Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, eser sözleşmesinden kaynaklanan imalat bedeli, kar mahrumiyeti ve alacak talepli itirazın iptali davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı şirketle süregelen eser sözleşmesi ilişkisi çerçevesinde fikstür ve makine parçaları ürettiğini, ancak davalının mevcut ve yeni siparişlere ilişkin toplam 668.249,08 TL tutarındaki fatura alacağını ödemeyerek, üretimi tamamlanan ürünleri teslim almayı reddedip hurdaya ayırmasını talep ettiğini ve uzun vadeli çeklerle borcun tamamını karşılamayan bir ödeme teklifinde bulunduğunu belirterek, bu durum üzerine başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini ve Türk Borçlar Kanununun 470 ile 484. maddeleri uyarınca işin bedeli, işçilik, malzeme maliyetleri ve yoksun kalınan karının tahsilini talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında kurulan ticari iş ilişkisi kapsamında müvekkili şirketin fatura ve ücret karşılığında davalı şirkete 2022 yılından bu yana fikstür ve makine parçaları ürettiğini, bu hususun dilekçe ekinde sunmuş oldukları cari hesap ekstreleriyle de sabit olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği 01.01.2023 - 31.01.2024 tarihleri arasında davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 30 adet sipariş geçildiğini, bunun karşılığında ise müvekkili şirket tarafından 41 adet satış faturası düzenlendiğini, 01.01.2024 tarihi itibariyle müvekkili şirketin davalı şirketten 419.789,08.-TL fatura alacağı bulunmakta iken davalı şirket tarafından ve no.lu satın alma sipariş formları kapsamında yeni siparişler verilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından bakiye 419.789,08.-TL'nin talep edilmesi ve ödeme konusunda gecikme/düzensizlikler yaşayan davalı şirketin ise ödeme yapamayacağını bildirmesine karşın yine de müvekkili şirket tarafından basiretli bir tacirin yapacağı gibi ticari teamüllere uygun olarak ve no.lu satın alma sipariş formları kapsamında talep edilen ürünlerin üretimine başlandığını, bu hususun dilekçe ekinde sunmuş oldukları mail yazışmaları ile sabit olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete iletilen ve no.lu satın alma sipariş formları kapsamındaki ürünlerin üretimlerinin tamamlanması akabinde davalı şirkete kesilen, 12.01.2024 tarih, ... no.lu, KDV dahil 115.500,00.-TL tutarlı , 19.01.2024 tarih, ... no.lu, KDV dahil 52.500,00.-TL tutarlı, 31.01.2024 tarih, ... no.lu, KDV dahil 72.000,00.-TL tutarlı, 31.01.2024 tarih, ... no.lu, KDV dahil 8.460,00.-TL tutarlı 4 adet fatura ile birlikle 31.01.2024 tarihi itibariyle müvekkili şirketin davalı şirketten 668.249,08.-TL alacaklı hale geldiğini, davalı şirkete mail yolu ile ürünlerin üretiminin tamamlandığı, ödeme yapılması halinde sevkiyata başlanacağı belirtilmiş ise de davalı şirket tarafından ürünlerin teslim alınmayacağı ve hurdaya ayrılabileceği yönünde cevap verildiğini ve müvekkili şirkete 01.02.2024 tarihinde 200.000,00.-TL tutarlı 27.05.2024 vade tarihli 300.000,00.-TL tutarlı 28.06.2024 vade tarihli 100.000,00.-TL tutarlı 30.07.2024 vade tarihli olmak üzere toplamda 600.000,00.-TL tutarlı çekler verildiğini, ancak davalı tarafça çek yolu ile yapılan 600.000,00.-TL ödemenin müvekkili şirketin 668.249,08.-TL tutarlı fatura alacağı karşılanmadığı gibi müvekkili şirketin davalı tarafından verilen sipariş üzerine üretilen ancak teslim alınmayan ürünlerin üretim maliyetlerine de katlanmak zorunda bırakıldığını, çek ile yapılan ödemelerdeki vade tarihlerinin de uzun oluşu ülkemizde enflasyonist ortamın zirve yaptığı 2023 ve 2024 senelerinde müvekkili şirketin uğramış olduğu zararı kat be kart artırdığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında TBK Md.470 uyarınca kurulmuş olan ve 2022 yılından bu yana süre gelen ticari ilişkinin mevcut olduğunu, TBK Md.470'in " Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. " hükmünü içermekte olup, müvekkili şirketin eseri meydana getirme ve zamanında teslim, davalı şirketin ise üretilen eserin bedelini ödeme borcunun mevcut olduğunu, davaya konu olayda davalı şirket tarafından ve no.lu satın alma sipariş formları kapsamında müvekkili şirketten üretilmesi talep olunan ürünlerin zamanında üretilmesi ve teslime hazır hale getirilmesine karşın davalı şirketçe bedel ödemekten kaçınılarak haklı herhangi bir sebep gösterilmeksizin sözleşmeden dönüldüğünü ve sipariş üzerine davalı şirket için özel olarak üretilen ürünlerin hurdaya atılmasının talep olunduğunu, bu nedenle iş sahibi olan ve sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden