Danıştay tarafından incelenen, kanuni temsilcinin banka hesaplarına uygulanan haczin, ödeme emri usulsüz tebligatla kesinleşmeyen vergi borcu nedeniyle kaldırılması ve vekalet ücreti itirazına ilişkin temyiz süreci.
Özet: Şirketin vergi borçları nedeniyle kanuni temsilcisinin banka hesaplarına uygulanan haczin kaldırılması istemiyle açılan davada, ödeme emirlerinin Vergi Usul Kanununa uygun şekilde tebliğ edilmediği ve dolayısıyla borcun kesinleşmediği gerekçesiyle haciz işleminin hukuka aykırı olduğuna dair alt derece mahkemelerinin kararları Danıştay tarafından onanmış; davalı idarenin, avukatlık ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna dair temyiz itirazının ise, kararın asli unsuru olmayan maddi hataların düzeltilerek onanması kapsamında incelenmesine karar verilmiştir.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Turizm ve İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin savunmasında, davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği belirtilmekte ise de, davacı hakkında kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirleri ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin tebliğ alındılarının herhangi bir şerhi ihtiva etmediği gibi, 213 sayılı Kanunda yazılı (komşu, muhtar, ihtiyar heyeti üyesi, zabıta memuru) kişilere imzalattırılmadığı, muhtar imzasını içermediği ve evrakın iade edilmesi sonucu (tebliğ edilemediğinden bahisle) ilanen tebliğ edildiğinin görüldüğü, hal böyle olunca, davacı adına düzenlenen ve ilanen tebliğ edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirleri ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtilen usule uyulmadığı, bu haliyle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeksizin borcun kesinleştiği kabul edilerek davacının banka hesapları üzerine haciz uygulandığının görüldüğü, bu durumda davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinde yer alan borçların, usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmediği açık olduğundan, aksi düşünce ile vergi alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına tesis edilen haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalı idare istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine ilgili dönemlerde şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu, davacının vekili bulunmadığından davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Turizm ve İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haczin kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, Vergi Mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrası yönünden verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmına yönelik davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik davalı temyiz isteminin incelenmesinden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı ifade edilmiştir.
Maddenin gerekçesinde ise madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının yargılamanın hiçbir aşamasında vekil aracılığıyla temsil edilmediği hâlde, Mahkeme tarafından davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği görülmüştür. Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemektedir.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; temyizen incelenen bölge idare mahkemesi kararında, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesi gerektiğinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinin, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; "istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, vergi mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ibaresinin çıkarılmasına" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin reddine,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!