Sakarya BAM 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar tazminatı davasında hatır taşıması indirimi ve sigorta limitleri itirazlarını istinafen değerlendirdi.
Özet: Araç kazasında yaralanan davacıların sigorta şirketinden talep ettiği cismani zarar tazminatı davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı hem davacılar hem de davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur; davacılar mahkemenin uyguladığı hatır taşıması indirimini ve karşı vekalet ücretini hukuka aykırı bulurken, davalı ise kiralık araç nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, poliçe limitleri ile bağlı olduğunu ve iş göremezlik ile bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını ileri sürmüş, bu bağlamda sigorta şirketinin trafik kazası kaynaklı bedeni zarar tazminatındaki sorumluluk kapsamı ve hesaplama yöntemleri istinaf incelemesinin odak noktasını oluşturmaktadır.

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27.05.2025
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... - ...
2-... - ...
VEKİLİ : Av. ..., [16819-18387-49427] UETS
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ...
VEKİLİ : Av...., [16703-07374-06279]UETS
DAVANIN KONUSU : Ölüm Veya Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 31.07.2025 - 11.08.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 06.10.2025
KARAR TARİHİ : 12.06.2026
İLAM YAZIM TARİHİ : 17.06.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ... ve ...'ın 26.06.2021 tarihinde davalı ... A. Ş. tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigorata poliçesi ile sigortalanan 34 ... 112 plakalı aracın sürücüsünün tam kusuru ile yaptığı tek taraflı kazada yaralandıklarını, kaza neticesinde kalıcı ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri zararı meydana geldiğini, kaza ile ilgili Ortaköy (Aksaray) Cumhuriyet Başsavcılığı ████████ soruşturma nolu dosya ile soruşturma yapıldığını, davayı açmadan önce yasa gereği davalıya başvuruda bulunulduğunu ve olumsuz cevap verildiğini, arabuluculuk dava şartınnı da yerine getirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik herbir davacı için 100,00 TL maddi tazminatın (50 TL Kalıcı iş göremezlik, 25 TL Geçici iş göremezlik, 25 TL Bakıcı gideri) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Davacılar vekili 01.05.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacı ... ... için geçici iş göremezlik tazminatını 11.398,20 TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatını 381.314,19 TL'ye, davacı ... için sigorta teminat limiti esas alınarak tazminat miktarını 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile poliçe limitleri dahilinde davacı ... ... için 314.169,92 TL’nin, davacı ... için 344.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan 31.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararında uygulanan hatır taşıması indiriminin hukuka uygun olmadığını, herhangi bir hatır taşımasının söz konusu olmadığını, bir ailenin kiralamış oldukları araçlarıyla yolculuk yaparken kazanın meydana geldiğini ve şoförün yanında bulunan eşi ve çocuğunun yaralandığını, hatır taşıması indirimi yapılacaksa bile bu indirimin hesap edilmiş olan asıl miktar üzerinden yapılması gerektiğini, davacı ... için 1.959.800,05 TL gibi çok yüksek bir hesaplama yapılmış olmasına rağmen, kendilerinin sigorta limitini esas alarak ıslah etmelerinden doları burada hesaplanan rakamın dörtte biri gibi bir rakam talebinde bulunduklarını, bu rakamın da zaten ekonomik şartlar sebebiyle pul olmuşken bu indirimin davacıların mağduriyetini daha da arttırdığını, yine hatır taşıması indirimi yapılmış olsa bile karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazaya karışan 34 ... 112 plakalı ve müvekkil şirket nezdinde sigortalı aracın Central Oto Kiralama şirketine ait bir araç olduğunu, ancak başvuru evrakları arasında kiralama sözleşmesi sunulmadığını, kiralamanın uzun sürelimi yoksa kısa sürelimi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu doğrultuda sigortalı aracın zilyetliğinin değişmiş olması sebebiyle müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat taleplerinin şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin işgörememezlik tazminatı, geçici bakıcı masrafı ve tedavi giderlerinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, bu sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, kaldı ki dosyada davacının bakıcı tuttuğuna dair hiçbir belge bulunmadığını, zararı ispat etme yükümlülüğünün başvurana ait olduğunu, davacı ... ...'ın kaza tarihinde çalışıp çalışmadığı tespit edilmeden geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, aynı zamanda diğer davacı ...'ın kaza tarihinde çocuk olup kendisi için iş göremezlik hesaplanmasına itiraz ettiklerini, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden en az 7 uzmanın katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyeti ve İTÜ Trafik Kürsüsünden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, yine kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğünden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının değerlendirilmediğini, ... için tespit edilen maluliyet oranının hatalı olduğunu, kendisinde sürekli maluliyet oluşmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bakıcı gideri hesaplanacaksa hastanede kaldığı günler düşülerek net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması, bakıcı gideri tazminatında mağdurun aile içi dayanışmadan yararlanacağı dikkate alınarak hakkaniyet indirimi yapılması, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer dosya kapsamında hesaplama yapılacak ise söz konusu hesaplamanın %1,8 teknik faizli peşin değer hesabı ile yapılması, hesaplamaya ilişkin SEDDK'dan görüş sorulması ve tazminat hesabında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, işletilecek faizin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz olarak işletilmesi gerektiğini belirterek; istinaf incelemesi sonucunda mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, tek taraflı trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici, sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içeriğine göre, 26.06.2021 tarihinde davalının sigortacısı olduğu araç dava dışı sürücü Fatih ... idaresindeyken uyuşmazlık konusu tek taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacıların bakıcı giderinden feragati sebebiyle yazılı biçimde geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatına hükmedilmiştir.
