Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu araçtaki hasar bedelinin kasko poliçesinden tazmini istemli davasında, sigorta şirketinin arabuluculuk ve görevsizlik itirazları ile bilirkişi incelemesi talepleri.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının 11.06.2023 tarihli trafik kazasında hasar gören aracının kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmasını talep ettiği bir tazminat davasına ilişkin olup; davacı, aracında oluşan hasarın ve yasal faizinin tahsilini talep ederken, davalı sigorta şirketi ise davanın usulden reddi için yetkisizlik, zamanaşımı, usulüne uygun arabuluculuk yapılmaması, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğu ve zorunlu başvuru eksikliği gibi çeşitli itirazlar ileri sürmekte, esasa ilişkin olarak ise hasarın teminat dışı olup olmadığı ile kusur ve zararın bilirkişi incelemesiyle tespitini istemektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.06.2023 tarihinde müvekkiline ait aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, davalı sigorta şirketinin müvekkiline ait aracın kasko poliçesini tanzim etmiş olup poliçenin kaza tarihini kapsadığını, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar zararının kasko poliçesini tanzim eden sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, bu amaçla sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak taraflarına olumlu olumsuz herhangi bir dönüş yapılmadığını, bunun üzerine arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak görüşme neticesinde anlaşmaya varılamadığını, her ne kadar başvuru formunda ve son tutanakta kaza tarihinin █████/2024 olarak yazılmışsa da kaza tarihinin kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere █████/2023 olduğunu, müvekkilinin aracında oluşan hasarın tahsili talebiyle ... Sigorta A.Ş.' ye başvuruda bulunmuşsa da ödeme yapılmadığını, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar zararının davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, █████/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar zararı bedelinin tahsili amacıyla huzurdaki davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL hasar bedelinin kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 11.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile Genişletilmiş Kasko poliçesi kapsamında sigortalı bulunan ... plakalı aracın maliki ...'in kazaya bağlı olarak oluştuğunu iddia ettiği hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından karşılanmasını talep ettiğini, ancak söz konusu talebin poliçe hükümleri ve yasal çerçeve kapsamında değerlendirildiğinde kabul edilebilir nitelikte olmadığını, bu nedenle huzurdaki davaya ilişkin yasal süresi içerisinde savunma ve itirazlarını sunma zorunluluğu doğduğunu, davacının hasar bedelinin belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, ticari davalar ve sigorta hukukundan doğan alacak talepleri bakımından arabuluculuğun zorunlu bir dava şartı olduğunu, davacı tarafından her ne kadar arabuluculuk sürecine başvurulduğu belirtilmişse de dava dilekçesi eklerinde tutanak bulunmadığını, arabuluculuk başvurusunun usulüne uygun olup olmadığı, tarafların tam katılım sağlayıp sağlamadığı, görüşme sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarının taraflarınca bilinmediğini, davacının arabuluculuk görüşmeleri sırasında eksik evrak veya belirsiz taleplerle müzakerelerin sonuçsuz kalmasına neden olmuş olabileceğini, ayrıca arabuluculuk sürecinin tamamlanmadan dava açılmış olması halinde davanın usulden reddi gerektiğini, bu nedenle arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği hususunun incelenmesini ve gerekli görülmesi halinde davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından işbu davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış olmakla birlikte mahkemenin görevsiz olup, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, eğer davacı hasar ihbarını süresinde yapmamış ya da zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açmışsa mahkemece resen dikkate alınması gereken zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılması gereken zorunlu başvurunun usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplamanın yapılması için söz konusu dosyada kusura ve zarara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, kusura ilişkin bilirkişi raporunun yanında ayrıca araçta oluşan ve davacı yanın talep etmiş olduğu maddi hasarın ve değer kaybı bedelinin miktarının objektif olarak tespiti adına da dava dosyasının ayrıca bir bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, meydana gelen zararın teminat dışı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 maddesine göre sigortanın konusunun başlığı altında kapsamının belirtildiğini, yine Genel Şartlar A.5.7 maddesi gereğince sigortalı araçta yağsızlık, susuzluk, donma, bakımsızlık nedeniyle oluşan hasarların da teminat dışı olduğunu, kasko sigorta sözleşmesinde aracın malikinin değişmesi hali genel şartlarda sigorta sözleşmesini kendiliğinden sona erdiren bir sebep olarak kabul edildiğini, bu hüküm TTK.nun 1303 maddesinde öngörülen sigortalı mal sahibinin değişikliğinin sigortanın yeni malikle devam edeceği kuralının aynı yasa hükmü uyarınca aksinin kararlaştırılmış halini oluşturduğunu, TTK’nun 1281/1 maddesi hükmüne göre harp ve isyan olayları dışında kalan her türlü rizikonun sigorta teminatı içinde olduğu belirlenmişse de, aynı maddenin 2.fıkrasında teminatın sözleşme ile sınırlandırılmasının mümkün olduğunun hükme bağlandığını, nitekim Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.6. maddesi ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya sigortalının birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması neticesinde meydana gelen zararların teminat dışında bırakıldığını, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.4. maddesi uyarınca poliçede gösterilen taşıtın Kara Yolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların da teminat dışı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu hasar bedeline ilişkin iskonto indirimi yapılmadan tazminat hesabı yapılmasının hukuka aykırı olacağını, Hazine Müsteşarlığı tarafından 15.09.2017 tarihli 2017/ sayılı Genelge ile 10.06.2016 tarihinde yayımlanan Muallak Tazminat Karşılığından Kaynaklanan Net Nakit Akışlarının İskonto Edilmesi Hakkındaki ... Sayılı Genelge’de değişiklik yapılarak sigorta şirketlerinin, sigortacılık mevzuatına göre hesapladığı ve ayırdığı muallak tazminat karşılığının oluşturacağı net nakit akışlarını Genel