Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satış kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, davacı şirketin davalı firmaya yapılan baskı ambalaj ürünleri teslimatından doğan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmekte olup; davacı, usulüne uygun teslimat yapıldığını, davalının yasal sürede ayıp ihbarında bulunmadığını, cari hesap bakiyesinin ticari defterler ve bilirkişi raporuyla da desteklendiğini iddia ederken, davalı tarafın dava dilekçesine cevap vermemesi karşısında, mahkeme faturanın tek başına alacak ispatına yeterli olmadığını ve taraflar arasındaki akdi ilişkinin kanıtlanması gerektiğini belirtmektedir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİKARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : ████████
KARAR NO: ████████
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
K. YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirketin davalı firma ile akdedilen baskı ambalaj sözleşmeleri kapsamında çeşitli ebat ve özellikteki ürünleri üreterek teslim ettiğini, 12.11.2024 tarihli .... numaralı 111.413,60TL bedelli fatura ile birlikte toplamda 21 adet faturaya konu ürünlerin teslimatının sorunsuz gerçekleştirildiğini, davalı tarafın cari hesap dökümünde yer alan ödemelerine rağmen takip tarihi itibarıyla 2.183.399,30 TL tutarında bakiye borcunun kaldığını, alacağın tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesinin ...... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı tarafın yasal süreler içerisinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca süresinde yapılmayan ayıp ihbarlarının hukuki sonuç doğurmayacağını, davalı şirketin takip tarihi itibarıyla müvekkili şirkete 2.183.399,30 TL borçlu olduğunu belirterek borçlunun temerrütünün tespiti ile Ankara Batı İcra Dairesinin .....E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 650.000,00TL üzerinden devamını, alacağın fatura kesim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın kısmi olarak iptali istemine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine █████/2024 tarihli ödeme emri ile 2.183.399,30 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın █████/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyaya kazandırılan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyası kapsamında, 11.12.2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 2.183.399,30 TL alacağını faizi ile talep ettiği, tarafların dosya kapsamındaki Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, dava konusu alacağın dayanağı faturaların formlarda yer aldığı, davaya cevap vermeyen davalı tarafından ticari defter adres beyanında bulunulmadığından davalının ticari defterlerinin incelenemediği, Davacının 2023-2024 yılları ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalıdan İcra takip tarihi (11.12.2024) itibariyle bakiye 2.182.192,05 TL alacaklı olduğu, 31.12.2024 tarihli kayıt ile icra takibinde talep edilen 2.183.399,30 TL tutarında avukata çıkış yapıldığı, aradaki fark olan 1.207,25 TL'nin davalı alacağı olarak gözüktüğü, nihai olarak davacı kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 2.182.192,05 TL olup, davacının icra takibindeki talebinin 2.183.399,30 TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden uyuşmazlık dönemine ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 56 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:█████/2020 - ███████.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve ████████ E., █████████ K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.)
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında ticari defterlere yansıyan ve tenzili yapılanlar dışında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 650.000,00TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 650.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına,
2-650.000,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 44.401,50 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 43.786,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 941,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 7.941,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 103.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip .... e-imza Hakim ... e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!