Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince istinaf edilen, hizmet sözleşmesinden doğan alacak davasında yemin etmeme kaynaklı ilk derece mahkemesi kararının taraflarca itirazları.
Özet: Davacının, davalı firma ile katıldığı ve kazandığı bir ihale sonrası imzalanan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin bu belgede; davacı, işi tamamladığını ve kalan alacağının ödenmediğini iddia ederken, davalı taraf sözleşmenin feshedildiğini ve davacının haksız kazanç peşinde olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, davalı yetkilisinin yemin davetine mazeretsiz katılmaması nedeniyle davacının 25.000,00 TLlik alacak talebini kabul etmiş, bu karara karşı hem davacı alacak miktarının eksik hesaplandığını, hem de davalı yemin davetine katılamamasının mazeretli olduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : Alacak
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN :Taraf vekilleri
KARAR TARİHİ :█████/2026
KARAR YAZMA TARİHİ :█████/2026
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının alüminyum işi ile ilgilenen tamir, bakım, tadilat işleri yapan bir zanaatkar olduğunu, davacı ile davalı firma yetkisi ...’ın ...Bina Tadilat İşi ihalesine katılmak için bir araya geldiklerini, davacı ile davalı şirketin verdikleri teklif ile ihale işini aldıklarını, bunun üzerine taraflar arasında █████/2021 tarihli hizmet sözleşmesi imzaladıklarını, davalı taraf ile dışı ...Müdürlüğü arasında iş sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmenin █████/2021 tarihinde yürürlüğe girdiğini, davacının işin başlamasından bitirilmesine tüm aşamalardan birebir işin takibini yaptığını, iş için gerekli malzeme alımlarında davalı firma adına fatura düzenlettiğini, fatura - fiş bedellerinin 10.709,55 TL olduğunu, █████/2022 tarihinde iş teslimi yapıldığını, sonrasında davacı talebi ile davalı firma yetkilisi ...’ın bir araya gelerek işin teslimi adına yapılan giderlerde mutabık kalmak istediğini, aralarında var olan sözleşme gereği kalan tutarın ikiye bölüneceği ve tutarı netleştirmek istediğini belirttiğini, ancak davalı firma yetkilisi tarafından her defasında farklı hesaplamalar sunulduğunu, davacının davalı şirketten bakiye alacak tutarının bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 25.000,00.TL alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, iddiaların yerinde olmadığını, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, davacının iptal edilen bir sözleşme sunarak hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf tacir olmamakla birlikte davacının davalı tarafın firmasında çalışan SGK'lı olduğunu, █████/2021 tarihli sözleşmenin davacının yükümlülüklerine yerine getirmemiş olması sebebiyle taraflarca feshedildiğini, davacının dava dilekçesinde sunduğu el yazısı hesap tablolarının belge niteliği dahi taşımadığını, davacının buna rağmen haksız kazanç elde etmek amacıyla masraf adı atında para gönderdiğini iddia ettiğini, davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacının bina tadilat işine ilişkin herhangi bir harcama yapmadığını, tüm harcamaların davalı firma tarafından karşılandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin, █████/2024 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile davalı şirket yetkilisi ...'a muhtıralı yemin davetiyesi tebliğine rağmen, geçerli bir mazeret bildirmeyerek, duruşmaya gelmeyerek, yemin etmekten kaçınmış olduğundan, davacı dava dilekçesinde şimdilik 25.000,00 TL alacağını talep ettiğinden davanın kabulüne, 25.000,00.TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını ve fazlaya ilişin haklarını saklı tuttuklarını, 2021 yılının Kasım ayına kadar herhangi bir ticari faaliyeti olmadan kayıt dışı hizmet verdiklerini ve mal aldıklarını, buna ilişkin giderlerin de hesaplamaya dahil edilemeyeceğini, tanık ifadelerinin mahkemece dikkate alınmadığını, sigortalı olarak çalıştırılan davacının iş bulan, bağlayan, alınmasını sağlayan konumda olup bedenen de ekstra hizmet ve emek verdiğini, firmanın hizmet maliyeti, bir hizmet satın almasının söz konusu olmadığını, böyle bir kalemin de hesaplamaya dahil edilmesinin mümkün olmadığını, maaş ödemesi-işçilik ödemesi ve şantiye kasası açıklaması ile yapılan ödemelerin alacak tutarlarından mahsup edilemeyeceğini, bu ödemelerin şantiyeye ait yapılan gider ve masraflar için yapıldığını, ortaklığa ilişkin bir pay ödemesi olmadığını, alacak miktarının yanlış hesaplandığını ileri sürerek, dosyanın yeniden alacak miktarı hususunda incelenmek ve hüküm kurulmak üzere mahkemeye geri gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalının yemin edilecek duruşmaya gelmemesinin geçerli bir mazerete dayandığını, █████/2024 tarihli duruşmada davacıya yemin hakkının hatırlatıldığını ve yeni duruşma gününün █████/2024 gününe bırakılmasına karar verildiğini, Komisyon Listesinde Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakiminin, █████/2024 - █████/2024 tarihleri arasında senelik izinde olduğu bilgisine yer verildiğini, Mahkeme kaleminin aranarak hakimin izinli olduğu hususunun memur tarafından teyit edilmesi ve "mazeret dilekçesi sunun" şeklindeki yönlendirme nedeniyle dosyaya, █████/2024 tarihinde, hakimin izinli olması hususu sebep gösterilerek mazeret dilekçesi sunulduğunu ve durumun davalı şirket yetkilisi ...a bildirildiğini, Mahkemece mazeretin reddedildiğini, şirket yetkilisi ...'ın ise geçerli bir mazeret bildirmeden duruşmaya katılmayarak yemini eda etmekten kaçındığı yönünde hüküm verildiğini, kabul edilmeyen mazeret taleplerinin, haklı bir sebebe dayandığını, mazeretin reddine dair verilen kararın usul kurallarının ruhuna ve özüne uygun düşmediğini, davalının geçerli bir mazeret bildirmeden duruşmaya katılmayarak yemini eda etmekten kaçındığı kanaatine varılarak şirket aleyhinde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, iptal edilen bir sözleşme sunularak hak iddia edilmesinin de mümkün olmadığını, sözleşmenin feshi üzerine davacının, firmada işçi olarak SGK'lı olarak çalıştığını, davacının İdari Bina Tadilat İşine ilişkin herhangi bir harcama yapmadığını, alınan kök ve ek raporlar da; davacı tarafın 4.008,25 TL bakiye alacağının bulunduğunun belirtildiğini, davanın ise tümüyle kabul edildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık, eldeki davada adi ortaklığın tasfiyesi sonucunda davacının ortaklıktan kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, eğer var ise; miktarına ilişkindir.
