Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin şirket yöneticisinin vergi, SGK borçları ve kredi kefaletiyle şirkete verdiği zararlar nedeniyle açılan tazminat davasında zamanaşımı itirazları ve sorumluluk değerlendirmesini içeren istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, eski yöneticisi davalının şirket muhasebe ve finansman işlerini yürüttüğü dönemde vergi cezaları, ödenmemiş SGK borçları ve şirket menfaatine aykırı kredi kefaletleri yoluyla şirketi kasıtlı olarak zarara uğrattığını iddia ederek tazminat talep etmiş; davalı ise iddiaların zamanaşımına uğradığını, sorumluluğun müteselsil olduğunu, faaliyetlerinin genel kurulda ibra edildiğini ve mevcut protokol ile alacaklarının davacının kötü niyetini gösterdiğini savunmuş, ilk derece mahkemesinin davanın reddine karar vermesi üzerine davacı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI: ... Esas ... KararİSTİNAF EDEN DAVACI : ........ VEKİLİ : Av.....DAVALI : ........ VEKİLİ : Av.....DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklı)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirkette 29.07.2016-30.07.2019 tarihleri arasında yöneticilik yaptığını, davalının müvekkili şirkette yöneticilik yaptığı sıralarda; şirketin muhasebe ve finansman işlerine baktığını, bu görevini yaparken şirkete birçok zararlar verdiğini, 2021 yılında davalının sorumluluğunda olan ve özellikle 2016 yılına ilişkin vergi incelemesi geçiren müvekkili şirket hakkında ilgili vergi dairelerince yüklü vergi cezaları kesildiğini, yine davalının sorumlu olduğu dönemde müvekkili şirketin SGK borçlarının ödenmediğini, müvekkili şirketin hiçbir menfaati olmadığı halde asıl borçlusu davalı ........ olan ........ veyahut ........ adına ........ Bankası ve ........ ve başkaca bankalardan kullanılan ticari kredilere müvekkili şirketin şirket kefil gösterilerek şirketin ağır zararlara uğratıldığını, müvekkilinin bu kredi kefaleti nedeniyle bankalar nezdinde kredi notunun düştüğünü ve kendisinin kredi kullanamaz hale geldiğini, böylelikle davalının, müvekkili şirketin mali işlerine baktığı dönemde vergi, SGK ve kredi işlemleri nedeniyle kasten şirketi zarara uğrattığını, verilen zarar miktarının şimdilik belirsiz olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 90.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ve dava dışı ortakların, borçlusu oldukları 4 adet bonoya konu borçlarını ödememek veya bu konuda zaman kazanmak üzere takip öncesi ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen menfi tespit davasını açtıklarını, imza inkarıyla bonoların takibe konulmasını önleyici tedbir kararı aldıklarını, mahkemesince imza incelemesi yapılmak üzere bonoların adli tıpa gönderildiğini, tüm bonolardaki imzaların, imza sahiplerine ait olduğunun tespit edildiğini, davaya konu edilen taleplerin zamanaşımına uğradığını, süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduklarını, TTK 560. maddesinde yöneticinin sorumluluğuna yönelik tazminat taleplerinin 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğunun düzenlendiğini, davacı vekilinin dava konusu yaptığı üç vakıadan ilk ikisinin 2016 yılı içerisindeki sözde eylemlere dayandırıldığını, 5 yıllık uzun zamanaşımı süresi uygulansa dahi taleplerin zamanaşımına uğradığını, üçüncü vakıanın ise davacı şirketin kefili olduğu kredi sözleşmesine dayandırıldığını, bu durumda kredinin tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımının geçmiş olduğu ve aslında kredinin imzalanma tarihinde öğrenilmiş sayılacağından taleplerin 2 yıllık zamanaşımına tabi olacağı ve her durumda taleplerin zamanaşımına uğradığını, ancak her durumda kefalet olayı taraflar arasında akdolunan 30.07.2019 tarihli "Hisse Devri Protokolü"nün (EK-1) 5. Maddenin "Kefaletler" başlıklı 5.1 (a) alt maddesinde ifade edilmekle en son sözleşme tarihi olan 30.07.2019 tarihinde öğrenilmiş sayılacağı ve dava tarihi itibariyle de 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, şirketin zarara uğratılma iddiası varsa, bunun muhatabının müteselsilen tüm yönetim kurulu ve denetçiler olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulunda olduğu dönemlerde münferiden yetkili yönetim kurulu başkanının dava dışı ........ dururken, davanın müvekkili aleyhine açılmasının davacı tarafın niyetini ifşa ettiğini, dava öncesi arabuluculuğa ........ adına da başvurulduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerde yapılan şirket genel kurul toplantılarında hem yönetim kurulu raporları hem de bilanço ve gelir tablolarının ibra edildiğini, öte yandan 05.07.2019 tarihli, şirket ortakları ve yönetim kurulu üyeleri tarafından imzalı ekstreye rağmen bu davanın açılmasının kötüniyetli hareket edildiğini gösterdiğini, söz konusu cari hesap ekstresinde müvekkilinin █████/2019 tarihinde hissesi haricinde şirketten 1.428.145,27 TL alacağı bulunduğunu, yine taraflar arasında akdedilen 30.07.2019 tarihli "Hisse Devir Protokolü'nün 6. maddesinin 6.1 alt maddesinde müvekkilinden alınan 464.000 USD'nin ödeme planının düzenlendiğini, davacı şirketin öncesinde var olduğunu iddia ettiği kredibilitesinin müvekkilin sahibi olduğu şirketin kredi borcuna kefilliği nedeniyle zarar gördüğü ve kara listeye alındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, ........ o dönemlerde müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete ortaklığından önce ........ Bankası ve Yapı Kredi Bankasından şirket işlemleri için defalarca ipotekli kredi kullandığını, ancak ortaklıktan sonra şirket adına kredi kullanılmak istediğinde ........, ........ ve ........ grup şirket olduğundan kredi işlemlerinin durdurulduğunu, durdurulmaya sebep olarak ........’nin geçmiş sicil kaydının gösterildiğini, müvekkilinin, davacı şirketin bulunan tüm sorunlu kayıtlarını temizlediğini ve ........ Birliğine davacı şirket adına sicil terkini için başvurduğunu, nitekim 2017 tarihinde TBB'den alınan Risk Merkezi Raporunda sorunların müvekkili tarafından çözümlendiğinin görüleceğini, yani durumun dava dilekçesinde iddia edilenin tam tersi olduğunu savunarak davanın reddine davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; ".....Mahkememizce dosyasından aldırılan ayrıntılı ve denetime açık bilirkişi heyet raporu ve dosyamız içerisine celbedilen tüm bilgi ve belgelere göre; davacı taraf dava dilekçesinde davalının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde özellikle 2016 yılına ilişkin vergi incelemesi geçiren davacı şirket hakkında vergi cezaları kesildiği, SGK borçlarının ödenmemesi nedeniyle ve davacı şirketin menfaati olmadığı halde çeşitli bankalardan kredi çekmek suretiyle davacı şirketi kefil yapılarak davacı şirketin ağır zarara uğradığını iddia ettiği, bahsedilen iddialara ilişkin kayıtların ilgili yerlerden celbedildiği, 6102 sayılı TTK'nun 560.maddesi gereğince şirket yöneticilerine karşı açılacak sorumluluk davasının davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, davalı hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasına yönelik işlem yapıldığının taraflarca ileri sürülmediği, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlıkta uzamış ceza zamanaşımının uygulanmayacağı, dava tarihi itibariyle davalının yönetim kurulu üyesi olduğu, █████/2016- █████/2017 yılları arası dönem için azami zamanaşımı süresi olan 5 yıllık sürenin geçtiği, yine vergi dairesi'nden gelen kayıtlar kapsamında davacı şirket hakkında █████/2020 tarihinde vergi incelemesi yapıldığı ve davacı şirketin bu tarih itibariyle bu durumu öğrendiği, SGK tarafından gönderilen kayıtlar kapsamından davacı şirketin SGK borcu nedeniyle █████/2019 tarihinde haciz işlemi uygulandığı, dolayıyla davacı şirket tarafından bu tarih itibariyle sgk borçlarının varlığının öğrenildiği, yine bankadan gelen kayıtlar kapsamında kredi borcu nedeniyle yapılandırma yapıldığı, taraflar arasında █████/2019 tarihinde hisse devri protokolü yapıldığı, bu protokolde de kredi kefilliğine ilişkin sözleşmenin 5.1-a maddesinde düzenleme yapıldığı, taraflar arasında görülen Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Es. sayılı dosyasından Adli Tıp Kurumundan alınan 05.09.2022 tarih ve ..... no'lu raporla hisse devir protokolünde herhangi bir sahteciliğin tespit edilemediğinin bildirildiği, bu tarih itibariyle kredi kefilliğinin davacı şirket tarafından öğrenildiği, █████/2017 dava tarihi █████/2022 tarihleri arası oluşan zarar için de 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, kaldı ki davalının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemler itibariyle davacı şirketin şuan ki yönetim kurulu başkanı ........'un yönetim kurulu başkanı olduğu, davalının yönetim kurulu üyesi olduğu █████/2017-█████/2019 tarihli dönem için davacı şirketin zarara uğrayıp uğramadığını bilebilecek durumda olduğu, zararı bilmediğinin kabul edilemeyeceği, zarar tarihleri, █████/2019 tarihli hisse devir sözleşmesi tarihi, davacı şirketin şuan ki yönetim kurulu başkanının o dönem içinde yönetim kurulu başkanı olduğu yapılan işlemlerden bilgi sahibi olduğu ve olması gerektiği hususları da değerlendirildiğinde 2 yıllık zamanaşımı süresinin her halde geçtiği anlaşılmakla davacının SGK borçları ile kredi/kefalet işlemleri sebepleri ile şirketin zarara uğratıldığına ilişkin tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının vergi cezaları sebebiyle şirketin zarara uğratıldığına ilişkin tazminat talebini ise ispat edemediğinden reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle davacının SGK borçları ile kredi/kefalet işlemleri sebepleri ile şirketin zarara uğratıldığına ilişkin tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının vergi cezaları sebebiyle şirketin zarara uğratıldığına ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, 2015 yılında müvekkili şirkete ortaklardan pay devralmak suretiyle ortak olduğunu, müvekkili şirketin 29.07.2016 tarihli genel kurul toplantısında davalı ........'