İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden kırtasiye sektöründe tanınmış bir markanın tescilli benzerinin hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzü davasında ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Kırtasiye sektöründe faaliyet gösteren tanınmış bir markanın (...) sahibi davacının, davalının tescil ettiği ve aynı ibareyi içeren markanın hükümsüzlüğünü ve marka hakkına tecavüzün tespitini talep ettiği bu davada; davalı, tescilinin geçerli olduğunu ve markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunsa da, ilk derece mahkemesi, her iki markanın aynı ürün grubunda tescilli olması ve ... ibaresinin birebir benzerliği nedeniyle tüketicilerde karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davalının markasının hükümsüzlüğüne ve marka hakkına tecavüzün tespitine hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2024
NUMARASI: ████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın kırtasiye sektöründe yaklaşık 40 yıldır faaliyet gösteren, yurt içi ve yurt dışında tanınan, sektöründe lider konumunda bulunan bir firma olduğunu, yıllardır süren reklam, tanıtım ve başarılı hizmetleri sayesinde sektörde en çok tercih edilen ve aranan bir konumda bulunduğunu, davalı tarafın müvekkili firma adına tescilli ... ibaresini, birebir aynı yazılış ve renklendirme şekli ile iltibas oluşturacak düzeyde benzer bir şekilde haksız olarak kullanarak marka hakkına tecavüz ettiği gibi TTK'nın haksız rekabet hükümlerini de ihlal ettiğini, Davalı tarafın müvekkil firma ile aynı ürün grubuna yönelik satış yapmakta olduğunu, markalarının haksız olarak kullanarak kendisine ticari fayda sağlamaya çalışan firmanın ... hesabı da bulunduğunu, firmalarına sanal ortamda yapılan aramalarla ilgili çok sayıda şikayet geldiğini, birçok müşterilerinin internet arama motoruna ... yazarak yaptığı aramalarda, davalıya ait siteyi ziyaret ettiği ve firmaları olduğunu zannederek bu firmayı arayıp sipariş geçtiğini öğrendiklerini, özellikle firmalarının ürün kalitesini ve başarısını bildiği için adlarını duymuş fakat daha önce firmalarıyla ticari ilişkiye girmemiş birçok müşterinin, firmalarına ulaşmak isterken isimlerini taklit eden davalı firmayı aradığı ve bu internet sitesinin karışıklığa neden olduğu ve bunun düzeltilmesi yönünde yoğun taleplerin olduğunu, Davalı firmanın müvekkil şirketten marka değerinden haksız bir şekilde faydalanarak iş yapmaya çalıştığını,müvekkili davacının gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yaptığı yatırım ve tanıtım çalışmaları neticesinde ... markası tüketicileri nezdinde tanınır ve tercih edilir hale geldiğini, Davalı firmanın ise müvekkilinin sektöründe edinmiş olduğu bu haklı ünden faydalanmak için çaba gösterdiğini, Davalı firmanın 05.11.2021 tarih ve ... tescil numaralı ... ibareli bir marka müracaatı gerçekleştirip müvekkilinin dikkatinden kaçarak tescil edildiğini ama bu iki markanın tamamen aynı olduğunu beyan ederek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve marka hakkına tecavüzün tespitine men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ... markasını 05.11.2021 tarihinde ... tescil numarası ile müracaatını, 03.06.2022 tarihinde ise tescilini gerçekleştirdiğini, tescil tarihi itibari ile 35.sınıfa göre markanın kullanılmasında hukuka aykırı bir eylem söz konusu olmadığını, müvekkilinin başvurduğu markanın da şekilsel olarak davacı tarafın markası ile bir benzerliği bulunmadığını, şayet davacı tarafın markası dava dilekçesinde iddia ettiği gibi tanınmış ve değeri olan bir marka ise söz konusu tescilin de gözden kaçmaması gerektiğini, tescilin gözden kaçırılması gibi bir savunma da bu kadar önemli olduğu söylenen bir marka için hayatın olağan akışına aykırılık ettiğini, müvekkilinin söz konusu markayı davacı taraftan daha önce bir tarihte başvurduğunu ve kanunen tescil tarihi önce olanın yasal haklarının korunduğunu, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği instagram hesabının müvekkiline ait olmadığını, söz konusu satışları gerçekleştiren firmanın da müvekkili firma olmadığını beyan ederek davacı tarafın markası ile gerek unvan gerekse de logo, amblem, tabela, kartvizit olarak hiçbir benzerliği olmadığı halde müvekkil firma hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak açılan kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla;" Somut olaya dönüldüğünde, Davacı adına tescilli 17.12.2009 başvuru tarihli ... nolu markasında ve diğer tescilli markalarında “.... ...” ibaresinin ön planda olduğu, bu ibarenin davalı tarafından kullanılan ibareli markada aynı şekilde bulunduğu, her iki markanın da “Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler” başlıklarında tescilli olduklarından dolayı karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olduğu tespit edildiğinden tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme suretiyle karıştırılma ihtimalinin bulunduğu" gerekçesi ile,
1-Davanın KABULÜ İLE, Davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2-Davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile, bu tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalı tarafından tecavüze sebebiyet veren ürünlerin etiket, katalog, broşür, tabela, kartvizit ve her türlü görsel ürün vs. belgelerin, ürün üretiminde kullanılan makineler, aletler ve teknik araçların toplatılmasına ve kararın kesinleşmesini müteakip imhasına, hükümsüzlüğüne karar verilen markaları internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının durdurulmasına ve önlenmesine, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... ... markası için 05.11.2021 tarihinde yaptığı başvurunun 03.06.2022 tarihinde tescil edildiğini belirterek yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tescil edilen 35. sınıf kapsamında markanın kullanılmasının hukuka aykırı olmadığını ve markalar arasında şekilsel bir benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın markasının iddia edildiği gibi tanınmış olması durumunda tescilin gözden kaçmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve müvekkilinin başvuru tarihinin daha önce olması sebebiyle yasal haklarının korunması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen Instagram hesabının ve satışların müvekkiline ait olmadığını, davanın kötü niyetli olduğunu beyan ettiğini, tescil sürecinde davacı tarafından bir itiraz yapılmadığını ve işlemlerin 6769 sayılı SMK hükümlerine uygun yürütüldüğünü, bilirkişi raporunun müvekkil markasının davacının tanınmışlığından yararlandığı yönündeki tespitlerine karşı çıkarak markaların farklı sınıflarda olduğunu ve müvekkilinin 35. sınıfta hiçbir satış yapmayıp sadece hijyenik maske satan bir e-ticaret firması olduğunu, kırtasiye ve sanat malzemeleri alanında faaliyet göstermediğini ve ekonomik bir yarar sağlamadığını, ortalama tüketicinin makul ölçüde bilgili ve dikkatli olduğu göz önüne alındığında markaların karıştırılmayacağını ve davacı markasındaki kurbağa logosunun ayırt edici olduğunu belirterek yerel mahkeme kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu, davalının eylemlerinin davacı adına tescilli markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi ile davalı adına kayıtlı, ... tescil numaralı ... ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasıdır.