Davacı ile davalı şirket temsilcisi ... arasında düzenlenen 23.11.2021 tarihli ... Ltd. Şti. kaşeli sözleşmede; ''... Tadilat işini ... Müh. Ltd. Şti. olarak aldığım işi ... anlaşmalı olarak beraber üstlenerek ortak yapacağız. ... ile yapmış olduğumuz sözleşmedeki KDV dahil olarak alacağımız, toplam meblağdan malzeme, işçilik, SGK, yemek, vergi vb. masraflar iş süresi boyunca oluşacak giderler toplam meblağdan düşüldükten sonra geriye kalan meblağ ortak pay edilecektir. ... sadece kendi adına oluşabilecek iş kazası ve yaralanma giderleri ve tazminatından kendisi sorumludur.'' hususlarının düzenlendiği, davalı ortak ile dava dışı iş sahibi arasında ortaklık konusu işe ilişkin olarak yapılan iş sözleşmesinin █████/2021 tarihinde yürürlüğe girdiği, ortaklık konusu iş bitirilerek iş sahibine teslim edilmesi sonucunda adi ortaklığın sona erdiği ve hak edişin davalı ortak tarafından tahsil edildiği, davacının sona eren bu ortaklık nedeni ile ortaklıktan alacağının bulunduğu iddiası ile eldeki davayı açtığı, davalının bu ortaklık ilişkisini kabul etmediği ve davacının yanında sigortalı işçi olarak çalışmış olup, davacıya gönderilen havale bedellerinin (açıklamada da yer aldığı üzere) davacının maaş ödemeleri olduğu savunmasında bulunduğu, davalı tarafından davacıya gönderilen █████/2022 ve █████/2022 tarihli ve toplam 28.000,00 TL tutarındaki havale belgelerinde "maaş ödemesi " açıklamasının yer aldığı dosya kapsamı ile sabittir.
Mahkemece görüşüne başvurulan İnşaat Mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar bilirkişileri 14.02.2024 tarihli raporlarında, "Mahkemenin 23.11.2021 tarihli dava konusu sözleşmenin ayakta olduğuna kanaat getirmesi durumunda, sözleşmenin adi şirket hükümlerini ihtiva ettiğini, yerinde inceleme sonrasında yapılan mali tespitler sonucunda davacı tarafın 4.008,25 TL bakiye alacağının bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığını" belirtmişler, █████/2024 tarihli ek raporlarında, kök raporda sunulmuş olan görüş ve kanaatlerinin değişmediğini ifade etmişlerdir.
Davacının yemin teklifi üzerine, davalı şirket vekili ve temsilcisine █████/2024 tarihli duruşmada hazır bulunmaları için ihtarlı davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekilinin, mahkeme hakiminin izinli olması nedeniyle mesleki mazeretli sayılmalarına yönelik mazeret dilekçesi ibraz ederek █████/2024 tarihli duruşmaya katılmadığı, söz konusu duruşmada davalı vekilinin mazeret dilekçesinin okunulması ile yetinilerek davalı şirket yetkilisinin hazır olup olmadığının tespit edilmediği anlaşılmakta olup bu haliyle davalı şirket yetkilisinin duruşmaya katılmadığı ve yeminden kaçındığı kabul edilemez. Bu nedenle, Mahkemenin, davalının yemin davetiyesine icabet etmediği yönündeki kabulü doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca; taraflar arasında yazılı olarak düzenlenen █████/2021 tarihli Sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve davacının bu sözleşme ile adi ortaklık ilişkisini kanıtladığının anlaşılması karşısında; Mahkemece taraflar arasındaki bu adi ortaklık sözleşmesi ve davacının talebi de dikkate alınarak, adi ortaklığın tasfiyesi neticesinde davacının ortaklıktan herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığının bilirkişi incelemesi ve gerektiğinde de son çare olarak yemin delili de dikkate alınarak belirlenmesinin ardından yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile (sair istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin) HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin, █████/2024 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-)Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-)Peşin alınan istinaf karar ve ilam harçlarının istek halinde taraflara iadesine,
4-) Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-)İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!