Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ödenmemiş ticari fatura alacağından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemiyle açılan davanın gerekçeli kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, ticari ilişkiden doğan ve ödenmeyen faturaya dayalı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını ve itirazın haksızlığı nedeniyle icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmektedir; davalı ise borcun mevcut olmadığını, davanın icra itiraz tarihinden itibaren bir yıldan fazla süre geçmesi nedeniyle zamanaşımına uğradığını, davacının hukuki yararı bulunmadığını ve taleplerin mesnetsiz olduğunu iddia ederek davanın reddini savunmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ... İleri Mühendislik Teknolojileri A.Ş. ile müvekkili arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile takibe dayanak teşkil eden 05.10.2023 tarihli faturanın düzenlendiğini, davalı şirket tarafından dava ve icra konusu edilen faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmamış olup müvekkilinin bakiye alacağının tahsili amacıyla ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra dosyasında düzenlenen ödeme emrinin davalı ... İleri Mühendislik Teknolojileri A.Ş.'ye 24.04.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirket vekili tarafından 26.04.2024 tarihinde icra dosyasında yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve İcra Müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptıyla takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının alacağın likit ve muayyen olmasına rağmen haksız ve kötüniyetli olarak esas numarası verilen icra dosyasında borca, borcun ferilerine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, itirazın iptali ve icra ve inkar tazminatı talepleri için huzurda görülecek olan dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosunun 2024/... nolu dosya kapsamında yapılan görüşmelere karşın 05.12.2024 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, TTK madde 21'e göre 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturanın kesinleşmiş olup içeriğinin kabul edildiği anlamını taşıdığını, buna göre yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen faturanın fatura düzenleyen lehine delil olarak kullanılabileceği hususunda karine teşkil ettiğini, ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... olduğunu, davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağının ticari ilişki sonucu mal bedeline ait faturalar olup dava bu niteliği itibariyle bir miktar para alacağına ilişkin olduğunu, bu nedenle TBK m.89/1 ve HMK m.10 uyarınca alacaklı davacının muamele merkezinin bulunduğu yer icra dairesi ve mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkilinin davalı-borçlu şirket ile bir süredir ticari alış veriş yaptıklarını, bu bağlamda davalı-borçlu şirketin müvekkili şirketten kendi bünyesinde işlemek üzere muhtelif tarihlerde ve miktarlarda ticari taşıma faaliyeti sürdürdüğünü, izahına çalıştıkları ve Mahkemece re'sen nazara alınacak sebepler kapsamında; (fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile) öncelikle davalı borçlunun ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasındaki müvekkilin alacağına yönelik yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olması ve alacak miktarının şüpheye mahal vermeyecek derecede belirli ve kesin olması nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı şirketin ticari defterlerlerinin mahkeme tarafından celbine ve incelenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu iddialarının haksız ve hukuka aykırı olup, eldeki davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirkete öncelikle ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... E. Sayılı dosyası ile █████/2024 tarihinde takip başlatılmış olup, takibe hem yetki yönünden hem de söz konusu takip tarihi itibariyle müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığından borca tüm ferileriyle birlikte itiraz edildiğini, müvekkilinin itirazının haklı olup yasal süresi içerisinde davaya cevapları ve itirazları sunma zorunluluğu doğduğunu, eldeki davanın süresi içerisinde açılmadığından zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, borca itirazları üzerinden 1 yılı aşkın süre geçtiğini ve davacı tarafından 30.06.2025 tarihinde eldeki davanın ikame edildiğini, süresi içerisinde ikame edilmeyen eldeki davanın hak düşürücü süre dolmuş olduğundan ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğinin açık olduğunu, bundan başka davacının hukuki yararının da bulunması gerekmekte olup, korunmaya değer bir hukuki hakkının bulunması da gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu (muaccel hale gelmiş veya gelmemiş) bulunmadığını, davacının davaya konu icra takibini başlatmasında hukuki yararı bulunmadığını, buna rağmen davacı tarafın icra takibine istinaden vekalet ücreti, faiz ve dosya masraflarını talep ederek eldeki davayı haksız ve mesnetsiz şekilde ikame ettiğini, her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği dava dilekçesinde açık bir şekilde yer almadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının ikame etmiş olduğu davada kötüniyetli olduğundan aleyhine disiplin para cezası verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise tahkikat aşamasına geçilmesine karar verilmesi halinde mahkemenizce resen tespit edilecek nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı ile müvekkilinin müvekkilinin satın almış olduğu engel plastik enjeksiyon makinalarının .../..." adresine taşınması için anlaştığını, fakat davacının yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ederek, müvekkilinin oldukça yüklü tutarlara satın almış olduğu makinalara zarar verdiğini, işbu hususa ilişkin tazminat haklarının saklı olduğunu, bu durumun müvekkili tarafından şahitler huzurunda tanzim edilmiş tutanak ile de sabit olduğunu, nitekim taşıyan yükü teslim aldığı andan teslim edeceği ana kadar yükü aldığı muhafaza ve teslim etmek yükümlülüğü altında olduğunu, taşıyan bu yükümlülüğünü yerine getirirken alelade davranamamalı tedbirli bir taşıyanın göstereceği dikkat ve özeni göstermesi gerektiğini, kanun koyucu TTK m. 1061 hükmü ile konunun önemi gereği taşıyana objektif bir özen yükümlülüğü getirdiğini, bu yükümlülüğüne aykırı olarak davranış sergileyen taşıyana karşı ödemeden kaçınma hakkının kullanılmasının söz konusu olduğunu, nitekim davacının işi gereği gibi yerine getirmemiş olup, iş karşılığı ücrete de hak kazanmadığını, davacı tarafından kendi kusuru ile mala zarar verildiğinin kabul edildiğini, aksinin kabulü halinde müvekkilinin ücreti ödememesine binaen malın göndericiye geri teslim edilmesi gerektiğini, fakat davacı tarafından dava konusu malın müvekkiline hasarlı olarak da olsa teslim edildiğini, son halde alıcının ödeme yapmamış olması sebebiyle külfetine de kendisinin katlanacağını, 6102 sayılı TTK'nın Zıya veya hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumluluk başlıklı 875.maddesinde; taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğunun hükme bağlandığını, bu hususun madde gerekçesinde; "...Taşıyanın sorumluluğu taşınmak için eşyanın teslim alınmasından başlar ve teslimine kadar devam eder. Sorumluluk ziya ve hasar ile gecikmeyi kapsar. Ziya veya hasar eşyaya verilen zararı ifade ettiği için koruyamamadan doğan zararı da içerir. Ziya veya hasar eşyaya bağlı olduğu için sebep zararları dikkate alınmaz. Gecikme ise teslim süresine göre belirlenir. Ziya eşyanın yitmiş, yok olmuş olması halini ifade eder. Hasar ise eşyanın varlığını korumakla beraber zarara uğramasıdır." şeklinde ifade edildiğini, yine TTK'nın Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı başlıklı 886. maddesinde taşıma sırasında meydana gelen zarara, taşıyıcının kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edildiği takdirde taşıyıcının yasanın 879'uncu maddesinde öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağının düzenlendiğini, ... içtihatları ile de sabit olduğu üzere taşıyıcının zıya, hasar ve gecikmeden kaynaklanan sorumluluğunun hukuki niteliğinin bir kusursuz sorumluluk hali olduğunu, taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulabilmesi için ancak kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir somut olgunun varlığını ispat etmesi gerektiğini, bu noktada ispat yükünün tamamıyla taşıyıcıya ait olup gönderene herhangi bir külfet yüklenemediğini, taşıyıcının sorumluluğunun kusursuz bir sorumluluk hali olduğunun genel kabul gören bir görüş olduğunu, taşıyıcının yükü teslim aldığı sırada yükün ve ambalajın görünürdeki durumunu kontrol yükümlülüğü altında olup buna ilişkin çekincelerini gerekçeleriyle birlikte belirtmesi gerektiğini, göndereni bu konuda bilgilendirmesi gerektiğini, şayet taşıyıcının taşıma konusu eşyanın teslim tutanağına çekince koymamış ise yükün ve ambalajın görünüş itibarıyla iyi durumda olduğunun varsayılacağının genel kabul gördüğünü, sorumluluk hükümleri gereği davacı tarafın edimini ifa etmiş olduğu kabul edilemeyeceğinden davalı müvekkilinin ödemezlik def'ini ileri sürme hakkı bulunduğunu, bu bağlamda ödemezlik def'ini ileri süren müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir bedel ödeme yükümlülüğü bulunmamakta olup huzurdaki davanın reddi gerektiğini, arz ve izah edilen Mahkemece resen tespit edilecek