Mahkemece █████/2023 tarihli ara kararı ile TPMK aleyhine açılan talep ve davanın dosyadan tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
TPMK kaydına göre, Davacı ... .....Şti. adına 24.11.2014 başvuru tarihli, ....tescil nolu; 12.04.2021 başvuru tarihli, ... tescil nolu , 19.12.2019 başvuru tarihli, ...tescil nolu, a 11.12.2018 başvuru tarihli, ...tescil nolu, 17.12.2009 başvuru tarihli, ... tescil nolu 23.12.2005 başvuru tarihli, ... tescil nolu "..." "şekil ve ibareli markaların tescilli olduğu; Davalı ... adına 05.11.2021 başvuru tarihli, ... tescil nolu “... ” markasının Nice 35. sınıfa tescilli olduğu görülmüştür.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
█████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davacı adına tescilli 17.12.2009 başvuru tarihli ... nolu ... ... şekil markasında ve diğer tescilli markalarında “... ...” ibaresinin ön planda olduğu, bu ibarenin davalı tarafından kullanılan ibareli markada aynı şekilde bulunduğu, her iki markanın da “Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler ” başlıklarında tescilli olduklarından dolayı karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olduğu tespit edildiğinden tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme suretiyle karıştırılma ihtimalini mevcut olduğu davalı kullanımının SMK madde29 uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturduğu, Davalıya ait ... ... marka ile davacıya ait ... tescil numaralı ... şekil markasında ve diğer tescilli davacı markalarında “... ...” kelime unsurunun ön planda olduğu, davalı tarafın tescil ettirdiği markada bu kelime unsurlarını aynen kullandığı, şekil ibaresinin de benzerlik taşıdığı, bu durumun tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme suretiyle karıştırılma ihtimalini doğurduğu, her iki markanın hitap ettiği nihai tüketici nezdinde yanlış anlamaya sebebiyet verebileceği, davacının verdiği lisansla veya izinle faaliyet gösterdiği veya aralarında iş ilişkisi olduğu kanısının oluşabileceği, bu karıştırılma ihtimali nedeniyle SMK 6/1 ve 25/1 m maddesi gereğince davacı tarafın, davalıya ait ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğünü talep edilebileceği"belirtilmiştir.
Markaya tecavüz yönünden yapılan incelemede; davacı tarafından, davalı tarafın müvekkili firma adına tescilli ... ibaresini, birebir aynı yazılış ve renklendirme şekli ile iltibas oluşturacak düzeyde benzer bir şekilde haksız olarak kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini belirterek markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesini talep ve dava ettiği, Davalı tarafın markası ile Davacı tarafın markasında aynen bulunan siyah zemin üzerine yazılmış ... renkte “...” ile sırası ile ....... renkte yazılmış “...” yazısından oluşan marka olduğu, kelime unsurları yönünden de her iki markanın aynı ibareleri taşıdığı, davacı tarafın markası nice 02, 07, 08, 09, 21, 25, 38 sınıflarına tescili olup her ne kadar davalı tarafın markası .... sınıfta tescilli olsa da “Kırtasiye, büro, eğitim- öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler” olduğu, sınıflar arasında benzerlik bulunduğu, davalı tarafın marka kullanımının daha önce tescil edilmiş davacı tarafın markalarındaki kelime unsuru birebir aynı şekilde olduğundan ve tescilli sınıflarında benzerlik bulunduğundan ötürü tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme suretiyle karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davalının eyleminin, SMK madde 29 uyarınca marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Markaya hükümsüzlük davası yönünden yapılan incelemede; davacı tarafından davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş ise de, karar tarihinden sonra dava konusu markanın davacı adına devredilerek, tescil edildiği TPMK kaydından görülmekle, markanın hükümsüzlüğü davasının konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir.Bu itibarla gerekçeli kararda marka görsellerine yer verilmesinin de usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davalı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Markanın hükümsüzlüğü davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ve Davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile, bu tecavüzün önlenmesine ve markanın hükümsüzlüğü davası yönünden HMK 331 maddeye göre dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre mahkeme masrafının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
2- ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ..../███████ tarih, 2022/.... E., 2024/.. K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-Markanın hükümsüzlüğü davası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Davalı kullanımlarının davacıya ait Marka Hakkına Tecavüz Teşkil Ettiğinin Tespiti ile, bu tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalı tarafından tecavüze sebebiyet veren ürünlerin etiket, katalog, broşür, tabela, kartvizit ve her türlü görsel ürün vs. belgelerin, ürün üretiminde kullanılan makineler, aletler ve teknik araçların toplatılmasına ve kararın kesinleşmesini müteakip imhasına,
5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile 651,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 6.750,00 TL bilirkişi ücreti, 327,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 7.249,9 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-Markaya tecavüz davası yönünden, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 25.500,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/d-Markanın hükümsüzlüğü davası yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
6/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 180,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.349,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!