davalı şirketin TBK Md.484 uyarınca, eserin yapılan kısmı kadar olan bedelini, işçilik ücretlerini, eserin maliyeti gibi bedelleri ödemesinin yanında müvekkili şirketin yoksun kaldığı karını da tazmin etmekle mükellef olduğunu, müvekkili şirketin fatura alacağının tahsili için davalı şirket aleyhine ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış ise de davalı şirket tarafından icra takibine haksız şekilde itirazda bulunularak icra takibinin durdurulmuş olup, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamaması üzerine Mahkeme huzurunda işbu itirazın iptali davası açılması zarureti doğduğunu, davalı şirket tarafından dava konusu fatura alacağından doğan sorumluluğu aşikar olmasına karşın aleyhine ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı herhangi bir haklı sebep gösterilmeksizin itiraz edilmiş olması, davalı şirketin kötü niyetini ortaya koyduğundan alacağın likit olduğu da nazara alınarak davalı şirket aleyhine % 20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmolunması gerektiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyasına karşı yapmış olduğu tüm haksız itirazlarının iptaline, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, %20 icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında makine parçaları üretimi konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkilince talep edilen parçaların davacı tarafça hazırlanıp, satımının yapıldığını, parçalar için ham maddelerin müvekkili şirketçe temin edildiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin akdedilmediğini, sürecin 2022 yılından beri elektronik posta yazışmaları ile devam ettiğini, davacının ücretini peşin olarak tahsil ettiği işi kararlaştırılan tarihte teslim etmediğini, temerrüde düştüğünü, müvekkili şirket ile davacı tarafın 26.12.2023 tarihinde görüşme yaptığını ve bu görüşme sonucunda şartlarda mutabık kalmaları nedeniyle 28.12.2023 tarihli sipariş formu ile bir takım parçaların üretimi için anlaşma sağlandığını, müvekkilinin 26.12.2023 tarihinde davacı firmaya toplam 600.000TL bedelli 3 adet çek ile ödeme yaptığını, davacı tarafça bu çeklerin teslim alındığını ve hiçbir itiraz edilmeden bizzat davacının ticari kayıtlarına işlendiğini, bu nedenle dava dilekçesinde çeklerin vadesine ilişkin beyanların gerçeği yansıtmadığını, bu çeklerin teslimine dair belgenin ekte olduğunu, ekte sunulu cari ekstreden de görüldüğü üzere müvekkili şirketin 26.12.2023 tarihi itibari ile davacı firmadan 180.210,92 TL alacaklı olduğunu, müvekkilinin siparişini vermiş olduğu ürünlerin ödemesini önden ve peşinen yaptığını, no.lu Sipariş formunda görüldüğü üzere müvekkilinin talep ettiği 60 parça için belirlenen teslim tarihinin 31.12.2023 olduğunu, ürünlerin teslim tarihlerinin kesin vade olacak şekilde kararlaştırıldığını, davacı tarafça teslim tarihine karşı hiçbir itirazın mevcut olmadığını, hatta dava dilekçesi ekinde sunulan e-posta ile siparişin herhangi bir itiraz olmadan kabul edildiğinin görüldüğünü, ancak ürünlerin teslime hazır olduğunun 31.01.2024 tarihinde bildirildiğini, müvekkillinin ürünlerin teslimi için tüm çabalarına rağmen davacı tarafın ürünleri taahhüt edilen tarihte teslim etmediğini, davacı tarafın kararlaştırılan kesin vadeye riayet etmeyerek temerrüde düştüğünü, karşı tarafın kötü niyetli şekilde peşin olarak parayı almış vefakat buna karşılık olarak belirlenen vadeye rağmen ürünleri kendi keyfiyetine göre istediği tarihte üretme ve teslim etme anlayışını benimsediğini, hem önden ve peşinen bedelini alıp hem de ürünleri vadesinde teslim etmeyen davacının hukuken korunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin parçalar için ödeme yapmış olmasına rağmen adeta davacı tarafın boyunduruğu altına girmiş gibi siparişlerin vadesinde üretimi ve teslimi için çırpındığını, davacının kötü niyetli olarak teslim etmediği ürünlerin bedelini talep ettiğini, davacı tarafın huzurdaki davada kötü niyetli olarak hak etmediği bir bedeli talep ettiğini, davacının takibe konu yapmış olduğu faturadaki parçaların müvekkiline teslim edilmediğini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre müvekkili şirketin sipariş etmiş olduğu parçaların ham maddesinide davacı tarafa gönderdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı tarafın yapması gereken tek şeyin zamanında parçaları üretip, müvekkili şirkete teslim etmek olduğunu, ancak detaylı şekilde izah edildiği üzere davacı şirketin vadesinde ürünleri teslim etmediğini, oysaki müvekkili şirket için siparişin teslim tarihinin büyük önem taşıdığını, zira müvekkilinin davacı firmadan parça siparişi oluştururken bunları kendi müşterileri ile yapmış olduğu sözleşmelere ve projelere göre şekillendirdiğini, parçaların tesliminde yaşanan her aksamanın müvekkili şirkete zarar olarak geri döndüğünü, nitekim davacının 31.12.2023 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiği parçaları 31.01.2024 tarihinde teslime hazır etmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını, kesin vadeye rağmen süresinde teslim edilmeyen ürünler nedeniyle müvekkili şirketin bahse konu parçaları kendi üretmek zorunda kaldığını, bu parçaların yapımı için tekrar ham madde tedarik ettiğini, davacı tarafa bedelini ödemiş olmasına rağmen tekrar aynı külfetlere katlanmak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, bu nedenle müvekkili şirketin davacının temerrüdü nedeniyle TBK 125 gereği yasal hakkını kullandığını ve vadesinden sonra tesliminin hiçbir önemi kalmayan ürünleri almayacağını bildirdiğini, taraflar arasında ürün teslimi için kesin vade olduğu için müvekkili tarafından TBK 124 uyarınca davacıya süre verilmesine de gerek olmadığını, tüm bu stresli ve maliyetli ticari süreç sonunda müvekkilinin davacı taraftan talep ettiği parçaları kendi ürettiği için davacı tarafça tanzim edilen diğer faturaları kabul etmeyerek iade faturası düzenlediğini, kısacası davacı tarafın müvekkiline teslim edilmeyen parçaların ücretini talep ettiğini, davacı tarafın carisinde müvekkilince düzenlenen iade faturalarının kayıtlı olmadığını, bu nedenle davacı tarafın alacaklı gözükmekteyse de bilirkişi incelemesi neticesinde davacının alacaklı olmadığının aksine müvekkili şirketin alacaklı olduğunun anlaşılacağını, bu nedenle takas ve mahsup taleplerinin olduğunu, kısacası müvekkilinin davacı şirket ile olan ticari ilişkisinde faydadan çok zor zarar ile karşılaştığını, bu zararlardan doğan talep haklarını saklı tuttuklarını, son olarak davacı tarafın taleplerinin zaman aşıma uğramış olup, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, izah olunan nedenlerle haksız davanın reddine, huzurdaki dava ve davaya dayanak icra takibinin davacı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun tesis edildiğinden %20 den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ile tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takip dosyası, sipariş formu, fatura, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır. Mahkememizce, ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine, █████/2024 tarihinde, fatura alacağından kaynaklı toplam 68.249,08-TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin █████/2024 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda █████/2025 tarihli raporun ve █████/2025 tarihli ek raporun düzenlendiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın ticari nitelikteki fikstür ve makine parçaları üretim sözleşmesi gereğince düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağına ilişkin olup, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.Davalı taraf davacı tarafla olan ticari ilişkiyi kabul etmekle beraber davacı tarafın ücretini peşin olarak tahsil ettiği işi kararlaştırılan tarihte teslim etmediğini, davacı tarafın teslim etmediği ürünlerin bedelini talep ettiğini, düzenlenen iade faturaları gereğince davacı taraftan alacaklı olduğunu, bu nedenle takas mahsup taleplerinin bulunduğunu belirerek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar tacir olup, ticari defterler ile alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, HMK 222 maddesinde, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılmaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılmaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. " hükmü gereği, taraf ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda; takip konusu 31.01.2024 tarih ... numaralı 8.460,00-TL bedelli ve 31.01.2024 tarih ... numaralı 72.000,00-TL bedelli fatura her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup, taraf ticari defterler kayıtlarına göre farkın davalı şirketin kayıtlarında gözüküp davacının kayıtlarında gözükmeyen 3 adet çek ile yapılan toplam 600.000,00 TL’lık ödeme ile davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen 31.01.2024 tarihli, ... numaralı 72.000,00 TL bedelli ve 31.01.2024 tarihli, ... numaralı 8.460,00 TL bedelli iade faturalarından kaynaklanmakta olduğu, 600.000,00-TL'lik ödeme davacı kabulünde olup, taraf ticari defterlerine göre uyuşmazlığın temelini davalı tarafından düzenlenen söz konusu iade faturaları oluşturmaktadır. Davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenmiş takibe konu faturalara davalı tarafından herhangi bir itirazın dava dosyasında mevcut olmadığı, fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafça söz konusu faturalara karşı düzenlenen iade faturaları davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp, söz konusu iade faturaları yönünden ispat yükü kendisinde olan davalının iade faturaları yönünden iddialarını yazılı bir delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamına göre, davacı şirket, 28.12.2023 tarihli ... no.lu satın alma sipariş formunda imal edilmesi talep olunan 60 adet makine parçasından 40 adedi 12.01.2024 tarih ve ... no.lu fatura kapsamında işlenerek davalı şirkete gönderildiği, İlgili fatura kapsamında imalatı sağlanarak davalı şirkete sevk edilen parçalar davalı tarafça kabul edilerek teslim alınmış, faturaya da herhangi bir itirazda bulunulmadığı, yine ... no.lu satın alma sipariş formunda imal edilmesi talep olunan makine parçalarından 10 adedi 19.01.2024 tarih ve ... no.lu fatura kapsamında işlenerek davalı şirkete gönderildiği, ilgili fatura kapsamında imalatı sağlanarak davalı şirkete sevk edilen parçalar davalı tarafça kabul edilerek teslim alınmış, faturaya da herhangi bir itirazda bulunulmadığı, son olarak, uyuşmazlık konusu olan ... no.lu satın alma sipariş formunda imal edilmesi talep olunan parçalardan kalan 10 adedi 31.01.2024 tarih ve ... no.lu fatura kapsamında, ... no.lu siparişten ayrı olarak bu kez, 31.01.2024 tarih ve ... no.lu satın alma sipariş formu ile imalatı talep olunan ve teslim tarihi 31.01.2024 tarihi olan 6 adet makine parçası ise 31.01.2024 ve ... no.lu fatura kapsamında işlenmiş, davalı şirkete 31.01.2024 tarihinde gönderilen yazışma ile, ödeme yapılması halinde parçaların sevkiyata çıkacağı bildirildiği, davalı tarafça ürünlerin alınmayacağı, hurdaya ayrılabileceğini belirtildiği görülmüştür. Davalı tarafça ... no.lu satın alma sipariş formunda belirlenen █████/2023 tarihli teslim tarihinin kesin vade niteliğinde olduğundan bahisle davacı şirketin teslimde temerrüde düştüğü ileri sürülmüşse de, takibe konu 31.01.2024 ve ... no.lu fatura kapsamında işin 31.01.2024 tarih ve ... no.lu satın alma sipariş formu ile imalatı talep olunan 6 adet makine parçasına konu olup, sipariş formunda teslim tarihinin 31.01.2024 tarihi olduğu, söz konusu sipariş formuna göre ürünlerin teslimatında gecikme olmadığı gibi,söz konusu ... no.lu satın alma sipariş formundaki teslim tarihinin hayatın olağan akışına aykırı olarak sipariş formunun düzenlendiği tarihle aynı gün olarak düzenlendiğinin görüldüğü, yine davalı şirket tarafından davacı şirkete 28.12.2023 tarihinde iletilen, toplamda 60 makine parçasının imalat talebini içeren ... no.lu satın alma sipariş formu akabinde cevap dilekçesi ekinde sunulan sevk irsaliyesi ile sabit olduğu üzere, davalı şirket tarafından davacı tarafa gönderilen ham maddenin 29.12.2023 tarihinde davacı şirkete teslim edilmiş olması, davacı tarafça ... no.lu satın alma sipariş formunda belirlenen uyuşmazlık konusu olmayan fatura bazında ürünlerin kısım kısım üretilerek davalı tarafa teslimine itirazının bulunmaması karşısında, 29.12.2023 tarihinde ve bu hacimde verilen bir siparişin,31.12.2023 tarihinde teslim edilmesinin beklenmesi hayatın olağan akışına aykırı olup ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığından davalı tarafın itirazları yerinde görülmediği, sonuç olarak davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturalar, davacı şirket tarafından, davalı şirketten yapılan tahsilatlara göre takibe konu alacağın sübut bulduğu kanaati ile, Mahkememizce dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kabulü ile, davalının ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile, takibin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte devamına karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına itirazının İPTALİ ile, takibin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte DEVAMINA,
2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 13.649,81-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 4.662,09-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 824,28-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.837,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 1.527,18-TL harç 3.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 71,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 5.098,18-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A- 13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!