nedenlerle; davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, HMK 329/2.maddesi uyarınca hiçbir hakkı olmadığı hâlde eldeki davayı açan davacı aleyhine disiplin para cezası hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takip dosyası, fatura, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır. Mahkememizce, ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine, █████/2024 tarihinde, fatura alacağından kaynaklı 20.880,00-TL asıl alacak, 2.857,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.737,70-TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin █████/2024 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça takibe itirazda yetki itirazında bulunulmuşsa da; davanın dayanağı icra takibinin para alacağına ilişkin olduğu, para borçlarında alacaklının ikametgahı İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili olduğundan davalının yetki itirazının İİK.50/1, ve BK 89/1 maddesine göre yerinde görülmemiştir. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda davacı tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi yönünden bilirkişinin █████/2026 tarihli raporunu, davalı tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi yönünden bilirkişinin █████/2026 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın taşıma sözleşmesi gereğince düzenlenen faturadan kaynaklı alacağa ilişkin olup, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.Davalı taraf, davacı tarafla olan ticari ilişkiyi kabul etmekle beraber, tarafların davalı tarafından satın alınan engel plastik enjeksiyon makinalarının .../..." adresine taşınması için anlaştıklarını, fakat davacının, yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ederek, makinalara zarar verdiğini, iş bu hususa ilişkin davalı tarafından şahitler huzurunda tanzim edilmiş tutanak ile de sabit olduğunu, taşıyıcının sorumluluk hükümleri gereği, davacı tarafın edimini ifa etmiş olduğu kabul edilemeyeceğinden ödemezlik def'ini ileri sürme hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, HMK 222 maddesinde, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılmaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılmaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. " hükmü gereği, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş taraf ticari defter kayıtlarının delil kabul edilip incelenmesinde, davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenen takibe konu fatura taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup, taraf ticari defter kayırlarına göre davacının davalı şirketten 20.880,00-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenmiş faturaya davalı tarafından herhangi bir itirazın dava dosyasında mevcut olmadığı, fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı,davalı tarafça ticari defterlerin aksine yazılı bir delil, ya da ödemeye ilişkin belge sunulmadığı, her ne kadar davalı tarafça, davacının taşma yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ederek makinalara zarar verdiğini, iş bu hususa ilişkin 03.10.2023 tarihli tutanak tutulduğu belirtilmişse de, dosya kapsamına göre, yükte meydana geldiği iddia edilen zarar yönünden taşıyanın sorumluluğu ve zararın yazılı delillerle ispat edilemediği, sonuç olarak takibe konu asıl alacağın sübut bulduğu kanaatine varılmış, davacı tarafından icra takip tarihinden önce alacağa yönelik davalıya usulüne uygun ihtarname gönderilerek davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden takip talebinde işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla; Mahkememizce dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile, takibin 20.880,00-TL asıl alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte devamına, işlemiş faize ilişkin istemin reddine karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına itirazının İPTALİ ile, takibin 20.880,00-TL asıl alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte DEVAMINA, işlemiş faize ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 4.176,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 1.426,31-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 810,91-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 20.880,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 1.318,30-TL harç, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 378,50-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 13.696,80-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 12.047,88-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A- 13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 3.166,60-TL'sinin davalıdan; 433,40-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 2.857,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!