Ankara Bölge Adliye Mahkemesinden, yatırım amaçlı verilen paranın iadesi talepli itirazın iptali davasında zamanaşımı ve husumet iddialarının değerlendirildiği istinaf kararı.
Özet: Davacı tarafından bir şirkete yatırım amacıyla davalı şahsın hesabına gönderilen paranın iade edilmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davalı şirketi pasif husumet yokluğundan reddedip, davalı şahıs hakkında ise kısmen kabulle belirli bir miktar alacak ve icra inkar tazminatına hükmetmiş; bu karara karşı davalılar vekili, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmaması, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, tanıkların dinlenmemesi, paraların büyük kısmının iade edildiği ve şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmediği gibi çeşitli gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN :Davalılar vekili
KARAR TARİHİ :█████/2026
KARAR YAZMA TARİHİ :█████/2026
Mahkemece verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 2008 yılında yatırım amacıyla strerilizasyon konusunda araştırma yaparken ... aracılığıyla sterilizasyon işi yapan davalı ... ve eşi ... ile tanıştığını, süreç içerisinde davalı ... ve eşine duyduğu güven sonucunda davacı tarafından █████/2008 tarihinde "borç olarak gönderilen" açıklamasıyla 67.000,00 TL, █████/2008 tarihinde 25.000,00 TL ve █████/2008 tarihinde 50.000,00 TL davalı ...'in banka hesabına borç olarak gönderildiğini, davalı ... tarafından kurulacak olan ... ...Ltd. Şti'nde davacıya hisse teklif edildiğini, davacının bu şirket için kiralanacak işyerine masraf dahi yaptığını, kurulan davalı şirketten hisse verilmediği gibi, ödenen paranın da iade edilmediğini, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı takip dosyası ile borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu davalıların böyle bir borcumuz yoktur şeklinde itiraz ettiklerini, davacının yapacağı yatırımdan ve zaman içerisinde elde edeceği kârdan mahrum kaldığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde, icra takibine konu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının para gönderdiği tarihte ... .... Ltd. Şti isimli bir şirketin bulunmadığını, şirketin 2009 yılında kurulduğunu, şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davalı ve eşi ... ... ... isimli, 2011 yılında vefat eden dava dışı ...'a ait şahıs firmasında çalıştıklarını, davacının davalı ... hesabına gönderdiği parayı ...'a iletilmek üzere gönderdiğini, davalının da banka kanalı ile parayı ...'a gönderdiğini, hesap hareketleri incelendiğinde bu durumun anlaşılacağını, şirketin kurulmaması üzerine ... ve davalının eşi aracılığı ile paranın büyük kısmının iade edildiğini belirterek, davanın zamanaşımı ve davalı şirket yönünden husumetten ayrıca esastan reddine, kötü niyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, █████/2024 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı ... Ltd. Şti yönünden, davanın pasif husumet yokluğundan reddine, kötü niyet tazminat talebinin reddine, davalı ... yönünden, davanın kısmen kabulü ile Ankara 32 İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı icra takibine vaki itirazın kısmen iptali ile 67.000,00-TL asıl alacak ve 52.452,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.452,74-TL üzerinden aynı şartlarda devamına, İİK 67. Maddesi gereğince 23.890,54-TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 21.318,58-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalılar vekili istinaf dilekçesinde, zamanaşımı defi dikkate alınmaksızın karar verildiğini, şirket yönünden dava reddedilmesine karşın lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmediğini, kısmen kabul kararında 21.11.2023 tarihli bilirkişi raporu esas alındığını, rapora itirazların gözetilmediğini, bilirkişi raporunda sadece davacı tarafından davalı ...'a gönderilen miktarların tespitinin yapıldığını, tartışmalı olan hususun gelen paranın hangi amaçla davalının hesabına geldiği ve kim tarafından ne şekilde kullanıldığına ilişkin olduğunu, bu konuda bildirilen tanıkların dinlenilmediğini, dava konusu paraların davalı ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, davalının ...'a verdiği paraların büyük bir kısmını, davacı ve ...'