Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı haksız fiil nedeniyle ticari araçta meydana gelen kazanç kaybı tazminatı davası.
Özet: Bu dava, davalı tarafın %100 kusurlu olduğu trafik kazası sonucunda, davacı şirketin yolcu taşıma faaliyetinde kullandığı ticari aracının tamir sürecinde kullanılamamasından dolayı uğradığı ticari kazanç kaybının tazmini talebiyle açılmıştır; davacı şirket, aracının hasarının kasko poliçesinden karşılandığını ve değer kaybının sigorta tarafından ödendiğini belirtirken, asıl zararının aracın arızalı kaldığı 10-15 günlük sürede gelir elde edememesinden kaynaklandığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını ve bu belirsiz alacağın bilirkişi incelemesiyle tespit edilerek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmektedir.

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... sevk ve idaresindeki adına kayıtlı ... plakalı aracın ... tarihinde ... istikametine seyir halinde iken aynı yönde seyir eden sürücü ... sevk ve idaresinde davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, müvekkiline ait ... marka ... model ... vasıflı aracın hasar gördüğünü, ayrıca müvekkilinin tamirde geçen süre zarfında kazaya konu aracı kullanamadığını ve büyük oranda değer ve kazanç kaybına uğradığını, sunulacak trafik tespit tutanaklarında da görüleceği üzere davalı tarafın söz konusu kazaya %100 kusurlu bir şekilde görüldüğünü, dava konusu kaza nedeniyle, müvekkili şirketin aracının onarımı10-15 gün sürmüş olup; bu sürede müvekkili şirket tarafından kullanılamadığından; meydana gelen hasarın yanında işbu davaya konu ticari kazanç kaybı meydana geldiğini, zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa gidildiğini, anlaşma sağlanamadığını, ... tarihli kaza sonucu müvekkili şirkete ait araçta maddi hasarda oluştuğunu, bu hasarın tutarı, müvekkile ait aracın ... numaralı Kasko Poliçesi kapsamında karşılandığını, bu tutarı dava konusu etmediklerini, ... ... A.Ş.’ye müzekkere yazılarak ... numaralı hasar dosyası ile ödeme bilgilerinin ve diğer tüm evrakların celbini, yine kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın trafik sigortasına araç değer kaybı için başvuruda bulunulduğunu, ... sigorta nezdinde ... nolu hasar dosyası açılarak ... tarihinde ... ... A.Ş tarafından ... TL değer kaybından kaynaklı ödeme yapıldığını, ödeme dekontunu sunduklarını, dava konusu kaza neticesinde ekte sunulan eksper raporuna göre müvekkili şirketin aracında ... TL tutarında maddi hasar meydana geldiğini, hasarın yanı sıra ticari olan bu aracın onarım süresince aracın kullanılmamasından kazanç kaybına uğradığını, müvekkili şirketin yolcu taşıma faaliyeti sürdürmesinden dolayı kazadan kaynaklı zarar gören motorlu aracın çalışmaması ve tamirde geçen sürede yolcu taşımaması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, bu hususta taşıma faaliyetinde kullanılan bu araca ilişkin ilgili oda ve meslek kuruluşlarından kazanç kaybı miktarı talep edildiğinde aracın ortalama aylık getirisi tespit edilebileceğini, ayrıca bu zararın oluşmaması için davacının bu araç yerine yeni bir araç kiralama zorunluluğu olmadığı gibi ticari araç olması sebebi ile davacı müvekkili şirkete ikame araçta tesis edilmediğini, bu kazadan kaynaklı araçta meydana gelen ticari kazanç kaybı dolayısıyla ne kadar zarara uğradığını bu aşamada bilinmediğinden, mahkemede alınacak bilirkişi raporu ile bu tutar kesin ve net bir şekilde belirleneceğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları ve tanık sunma hakları saklı kalmak kaydıyla ; gerek re'sen gerekse yukarda bahsedilen husustan dolayı belirsiz alacak davasının kabulü ile, müvekkili şirketin aracında oluşan kazanç kaybının parasal değerinin bilirkişi marifetiyle tam ve net olarak tespitine, belirsiz alacağın belirlendiğinde harcı tamamlanmak kaydı ile şimdilik ... TL'lik (kazanç kaybı) tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Mahkememiz Yazı İşleri Müdürlüğünce ... ve ... plakalı araçların kim adına kayıtlı olduğuna ilişkin tescil belgeleri Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı ... ... A.Ş'ye müzekkere yazılarak ... tarihinde meydana gelen ... ve ... plakalı aracın karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin ZMMS ile hasar kaydı, davacı tarafından yapılan başvurunun tebliğ tarihini de gösterir belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Vergi Dairesine ve Servisçiler Odasına müzekkere yazılarak, davacının kaza tarihini de kapsar kazanç bilgileri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Kasko şirketi olan ... ... Aş'ye müzekkere yazılarak davacıya ikame araç tahsis edilip edilmediği, ne kadar süre ikame araç verildiği ile ilgili kayıtlar celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi ve Atso'ya müzekkere yazılarak tacir araştırması yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle ... plakalı araçta kazanç kaybı istemine ilişkindir.
Dosyamızda davalının tacir olup olmadığının araştırılması için ... Vergi Dairesine, müzekkere yazılmış, davacı ... ...'in dava tarihi (...) itibariye tacir olup olmadığı araştırması yapılmıştır.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1-a bendi uyarınca; tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen hususlardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca nisbi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın ticari işletmelerinden doğması gerekir. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır.Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 3.maddesinde; "ticari iş" kavramı açıklanmış ve "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir.
Ticaret hayatının temel öznesi olan "tacir" de yine işletme kavramı bağlamında tanımlanmış ve "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi"ye tacir deneceği TTK'nın 12/1.maddesinde belirtilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1. maddesinde düzenlenmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. HD DOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████ sayılı ilamında "....yapılan araştırmaya göre davacının dava tarihinde tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan kanun maddeleri ve tanımlar doğrultusunda olayda; dava TTK.nun 4/1-a-f bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan (tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın) değildir. Davalı hakkında vergi dairesinden getirtilen yazı cevapları ile ... tarihinde basit usul ile maşladığı ancak ... tarihinde terk ettiği, dolayısıyla işletme hesabına göre vergilendirmeye tabi olduğu, 213 sayılı VUK 'nun 177 maddesinin 1/1-3 bendlerindeki limitlerin yarısını ve 2 nolu benddeki limiti aşmadığı, anlaşılmaktadır. Her dava açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmelidir. Dava tarihi itibariyle davalının tacir olmadığı dolayısıyla davanın da hukuki niteliği itibariyle ticari dava olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın mahkememiz görev alanına girmediği anlaşılmıştır.
Görev, 6100 Sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına
3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸E- İmzalı
Hakim ...
¸E- İmzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!