İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, trafik sigortası sözleşmesi kaynaklı rücuen tazminat davasında sigorta şirketinin sorumluluğu, bakiye hasar, değer kaybı, eksper raporu ve belirsiz alacak davası hukuki yarar itirazlarına ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazasında hasar gören aracın sahibi tarafından, kaza tespit tutanağında kısmi kusurlu bulunan diğer aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından, eksik ödenen hasar bedeli ve araç değer kaybı için açılan tazminat davasını incelemektedir; davacı, eksper raporundaki hasar tespitinin eşdeğer parça ve KDV hariç yapıldığı, dolayısıyla bakiye hasarın orijinal parça bedelleri ve KDV ile ödenmesi gerektiğini, ayrıca kazadaki kusurlu tarafların müteselsil sorumlu olduğunu savunurken, davalı sigorta şirketi yetki itirazında bulunmuş ve açılan davanın belirsiz alacak davası niteliği taşımadığı gerekçesiyle hukuki yarar eksikliği nedeniyle reddini talep etmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ████████ Esas - ███████ KararDAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigortası Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih ████████ Esas ███████ Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ve park halindeki ..... plakalı araç ile.... plakalı araçlar █████/2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde.... plakalı araç sürücüsü ....'nin tali kusurlu, yaya olarak kazaya karışan .....'in de asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi kazada kusurlu olan ....plakalı aracın 174042... nolu poliçe ile KZMM sigortasını (poliçe limiti 41.000 TL) tanzim eden şirket olup dava konusu araçta meydana gelen hasardan poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, ayrıca kaza sonrası davacıya ait araçtaki hasar davalı şirkete ihbar edildiğini ve davalı şirket uhdesinde hasar dosyası açıldığını, açılan hasar dosyası gereği davalı şirketçe atanan sigorta eksperi davacıya ait araçta KDV hariç ve eşdeğer parça baz alınmak suretiyle 24.100,00 TL tutarında hasar meydana geldiğini tespit etmiş ve davacı işbu bedelin 4'ü olan 6.025,00 TL ödendiğini, ZMM sigortacısı olan davalının, mağdur araca ait hasar tazmin yükümlülüğünü yerine getirirken orijinal yedek parça bedelleri üzerinden KDV de eklenmek suretiyle ödemede bulunması gerektiğini, tespit edilen 24.100,00 TL'lik hasar bedeli ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere eşdeğer parça iskontolu ve KDV'siz olarak değerlendirileceğini, esasen gerçek hasar bedelinin daha yüksek olduğunu, öte yandan davaya sebebiyet veren .... plakalı araç sürücüsü ile yaya olarak kazaya karışan ...... açısından müşterek ve müteselsilen sorumluluğun söz konusu olduğunu, dolayısıyla davalı şirket davacının uğradığı zararın tamamından sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağına göre davalı şirket tarafından sigortalanan .... plakalı aracın tali oranında, dava dışı yaya olarak kazaya karışan ...'in ise asli oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla kazanın oluşumuna neden olan etkenler ...(davalı şirket sigortalısı) ve dava dışı yaya olduğunu, kazaya sebebiyet veren etkenler ... plakalı araç ( davalı şirket sigortalısı -tali kusurlu) ile yaya ( dava dışı asli kusurlu) ise ve bu tespit ve değerlendirmeler sonucunda zararın tamamından .... plakalı araç işleteni, sürücüsü ve mali mesuliyet sigortacısı ile yaya olarak kazaya karışan .....müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak suretiyle davacıya ait araçta oluşan bakiye hasar bedeline mahsuben 100 TL ile değer kaybı alacağına mahsuben 10 TL olmak üzere toplamda 110 TL maddi tazminatın █████/2020 başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sarf edilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28.05.2021 tarihli değer arttırım dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini bakiye hasar bedeli 28.975,00 TL'ye arttırmıştır. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin adresinin “.... Cad. ...Sitesi No: ... Kule:.. Kat:...” olduğunu HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, dava konusu taleplerin belirsiz alacak/kısmi alacak olarak ileri sürülmesi imkânı bulunmadığını, davacı müvekkili şirkete başvurduğunda eksper raporu alındığını, talep netleşmiş olup talep edebileceği tutar belirlendiğini, bu durumda davacının yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre araç hasarı için belirsiz alacak/kısmi alacak davası açmasında hukuki yarar ve imkân olmamasına rağmen, belirsiz alacak/kısmi alacak davası açmasının HMK m.114 "Hukuki Yarar Eksikliğinden" reddini talep ettiklerini, davalı şirket tarafından, █████/2019-█████/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, T-174042945-0-0 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan .... plakalı aracın, █████/2020 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında hasarlanan ..... plakalı araçta meydana geldiği iddia olunan hasar tazminatı ve ekspertiz ücretinin karşılanması talebiyle dava açıldığını, konu poliçeye ilişkin sorumluluğumuz 39.