ın kurmayı düşündüğü şirketin kurulmaması üzerine, ... ve davalının eşi vasıtasıyla davacıya iade ettirdiğini, davacı tarafın havale yapmış olduğu dekontlara herhangi bir açıklama dahi yazmadığını, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/ 29241 E. 2018/ 12294 K. sayılı kararının davanın haksızlığına delil olduğunu, davacıya yemin teklifi hatırlatılarak sonuca göre karar verilmesi yönündeki taleplerinin dikkate alınmadığını, dekontlara herhangi bir açıklama yazılmadığını, vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükünün davacıda olduğunu, dekontlarda başka amaçla havale yapıldığına ilişkin bir açıklama bulunmadığına göre ispat yükünün davacıda olduğunu, reddedilen miktar yönünden davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı temerrüde düşürülmediğinden, bu nedenle faize hükmedilmesinin de haksız olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasına her iki davalı yönünden de davanın reddine ve kötüniyet tazminatına ve reddedilen kısım için davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davada, ticari şirket kurulması amacıyla gönderilen borç paranın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmektedir.
Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin, █████/2021 tarih, ████████ E., ███████ K. sayılı “davalı ... LTD. ŞTİ. yönünden; davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile takip konusu asıl alacak olan toplam 252.693,84 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, davalı ... Ltd. Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T m.7/2 uyarınca hesap ve takdir olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, davalı ... yönünden; davanın kısmen kabulüne, 119.452,74 TL'lik asıl alacak (67.000,00 TL'lik asıl alacak ve işlemiş 52.452,74 TL yönünden) itirazın iptaline, bakiye kısım yönünden davanın reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatının kabulüyle 119.452,74 TL'lik asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'in kötü niyet tazminat talebinin reddine” ilişkin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin █████/2022 gün, ████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile "… Bu durumda, davanın ticari şirket kurulması amacıyla gönderilen borç paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olması nedeniyle uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesi gereğince ticari nitelikte olduğu anlaşıldığından ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir. Belirtilen nedenlerle, davanın ticari dava olması nedeniyle davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkemece; davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurularının (esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin) kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.3. maddesi gereğince kaldırılmasına” karar verilmiştir.
Ankara 32. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı vekili tarafından, borçlu davalılar aleyhine 67.000,00 TL asıl alacak, 52.452,74 TL işlemiş faiz, 25.000,00 TL asıl alacak, 19.528,77 TL işlemiş faiz, 50.000,00 TL asıl alacak, 38.712,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 252.693,84 TL alacak için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ... Ltd. Şti.’ne █████/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların █████/2017 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür.
Görüşüne başvurulan Nitelikli Hesaplama Bilirkişisi █████/2023 tarihli raporunda," Dava konusu icra takibine ilişkin olarak takip öncesinde davacı tarafından davalılara yapılan bir ihtaratın dava dosyasında görülemediğini, dava konusu Ankara 32.İcra Dairesi'nin 2017-16188 E sayılı takibiyle ilgili olarak; mahkemenin davacı takip alacaklısının sadece 24.11.2008 tarihinde 67.000,00 TL "borç olarak gönderilen" açıklaması yer alan havale tutarını ödeme tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte isteyebileceği kanaatinde olması halinde davacının; (67.000,00 TL Asıl Alacak+52.452,74 TL İşlemiş Yasal Faiz=)119.452,74TL toplam alacağı olduğunu, icra takip tarihinden itibaren yasal faiz (yıllık %9) talep edilebileceğini " belirtmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından davalı ... hesabına 24.11.2008 tarihinde yapılan 67.000,00 TL "borç olarak gönderilen" açıklamalı havale yönünden kanıtlama yükümlülüğünü davacı yerine getirmiştir.
