İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, kredi sözleşmesinden doğan alacak için Manisa Asliye Ticaret Mahkemesince kısmen reddedilen ihtiyati haciz talebinin istinaf incelemesi.
Özet: Bir bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla hem asıl borçlu şirket hem de müteselsil kefil hakkında talep ettiği ihtiyati haciz başvurusunda, ilk derece mahkemesi borçlu şirkete ihtarname tebliğ edilemediği gerekçesiyle şirket yönünden talebi reddederken, kefil yönünden belirli bir teminat karşılığında kabul etmiş; bunun üzerine alacaklı banka, ihtarnamelerin usulüne uygun olarak gönderildiği ve borçluların mal kaçırma riski bulunduğu iddialarıyla, şirket hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ███████ Esas - ███████ KararDAVANIN KONUSU : İhtiyati HacizTALEP TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih ███████ D.iş ███████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili bankanın .. Şubesi ile borçlu....A.Ş. arasında kredi sözleşmesi düzenlendiğini, ...'nın bu sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi sebebiyle, borçluya ve müteselsil kefile 04.06.2024 tarihli ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye konu 369.935,89 TL alacağın ödenmediğini, borçluların malvarlıklarını kaçırmakta oldukları ve piyasaya yüklü miktarda borçlu bulunduklarını iddia ederek, borçlunun ve kefilin menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kefil ... yönünden 369.935,89 TL borcun ödendiğine veya rehin ile temin edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, kefil ... bakımından bu miktar üzerinden ihtiyati haciz talebinin yerinde olduğu, asıl borçlu ... ...A.Ş. yönünden ise ihtarların kefile tebliğe çıkartıldığı fakat tebliğlerin iade döndüğü, bu nedenle asıl borçlu şirket yönünden talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle talebin kısmen kabulü ile, İİK 259/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebi olan 369.935,89 TL'nin %15'i tutarında olmak üzere 55.490,38 TL tutarında nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya aynı bedelde kesin ve süresiz banka teminat mektubunun sunulması halinde, İİK.nun 257/1 maddesi gereğince 369.935,89 TL alacak bakımından borçlu kefil ... yönünden borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, .... A.Ş. hakkındaki talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekili, müvekkili bankanın ... Şubesi ile borçlu .... A.Ş. ve müşterek borçlu müşterek müteselsil kefil sıfatıyla ... arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle, borçluya ve müteselsil kefile 369.935,89 TL 04.06.2024 tarihli ihtarname keşide edildiğini, borçlu şirkete KÇS'de yer alan bilinen adresine ihtarname keşide edildiğini, müvekkili bankaca kefilin bilinen adresine ve borçlu şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde kayıtlı adresine ihtar gönderildiğini, ihtiyati haczin şartlarının sağlandığını, borçlu ... ...A.Ş. yönünden de ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olarak ihtiyati hacize istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin kefil yönünden kabulüne, asıl borçlu şirket yönünden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.İhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD █████/2019 tarih ve █████████ E. - █████████ K). Türk Borçlar Kanunu'nun 586/1 maddesi gereğince kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Bu çerçevede, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir. (Yargıtay 11. HD 01.11.2016 tarih ██████████ E. - █████████ K.) Banka nezdindeki kayıtlı adresine çıkartılan kat ihtarnameleri iade edilmiş olsa da adres değişikliğinin bankaya bildirilmemesi halinde sözleşmede belirtilen adres ile ticaret sicil kayıtlarındaki adrese yapılan bildirimlerin geçerli sayılacağın kararlaştırtmış olması karşısında, ihtarnamede belirtilen sürenin sonunda borcunun tamamın asıl borçlu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil yönünden muacceliyet kesbedeceğinin kabulü gerekir. Hesabın kat edilmesi, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir, ayrıca ihtarın tebliği şartı da aranmaz. (Yargıtay 11. HD 07.06.2023 tarih ve ███████ E. - █████████ K.) İlk derece mahkemesince, asıl borçlu şirketin dosyaya ibraz edilen genel kredi sözleşmesinde yer alan adresine kat ihtarının tebliğe çıkarıldığı, İİK'nın 68/b maddesi gereğince ayrıca ihtarın tebliğinin gerekmediği, böylece asıl borçlu şirket yönünden alacağın muaccel hale getirildiği, asıl borçlu şirket yönünden de İİK 257 maddesi uyarınca yaklaşık ispat şartlarının gerçekleştiği gözetilerek, asıl borçlu şirket yönünden de ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması isabetli değildir. Alacaklı tarafın istinaf isteminin bu nedenle yerinde olduğu anlaşıldığından kararın HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz isteyen banka vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.02.2026 tarih ███████ D.İş sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati haciz isteminin KABULÜ ile; 369.935,89 TL'nin %15'i oranında (55.490,38 TL tutarında) nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya aynı bedelde kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ilk derece mahkemesine sunulması halinde, İİK'nun 257/1 maddesi gereğince 369.935,89 TL alacak bakımından borçlu ..... A.Ş. ile kefil ... yönünden borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, Kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin ilk derece mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili icra müdürlüğüne gönderilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.206,00 TL harcın karşı taraf borçludan alınarak hazineye irat kaydına, İhtiyati haciz isteyen kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ne göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz isteyene verilmesine, İhtiyati haciz isteyen tarafından yapılan yargılama giderinin sonradan haksız çıkacak tarafa ait olmak üzere şimdilik ihtiyati haciz isteyenden tahsiline, 3-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati haciz isteyen tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf başvuru harcı, 1.100,00 TL posta masrafından oluşan toplam 3.102,00 TL istinaf yargılama giderinin karşı taraftan müştereken ve müteselsilen alınarak ihtiyati haciz isteyene verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026