İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında irade sakatlığı ve senet tahrifatı iddialarıyla ilk derece ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf kararı, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacının senedin iradesi sakatlanarak ve hileli bir şekilde tanzim edildiğini, asıl tutarın 3.586 TL iken 253.586 TLye tahrif edildiğini, borçlu olmadığını ve icra takibinin durdurulmasını talep etmesi üzerine, davalının ise önceki imza itirazlarının reddedildiğini, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiğini savunarak karşı tazminat talep etmesiyle ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararını istinaf etmesini konu almakta olup, davacı, imzanın hile ile alındığı, senet bedelinin tahrif edildiği, lehtarın var olmadığı ve yargılama usulündeki hatalar nedeniyle kararın bozulmasını talep ederken, davalı ise ret kararının yerinde olduğunu ve tazminat talebinin karşılanmadığını ileri sürmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2024
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu senedin müvekkilinin iradesi sakatlanmak suretiyle tanzim edildiği hususu göz önünde bulundurularak, müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, icra dosyasına konu senedin iptalini, müvekkilinin zararına karşılık olarak İİK madde 72/5 uyarınca davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, müvekkilinin zararına karşılık olarak İİK m. 72/5 uyarınca davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, davaya konu senedin tahsili halinde, müvekkilin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı kuvvetle muhtemel olduğundan .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin tedbiren teminatsız olarak, aksi kanaat hasıl olması halinde teminat yatırılmak suretiyle işbu dava dosyası kapsamında yapılacak yargılama neticesinde mahkeme kararı kesinleşinceye dek, davaya konu senedin ödenmesini engeller mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilerek .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına, icra veznesindeki paranın davalıya verilmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dilekçesinin, dava ve talep ile ilgili, ilgisiz çok sayıda olguya, yargı kararına göndermede bulunduğu halde; daha evvel imzaya ve borca itirazları ile senedin sahteliği, senette tahrifat olduğu iddiasıyla yaptıkları şikayetin icra hukuk mahkemelerince reddedildiğini, davacı müvekkili atılı resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraat etmesine ve beraat kararı kesinleşmesine karşın adaleti yanılmak maksadıyla mahkumiyet kararı verildiğini iddia ederek durumu açıkça çarpıtıldığını, davacı daha evvel görülen davalardaki takibe konu bononun, kambiyo senedi vasfına sahip olmadığını, sahte olduğu, tahrifat olduğunu, imzanın kendilerine ait olmadığı yönündeki gerçek dışı beyan, iddia ve taleplerini bir yana bırakarak bu kez ya tutarsa mantığı ile takibe konu bononun, "iradesi sakatlanarak tanzim edildiği" iddiası ile işbu menfi tespit davasını ikame ettiğini, ancak basiretli bir tüccar olması icap eden davacının, iradesinin ne şekilde sakatlandığı ile ilgili afaki iddiaların dışında davalı müvekkili ilgilendiren hiçbir somut açıklama ve belge bulunmadığını, öncelikle verilen ihtiyati tedbir ara kararından rücu edilmesini, devamında dayanaksız ve haksız davanın reddi ile davacı borçlunun dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu , müvekkili ...’ün imzasının hile ve kandırma yoluyla alındığını, dava dışı muhasebeci ...’ın güven ilişkisini kötüye kullanarak müvekkiline aslında 3.586 TL olarak düzenlenmesi gereken senedi imzalattığını, ancak senet bedelinin önüne "25" rakamı eklenerek 253.586 TL’ye tahrif edildiğini , senette lehtar olarak görünen... isimli şahsın gerçekte var olmadığını ve bu hususun ceza yargılamasıyla da desteklendiğini, davalı ...’un senedi iktisap edişine ilişkin beyanlarının çelişkili olduğunu ve hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini , yerel mahkemedeki yargılama sırasında tanıkların baskı altında dinlendiğini, ifadelerinin zapta eksik geçirildiğini ve bazı tanıkların ise hukuka aykırı şekilde dinlenmediğini, 3.586 TL’lik asıl senet ile dava konusu senedin birlikte incelenmesi talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine dair kararın yerinde olduğunu, davacı tarafın haksız yere dava açması sebebiyle aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacının senedin sahteliği ve