Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, bankanın ticari kredi alacağının tahsili amacıyla müteselsil kefilin haksız itirazının iptali ve inkar tazminatı talebine ilişkin gerekçeli kararıdır.
Özet: Banka, asıl borçlunun ticari kredi sözleşmesi şartlarını ihlal etmesiyle muaccel hale gelen 38.510,19 TL tutarındaki borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine müteselsil kefil olan davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, borcun banka kayıtları ve bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, sözleşmedeki temerrüt faizi oranlarının yasalara uygun olduğunu ve zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması üzerine açılan bu itirazın iptali davasında, itirazın iptali ile birlikte %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili Banka tarafından; müşterilerinden dava dışı .... ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi lehine sözleşmeye istinaden Ticari Kredili Mevduat Hesabı, Şirket Kredi Kartı kredileri açılıp kullandırıldığını, davalı borçlunun ise müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını, borçlular tarafından kredi şartları ihlal edildiğinden kredi hesaplarının kat edilerek Kahramanmaraş 2. Noterliğinin █████/2019 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı/borçlulara 38.510,19 TL nakit kredi borcunun ödemesinin ihtar edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, borçlular tarafından kredi borcunun ödenmemiş olduğundan haklarında ihtiyati haciz kararı alındığını ve ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile infaz edilerek genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, söz konusu icra takibinin davalı/borçlu tarafından yapılan haksız itiraz ile durduğunu, davalı borçluların itirazları üzerine müvekkili bankanın davalılar uhdesinde mevcut haklı alacağının tahsilini teminen 6102 sayılı TTK m.5 ve 6325 sayılı HUAK m.18/A uyarınca ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu ve fakat davalı borçlunun görüşmelere katılmaması nedeni ile anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı borçluların itirazları ve iddiaları hukuki dayanaktan yoksun, yersiz ve mesnetsiz iddialar olup reddi gerektiğini, davalı borçluların takip kapsamında asıl alacağa, bu alacağa tatbiki talep olunan faiz oranına ve işlemiş faiz miktarına ilişkin itirazları takibi uzatmaya yönelik olup müvekkili bankanın bu yöndeki alacağının bilirkişi incelemesi ile ispata kavuşacağını, davalı borçlular tarafından tahsili talep olunan asıl alacağa ve bu alacağın fer’ilerine ilişkin olarak yapılan itirazların takibi uzatmaya yönelik olarak yapıldığını, hiçbir somut olgu ve iddia içermeyen yalnızca takibin sürüncemede bırakılmasına yönelik olduğu açık itirazların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin delil anlaşması niteliğinde olup; müvekkili Bankanın defter ve kayıtlarının kesin delil olacağının da davalı borçlular tarafından kabul edildiğini, buna göre müvekkili Bankanın defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacağın mevcudiyetinin sabit olacağını, talep edilen temerrüt faizi sözleşmeye ve Medeni Kanunun 2. maddesine uygun olduğunu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 22.maddesinin (eski 37.2.Maddesi) '' Müşteri, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan “Bankanın ...’na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran” üzerinden hesaplanacak oran olduğunu; Ödeyeceği bu faizlerin yanında fon, vergi, harç vb mevzuat veya sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer mali yükümlülüklerini, mevzuat değişikliği ile sonradan getirilecek her türlü vergi ve yükümlülüklerini, yasal takip giderleri, vekâlet ücreti ve sair her türlü mali külfetlerini de ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder. '' hükmüne amir olduğunu, müvekkili Bankaca kullandırılan kredilere uygulanacak faiz oranları mevzuat gereğince ...’na bildirilmekte olup hesabın kat edildiği tarihte yürürlükte olan faiz oranlarını gösteren ve ...’na bildirilmiş bulunduğunu, ...’nin alıntısı mevcut ilgili hükmünde her ne kadar temerrüt faiz oranı, bu faiz oranının %100' ü olacağının belirtilmiş ise de müvekkili Bankaca huzurdaki davaya konu icra takibi açısından taksitli ticari krediler için %45 ve Ticari Kredili Mevduat Hesabı Kredisi için %30,24 oranı uygulanmakta ve takip talebinin bu yönde düzenlendiğini, dolayısı ile gerek genel kredi sözleşmesi hükmü gerek ... Bankası’na bildirimleri gereğince Bankanın tespit ettiği kredi faiz oranı ve uygulamakta olduğu temerrüt faiz oranlarının yasal olduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve kötüniyetli olup, alacakları üzerinden %20’dan az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ve talep edildiğini, müvekkili Banka alacağının varlığı ve davalıların haksızlığı yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacağını, asıl amacının alacağın tahsilini geciktirmek olan davalıların nakit alacağımız üzerinden icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesinin gerekli olduğunu, açıklanan nedenlerle; davalı borçluların ... 10. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı borçluların nakit alacağımız üzerinden % 20’den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça her ne kadar 6102 sayılı TTK ve 6325 sayılı HUAK 18/A uyarınca ticari uyuşmazlıkta dava şartı arabuluculuk kapsamında Arabuluculuğa başvurulduğu fakat müvekkilinin görüşmelere katılmadığı gerekçesi ile anlaşma sağlanamadığı iddia edilmiş ise de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, 17.10.2019 tarihli arabuluculuk son tutanağında arabulucu Av.Mehlika Uçar tarafından '' ...Burcu Saraçoğlu'nun bildirilen telefon numarası ile arandığı ancak bu telefon numarasının kapalı olduğunun öğrenildiği, yine davet mektubunun bildirilen adrese gönderildiği ancak kargonun iade döndüğü, başvurucu tarafa durumun anlatıldığı, kendilerinin Burcu Saraçoğlu adına başkaca adres ve telefon numarası bilmediklerini beyan ettilleri'' şeklinde belirtildiğini, HUAK Yönetmeliği'nin 24. Maddesi 2.fıkrasında''(2) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini adliye arabuluculuk bürosuna verir. Adliye arabuluculuk bürosu, tarafların resmi kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, uyuşmazlık konusuyla sınırlı olmak üzere adliye arabuluculuk bürosu tarafından talep edilen iletişim bilgilerini vermekle yükümlüdür.'' hükmünün yer aldığını, yine HUAK Yönetmeliği'nin 24. Maddesi 3.fıkrasında ''(3) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya adliye arabuluculuk bürosu tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya tarafları ve varsa avukatlarını birlikte davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. Arabulucu taraflara ulaşamaması hâlinde, ulaşmak için hangi yolları denediğini ve hangi sebeplerle ulaşamadığını son tutanakta belirtir.'' hükmünün yer aldığını, anılan yönetmelik hükümlerine göre Adliye arabuluculuk bürosunun müvekkilinin mernis adresini tespit etme yetkisine sahip olduğunu, ancak ne başvurucunun ne de arabulucunun adres temini için bu yola başvurmadığını, bunun da ötesinde davaya konu icra dosyasına vekil olarak taraflarınca itiraz edilmiş olup bu hususun davacı tarafça bilindiğini, tüm iletişim bilgileri gerek vekaletnamede gerekse itiraz dilekçemizde bulunmasına rağmen ve kolaylıkla iletişim kurma imkanı mevcut iken davacı tarafın başkaca telefon ve adres bilmedikleri şeklindeki beyanının manidar olduğunu, HUAK Yönetmeliği 24/9 maddesinde ''Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Arabulucu tarafları ilk toplantıya her türlü iletişim aracıyla davet ettiğini belgelendirir. Arabulucunun düzenlediği belgeler geçerli mazeretin değerlendirilmesinde esas alınır.'' hükmünün yer aldığını, kanuna ve yönetmeliğe aykırı olarak yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan düzenlenen arabuluculuk tutanağı nedeni ile dava sonunda haklı çıkmaları halinde müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığından HUAK Yönetmeliği'nin 24/9 maddesinin müvekkili aleyhine uygulanmaması gerektiğini, açıkladıkları bu nedenlerle nihai kararda müvekkilinin geçerli mazereti nedeni ile arabuluculuk görüşmesine katılamamasının dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkili ile davacı banka arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin asıl borçlu ... ... Sigorta Aracılık Hizmetleri LTD.ŞTİ. ünvanlı şirket için sadece 04.08.2014 tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, ancak 28.03.2017 tarihinde şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, bu nedenle müvekkili şirketin hisselerini devrettiğini, kefillikten istifa ettiğini, bu tarihten itibaren şirketle ilgili hiçbir borcu kabul etmediğini ve bu tarihten itibaren kullanılacak hiçbir kredi sözleşmesinden sorumlu olmadığını ... 24.Noterliği’nin █████/2017 tarihli yevmiye numaralı ihtarı ile gerek muhatap bankaya gerekse diğer bankalara ihtaren bildirdiğini, davacı tarafça ... 