Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden ticari satıştan doğan cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki süreç, davacının ticari satıştan kaynaklanan 1.241.867,10 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasını konu almakta olup, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, sunulan bilirkişi raporunda davacı ticari defterlerinin ve tarafların BA-BS formlarının incelenmesiyle davacının davalıdan olan alacağının ve faturalara konu malların teslim edildiğinin kesin delillerle doğrulandığı, davalının malvarlığını kaçırma girişimleri nedeniyle ihtiyati tedbir veya haciz talebinin de bulunduğu bir durumdur.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : ████████
KARAR NO: ████████
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
K. YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..... Gıda Sanayi Ve Ticaret A. Ş. 'nin plastik ambalaj sektöründe faaliyet gösteren bir ticaret şirketi olduğunu, davalı şirketin siparişleri üzerine üretilen ürünlerin teslim edildiğini ve taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, fatura içeriğindeki ürünlerin teslim edilmesine rağmen toplam 1.241.867,10 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsil edilemediğini, davalıya yapılan başvuruların sonuçsuz kalması üzerine Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun 22.03.2025 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının malvarlığını kaçırma girişimi içerisinde olduğunu ve makinelerini sattığına dair yazışmaların mevcut olduğunu, bu durumun alacağın tahsilini imkansız hale getireceğini belirterek HMK madde 389 uyarınca ihtiyati tedbir, aksi halde İİK madde 257 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini, Ankara Batı İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takipte davalı borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, █████/2025 ve █████/2026 tarihli bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, cari hesap alacağına yönelik başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine █████/2025 tarihli ödeme emri ile 1.241.867,10 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın █████/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 1.241.867,10 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Davacı ticari defterlerinin incelendiği █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ..... Ambalaj Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Davalı ...... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki ticari ilişkiyi gösteren muhasebe kayıtları, dosya kapsamında sunulan e-faturalar, e-irsaliyeler ve ilgili vergi dairelerinden celp edilen BA-BS formları üzerinden yapılan teknik inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı şirket tarafından sunulan ve usulüne uygun tutulduğu saptanan ticari defter kayıtları ile davaya konu edilen faturaların birbirini teyit ettiği görülmüştür. Yapılan cari hesap dökümüne göre, itibarıyla davacının davalıdan 1.241.867,10 TL tutarında asıl alacağının bulunduğu ve bu tutarın davacı defterlerinde borç bakiyesi(davalı şirketten alacaklı) olarak kayıtlı olduğu saptanmıştır. Tarafların karşılıklı vergi beyanları incelendiğinde; davacı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ait BS formlarında bildirdiği satış tutarları ile davalı şirketin aynı dönemlere ait BA formlarında bildirdiği alış tutarlarının (belge sayısı ve matrah bazında) tam bir matematiksel uyum içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğine ve davalı tarafından kendi kayıtlarına intikal ettirildiğine dair kesin delil niteliği taşımaktadır. Mahkemenizce sadece davacı defterleri ve tarafların BA-BS bildirimleri üzerinden inceleme yapılmasına karar verilmiş olduğundan, davalı şirketin ticari defterlerinde yer alabilecek ancak davacı kayıtlarına girmemiş muhtemel ödeme veya mahsup iddiaları, yerinde inceleme yetkisi kapsamında davalı defterleri fiziken tetkik edilmediği sürece bu raporun kapsamı dışında tutulmuştur. Davacı defterlerinde davalı tarafından yapılmış ve alacağı söndüren herhangi bir harici ödeme kaydına rastlanmamıştır. Netice itibarıyla; davacının takibe konu ettiği 1.241.867,10 TL tutarındaki tarafların karşılıklı resmi beyanları (BA-BS) ile sabit ve likit (bilinebilir) olduğu, bu nedenle takdir mahkemenize ait olmak üzere davacı lehine %20 icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davalı ticari defterlerinin incelendiği █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı Şirketin 2025 yılı Yevmiye ve Kebir Defterlerinin Ocak/2025-Eylül/2025 Dönemine ait (Envanter Defteri hariç) Ticari Defterlerinin ; 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, Davalı Şirketin 2024 yılı Ticari Defterlerinin ise 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulmadığı, Davacı Ticari defter kayıtlarında, Davalı Şirketin 1.241.867,10.-TL tutarında borç bakiyesinin, Davalı ticari defterlerinde ise Davacı Şirketin 1.238.996,72.-TL tutarında Alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, bu şekilde taraf ticari defter kayıtları arasında 2.870,38.-TL (1.241.867,10-1.238.996,72) tutarında bakiye farkının meydana geldiği, Meydana gelen gelen bu farkın; Davalı tarafından, Davacı adına 13.524.2024 tarihinde ....... No.lu 2.860,37.-TL tutarında düzenlenen Faturanın Davalı kayıtlarında yer almasına rağmen, Davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, bu tutar fatura dışında taraf ticari defter kayıtlarının birbirini teyit edip doğruladığı, davacı tarafından, davalı adına 2025 KDV dahil 5.505.058,29.TL tutarında fatura düzenlendiği, Davalı Şirketin, Davacı Şirket adına 521.159,06.-TL tutarında Fatura düzenlediği Yine Davalı tarafından davacı Şirkete 3.294.902,51.-TL tutarında ödemelerin yapılmış olduğu, Davacı tarafından, Davalı adına düzenlenen KDV Dahil 5.505.058,29.-TL Tutarındaki Faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Taraf ticari defter kayıtlarının; bu tutar faturalar ve Davalı tarafından, Davacıya 3.294.902,51.-TL tutarında yapılan ödemeler bakımından mutabık oldukları, yapılan bu tespitler birlikte değerlendirilmek suretiyle hesaplama yapıldığında;Davacı Şirketin █████/2025 takip tarihindeki alacak bakiyesi 1.238.996,72.-TL olarak hesaplanmıştır..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden uyuşmazlık dönemine ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 10 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin, 22.01.2016 tarih, █████████ Esas, ████████ K. sayılı “ Taraflar arasında ticari ilişkinin başlangıcından itibaren düzenlenen faturaların ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafın süresinde faturalara itiraz ettiğine yada faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği dikkate alındığında, asıl davada davacının faturalara dayalı alacağının varlığını H.M.K.'nun 222.maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerekir” şeklinde ilamı,
Yine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ████████ esas-████████ 1 karar sayılı ve 10.10.2019 günlü ilamı ile “... Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre bir mal satın alan tacirin bu mala ait alım faturasını kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması, malın teslimine karine teşkil etmektedir.”
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 1.241.867,10TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ...... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,
2-1.241.867,10 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 84.831,94 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 14.998,65 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 69.833,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 14.998,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 15.701,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 166,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 12.166,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 191.861,39 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ..... e-imza Hakim .... e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!