tahrifat iddialarının daha önce icra hukuk mahkemesince reddedildiğini , müvekkilinin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraat etmesine ve bu kararın kesinleşmesine rağmen davacının durumu çarpıtarak mahkumiyet algısı yarattığını, davacının her aşamada çelişkili iddialar sunduğunu ve son olarak irade sakatlığına dayandığını ancak bu iddiaların kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla çürütüldüğünü senet bedelinde tahrifat yapıldığı iddiasına karşı mahkemece teknik bilirkişi incelemesi yaptırıldığını , tanık beyanlarının baskı altında alındığı yönündeki iddiaların soyut nitelikte olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili, icra takibine konu senedin davacının gerçek iradesine dayanmadan düzenlendiğini, muhasebecisi ... tarafından hile ile imza attırıldığını ve aslında 3.586 TL bedelli bir senedin sonradan “25” ibaresi eklenmek suretiyle 253.586 TL’ye dönüştürüldüğünü aynı tarihli iki senet arasındaki rakamsal benzerliğin tesadüf olamayacağı, bu durumun tahrifat ve irade fesadını ortaya koyduğunu senette alacaklı görünen... isimli kişinin gerçekte var olmadığı, bu kişi üzerinden sahte bir ciro zinciri oluşturulduğu ve davalı ...’un bu kişi ile ilişkisini izah edemediği iddia edilerek davacının borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise, davacının daha önce aynı senet hakkında imzaya ve borca itiraz ettiğini, bu iddiaların reddedildiğini ve ceza yargılamasında da sahtecilik iddialarının ispatlanamadığını irade fesadı iddiasının soyut olduğunu senedin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine toplam 308.971,96 TL nin tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı senedin 09.01.2013 tanzim tarihli, 20.01.2013 ödeme tarihli ve 253.586 TL bedelli, borçlusu davacı, lehtarı ... olan bono olduğu, davalını senedi lehtardan ciro yolu ile iktisap eden hamil olduğu görülmektedir.
İmza itirazına ilişkin İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasında imzanın davacı ...’ün eli ürünü olduğu tespit edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2016 tarih ve █████████ Soruşturma, █████████ Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında, "Resmi Belgede Sahtecilik" ve "Dolandırıcılık" suçlarından cezalandırılması talebiyle Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında, sanık ... hakkında ise █████/2016 tarih ve ██████████ esas sayılı iddianamesi ile yine "Resmi Belgede Sahtecilik" ve "Dolandırıcılık" suçlarından cezalandırılması talebiyle Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/2 Esas sayılı dosyasında kamu davalarının açıldığı, dosyaların birleştirildiği ve Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiği , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin █████/2019 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı uyarınca mahkemece görevsizlik kararı verildiği ve yargılamanın İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılamada; 16.06.2021 tarihli ATK raporunda senetteki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilmiş, 18.10.2021 tarihli raporda ise senedin miktar kısmında herhangi bir tahrifat bulunduğuna dair bulguya rastlanmadığı belirtilmiştir. Ceza yargılaması sonunda sanıklar hakkında mahkumiyete yeter delil bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verildiği ve istinaf üzerine 17.05.2022 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
22.10.2023 tarihli grafolog bilirkişi heyet raporunda, İnceleme konusu alacaklısı..., borçlusu ... olan, █████/2013 tanzim, █████/2013 ödeme tarihli 253.586/İKİYÜZELLİÜÇBİN BEŞYÜZSEKSENALTI TL meblağlı senette; [“█████/2013#253.586#”, “İKİYÜZELLİÜÇBİNBEŞYÜZSEKSEN ALTI TL”, “...”] yazılarının bir kalem, [“20 OCAK 2013”, ...”, “m”, “NAKDEN”, “BAKIRKÖY” “..., ... MAH. .... SOK. NO:......-İST”, █████/13”] yazıları ve borçlu imzalarının mürekkep renk tonu, kalem ucu kalibresi bakımından farklı ikinci bir kalem ile yazılmış olduğu, İnceleme konusu senette miktarın rakam ile yazılmış olduğu bölümde, “#253.586#” rakamlarının baş tarafına ve son tarafında # işareti konulduğu, dolayısıyla söz konusu “253.586” rakamlarının tamamının yazılmasından sonra/önce tahdit işareti konulmuş olduğu cihetiyle miktar rakamlarında herhangi bir ilave ve tahrifat yapıldığını gösterir bulguya rastlanmadığı, ayrıca miktarın yazı ile yazıldığı bölümde miktar yazılarının miktar rakamlarının yazıldığı kalemle ve bir kere de yazılmış oldukları kanaati belirtilmiştir.
Davacının dava dışı firma lehine 3.586 TL olarak düzenlenen senedi imzaladığı ancak muhasebecinin senette hata var diye aynı tarihli miktarlı yeni bir senet düzenleyip imzalattığı ancak ikinci imzaladığı senette rakamın önüne 25 yazılarak tahrifat yapıldığı dolayısıyla imzanın iradesi sakatlanarak hile ile alındığı iddia edilmiş ise de, dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olduğu, ceza yargılamasında alınan Adli Tıp raporu ile bu dosyada alınan heyet raporunda senet metninde tahrifat yapıldığına dair bulguya rastlanmadığı senetteki miktar kısmının tek seferde yazıldığı, sonradan ekleme yapıldığını gösterir bir emare bulunmadığı, miktarın yazı ve rakam ile yazıldığı kısımların uyumlu ve aynı kalemle kalemle ve bir kere de yazılmış olduğu tespit edilmiş olduğundan davacının tahrifata yönelik iddialarının yerinde olmadığı, senette diğer bir bazı kısımlarda farklı kalem kullanıldığına dair bilirkişi bulgusunun varılan bu sonucu değiştirecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Kambiyo senetlerinin mücerretlik ilkesi gereğince, senedi elinde bulunduran hamilin, kural olarak senedin iktisabına ilişkin temel borç ilişkisini ayrıca ispat etme yükümlülüğü bulunmadığı, davalı tarafın senedi ciro yoluyla iktisap ettiği , keşideci davacının davalı hamil ile arasında temel ilişki bulunmadığı ve cirantalar arasındaki temel ilişkinin geçersizliği sebebine dayanamayacağı, dava konusu bononun davacının iradesinin fesada uğratılarak alındığı iddiasının ceza dosyası içeriği ve dinlenen tanık beyanlarına göre ispatlanamadığı, davacı dava dışı ...lehine düzenlenmiş olan bir başka senedin, icra takibine konu senet ile aynı tarihli olması ve senet meblağları arasında ayniyet bulunmasını ispat olarak ileri sürmüş ise de aynı tarihte düzenlenmiş olsa bile dava konusu olmayan bir başka senedin iddianın ispatına elverişli bir delil olarak kabulünün mümkün olmadığı görülmüştür.
Yargılamanın eksik inceleme ile yürütüldüğü istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de mahkemece davacı tanıkları ... ve ...'in uyuşmalık kapsamında dinlenildiği, diğer bir kısım tanığın ise ceza yargılamasında dinlenildiği, HMK m.241 düzenlemesine göre, mahkemece uyuşmazlık hakkında yeterli kanaat oluşması halinde tüm tanıkların dinlenmesinin zorunlu olmadığı, dinlenen tanıkların görgüye dayalı beyanlarının bulunmadığı, dolandırıcılık hile iddialarının ceza mahkemesinde de ispat edilememesi ve teknik bilirkişi raporları karşısında tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın irade fesadı ve tahrifat iddialarını ispatlayamadığı, imzası inkar edilmeyen dava konusu senedin geçerli bir kambiyo senedi vasfında olduğu gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili tazminat yönünden istinaf talep etmiş olup, mahkemece İİK 72/3. Maddesi uyarınca davacının tedbir talebinin kabulüne karar verildiği ve uygulandığı , davanın alacaklı lehine sonuçlandığı bu nedenle İİK 72/4 maddesi gereğince davalı lehine %20 tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1. uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına yeniden davanın reddine, davalı lehine %20 tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
3- Bakırköy.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarih, 2022/... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın REDDİNE,
-Davalı lehine takip konusu alacağın %20'si oranında tazminatının (50.717,20 TL) davacıdan tahsiline,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL karar harcından peşin alınan 10.704,63 TL'den mahsubu ile; fazlaya ilişkin olan 9.972,63 TL harcın talebi ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 100.023,98 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/ç-İstinaf yargılaması aşamasında davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!