile 04:30 saatleri arasında, davacının hesapları üzerinde bir dizi finansal işlem gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bu işlemlerin, davacının doğru kimlik bilgileri ve bankada kayıtlı cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifreler (OTP) ile doğrulandığı anlaşılmıştır. İşlem örüntüsü (gece geç saatte fonların kredi kartına aktarılması ve ardından hızla e-ticaret harcamaları yapılması), dolandırıcılık faaliyetlerinin tipik özelliklerini taşımaktadır.Dava dosyasındaki belgelere göre, banka tarafından iptal edilmeyen ve davacıya iade edilmeyen toplam net maddi zararın 28.588,49 TL olduğu hesaplanmıştır. Davalı bankanın güvenlik sistemlerinin, iki adet şüpheli işlemi iptal ederek ve sonraki çok sayıda harcama girişimini engelleyerek kısmen işlev gördüğü, ancak ilk işlemleri önlemede proaktif davranamadığı gözlemlenmiştir. Müşterinin kişisel bilgilerini koruma ve bankanın proaktif bir güvenlik altyapısı sağlama şeklindeki karşılıklı sorumluluklar dikkate alınarak, kusur oranının takdirine ilişkin üç farklı alternatif yaklaşım Sayın Mahkeme'nin değerlendirmesine sunulmuştur. İşbu rapor, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin talebi üzerine, 2024/ E. Sayılı dava dosyasında mevcut olan delillerin bankacılık ve bilişim uzmanlığı perspektifinden incelenmesiyle hazırlanmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları ile sunulan teknik kanıtların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, uyuşmazlığın çözümüne yönelik farklı kusur yaklaşımları gerekçeleriyle birlikte izah edilmiştir. İşbu raporumuzda yer verilen oy, görüş, tespit ve değerlendirmelerimizi nihai takdiri mütalaa edilmiştir. Bilişim uzmanı ve bankacı bilirkişisi tarafından tanzim edilen █████/2025 tarihli kök raporda özetle: Olay Gecesi Finansal Hareketler; █████/2023 tarihinde davacının mevduat hesaplarından kredi kartına toplam 72.000,00 TL aktarıldığı, bunun 27.227,10 TL'sinin vadeli mevduat hesabının kapatılmasından, 15.000,00 TL'sinin vadesiz hesapta bulunan nakit bakiyeden ve 29.772,90 TL'sinin ise ek hesap (KMH) limitinin borçlandırılmasından karşılandığı; ayrıca ek hesaptan 5,00 TL FAST transferi ve 3,99 TL ücret tahsil edildiği tespit edildiği, Kredi Kartı Net Zarar Analizi: Davacının CardFinans Fix kredi kartından asıl ve sanal kart kanalıyla toplam 79.156,07 TL tutarında harcama yapıldığı, bu tutarın 8.167,50 TL'lik kısmının (Ciceksepeti) aynı gün iptal edilerek iade edildiği, net rıza dışı kart harcamasının 70.988,57 TL olduğu doğrulanmıştır. Kredi kartı borcu hesap transferleriyle kapatıldığından kart nezdinde usulsüz işlemlerden kaynaklanan ödenmemiş bir borç kalmadığı, zararın tamamen mevduat hesaplarında gerçekleştiği anlaşıldığı, İcra Takibinin Durumu: Davalı bankanın davacı aleyhine başlattığı ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasının takibe konu 33.983,18 TL'lik borcunun, olay gecesi rıza dışı kullanılan 29.781,89 TL anapara ek hesap borcu ile bu borca olay sonrasında yansıtılan faiz ve masraflardan ibaret olduğu, dolayısıyla icra takibinin doğrudan bu olayla ilişkili olduğu tespit edildiği, faiz Oranı ve Nakit Varlık: Olay tarihi itibariyle davacının vadeli hesabına uygulanan yıllık faiz oranının *9630,25 olduğu; davacının rıza dışı elinden çıkan kendi nakit parasının 42.227,10 TL olduğu belirlendiği, Bilişim Güvenliği ve Aktivasyon Ayrımı: Davalı bankanın █████/2026 tarihli yazısıyla, "38 saatlik mobil aktivasyon" ifadesinin tek bir kesintisiz oturum süresini değil, cihaz eşleşme süresini ifade ettiği doğrulandığı, yönüyle davacının mobil oturumu açık bıraktığına ilişkin iddia teknik dayanaktan yoksundur; oturum yönetimi standartları gereği kullanılmayan oturumların otomatik kapatıldığı anlaşıldığı, Teknik Kusur ve Zarar Dağılımı: Teknik ve operasyonel veriler ışığında, sayın mahkemenin takdir edeceği kusur senaryolarına göre davacının tazminat talep edebileceği nakit tutarlar ile borçlu olmadığının tespitine (menfi tespit) karar verilmesi gereken ek hesap limit kullanım tutarları Bölüm 5.4'te yer alan tabloda hesaplanarak mahkemenin değerlendirmesine sunulduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacının bilgisi harici hesabından internet/mobil bankacılık yolu ile gerçekleşen bankacılık işlemlerinde davalı bankanın kusurlu olduğu iddiasına dayalı olarak davalı bankaya borçlu olunmadığının tespitine ve ödenilen bedellerin iadesine karar verilmesine ilişkindir.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, 4 Aralık 2013 tarihli ... sayılı tebliğinde; 5 maddenin 3. fıkrasına göre; Banka, kendi alanına giren konularda sahtecilik ve dolandırıcılık olaylarını önleyici çalışmalar yapmak, güvenlik önlemleri saptamak, ilgili taraflar arasında gerekli bilgi paylaşımının sağlandığından emin olacak şekilde mekanizmalar kurmak ve sağlanan bilgi paylaşımının etkinliğini takip etmekle yükümlüdür.Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankalar, müşterilerinin kişisel bilgilerini korumakla mükelleftir. Bankaların, internet bankacılığında müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarını kullanması zorunludur. Kartın fiziki olarak ibraz edilmesinin mümkün olmadığı mesafeli işlemlerde ( mail order,telefon order, elektronik ticaret) “Kart numarası”,” Kartın Vadesi” , ” Güvenlik Kodu” nun çeşitli şekillerde öğrenilmesi veya ele geçirilmesi ile bu bilgilerle mal ve hizmet satın alınabilmesi dolandırıcılığa ve suistimale açık bir kullanım şekli olduğundan, hem Kartlı Ödeme Sistemleri kuralları gereği hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununa göre mal ve hizmet alımlarındaki zararlardan kart sahipleri sorumlu tutulamazlar. Bankalar; faaliyet alanları, kuruluşları, yönetimleri, iç denetim sistemleri, finansal raporlamaları, öz sermayeleri, sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır. Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir. Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır. Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır. Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır. Müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 6098 sayılı TBK’nın 52.maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür () (... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin ███████ Esas ████████ Karar) (... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2022/ Esas ve 2023/Karar)Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zoruna olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. (). O halde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 18.maddesinin 2.fıkrası gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlülüğü şüphesiz daha ağırdır. 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun "Kart kullanımına ilişkin yükümlülükler" başlıklı 15.maddesinde "Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikvarlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir. "Bildirim Zorunluluğu" başlıklı 16.maddesinde; "Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şeklide korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır." düzenlemesi yer almakta, Bu aşamada müterafik (ortak) kusur kavramından bahsedilmesi yararlı olacaktır.
Zarar görenin kendi kusurunda, kişinin kendisine zarar veren bir hareket tarzı söz konusudur. Zarar görenin kendi kusuru, akıllıca iş gören, mantıklı bir kişinin, kendi yararı gereği zarar uğramamak için kaçınacağı veya kaçması gereken bir eylemi olarak nitelendirilmelidir. Zarar görenin kusuruna ortak kusur, birlikte kusur veya müterafik kusur da denilmektedir. () Müterafik (ortak) kusur, makul bir kimsenin kendi yararına sakınmak zorunda olduğu düşüncesiz, dikkatsiz bir hareket tarzıdır. Müterafik (ortak) kusur kasdi olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir. Zarar görenin müterafik kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise zarar veren sorumluluktan kurtulacak ve tazminat ödemeyecektir. Buna karşılık zarar görenin müterafik (ortak) kusuru bu yoğunlukta değilse ortak sebep olarak tazminattan indirim sebebi teşkil edecektir. (... 2019()- Esas 2022/ Karar sayılı kararı) 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesine göre, zarar gören, zararı doğuran fiilen razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırılmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hakim, tazminatı indirebilir. Ayrıntılı ve Hükme esas almak için yeterli görülen bilirkişi raporları dikkate alınarak; dava konusu olayların █████/2023 tarihinde davacı uhdesindeki kişisel bankacılık bilgi ve şifreleri kullanılarak cep telefonu üzerinden, mobil bankacılık aktivasyonun yapıldığı, yeni aktivasyonu sağlanan farklı cihazdan erişim sağlanan mobil bankacılık kanalından dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği,davacının phishing