Kazaya sebebiyet veren aracın olay tarihindeki zorunlu trafik sigortacısı davalının geçici ve sürekli işgöremezlik zararından sorumlu tutulmasında, hükme esas alınan aktüer raporunda davacı ...'nın en az asgari ücret düzeyinde bir geliri olduğu varsayımıyla Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul gören uygulamaya göre TRH2010 Tablosuna ve Progresif Rant Yöntemine göre %1,8 teknik faiz uygulanmadan, bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılarak hesaplama yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davalı ... vekilinin bahsi geçen yönlere temas eden ve yerinde görülmeyen sair istinaf sebeplerinin reddi gerekir.
Ancak, araçta yolcu olarak bulunan davacıların kazanın oluşumunda atfı kabil bir kusuru bulunmamakla birlikte, adı geçenlerin müterafik kusurlarının bulunup bulunmadığının tartışılmaması, aktüer bilirkişi raporunda pasif dönem başlangıcının 60 yaş yerine 65 yaş olarak alınarak hesaplama yapılması, davacı ... ... hakkında kaza tarihinde yürürlükte olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri yerine o tarihte yürürlükte olmayan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden alınan 03.11.2023 tarihli maluliyet raporuna göre karar verilmesi hatalı olduğundan davalı vekilinin bahsi geçen yönlere temas eden istinaf itirazının kabulü gerekmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle, taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalıya sigortalı aracın sürücüsü Fatih, davacı ...'nın eşi, diğer davacı küçüğün ise babasıdır. Yakın akrabaların taşınması ahlaki bir ödevin ifası kapsamında olup belirlenen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılamaz. Sürücü ile davacılar arasındaki bu taşımada hatır taşıması bulunmadığı ve cevap dilekçesinde hatır def'inin peşinen ileri sürülmediği düşünülmeksizin tazminat miktarlarından %20 oranında hatır indirimim yapılması doğru olmamıştır. Kabul biçimine göre de davacı ... için tespit edilen gerçek zarar miktarından hatır indirimi yapılması yerine poliçe limiti ile sınırlı biçimde istenen 430.000 TL üzerinden indirim yapılması da hatalıdır. Davacılar vekilinin buna ilişkin itirazları yerinde görülmüştür.
2918 Sayılı Kanunun 99. maddesinde sigorta şirketlerinin, hak sahibinin başvurusunu ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan tutarları hak sahibine ödemek zorunda oldukları belirtilmiş olup, başvurulmasına karşın 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde anılan sürenin sonunda temerrüt olgusu gerçekleşeceğinden davacıların yaptığı başvurunun tebliğ tarihi tespit edilerek tebliği müteakip 8 iş gününün sonunda Kanun hükmü uyarınca temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken gerekçesi açıklanmadan yazılı biçimde karar verilmesi usule aykırı bulunduğundan davalı vekilinin faize ilişkin itirazının kabulü gerekmiştir.
Kabule göre de, davacılar bakıcı giderinden feragat ettiğine göre kısa kararda bu yönde hüküm kurulmaması da isabetsiz bulunmuştur.
İlk derece mahkemesinin yaptığı yargılama ve verdiği kararda tespit edilen ve yukarıda belirtilen eksiklik ve hatalar Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.05.2025 tarih ████████ esas, ████████ karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine,
5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine,
6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17.06.2026
Başkan ...
e-imzalıdır
*Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!