ün müvekkili şirketi temsil ve ilzam etmek üzere 3 yıllığına yönetici seçildiğini, davalının 30.07.2019 tarihli genel kurul toplantısına kadar bu yöneticiliğini sürdürdüğünü, davalının müvekkili şirkette yöneticilik yaptığı sıralarda; şirketin muhasebe ve finansman işlerine baktığını, bu görevini yaparken basiretli bir aile reisi gibi davranması gerekirken, şirkete birçok zararlar verdiğini, 2021 yılında; davalının sorumluluğunda olan özellikle 2016 yılına ilişkin vergi incelemesi geçiren müvekkili şirket hakkında ilgili vergi dairelerince yüklü vergi cezaları kesildiğini, hatta öyle ki bu cezalara konu işlemlerin şirketçe hala düzeltilmeye çalışıldığını, yine davalının sorumlu olduğu dönemde müvekkili şirketin SGK borçlarının ödenmemesi nedeniyle şirketin ağır zarara uğradığını, davalının sorumlu olduğu dönemde müvekkili şirketin hiçbir menfaati olmadığı halde asıl borçlusu davalı ........ veya sözde ortağı ve kayınbiraderi olan ........ veya bunların veya bunlardan birisinin şeklen veya kayden ortağı oldukları (aslında gerçek ortak davalıdır) ........ veyahut ........ adına ........ Bankası ve ........ vs gibi bankalardan kullanılan ticari kredilere müvekkili şirket kefil gösterilerek yine şirketin ağır zararlara uğradığını, davalının mali işlere baktığı dönemde vergi, SGK ve kredi işlemleri nedeniyle kasten şirketi (davamızda fazlaya ilişkin haklarımız saklı şimdilik 3 x 30.000,00 = 90.000,00 TL istemiştik) zarara uğrattığını beyanla kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, anonim şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Davalının █████/2015 tarihinde davacı şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, █████/2016 tarihli yönetim kurulu kararı ve █████/2016 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak seçildiği, █████/2019 tarihinde hisselerini devrederek şirketten ayrıldığı, davacının davalının yönetim kurulu olduğu dönemde SGK prim borçlarının ödenmemesi, davacı şirkete kesilen vergi cezaları ve davacı şirketin menfaati olmadığı halde ........ ve ........'nin kullandığı kredilere kefil gösterilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazminini talep ettiği, davalının zamanaşımı itirazında bulunduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 560. maddesinde; "Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır" hükmünün yer aldığı,İlk derece mahkemesinin kaldırma kararımızın gereklerini tam olarak yerine getirmediği, ........ Merkezi'nin █████/2022 tarihli yazı cevabında ........ vergi kimlik numarası ile işlem gören ........ Anonim Şirketi'nin kuruma olan ödenmemiş ███████ ila ███████. dönemlerine ait prim borçları nedeniyle 6183 sayılı kanuna göre yasal takip başlatılmış olup, 14.09.2022 tarihi itibariyle 4.774.637,28-TL borcu bulunduğu, 04.09.2019, 27.05.2022, 06.06.2022, 10.06.2022, 21.06.2022, 01.07.2022, 06.07.2022, 22.07.2022 tarihlerinde elektronik mevduat haczi uygulandığı, 15.06.2022 ve 27.07.2022 tarihlerinde yatırdıkları dekontlara "e-hacizden gelen tutarların mahsubu" şeklinde açıklama yazdırılarak kısmi ödeme yapılması nedeniyle hacizlerin kaldırıldığı, diğer taraftan davacı adına kayıtlı ........ plakalı araç ile taşınmazlar üzerine haciz konulduğu, takip konusu alacağın tamamı tahsil edilmemiş olup, davacı ve yönetim kurulu üyeleri hakkında takibe devam edileceğinin bildirildiği, ........ Merkezi'nin █████/2022 tarihli yazı cevabında ise davacı şirketin 2016 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık dönemlerinde 190.037,37 TL anapara ve 12.09.2022 tarihinde hesap edilen 288.306,20 TL gecikme zammı ile birlikte toplam 478.343,57 TL sigorta prim borcu icra takibinde bulunduğunun bildirildiği, bu nedenle ........ A.Ş hakkında yapılan takiplerin tek dosya mı birden fazla dosya mı olduğu, ödeme emirlerinin ........ A.Ş'ye hangi tarihte tebliğ edildiğinin araştırılması, ayrıca vergi cezalarının hangi nedenle kesildiği ve davalı yöneticinin bundan sorumlu olup olmadığı hususunda vergi uzmanı bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır .....