Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, murisin ipotek ve hisse devri bedelinden fazla tahsilat yaparak sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla açılan alacak davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, eski kayınpederinin limit ipoteği alacağının devri ve kendi şirket hisselerinin devri karşılığında yapılan ödemelerde, kayınpederinin kendi payına düşen 70.000 TL yerine 145.000 TL alarak, kendisinin hakkı olan 75.000 TLyi fazladan tahsil etmek suretiyle sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek, bu alacağın mirasçılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesi ise davanın reddine karar vermesi üzerine davacı bu kararı istinaf etmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI: ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ...
VEKİLİ : Av...
DAVALILAR: 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av...
DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında █████/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıların murisi olan ...'un eski damadı ve davalılardan ...'un eski eşi olduğunu, muris ...'un vefatından sonra, müvekkili ile davalı ...'un 24.12.2021 tarihinde boşandığını, dava dışı ...... adına kayıtlı olan ve Karaman ili, Merkez İlçesi, ...... Köyü, ... ada, ... parsel ve Karaman ili, Merkez İlçesi, ...... Köyü, ... ada, ... parselde bulunan 2 adet taşınmaz üzerine, davalıların murisi ... lehine 70.000,00 TL bedelli limit ipoteği tesis edildiğini, söz konusu ipoteğin Aksaray .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, ...'un, söz konusu Aksaray ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki takip alacağını Kartal .... Noterliğinin 10.09.2013 tarihli ...... yevmiye numaralı temliknamesi ile, ...... isimli kişiye temlik ettiğini, müvekkilinin aynı zamanda dava dışı ......'nin ortağı olduğunu, müvekkilinin şirketteki hisselerini, Kartal ... Noterliğinin aynı tarihli (10.09.2013) evrakı ile ...... isimli kişiye temlik ettiğini, her iki devrin bedeli olarak, 10.09.2013 tarihli tediye makbuzu ile 5 adet, toplamı 245.000,00 TL olan çekler verildiğini, çeklerin ...... Sancaktepe Şubesinin ...... nolu hesabından keşide edildiğini ve ödendiğini, çek bedellerinin 70.000,00 TL'sinin limit ipoteği alacağı karşılığında ...'da kalması, kalan 175.000,00 TL'nin ise, hisse devir bedeli olarak müvekkilinde kalması hususunda anlaşıldığını, ipoteğin limit ipoteği olması ve limitin de 70.000,00 TL olması sebebiyle, murisin daha fazla para almasının da hukuken mümkün olmadığını, çeklerin muris tarafından teslim alındığını, teslimden sonra tarafların bir araya geldiğini ve murisin çeklerin 145.000,00 TL'lik kısmını kendisinin aldığını, kalan 100.000,00 TL'lik kısmını ise o zaman damadı olan müvekkiline verdiğini, sonuç olarak murisin 70.000,00 TL yerine 145.000,00 TL alarak, toplamda 75.000,00 TL fazla tahsilat yaptığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları ve bedel artırım hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 20.000,00 TL için tahsilat tarihinden / çek ödeme gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Davaya konu ihtilafın: davacıya ait hisse devir bedellerine yönelik, davalıların mirasçıları ...un tahsilat yapmasına rağmen, yapılan tahsilat bedeli olan 75.000 TL'yi davacıya ödeyip ödemediği, haksız olarak dava dışı ...'un uhdesine geçirilen bir paranın bulunup bulunmadığı, davacının alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığıdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Hukuki işlemin borç doğurmasının nedeni irade açıklamasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni ise, tam aksine, kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir.
6098 s. TBK'nin 77. (ve mülga 818 s. BK'nin 61. maddesine göre) Sebepsiz Zenginleşmenin şartları : a) borçlunun malvarlığında bir zenginleşmenin meydana gelmesi, b) bu zenginleşmenin bir başkasının malvarlığı veya emeğinden kaynaklanması, c) illiyet bağı ve d) zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanmamasıdır.