yöntemi ile dolandırıcılığa maruz kaldığı anlaşılmıştır. Davacının olay sebebiyle sorumlu olup olmadığı değerlendirildiğinde; dava konusu işlemlerin bizzat davacıya ait kişisel bankacılık bilgi, şifre ve mobil cihazının kullanıldığının ve dava konusu olayın dolandırıcılık olayı olduğunun sübut olduğu, hal böyleyken davacının internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı Bankanın olay sebebiyle sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesinde; dava konusu işlemlerin "İşlem Güvenliği" ile "İşlemlerin Takibi" mekanizmalarını ilgili Yönetmelik'te belirtilen şekilde tesis edemediği, olağan dışı, sahtekarlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit edemediği ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmalarını kuramadığı, gerçekleştirilen her bir bankacılık işleminin tutarı ve bu tutarlara göre müşterinin konum bilgisi de kullanılarak normal dışı bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni gösterip göstermediğini tespit edemediği bu nedenlerle davalı bankaya kusur atfedilebileceği anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, bu tür olaylarda ilkesel olarak internet bankacılığında güvenlik önlemlerini alma konusunda bankayı yetkili ve görevli sayarak doğabilecek en küçük zarardan dahi bankaların sorumlu olduğuna hükmetmiştir. Birer güven kurumu olan bankalar aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadır. Bu sebeple de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Müterafik (ortak) kusur kasti olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir.Bilirkişilerce tarafların müterafik kusurlu bulunmaları ile tarafların kusur durumunun 6098 sayılı TBK 52.maddesi gereğince hakim takdiri ile değerlendirilmek suretiyle; Davacı bankanın olağan dışı, sahtekarlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemlerin tespit edilememesi ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmalarını kurulamaması, yürürlükte bulunan tebliğ/yönetmeliklere uygun güvenlik tedbirlerinin tesis edilememesi yönlerinden % 70 oranında kusurlu bulunduğu ve davacının kişisel bankacılık bilgi, şifre ve mobil cihazının kullanıldığı, bizzat korumak ve gizli tutmakla yükümlü olduğu kişisel bilgi ve şifrelerini gayri ihtiyari kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiği,ayrıca raporda da belirtildiği üzere işlemlerin tek kullanımlık şifreler kullanılarak gerçekleştirildiği,mobil aktivasyonun yaklaşık 38 saattir hesapla bağlantılı olan ... model cihazdan yapıldığını, finansal işlemlerin de bu cihaz üzerinden gerçekleştirildiğini belirttiği, güvenlik ihlalinin anlık olaydan ziyade önceden başlamış olabileceğini düşündürdüğünden ,davacıya da müterafik kusur atfedildiği, bu nedenle davacının atfı kabil kusur oranının % 30 olduğu anlaşılmıştır. Ek raporda belirtilen tabloda davacının % 30 luk kusur oranına göre davacının iade talep edebileceği nakit tutarın 29.558,97 TL hesaplandığı, borçlu olunmadığının tespiti gereken tutar 20.847,32 TL tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(davacının 1.501,25 TL lik ihtarname masrafı talebi yönünden; dava dilekçesi ekinde ve delil dilekçesinde makbuz sunulmadığı tespit edildiğinden yargılama giderlerine dahil edilmemiştir)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, buna göre █████/2023 tarihinde davacının vadeli hesaplarından ve bu hesaplara bağlı banka kartı-kredi kartından,sanal karttan yapılan havalelerin, kredi kartı borcu ödemelerinin, harcamaların -işlemlerin 20.847,32 TL lik kısmi bakımından borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2- 29.558,97 TL nin haksız fiil tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi oranında işleyecek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.443,25 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.352,54 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.090,71 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 8.062,00 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranı dikkate alınarak( %63,64 kabul) 5.130,65 TL yargılama gideri, 1.352,54 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.910,79 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 68,70 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranı dikkate alınarak( %36,36 kabul) 24,97 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 28.793,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!