İcra İflas Kanunu’nun 67/2 maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için talebin haksız olmasının yanında takibin kötü niyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir. Somut olayda davacı alacaklı, takip yapmakta haksız olsa da kötü niyetli olduğu ispat edilememiştir. Bu nedenle davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekilinin sair istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı HMK 323/1 maddesinde yargılama giderleri belirtilmiş, 323/1-ğ maddede vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama gideri olduğu, 326/2. maddede ise, davada taraflardan her birinin kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranında paylaştırılacağı düzenlenmiştir. Karar tarihine göre uygulanması gereken 04 Kasım 2025 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin; “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı” madde 13 – (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklindedir.
Dava değeri 252.693,84 TL olup 119.452,74-TL yönünden dava kısmen kabul edildiğinden 133.241,10 TL'lik kısmın reddine karar verilmiştir. Bu durumda reddedilen miktara göre vekille temsil edilen davalı ... yararına vekâlet ücreti takdir edilerek karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile ret yönünden davalı ... yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Diğer taraftan, 6098 sayılı TBK'nun 117. maddesi ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir.
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre; borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Bu durumda; davalı ... vekilinin 67.000,00 TL asıl alacağa itirazı haksız olduğundan, bu sebeple itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davalının icra takip tarihi öncesi temerrüde düşürülmemesi nedeni ile asıl alacak olan 67.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ile takibin asıl alacak üzerinden devamına ve davalının icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün anlaşılması karşısında asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi şeklinde karar verilmesi gerekirken, davanın Kısmen Kabulü ile Ankara 32 İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı icra takibine vaki itirazın kısmen iptali ile 67.000,00-TL asıl alacak ve 52.452,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.452,74-TL üzerinden aynı şartlarda devamına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak, bu yanılgıların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan " itirazın kısmen iptali ile 67.000,00-TL asıl alacak ve 52.452,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.452,74-TL üzerinden aynı şartlarda devamına, İİK 67. maddesi gereğince 23.890,54 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, " cümlesinin çıkartılarak yerine “itirazın asıl alacak yönünden kısmen iptali ile takibin asıl alacak miktarı olan 67.000,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine," İİK 67. maddesi gereğince 13.400,00-TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine," cümlesinin yazılmak ve yargılama giderleri aşağıdaki şekilde düzeltilmek suretiyle davalılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile hükmün düzeltilmesine HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince karar verilmiştir.
İnfazda duraksamaya yol açmamak için hükmün kesinleşen kısımlarına kararda aynen yer verilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-A) Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kısmen KABULÜNE,
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, █████/2024 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde düzeltilmesine,
-Davanın Kısmen Kabulü ile;
1-Davalı ... Ltd. Şti yönünden,
-Davanın pasif husumet yokluğundan Reddine,
-Kötü niyet tazminat talebinin Reddine,
2-Davalı ... yönünden,
- Davanın Kısmen Kabulü ile Ankara 32 İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı icra takibine vaki itirazın asıl alacak yönünden kısmen iptali ile takibin asıl alacak miktarı olan 67.000,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine,
-İİK 67. Maddesi gereğince 13.400,00-TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 4.576,77-TL olduğundan, peşin alınan 4.315,38-TL'nin mahsubu ile bakiye 261,39 TL'nin davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davanın reddedilen kısmı yönünden davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’a verilmesine, 6-Davalı ... Ltd. Şti kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Ltd. Şti’ne verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan 4.346,78‬-TL harcın davalı ... ... alınarak davacıya verilmesine,
8-3.241,30-TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.241,30-TL yargılama giderinin 1.000,00-TL'sinin davalı ... ... alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... ... tarafından yatırılan 100,00-TL posta ücretinin 70,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... ...'a verilmesine, geri kalan kısmının davalı ... ... üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
II)-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan harç ve masraflar yönünden;
1)-İstinaf başvurusu sırasında davalılardan alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalılara iadesine,
2)-İstinaf kanun yolu aşamasında davalılar tarafından yapılan 340,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nın 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!