2.Noterliği'nin █████/2019 tarih ve yevmiye numaralı ihtarı ile muaccel hale geldiği iddia edilen ve anılan ihtar ekinde ayrıntılı dökümü sunulan şirket kredi kartı ve Ticari Kredili Mevduat hesabı alacaklarından ayrıca buna dayanılarak başlatılan huzurdaki dava konusu icra takibi alacağından müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, asıl borçlunun müvekkilinin eski eşi ... olduğunu, kredi sözleşmesine kefil imzası gerekli olduğundan müvekkilinin eski eşinin baskısı sonucu sözleşmeye kefil sıfatı ile imza atmak zorunda bırakıldığını, müvekkilinin eski eşinin baskı ve zorlaması nedeni ile sadece bir tane genel kredi sözleşmesi imzalamış olup,müvekkilinin imzası bulunmayan ihtarname ekinde belirtilen şirketin kredi kartı ve Ticari Kredili Mevduat hesabı alacaklarından da sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, nitekim ...'ın kefilin sadece imzaladığı ve miktarı belirli olan,geri ödemesi yapılmamış genel kredi sözleşmelerinden sorumlu olacağı,bunun dışındaki kredi ve diğer borçlardan sözleşmede sorumluluğa ilişkin madde olsa dahi sorumlu olmayacağı yönünde karar verdiğini, ... 19.Hukuk Dairesinin 2012/ E.ve 2013/ karar sayılı 30.01.2013 tarihli kararında ''Davacı, davalı banka ile dava dışı M... arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalamıştır. Dava konusu borcun ise, davacının imzası bulunmayan kredi kartı ve tüketici kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı kefilin kefil olarak imzalamadığı sözleşmelerden doğan borçtan sorumlu tutulması doğru değildir. Her ne kadar mahkemece genel kredi sözleşmesinin 41.1 madde hükmüne dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de anılan sözleşme hükmü davacıyı, imzası bulunmayan sözleşmeler nedeniyle sorumluluk altına sokacak biçimde yorumlanamaz. Mahkemece, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. ''şeklinde hüküm kurulduğunu, diğer yandan talep edilen fahiş faiz miktarının da taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, borcu kabul etmemekle birlikte davacı tarafça keşide edilen ihtar ekinde sunulan hesap dökümlerinde şirket kredi kartı için belirtilen temerrüt faiz oranı yıllık %40,50, Ticari Kredili mevduat hesabı için belirtilen temerrüt faiz oranı %30,24 iken takip talebinde yıllık %45 oranındaki temerrüt faiz oranı uygulanmasının isteminin mümkün olmadığını, ayrıca borcu kabul etmemekle birlikte alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, arz edilen sebeplerle haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, genel kredi sözleşmesine kefalet nedenine dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibe vaki itirazın iptali istemine yöneliktir. ... 10. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı vekili tarafından davalı aleyhine, █████/2019 tarihinde,41.911,91-TL kredi, 16,80-TL ihtarname masrafı, 606,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 2.182,92-TL işlemiş faiz, 109,15-TL BSMV ve 123,90-TL ihtiyati haciz karar harcı olmak üzere toplam 44.950,68-TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin █████/2019 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;" 1-Davanın kısmen kabulü ile takibin davalının ... 10. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline,Takibin 37.882,58.-TL ana para, 2.182,92.-TL temerrüt faizi, 109,15.-TL BSMV, 16,80.-TL ihtarname masrafı, 606,00.-TL vekalet ücreti, 123,90.-TL karar harcı, toplam 40.921,35.-TL üzerinden devamına, Davaya takip konusu alacak likit olduğundan 40.921,35.-TL 'nin %20'si oranında 8.184,27.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair verilen █████/2020 tarih ve 2019/ Esas 2020/ Karar sayılı karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve 2021/ Esas 2024/ Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve 2021/ Esas 2024/ Karar sayılı ilamında özetle;" ... karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan mahkeme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, davacı vekilinin reddedilen miktara ve bu miktara bağlı fer'i hükme yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
2-Davalı istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme de; İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup bu bağlılık hem alacağın miktarı hem de alacağın kaynağı bakımından geçerli olup davanın takip çerçevesinde sunulan takip dayanağı doğrultusunda çözümlenmesi gerekir.Somut olayda; ... 10.İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı tarafından █████/2019 tarihli ihtarnameye konu 41.911,91 TL taksitli ticari kredi ve bu krediye bağlı fer'i alacaklar yönünden takip yapıldığı, takibin dayanağının söz konusu ihtarnameye konu ticari kredi alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, itirazın iptali davasına konu alacağın ihtarnameye konu ticari kredi alacağına yönelik olduğu gözetilerek davalının kefaletin kapsamına yönelik savunması üzerinde durularak toplanacak delillere göre sonuca gidilmesi gerekirken takip konusu olmayan █████/2019 tarihli ihtarnameye konu KMH ve kredi kartı alacağı dava konusu edilerek davaya özgü kural gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir." gerekçesi ile Mahkememiz kararını kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Mahkememizce istinaf karar ilamı doğrultusunda yeniden yargılama yapılarak, rapor düzenlenmek üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bu kapsamda █████/2024 tarihli rapor ile █████/2025 tarihli ve █████/2025 tarihli ek raporların düzenlendiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takibe konu borç, Taksitli Ticari Kredi borcuna ilişkin olup, dava dışı asıl borçlu .... ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ile davacı banka arasında imzalanan 04.08.2014 tarihli 750.000,00 TL. tutarlı Genel Kredi Sözleşmesine istinaden açılıp kullandırılmıştır. Sözleşmede davalı ... ile dava dışı ...’nun 750.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak kefalet imzası yer almaktadır. Davalı müteselsil kefil ...; ...Bankası ... Şubesi ’ne hitaben keşide ettiği ... 24. Noterliğinin 28.07.2017 tarihli yevmiye numaralı, kefaletinin kaldırılması konulu ihtarnamesinde, 28.03.2017 tarihinde şirketteki hisselerini devrettiğinden dolayı kefillikten vazgeçtiğini ve istifa ettiğini, bundan böyle adı geçen şirketle ilgili hiçbir borcu kabul etmediğini, kefilliğin kendisini bağlamadığını, bu tarihten sonra kullanacağı hiç bir krediden sorumlu olmayacağını ihtaren bildirmiş olup, ihtarname 01.08.2017 tarihinde ilgili şubeye tebliğ edilmişse de, davalının imzasının bulunduğu ... süresiz olup, TBK 598.md hükmü gereğince halen 10 yıllık kefalet sözleşmesinin kendiliğinden sona erme şartları oluşmadığı, davalının tek taraflı olarak kefalet sözleşmesinde istifa ettiği anlaşılmakla, müteselsil kefilin ortaklıktan ayrılmasının kefalet sorumluluğunu TBK 599. Madde hükmü gereğince ortadan kaldırmayacağı, ihtarnamenin tebliğ tarihten itibaren dava dışı asıl borçlu şirket ile yeni bir kredi sözleşmesi tesis edilmediği gibi, davanın dayanağı icra takibinekonu borç, davalının imzasının bulunduğu 04.08.2014 tarihli 750.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesine istinaden açılan Taksitli Ticari Krediden kaynaklanmakta olup, davalının sorumlu olduğu, buna göre alınan bilirkişi raporu ile borç kalemlerinin ; 41.672,69-TL asıl alacak, 2.031,55-TL işlemiş faiz, 101,58-TL BSMV, 16,80-TL ihtarname masrafı, 606,00-TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti ve 123,90-TL ihtiyati haciz karar harcı olmak üzere toplam 44.552,52-TL hesap edildiği, Mahkememizce önceki kararda reddedilen miktar yönünden verilen karar istinaf karar ilamı ile kesinleşmiş olup, buna göre takip talebi, bir önceki karar ve yapılan hesaplama dikkate alındığında, davalının 37.882,58-TL asıl alacak, 2.031,55-TL işlemiş faiz, 101,58-TL BSMV, 16,80-TL ihtarname masrafı, 606,00-TL iht. haciz vekalet ücreti, 123,90-TL iht. haciz karar harcı olmak üzere toplam 40.762,41-TL 'den sorumlu olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının ... 10. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin; 37.882,58-TL asıl alacak, 2.031,55-TL işlemiş faiz, 101,58-TL BSMV, 16,80-TL ihtarname masrafı, 606,00-TL iht. haciz vekalet ücreti, 123,90-TL iht. haciz karar harcı olmak üzere toplam 40.762,41-TL üzerinden; toplam borç tutarının; asıl alacak tutarına takip tarihinden ödeninceye kadar işletilecek %45 temerrüt faiz oranından faizi, faizin % 5 BSMV, icra harç ve masrafları ile vekâlet ücreti ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 7.576,51-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 2.784,48-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 542,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.241,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 40.762,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 593,70-TL harç, 6.450,00-TL bilirkişi ücreti ve 222,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 7.265,70-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 6.588,71-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A- 13 maddesi uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 1.197,00-TL'sinin davalıdan; 123,00-TL 'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 4.188,27-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!