Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, adi ortaklık halk otobüsü işletmesinden kaynaklanan kişisel borçlar nedeniyle oluşan kazanç kaybı ve maddi zarar alacak davasında istinaf talebinin incelenmesi.
Özet: Bu dava, davalının şahsi borçları nedeniyle ortak mülkiyetteki halk otobüsünün icra yoluyla bağlanarak işletilemez hale gelmesi sonucu davacının uğradığı kazanç kaybı ve maddi zararların tazmini talebiyle açılmış bir alacak davasıdır; ilk derece mahkemesinin ret kararına karşı davacı, mahkemenin borcun şahsiliği ilkesini ve bilirkişi raporlarını göz ardı ettiğini, davalının eylemlerinin ortaklığı zarara uğrattığını iddia ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ E.- ████████ K. DAVANIN KONUSU : AlacakİSTİNAF TALEBİNDEBULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2026 Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalının ... plakalı halk otobüsünün hissedarları olduğunu, aracın %20 hissesinin ...'e, %30 hissesinin ...'e ve %50 hissesinin davalıya ait bulunduğunu, büyük hissedar olması nedeniyle aracın işletilmesi ve resmi işlemlerinin davalı tarafından yürütüldüğünü, ancak davalının şahsi borçları nedeniyle aracın █████/2021 tarihinde icra marifetiyle otoparka çekildiğini, yaklaşık üç ay otoparkta kaldıktan sonra yeniden çalışmaya başlasa da sonraki süreçte davalının tutumu nedeniyle düzenli olarak işletilemediğini, zaman zaman faaliyette bulunamadığını, bu nedenle ticari gelir kaybı yaşandığını, aracın çalıştırılamaması nedeniyle ticari kazançtan mahrum kalındığını, ... Büyükşehir Belediyesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanan destek ödemelerinden yararlanılamadığını, ayrıca bakım, onarım ve çeşitli giderlerin arttığını, ortak mülkiyete konu aracın davalının şahsi borçları nedeniyle atıl durumda kaldığını ve davalının zararların giderileceğine ilişkin beyanlarına rağmen gerekli işlemleri yapmadığını belirterek, aracın çalıştırılamaması nedeniyle uğranılan kazanç kaybı ile diğer maddi zararların ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekesinde, davanın dayanaksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, ... Büyükşehir Belediyesi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve ortak hesap hareketlerinin incelenmesi halinde iddiaların doğrulanamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf talebinde, dava konusu aracın davalının şahsi borçları nedeniyle yediemin otoparkına çekildiğinin taraflar arasında çekişmesiz olduğunu, mahkemenin davacının, davalının borçlarını ödeyerek aracı otoparktan çıkarması gerektiği yönündeki değerlendirmesinin borcun şahsiliği ilkesine ve hukuka aykırı bulunduğunu, ayrıca dosyadaki bilirkişi raporlarında aracın uzun süre otoparkta kalması nedeniyle çalışamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, bu nedenle davacı borçlarını ödese dahi aracın kullanılamaz durumda olduğunu, mahkemenin bilirkişi raporlarını değerlendirmeden hüküm kurduğunu, davacının tek gelir kaynağının dava konusu halk otobüsü olduğunu, ekonomik durumunun davalının borçlarını ödemeye elverişli olmadığını, buna rağmen mahkemece bu yönde değerlendirme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca dosyada alınan iki bilirkişi raporunun da davacının zararının davalının borçları nedeniyle oluştuğunu ortaya koyduğunu, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE :Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 vd. madde hükmüne göre adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere birleştirmeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanır. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa katılım payları, ortaklığın amacının gerektirdiği önem ve nitelikte ve birbirine eşit olmak zorundadır.Ortaklar aksini kararlaştırmadıkları sürece, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir. Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı ifade eder. Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir.Türk Borçlar Kanunu'nun 624. maddesi uyarınca, adi ortaklığın kararları, ortakların çoğunluğu ile alınması yönünde bir anlaşma yapılmadığı sürece, tüm ortakların oybirliği ile alınır.Kural olarak, TBK'da aksine bir anlaşma olmadığı sürece tüm ortakların yönetim ve temsil hakları olduğu düzenlenmiştir. Ortaklar yönetim ve temsil yetkilerini bir veya daha fazla sayıda ortağa veya üçüncü bir kişiye devredebilirler. TBK'nun 625. maddesi uyarınca yönetime yetkili ortaklardan her biri, diğerleri katılmaksızın işlem yapabilir. Ancak, yönetime yetkili her ortak, tamamlanmasından önce işleme itiraz ederek, işlemin yapılmasını engelleyebilir.TBK'nun 627. maddesi uyarınca, ortakların, ortaklık işleri için yaptığı giderlerden veya üstlendiği borçlardan dolayı diğer ortaklar, ilgili ortağa karşı sorumlu olurlar. Yine bu ortağın, yönetim işleri yüzünden uğradığı doğrudan zararlar ile ortaklığın yönetiminden kaynaklanan tehlikeler sonucunda doğan zararlar, diğer ortaklar tarafından giderilmelidir.TBK'nun 628. maddesindeki özen borcu uyarınca, her ortak, ortaklık işlerinde kendi işi ile aynı ölçüde çaba ve özen göstermekle yükümlüdür. Ortaklar, diğerlerine karşı, kendi kusuruyla verdiği zararları gidermekle yükümlüdür. Yine, aynı yasa 628/2. madde hükmü gereğince ortaklık işlerini ücret karşılığı yürüten ortak vekâlet hükümleri çerçevesinde vekil sıfatı ile sorumludur. Somut olayda; tarafların ve dava dışı ...'in ... plakalı halk otobüsünün hissedarı oldukları, aracın işletilmesi ile elde edilecek karın paylaşılması konusunda ortaklılarının bulunduğu, davalının kişisel borçları nedeniyle araca haciz konulduğu ve yediemin otoparkına çekildiği, bu dönemde de aracın çalıştırılamadığı bu şekilde davalının, TBK'nun 628. maddesindeki özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davalının borcu nedeniyle aracın yediemin otoparkına çekildiği tarihten, davalının borcunu ödeyerek araç üzerindeki haczi kaldırdığı tarihe kadar olan dönem yönünden, davacının gelir kaybını talep edebileceği dikkate alınmadan, hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak (sair istinaf talepleri şimdilik incelenmeksizin) davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-)Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ E.- ████████ K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-)Dosyanın yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 4-)Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde başvurana iadesine, 5-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip