Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satımdan kaynaklanan ödenmeyen fatura bedelleri, haksız itiraz ve çelişkili ticari defter kayıtları ışığında icra takibi itirazının iptaline dair gerekçeli kararı.
Özet: Ödenmemiş ticari mal bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı, özel üretim malların bedelinin ödenmediğini ve davalının mesnetsiz iade faturaları düzenleyerek haksız itirazda bulunduğunu iddia etmiştir; sunulan bilirkişi raporlarında, davacının ticari defterlerinde alacağın mevcut olduğu, davalının düzenlediği iade faturalarının davacı tarafından kabul edilmediği, her iki tarafın ticari kayıtlarının iade işlemleri hususunda uyuşmadığı ve cari hesap mutabakatının sağlanamadığı, bu nedenle borç bakiyesinin tek taraflı defter kayıtlarına dayanarak kesin olarak belirlenemediği ortaya konulmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete satılan malların bedellerinin ödenmediğini, 19.03.2025 tarihli ve ..... numaralı fatura konusu alacağın tahsili amacıyla başlatılan Küçükçekmece İcra Dairesi’nin..... E. sayılı icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini, 20.03.2025 tarihli ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, arabuluculuk sürecinin 29.05.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının özel üretim olan ürünlere ilişkin haksız ve mesnetsiz iade faturası düzenlediğini, bu iade faturalarının Beykoz..... Noterliği’nin 21.03.2025 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile reddedildiğini, taraflar arasındaki sipariş süreçlerine ilişkin ..... yazışmalarının mevcut olduğunu, davalının borcunu ödemeyerek süreci uzattığını, bu nedenle davalının malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz uygulanması gerektiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, alacağın likit olması sebebiyle takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 105.503,27-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Yapılan mali inceleme sonucunda; 1-) 19.03.2025 tarihli ve .... numaralı 101.790,00 TL tutarlı faturanın davacı ticari defterlerinde ....Plastik San. ve Tic. A.Ş. alt hesabına borç kaydı olarak işlendiği, 2-) Söz konusu fatura bedeline ilişkin davacı defterlerinde herhangi bir tahsilat veya alacaklandırma (iade/mahsup) kaydının bulunmadığı, 3-)Davalı tarafından düzenlendiği bildirilen iade faturasının davacı ticari kayıtlarında yer almadığı, 4-)2025 hesap dönemi cari hesap hareketleri itibarıyla .... Plastik San. ve Tic. A.Ş. hesabının 226.584,00 TL borç bakiyesi verdiği, 5-) İcra takibine konu edilen 101.790,00 TL asıl alacak tutarının davacı ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu, tespit edilmiştir. Davacıya ait yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerinin tasdik ve e-defter beratları incelenmiş; defterlerin şekli yönden düzenli olduğu ve usul hükümlerine uygun şekilde tutulduğu anlaşılmıştır. Faiz hesaplamasına ilişkin mahkemece verilmiş özel bir bilirkişi görevlendirmesi bulunmadığından, faiz yönünden hesaplama yapılmamıştır." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Mahkemenizin 06.04.2026 tarihli ara kararı doğrultusunda, davalı tarafın itiraz dilekçesi ve ekinde sunulan belgeler ile dosya kapsamındaki tüm kayıtlar birlikte değerlendirilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda; 1-) Dava konusu faturaların hem davacı hem davalı ticari kayıtlarında yer aldığı, 2-) Davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının yalnızca davalı kayıtlarında bulunduğu, 3-)Söz konusu iade faturalarının davacı tarafça Beykoz .... Noterliği’nin 21.03.2025 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kabul edilmediğinin davalı tarafa bildirildiği, 4-) Bu nedenle iade işlemlerinin davacı ticari defter kayıtlarına yansıtılmadığı, 5-) Davacı kayıtlarında 2025 hesap dönemi itibarıyla 226.584,00 TL tutarında cari hesap bakiyesi oluştuğu, 6-) Taraf ticari defter kayıtlarının iade işlemleri yönünden birbirini teyit etmediği ve cari hesap mutabakatının bulunmadığı, tespit edilmiştir. Bu itibarla; Taraflar arasında aynı ticari işlemlere ilişkin farklı muhasebe kayıtları bulunduğu, İade işlemlerinin karşılıklı kabul ve kayda dayalı şekilde kesinleşmediği, Bu nedenle cari hesap bakiyesinin yalnızca tek taraf defter kayıtlarına dayanılarak kesin olarak belirlenemediği kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderildiği, bu sebeple temerrüt ihtarı bulunduğu, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 104.464,14 TL asıl alacak ve 1.012,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.476,27 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 104.464,14 TL asıl alacak ve 1.012,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.476,27 TL alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,2-105.476,27TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 7.205,08 TL harçtan başlangıçta alınan 1.273,90 TL'ın mahsubu ile bakiye 5.931,18 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan ve devlete ödenen (mahsup edilen) 1.273,90 TL harcın yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan toplam 8.815,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip .... ✍e-imzalıdır Hakim .... ✍e-imzalıdır