6098 s. TBK'nin sebepsiz zenginleşmeden doğan ihtilaflarda zamanaşımına ilişkin 82/1. maddesine göre, "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."
Her ne kadar davacı vekilince sunulan █████/2024 tarihli dilekçesinde; müvekkilinin alacağının TBK 147'de düzenlenen 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi alacaklardan olmadığı, müvekkilinin alacağının TBK 146 düzenlemesi kapsamında kalan genel alacaklardan olduğu belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan sebepsiz zenginleşmenin şartları birlikte değerlendirildiğinde, davalıların murisinin belirtilen parayı uhdesine geçirmiş olması durumunda, yapılan kazanımın sebepsiz zenginleşme kapsamında kaldığı kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafların zaman aşımı def'ine dayanması karşısında, davacının alacağının zaman aşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davaya konu çeklerin keşide tarihlerinin 2013 yılı olduğu dikkate alındığında, yapılan tahsilatlar ile birlikte davacının TBK 82/1 maddesi kapsamında, geri isteme hakkını öğrendiği tarihin keşide tarihi en son olan çekin tahsil ediği tarih olduğu, TBK 82/1 maddesi kapsamında öğrenme tarihinden (█████/2013 tarihinden itibaren) 2 yıl içinde davacının alacağına yönelik dava açmadığı, alacağın bu nedenle zaman aşımına uğradığı kanaatine varılmış, davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece somut olayın sebepsiz zenginleşme olarak değerlendirildiğini, müteveffanın sürekli müvekkiline ödeme yapılacağı hususunda sözler vererek müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin eski kayınpederi mursi ... tarafından aldatılmasının, irade fesadı haline düçar olmasının söz konusu olduğunu, müteveffanın █████/2016 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin müteveffa kayınpederinin kızı ile █████/2021 tarihine kadar evli kaldığını, TBK'nın 153/1-3. hükmüne göre evlilik devam ettiği sürece eşler arasında zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini, müvekkilinin dava açma süresinin boşanma tarihinden 2 yıllık süre olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sebepsiz zenginleşme sebebiyle de olsa herhangi bir hak düşürücü süreyi kaçırmadığını, mahkemece yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davacı, davalıların murisi ...'un ipotek alacağını ...... isimli kişiye temlik etmesi ve kendisinin de şirket hisselerini aynı kişiye devretmesi sonucu muris ...''un dava dışı üçüncü kişi ......'dan aldığı toplam 245.000,00 TL bedelli çeklerin 175.000,00 TL'lik kısmını kendisine vereceğini, ancak murisin çeklerin 100.000,00 TL'lik kısmını verdiğini, 75.000,00 TL'lik kısmını vermediğini, murisin çekleri tahsil ettiğini iddia ederek 75.000,00 TL için şimdilik 20.000,00 TL'nin murisin mirasçıları olan davalılardan tahsilini talep ettiği, davalıların zamanaşımı def'inde bulundukları, mahkemece davanın sebepsiz zenginleşemeye dayalı alacak istemine ilişkin olduğu kabul edilerek TBK'nın 82/1. maddesine göre öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu olayın mahkemenin kabulünde olduğu gibi sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, TBK 82/1. maddesinde sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının hak sahibini geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, en son çekin █████/2013 keşide tarihli olduğu ve bankadan tahsil edildiği, davacı baştan beri çek bedellerinin 175.000,00 TL'lik kısmının kendisine verileceğini beyan ettiğinden geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihin de en geç █████/2013 tarihi olduğu buna göre kanun maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığının sabit olduğu, TBK'nın 153/1-3.maddesinde düzenlenen zamanaşımının durması sebebinin, evlilik devam ettiği sürece eşlerin diğerinden olan alacakları için olduğu, somut olayda talep edilen alacağın eşler arasındaki bir alacak olmadığı, bu sebeple zamanaşımı süresinin durmasının söz konsuu olmadığı, davalıların süresinde zamanaşımı def'inde bulundukları buna göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!