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmeleri hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle, maddi zararlardan ötürü sigortacı, poliçede gösterilen limit meblağının tamamından değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarının araştırılıp, saptanması neticesinde bulunacak meblağdan, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek şartıyla davalı şirket tarafından dava konusu hasar tazminatı ödenmiş olup bakiye tazminat bedeli bulunmadığını, davacı davalı şirkete dava konusu kazayı █████/2020 tarihinde ihbar ettiğini ve 15691847-1 numaralı hasar dosyası açıldığını, davayı kabul etmemekle birlikte hasar aşamasında sunulan evraklara istinaden █████/2020 tarihinde eksper tarafından belirlenen 6.024,98 TL araç hasarı için tazminat davacıya ödendiğini, bakiye bir tazminat borcu bulunmadığından dava konusuz kaldığını, davanın araç hasarı yönünden reddi gerektiğini, davacının araçta oluştuğunu iddia ettiği hasar bedeli son derece fahiş olup piyasa şartları ile de örtüşmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafından talep edilen hasar bedeli son derece fahiş olup hasar miktarının tespiti gerektiğini, yine davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça her ne kadar hükmedilecek tazminatın KDV dahil tutarı talep edilmiş ise de, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesi ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olacağını, aksi görüş davacının ödemediği tutarın ve dolayısıyla meydana gelmeyen zararın haksız olarak davalı sigorta şirketin yükletilmesi anlamına geleceğini, bu durum da hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davacının talebini kabul etmemekle beraber davalı şirket aleyhine bir hüküm kurulması halinde uygulanacak faiz, yasal faiz olması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun da düzenlenmiş olduğu üzere sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğü, sigortacının ödeme yükümlülüğün öğrendiği tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde geçerli olacağına, eğer bir tazminat sorumluluğu doğacak ise ancak 8 iş gününün geçmesi ile davalı şirketin temerrüde düştüğü kabul edilmesi gerektiğini, fakat somut olayda davalı şirket temerrüde düşmemiş olup, başvuranın faiz isteme hakkı doğmadığını, dava konusu uyuşmazlık tamamen “haksız fiil”den kaynaklandığını, haksız fiilden kaynaklanan taleplerde de uygulanacak ancak kanuni faiz olacağını, kaldı ki halefiyet gereği sigortalı aracın özel araç olması durumunda davalı şirketin, sigortalısının sorumlu olduğu yasal faizden sorumlu olacağı hususunun tartışmasız olduğunu, davayı görmeye yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne gönderilmesini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VERİLEN İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisiz olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuş, ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından bahisle itirazda bulunmuş ise de, HMK'nun 16. maddesi gereğince haksız fiilin ve zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin oturduğu yer mahkemesinin de davaya bakmakla yetkili olduğu, kaza yerinin ..../... olduğu, davacının oturduğu yerin İzmir ili sınırları içerisinde olması nedeni ile yetki itirazının yerinde olmadığı mahkemenin davaya bakmaya yetkili olduğu; davanın tazminat davası olması ve alacağın miktarı yargılama ve bilirkişi raporu ile belirlenebildiğinden ve dava konusu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden, tazmini gerektirecek bedel taraflar arasında açıkça kararlaştırılmadığından tazminat alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik hesap edilebilirlik vasfı bulunmadığından belirsiz alacak davası olarak açılabileceğinden davalı vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı; █████/2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketinin kazanın meydana gelmesinde sürücüsü kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla neden olduğu hasar bedelinden sigortalının sigortacısı olarak sorumlu olduğu; davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı ve araçta kaza nedeniyle 35.000,00 TL tutarında hasar meydana geldiği, davacının zararın tazmini için dava açılmadan önce davalı şirkete başvuru yapmış olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından █████/2020 tarihinde 6.024,98 TL ödeme yapıldığı ve davacı tarafın maddi tazminata ilişkin taleplerini kısmi ödeme tarihi olan 6.024,98 TL hasar bedeli tutarı düşüldüğünde kalan bakiye hasar onarım bedelinin 28.975,00 TL olduğu, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığı, kaza tarihinde araç maliki olduğu anlaşılan davacının aracında meydana gelen toplam hasarın poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı, dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere davacının talep ettiği bakiye hasar bedeli tazminatı yönünden haklı olduğu kanaatine varılarak davanın hasar bedeli tazimatı yönünden kabulü ile, 28.975,00 TL bakiye hasar bedeli tazminatının █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; değer kaybının, aracın piyasa değerindeki azalma olduğu, buna göre pert kabul edilen aracın, piyasa değeri göz önüne alınarak zarar hesaplandığından, yerleşik uygulamaya göre de araçta meydana gelen zarar oranına göre pert işlemine tabi tutulması gereken araçta araç sahibinin bir zararı oluşmaması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı tespit edildiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davacının davasının hasar bedeli yönünden kabulü ile, 28.975,00 TL hasar bedeli tazminatının █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının davasının değer kaybı bedeli tazminatı yönünden reddine karar verilmiştir.DAİREMİZİN 03.07.2024 TARİHLİ KALDIRMA KARARININ ÖZETİ: Dairemizce dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; Yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda gerçekleşen kazada yaya .....'in kendi yaralanması şeklindeki zararlı sonucun ve bu olayın etkisi ile.... plakalı otomobilin yolun sağında park halinde bulunan davacı adına tescilli olan .... plakalı otomobilinin arka kısmına çarpması şeklindeki zararlı sonucun oluşmasına neden olan davranışının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68. maddesi ve Trafik Yönetmeliğinin 138. maddesinde düzenlenen yaya kusurunun ihlali niteliğinde bulunduğu, .... plakalı otomobil sürücüsü ....'nin ise, ....'in yaralanması şeklindeki zararlı sonucun ve bu olayın etkisi ile kendi sevk ve idaresindeki .... plakalı otomobilin yolun sağında park halinde bulunan davacı adına tescilli olan .... plakalı otomobilinin arka kısmına çarpması şeklindeki zararlı sonucun oluşmasında katkıda bulunan ....'nin davranışının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52. Maddesinin ihlali niteliğinde bulunduğu, davacı ... plakalı otomobil işleteni ....'nun davacının, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ihlal eden zararlı sonuç üzerinde etken nitelikte bir davranışının bulunmadığı, .... plaka sayılı motosiklet işleteni ......ın da zararının sonuç üzerinde etken bir davranışının bulunmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, yine dosyaya kazandırılan ekspertiz .... tarafından tanzim edilen ekspertiz raporunda yaya ....'in %75 oranında kusurlu olduğuna ilişkin rapor tanzim edilmiş olduğu, davalı sigortanın sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olmasına karşın yerel mahkemenin gerekçeli kararında atfedilen kusura ilişkin herhangi bir tespit ve saptamada bulunmaksızın meydana gelen zararın tamamından davalının sorumlu tutulmasının isabetli olmadığı, mahkemece davaya konu kazada taraflara atfedilebilecek kusur oranlarının tespitinden sonra talep edilen maddi hasar ve değer kaybına yönelik karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın kaldırılarak mahal mahkemesine iadesine karar verilmiştir.DAİREMİZ KALDIRMA KARARI SONRASINDA VERİLEN İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaldırma kararı sonrasında İTÜ Fen Heyeti Trafik Kürsüsü öğretim üyelerinden oluşan heyet dosyanın tevdi edilerek rapor alındığı, düzenlenen heyet raporuna davalı sigorta şirketinin sigortalısı .... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun KTK Md 52'de yer alan “Sürücüler...b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar” maddesini ihlalden mevcut kaza ve davacı yanın aracında hasar oluşumunda kusur sahibi olduğu, kusur oranının %25 olduğu, dava dışı yaya ....'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 68 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 138'de yer alan “b) Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır.”, “Yollarda güvenli geçiş, önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek suretiyle yapılır.” maddelerini ihlal ettiği, mevcut kaza ve hasarın oluşumunda asli kusurlu olduğu ve kusur oranının %75 oranında olduğu, kaza neticesinde hasarlanan davacı yana ait araç ve dava dışı motosikletin kazanın oluşumunda etkisinin olmadığı görüşüne varıldığı, kaza neticesinde meydana gelen hasarın, aracın büyük bir oranda onarımını gerektiren, aracın ikinci el piyasa rayicinin %50'sini aşan oranda olması nedeniyle onarımının ekonomik olmadığı, aracın KDV Dahil iskontosuz onarım tutarının 43.782,96 TL, aracın 2. El piyasa rayicinin 82.000,00 TL olması nedeniyle aracın pert-total olarak değerlendirilmesi gerektiği, aracın sovtaj bedelinin 47.000,00-TL olacağı, davacı yana ödenmesi gereken tutarın 35.000,00 TL olması gerektiği, davalı yanın bu tutarın %25'i olan 8.750 TL'den sorumlu olması gerektiği, yaptığı ödeme tutarı olan 6.024,98 TL göz önünde bulundurulduğunda bakiye tazminatın 2.725,02 TL olduğu yönünde rapor düzenlendiği, raporun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, davacının bakiye karşılanmayan maddi zararının 2.725,02 TL olduğu, değer kaybı zararı istemi yönünden ise araçta pert-total işlemi uygulanması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı gerekçesiyle bu yönden talebin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın 2.725,02-TL yönünden kısmen kabulüne, fazlasına dair istemin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalının sigortalısı araç sürücüsünün %25, dava dışı yaya .....'in %75 oranında kusurlu olduğu tespitinin yapıldığını, TBK 61.maddesi gereğince birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermeleri halinde haklarında müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 2918 sayılı KTK'nın 88/1.maddesi yönünden bir motorlu aracın katıldığı bir kazada bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa bunların müteselsil olarak sorumlu tutulmaları gerektiğini, genel ve özel kanun hükümleri gereğince davalı şirketin sigortalısının kusur oranı ne olursa olsun zararın tamamından sorumlu olması nedeniyle davanın tamamı yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği halde kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının trafik sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davalarında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddeleri uyarınca "gerçek zarar" ilkesi geçerlidir. Kural olarak zararı ve zarar verenin kusurunu ispat yükü zarar görene aittir. Zarar gören, haksız fiil sonucunda malvarlığında meydana gelen eksilmeyi talep edebilir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; bir araçta meydana gelen onarım masraflarının, aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el rayiç değerinin %50'sini aşması durumunda, o aracın tamirinin ekonomik olmadığı kabul edilir ve araç "pert total" (tam hasarlı) sayılır. Tam hasarlı araçlarda talep edilebilecek gerçek zarar tutarı, aracın kaza anındaki rayiç bedeli ile kazadan sonraki hasarlı (sovtaj) bedeli arasındaki farktır. Araç tam hasarlı kabul edildiğinde, aracın piyasa değerinde başkaca bir eksilme söz konusu olmayacağından, ayrıca değer kaybı tazminatı talep edilemez. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatını haiz araç maliki ile araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludur. Bununla birlikte TBK'nın 61. maddesinde, “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” düzenlemesi ile, birden çok kişinin aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Davacı, müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türü olup kazaya neden olan her bir kimse ayrı ayrı meydana gelen zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. (Yargıtay 4. HD 27.01.2025 tarihli █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı) Dosya kapsamında mevcut 13.10.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağıyla uyumlu olup dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı sabittir. Davalının sigortalısı araç sürücüsü ile dava dışı yayanın kusur dağılımları birbirlerine karşı açılacak rücu davasında önem taşımakta olup, aralarındaki iç ilişkiyi ilgilendirmektedir. Bu durumda davacı vekili açıkça davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulmalarını istemediğine göre, zarar verenlerin müteselsil sorumluluğu bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK'nın 85/1, 88/1 ve TBK 61. maddelerine aykırı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Davacı vekilinin istinaf sebebi yerindedir. Yapılan açıklamalar karşısında, mahkemece gerek kusur gerekse de talep konusu hasar ve değer kaybı zararlarına ilişkin rapor tespit ve kanaatlerinin hükme esas alınması yerinde ve isabetli ise de dosya kapsamında sabit olduğu üzere davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün %25 oranındaki kusuruna karşın zarara dava dışı yaya .... ile birlikte sebebiyet verdiği ve davacının kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunmadığından zararın tamamından müşterek ve müteselsil sorumlu tutulması gerekirken %25 kusur oranına göre sorumlu tutularak hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacının gerçek hasar miktarı olarak tespit edilen 35.000,00-TL'den, dava öncesi ödenen 6.024,98-TL'nin mahsubu ile davacının karşılanmamış hasarının 28.975,02-TL olduğunun kabulü ile talep konusu bakiye hasar istemi yönünden davanın 28.975,00-TL üzerinden kısmen kabulüne, değer kaybı bedeli yönünden ise aracın pert olarak kabul edilmesi nedeniyle ayrıca değer kaybı oluşmayacağından reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih ████████ Esas ███████ Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davanın KISMEN KABULÜNE, 28.975,00-TL hasar bedelinden oluşan maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bakiye poliçe limiti 34.975,02-TL aşılmamak kaydıyla 18.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Değer kaybı zararı talebinin reddine,Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harç, 494,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 553,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.979,28-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 494,00-TL ve 59,30-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 553,30-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.425,98-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, bozma öncesi yapılan 27,50 TL e-tebligat masrafı, 25,00 TL tebligat masrafı, 42,00 TL müzekkere posta masrafı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, bozma sonrası yapılan 95,00 TL e-tebligat masrafı, 15.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 16.248,80 yargılama giderinin kabul red oranına göre 16.243,19-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 28.975,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL arabulucuk giderinin dairemiz kaldırma kararı öncesi kazanılmış haklar gözetilerek davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 2.002,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 30,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.032,00-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.