Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, veresiye fişi bedelinin fahişliği, yetkisiz imza ve ödeme iddiaları içeren menfi tespit davası istinaf incelemesine ilişkin kararı.
Özet: Davacı şirketin, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu iş makinesi hizmet bedelinin fahiş ve yetkisiz çalışan tarafından imzalanan veresiye fişine dayandığı, kendilerinin borcu olmadığı ve ödeme yaptıkları iddialarıyla açtığı menfi tespit davasında, davalının ise önceki ödemenin farklı bir işe ait olduğunu, çalışanın yetkili olduğunu ve fiyatların piyasaya uygun olduğunu savunarak kötü niyet tazminatı talep ettiği olayda, ilk derece mahkemesinin davacının iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi ve her iki tarafın kötü niyet tazminatı taleplerini geri çevirmesi üzerine hem davacı hem de davalı vekilinin kararı eksik inceleme ve haksız tazminat reddi gerekçeleriyle istinaf ettiği anlaşılmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:█████/2023DAVANIN KONUSU: Menfi TespitGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili şirkete aleyhine Alanya İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ödeme emri ekinde bulunan veresiye fişindeki bedelleri ve iş makinalarının çalışma saatlerini davalının anlaşmaya aykırı olarak ve fahiş oranda belirlediğini, müvekkili şirkette şoför olarak çalışan ...'ın veresiye fişi imzalama yetkisinin bulunmadığını, kaldı ki dava dışı ...'ın böyle bir fişe imza atmadığını, iş tamamlandıktan sonra müvekkili tarafından davalıya █████/2021 tarihinde EFT ile 13.180,00 TL ve ... Bankası Alanya Şubesi'ne ait █████/2021 ödeme tarihli, 63.897,00 TL bedelli çekle olmak üzere toplam 77.077,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında sözlü olarak iş bedelinin, saati 375 TL+KDV olarak kararlaştırıldığını ancak davalının tek taraflı olarak veresiye fişinde bunu 650 TL+KDV olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin davalı tarafa borcu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile Alanya İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı dosyasından yapılan güncel kapak hesabında belirtilmiş olan 82.355,14 TL' nin %20' si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacının aldığı hizmet karşılığında yaptığını iddia ettiği 13.180,00TL ödemenin, daha önceki bir başka iş için olan borç ödenmesi olduğunu, davacının yaptığını iddia ettiği ödeme ile icra takibine konu iş arasında uzunca bir zaman aralığı olduğunu, müvekkilinin davacıya verdiği hizmetin normal bir hafriyat-kırım-taşıma işi olmadığını, hafriyat işlerinin kendi içinde birbirinden çok farklı özellikler taşıdığını, müvekkilinin iş makinelerinin denizin içinde ve geceleri çalıştığını, veresiye fişindeki meblağların piyasa rayicine uygun olduğunu, veresiye fişi başlıklı belgede imzası bulunan ... isimli çalışanın davacı tarafın Alanya ve çevresinde kullanılan tabir ile "çavuş, şef, patron temsilcisi" adıyla bilinen işveren temsilcisi sıfatını taşıyan bir kişi olduğunu, davacının veresiye fişine binaen çek ile ödeme yapmasının bu kişinin kendisi adına işi takip ettiğinin kabulü anlamına geleceğini, çekle yapılan ödemenin, icra takibine konu edilmediğini bu miktarın alacaktan düşülerek icra takibi yapıldığını belirterek, davanın reddi ile dava konusu asıl alacağın %20' sinden az olmamak üzere davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;" davacı davalının veresiye fişini anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiğini ve icra takibine konu edilen 13.180,00 TL'lik ödemeyi yazılı delillerle ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan, davalı vekili yapılan işlerin maliyetinin veresiye fişindeki işlerle uyumlu olup olmadığı hususunda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş ise de, dosya kapsamına göre özellikle veresiye fişinin geçerli bir yazılı delil olması karşısında mahkememizce yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir. Davalı, kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de sırf davanın açılmış olması davacının kötü niyetini göstermediği gibi davacının kötü niyetli olduğu diğer delillerle de ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddi" şeklinde karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'ın veresiye fişindeki ücret kısmının sonradan yazıldığı yönündeki beyanlarının mahkemece dikkate alınmadığını, yapılan işin piyasa rayicinin araştırılmadığını, ...'ın şirket adına böyle bir belgeyi imzalama yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle veresiye fişinin davacı şirketi bağlamayacağını, EFT ile yapılan ödemenin değerlendirme dışı bırakıldığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça veresiye fişinin anlaşmaya aykırı olarak düzenlediği ile ödeme defi yazılı deliller ile ispat edilemediğinden ilk derece mahkemesi tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte davacının açtığı dava nedeniyle alacağına geç kavuşan davalı lehine İİK'nin 72/4 maddesi gereğince %20 oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takipten dolayı açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi;HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, çalışma saati ve ücretin yazılı olduğu veresiye fişinde isim ve imzası bulunan ...'ın davacı şirkette sigortalı çalışan olup, dava konusu iş sırasında sahada bulunduğunun ve yapılan çalışmaları davacı şirket adına takip ettiğinin gerek kendi beyanlarından gerekse dosya kapsamındaki diğer delillerden sabit olmasına, bu nedenle veresiye fişinin davacı şirket bakımından bağlayıcı nitelikte olduğuna dair Mahkeme kabulünün isabetli olmasına, davacının veresiye fişindeki ücret kısmının sonradan doldurulduğunu yazılı delillerle ispatlayamamış olmasına, davacının 13.180,00 TL tutarındaki EFT ödemesinin dava konusu işe ilişkin olduğu yönündeki iddiasının ise dosya kapsamıyla doğrulanamamış olmasına, taraf beyanlarına göre, taraflar arasında dava konusu iş dışında daha önce yapılmış bir başka işin varlığı konusunda ihtilaf bulunmamasına, nitekim davacı tarafından dava dilekçesi ekinde █████/2021 tarihli 13.180,00 TL bedelli bir faturanın sunulmuş olup, EFT ödemesinin de █████/2021 tarihinde aynı tutarda gerçekleştirildiğinin sabit olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi;2004 sayılı İİK'nın 72/4 maddesi; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklindedir.Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere dava alacaklı lehine neticelenirse menfi tespit davası sebebiyle alacaklı alacağına geç ulaştığından borçlu aleyhine dava konusu meblağın % 20’si tutarında tazminata hükmedilir. Bunun için talebe gerek olmadığı gibi, davacının dava açmakta kötü niyetli olup olmamasının da önemi yoktur. Böyle bir tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun menfi tespit davası ile ihtiyati tedbir kararı alarak icra takibini durdurmuş ya da icra dairesindeki paranın alacaklıya ödenmesine engel olmuş olması gerekir. Somut olayda; davanın ilk açıldığı Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından █████/2021 tarihli tensip zaptı ara kararı ile verilen tedbir kararı uygulanmış olduğundan İİK'nin 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine tazminata karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile tazminat talebinin reddedilmesi hatalı bulunmuş davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,3-Davanın REDDİNE ;4-Tedbir kararı verilen dava konusu 82.355,14 TL alacağın takdiren %20 si oranında belirlenecek olan tazminatın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu harcının peşin yatırılan 1.406,42 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 674,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,Alanya Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,c-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, d-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu reddedildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, b-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 1.407,00 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya İADESİNE, c-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 341,00 TL posta masrafı gideri olmak üzere toplam 833,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...