Uluslararası fuarcılık şirketinin, ertelenen fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan 6.027 Euro bakiye alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Uluslararası fuarcılık şirketi olan davacı, fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan ve temlik yoluyla edindiği 6.027,00 Euro bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine, davalı inşaat şirketinin haksız itirazının iptalini talep etmiş; davalı ise fuarın son dakika ertelenmesiyle zarara uğradığını, alacak temlikinin geçersizliğini ve sözleşmedeki erteleme hakkının haksız şart olduğunu savunurken, bilirkişi raporunda sözleşmelerin geçerli bulunması halinde davacının alacaklı olduğu ve davalı iddialarının geçersiz olduğu belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin uluslararası fuarcılık alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ..... Proje İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile █████/2024 tarihinde fuar katılım sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu alacağın █████/2024 tarihli temlik sözleşmesi ile müvekkil şirkete devredildiğini, davalı borçlunun sözleşme uyarınca stand kurulumu ve organizasyon hizmetleri karşılığında ödemesi gereken bedelin bir kısmını ödemesine rağmen 6.027,00 EURO tutarındaki bakiye borcunu ifa etmediğini, sözleşmenin 3., 4. ve 7. maddeleri uyarınca fuar tarihinin müvekkilce ertelenebileceğinin davalı tarafından peşinen kabul edildiğini, davalının fuarın ertelenmesini bahane ederek ödeme yükümlülüğünden kaçındığını, bu nedenle Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının █████/2024 tarihinde takibe haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının sözleşme hükümlerine aykırı ve kötü niyetli olduğunu, alacağın likit ve muaccel nitelikte bulunduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, ayrıca İİK md. 257 ve devamı maddeleri uyarınca davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine teminatsız şekilde ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkil şirket arasında 06.02.2024 tarihinde imzalanan Fuar Katılım Sözleşmesi uyarınca 18-20 Nisan 2024 tarihli fuara katılımın kararlaştırıldığını, ancak davacının grup şirketi olan ..... firmasının fuarı 27-29 Eylül 2024 tarihine ertelediğini, bu erteleme kararının fuara sadece iki gün kala 16.04.2024 tarihinde sosyal medya üzerinden duyurulduğunu, müvekkilin vize, uçak ve otel gibi tüm hazırlıklarını tamamlamış olması nedeniyle büyük zarara uğradığını, davacı ile ..... arasındaki alacağın temliki sözleşmesindeki imzaların uyuşmadığını ve bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, sözleşmenin 7. maddesindeki erteleme hakkının genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu ve haksız şart teşkil ettiğini, davacının fuara katılacak firmalar hakkında yanıltıcı bilgiler vererek müvekkili yanılttığını, bu kapsamda ..... Yapı, .... Grup Yatırım İnşaat San. Ve Tic. A. Ş. ve .... Yapı Endüstri Sanayi Ve Ticaret A. Ş. isimli firmalara müzekkere yazılarak katılım durumlarının sorulmasını talep ettiğini, müvekkilin sözleşme kapsamında Nobel .... firmasına 29.02.2025 tarihinde 4.800-Euro ödeme yaptığını, davacının özen ve iyi niyet yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle müvekkilin ifadan kaçınma hakkının doğduğunu, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasındaki takibin haksız olduğunu, davacının kötü niyetli taleplerinin esastan reddi ile takibin iptaline karar verilmesini, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre fuar sözleşmesinden kaynaklanan ve temlik alınan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy İcra Dairesi'nin.....Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 6.027,00Euro cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Davalı tarafın cevap dilekçesindeki iddialarının geçersiz bulunması ve Davalı .... Proje İnş. Ltd. Şti. ile Dava dışı ...... ..... arasında yapılan 06.02.2024 tarihli, Toplam Tutarı 10.800,00 Euro olan .... Emlak ve Gayrimenkul Fuarı FUAR KATILIM SÖZLEŞMESİ ile sonrasında Dava dışı .... ile Davacı .... Uluslararası Fuarcılık A.Ş. arasında yapılmış olan █████/2024 tarihli Alacağın Temlik Sözleşmesi’ nin geçerli bulunması halinde; davaya konu icra takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan 6.027,00 Euro (225.869,057 TL) alacak bakiyesi bulunduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Uyuşmazlık, fuar katılım sözleşmesi nedeniyle alacağı temlik alan davacının davalıdan bu sözleşme nedeniyle alacaklı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.
TBK'nun 136. Ve 137. Madde hükümleri şu şekilde düzenlenmiştir.
E. İfa imkânsızlığı
I. Genel olarak
MADDE 136- Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır.
Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.
II. Kısmi ifa imkânsızlığı
MADDE 137- "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
Dava dışı ..... ile davalı arasında █████/2024 tarihli fuar katılım sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı taraf 10.800,00 EURO ödemeyi istenmiştir. Davalı taraf kısmi ödeme yapmıştır. ancak organizatör firmanın tek taraflı değişiklikleri sebebiyle fuar önce 27-28 Eylül 2024 tarihine ertelenmiştir. Davalı bu sebeple kısmi ödeme yapmıştır. Yapılan ihtarnamelere rağmen davalının ödeme yapmadığını belirtmiştir. Davacı ile dava dışı şirket arasında dava konusu alacak ile ilgili █████//2024 tarihli alacağın temliki sözleşmesi imzalanmıştır.
Dava konusu fuar katılım sözleşmenin 7 maddesinde; "Organizatör, dilediği takdirde fuar tarihini erteleme hakkına sahiptir" hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 7. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin █████████ Esas, █████████ karar sayılı kararıda bu doğrultudadır. (Aynı yönde İstanbul BAM █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı).
Somut olayda; TBK 136 ve 137 maddeleri uyarınca edimin ifasının tamamen veyahut kısmen imkansızlaşıp imkansızlaşmadığının tespiti gerekmekte olup TBK m.136 kapsamında bir ifa imkansızlığı bulunmamaktadır. Söz konusu fuar iptal edilmemiş, ertelenmiştir. Taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesinin 7. maddesi incelendiğinde de organizatör şirketin gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermediği anlaşılmaktadır. Fuar erteleme kararı nedeniyle davalının hem ödeme yükümlülüğü hem de fuara katılma yükümlülüğü devam etmektedir. Davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olup sözleşmenin 7. maddesinin fesih hakkı vermediğini bilmesi gerekmektedir. Fuarın ertelenmesinde dava dışı şirketin de kusuru da bulunmamaktadır. Buna göre; davacının işbu davayı açmakta haklı olduğu kanaatine varılarak davacının talep edebileceği alacağın 6.027,00 EURO olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 6.027,00 EURO asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli EURO cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA,
2-Hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan 59.039,76-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 14.136,57 TL harçtan başlangıçta alınan 3.857,28 TL'ın mahsubu ile bakiye 10.279,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve devlete ödenen (mahsup edilen) 3.857,28 TL harcın yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 8.710,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,
Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026
Katip .....
✍e-imzalıdır
Hakim .....
✍e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!