Sorumluluk ve Kara Araçları Sorumluluk branşlarında Genelge’de yer alan şartlara göre iskonto etmesinin zorunlu hale geldiğini, ilgili kanun hükmü uyarınca yerleşik içtihatlar gereği muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp tazminat hesabı yapılması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın dava konusu talebin giderildiğine dair faturaları ibraz etmemiş olduğundan kdv ödeme yükümlülüğü meydana gelmediğini, davalı müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkilinin temerrüdünün gerçekleşmediğini, işbu salt nedenle faize hükmedilemeyeceğini, aksi kanaatte ise müvekkili şirket aleyhine avans faizine hükmedilmesi başvuran taraf gerçek kişi olduğundan mümkün olmadığını, asla kabul anlamına gelememek kaydı ile müvekkili şirketin ancak poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, arz edilen ve Mahkemece resen dikkate alınacak sair nedenlerle fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:kaza tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, kasko sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... Merkezi kayıtları, ... CBS'nin 2023/ Soruşturma sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen zararın kasko sigorta poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde, █████/2023-█████/2024 vade tarihli, ... Numaralı, Kara Araçları Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi sigortası ile sigortalı olup, 11.06.2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu hasara uğradığı, sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu ödeme yapılmadığı görülmüştür. Mahkememizce, taraflarca dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava doyası ve celp edilen deliller kapsamında dosyanın bilirkişiye tevdi ile rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda █████/2025 tarihli raporun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçe ile dava değerini 64.238,59-TL'ye arttırdığı görülmüştür. Kasko Sigortası Genel Şartları A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.6102 sayılı TTK. 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarında sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.Yine 6102 sayılı TTK. 1446. maddesi uyarınca sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Bu değerlendirmeler ışığında somut olaya gelince; █████/2023 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı otomobili ile ... caddesi üzerinde ... kavşağı istikametine doğru yolun orta şeridi üzerinde seyrederken ... Stadı önüne geldiğinde kontrolsüz bir şekilde sol şeride doğru manevra yaptığı esnada aracının sol arka kısımları ile bahse konu yolun sol şeridi üzerinde seyretmekte olan ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobilin sağ ön çamurluk kısımlarına çarpmış bu çarpmanın etkisi ile duramayarak önünde seyretmekte olan ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarına çarpmış, bu esnada ilk çarpmış olduğu ... plaka sayılı araç savrularak arkasından gelmekte olan ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı arac ile çarpışıp durmaları neticesinde 4 araçlı maddi hasarlı zincirleme trafik kazası meydana geldiği, dosya kapsamına ve Mahkememizce benimsenen bilirkişi raporuna göre, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-B maddesini (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak),46/2-C maddesini (Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek) ve 81/1-D-2 (Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak ) maddelerini ihlali ile, kazasının meydana gelmesinde 1.dereceden (asli) (%100) kusurlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle, ... plakalı araçta, iskontosuz ve KDV hariç olarak 48.038,59 TL yedek parça tutarı, 16.200,00 TL işçilik tutarı olmak üzere toplam 64.238,59 TL olacağı tespit edilmiştir.Dava konusu aracın kaza sonucu hasara uğraması poliçe kapsamında teminat altına alınmış riskler kapsamında olup, her ne kadar Kara Araçları Kasko Genel Şartları A.5. ; "5.10.Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması" teminat dışında kalan zararlar kapsamında düzenlenmişse de, ... CBS'nin 2023/ Soruşturma sayılı dosyasında ...'in beyanında, "...█████/2023 tarihinde patronum ...'in kullanmış olduğu ... plakalı araç ile işten çıkarak eve doğru seyir halindeydik. Nasıl olduğunu bilmiyorum ama bir anda kaza yaptık. Bir tane aracın sağ taraftan üzerimize geldiğini hatırlıyorum. Biz de orta şeritten bu sebeple sola doğru kaçtık. Ondan sonra baya bir savrulduk. Savrulunca bize iki defa farklı araç çarptı. Ben kaza esnasında hiçbir yere vücudumu vurmadım. Fakat daha önce de kaza geçirdiğim için çok korktum ve kendimi fazla kastım. Kalp hastası olduğum için de çarpıntım başladı. 10-15 dakika gibi kaza yerinde polis ve ambulans bekledim. Belki daha fazla da olabilir. En son dayanamayacağımı söyledim. Tanımadığımız bir araç bizi hastaneye götürebileceğini söyledi ve patronum ile birlikte ... Devlet Hastanesi'ne gittik. Burada muayenem yapıldı. Doktor bana kendimi fazla kastığımı, psikolojik sıkıntım olduğunu söyledi. Tedavim yapıldıktan sonra taburcu oldum. Kaza sebebiyle kimseden şikayetim yoktur. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmekle, sigortalı sürücünün bu kapsamda tedavi ve yardım amaçlı sağılık kuruluşuna gittiği, bu bağlamda dosya kapsamına göre TTK 1409/2. maddesi hükmü gereğince sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında
kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediği, meydana gelen zarardan kasko sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, 6102 Sayılı TTK’nun 1427.maddesinde sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmekle, sigorta şirketine başvuru yapılmakla birlikte dosya kapsamından başvuru tarihi tespit edilemediğinden, arabuluculuk tarihi itibariyle temerrütün oluşacağı kanaati ile; Mahkememizce davanın kabulü ile, 64.238,59-TL tazminatın 04.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işe birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 64.238,59-TL tazminatın 04.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işe birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 4.388,13-TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olmak üzere alınan toplam 1.715,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.672,73-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 2.418,30-TL harç, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 301,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 9.719,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!