İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Haksız Fiilden Kaynaklanan Trafik Kazası Maddi Tazminat Davasında Yetki, İşleten Sıfatı ve Belirsiz Alacak Tartışmaları.
Özet: Trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil nedeniyle açılan bu tazminat davasında davacı, araç hasarı, değer kaybı, kazanç kaybı ve ekspertiz ücreti gibi maddi zararlarının tazminini talep etmektedir; davacı, uzun süreli kira ilişkisi nedeniyle işleten sıfatı kazandığını iddia ettiği kiralama şirketi ile sigorta poliçesi kapsamında sorumlu sigorta şirketini müştereken ve müteselsilen dava ederken, davalılar ise yetki, husumet (kiralama şirketi işleten olmadığını savunarak), zamanaşımı itirazları ve alacağın belirsizliği konularında karşı savunmalar ileri sürmektedirler.

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; genel yetki kuralları gereği İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, huzurda görülmekte olan davada, davalılara karşı haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebinin olduğunu, tarafların tacir olduğu ve ticari faaliyetlerini yürüttüğü aracın ticari niteliğe haiz olması nedeniyle ayrıca davalı sigorta şirketinin, sigorta poliçesi sebebiyle sorumlu tutulduğunu, zorunlu sigortaların, TTK'nın 1483 vd. maddelerinde düzenlendiğini, TTK'nın 4/1-a ve 5. maddesi hükümleri karşısında, TTK'dan kaynaklanan bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunduğunu, işbu davanın ikame edilmeden önce yapılan arabuluculuk sürecinde, araç maliki ... A.Ş. (VN:...) tarafından, aracın davalı ... ... şirketine kira sözleşmesi ile uzun süreli kiralandığı ve bu nedenle işleten sıfatının ... ... şirketine geçtiğinin belirtildiğini, bunun üzerine 2025/... Büro dosya no, 2025/... Arabuluculuk dosya numaralı dosya ile gerçekleşen arabuluculuk sürecine davalı ... ... şirketi de taraf olarak eklendiğini, arabuluculuk sürecisinde ... kiralama şirketine ait aracın İmm Kasko poliçesi kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğunun öğrenildiğini, ... Sigorta A.Ş. Arabuluculuk sürecesine taraf olarak dahil edildiğini, bu nedenle, uzun süreli kira ilişkisi nedeniyle işleten sıfatı davalı ... ... şirketine geçtiğini ve tarafınca davalı işletene karşı dava açtıklarını belirterek taraflar arasındaki hasar, değer kaybı, kazanç kaybı (mahrumiyet) ve ekspertiz ücreti bedeline ilişkin uyuşmazlık sebebi ile talep edecekleri miktarın bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinden sonra 6100 Sayılı HMK 107 Md. uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan alacak miktarını belirlenecek miktar kadar arttıracaklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10,00 TL hasar bedelini, 10,00 TL değer kaybının ve 1.250,00 TL ekspertiz yargılama masrafının muhatap sigorta şirketi için temerrüt tarihinden, diğer davalılar için hasar tarihi olan 23.04.2025 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, 10,00 TL kazanç kaybı (mahrumiyet) bedelinin sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan kaza tarihi olan 23.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından İstanbul Mahkemelerinde dava açıldığını, HMK m. 7’ye göre genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, işbu davada yetkili mahkemenin müvekkilin adresinin bulunduğu ... mahkemeleri olduğunu, davanın yetkili ... mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin, ... plakalı aracın maliki ya da sürücüsü olmadığını, aracı ... A.Ş.'den uzun süreli araç kiralama sözleşmesiyle kiraladığını, bu sebeple davanın tarafı olmayıp husumet itirazının bulunduğunu, davacı tarafın hiçbir iddiasını kabul etmemekle birlikte, dava konusu olarak iddia edilen talepler için zamanaşımı def'inde bulunduklarını, tarafların kusur oranlarının yargılama esnasında değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilin dava konusu trafik kazasında bir kusuru bulunmadığını, dava konusu kazada tarafların kusur durumunun yargılama aşamasında incelenmesi ve bilirkişi tarafından kusur oranlarının değerlendirilmesi gerektiğini, yargı makamı tarafından yaptırılmayan kusur değerlendirmesinin kabulü mümkün olmadığını, dava konusu işbu olayda kaza tarihinde sürücü olan ...'un hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu trafik kazası sonucunda meydana gelen hafif hasarın, değer kaybı oluşturabilecek nitelikte olmadığını belirterek davanın yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olmasından dolayı ilk itirazlarının değerlendirilmesine; aksi halde esas yönünden izah ettikleri talepleri ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası limiti tüketilmeden İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasından tazminat talebinde bulunulmaması gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, sigortalı aleyhine dava açan karşı tarafın, dava dilekçesinde, davacı tarafın uğradığı iddia edilen ikame araç bedeli, eksper ücreti, değer kaybı ve araç hasar bedelini talep ettiğini, takip yapılan kısım için alacağın belirli nitelikte olduğunu, bu nedenle huzurdaki davada davacı tarafından maddi tazminata ilişkin dava tutarı miktarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını, ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmediklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, dava konusu araçta oluşan değer kaybı zararının ödendiğini, müvekkil şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın ZMMS poliçe limitleri dahilinde kalması ve belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi nedeniyle davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın hasar onarım bedeli davacı yanın aldığı eksper raporuna göre 518.439,45 TL olarak belirlendiğini, bu raporu kabul etmemekle birlikte araçta meydana gelen hasarın ZMMS limitini aşmakta ise İMMS kapsamında yine sigorta şirketine başvuru yoluna gidilmesi gerektiğini ancak davacı tarafın, hasarın ZMMS limitini aştığının kesin olmadığını ve İMSS kapsamında başvuru dahi yapmadan hasarın, değer kaybının ve mahrum kalma bedelinin karşılanması için dava açma yoluna gittiğini, dava dilekçesinde müvekkilin kusurlu olduğu belirtildiğini ancak davacının talepleri de net olmadığını, 2918 Sayılı Kanuna göre trafik kazalarında meydana gelen hasarların ZMMS kapsamında olduğunu, davacı tarafın kanunda açıkça ZMSS kapsamında karşılanması gerektiği belirtilen hasar, değer kaybı ve mahrum kalma bedeli için hem müvekkiline hem sigorta şirketine ve aracı kiralayan şirkete dava açtıklarını, davacı tarafın hangi taraftan hangi zararın tazminini talep ettiğinin belli olmadığını, usule aykırı olarak işbu davanın ikame edildiğini, aksi halde , ... plakalı aracın hasar onarım bedelini, değer kaybını, mahrum kalınan araç bedelini ve eksper ücretini karşılamak gerek ZMMS gerek İMM Kasko Poliçesi kapsamında, ... aracın sigortalı olarak bulunduğu ... Sigorta A.Ş.'ye ait olduğunu belirterek işbu davanın öncelikle sigorta şirketine başvuru yolları ve sigorta poliçesi limitleri tüketilmeden açıldığı gerekçesi ile usulden reddine, davanın usulden reddedilmemesi halinde işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkemece taraf teşkili sağlanmış, bildirilen deliller toplanmış, Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, İhtarname, Eksper raporu ve ücret faturası, Kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin faturalar, tramer kayıtları ve Hasar dosyası dosya arasına alınmış ve hasar ile kusur yönünden bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce atanan makine mühendisi bilirkişisi ...'ın hazırlamış olduğu █████/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; olan trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...' un % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' in kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... plakalı, 2024 model ... (...) marka aracın, kaza tarihi itibarıyla yetkili servis standardında ve orijinal parça kullanılarak yapılacak onarımının KDV dahil 167.090,75 ₺ olduğu tespit edildiğini, davacının, kaza tarihi itibarıyla tespit edilen 167.090,75 TL hasar miktarına karşılık, tahsil ettiği anlaşılan 165.099,42 TL düştüğünde, kalan bakiye 1.991,33 TL bakiye hasar miktarını talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, dava konusu ... plakalı, 2024 model ... (...) marka aracın, dava konusu trafik kazasında hasarlanmış olmasından dolayı değer kaybının kaza tarihi itibarıyla 305.000,00 TL olacağı tespit edildiğini, davacının, kaza tarihi itibarıyla tespit edilen 305.000,00 TL değer kaybı miktarına karşılık tahsil ettiği 200.000,00 TL düştüğünde, kalan 105.000,00 TL bakiye değer kaybı miktarını talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, dava konusu ... plakalı aracın olan kazada hasarlanmış olmasından dolayı, aracın tamir edilebileceği 7 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan mahrumiyet bedelinin KDV dahil 55.775,00 TL olduğu tespit edildiğini, davacının, kaza tarihi itibarıyla tespit edilen KDV dahil 55.775,00 TL mahrumiyet tazminatını talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Davacı vekili █████/2026 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dava değerini 1.991,33TL hasar, 105.000,00TL değer kaybı ve 55.775,00TL ikame araç bedeli olarak arttırdığı, tamamlama harcını yatırdığı anlaşılmıştır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, davacıya ait ... plakalı aracına davalı sigorta şirketi tarafından ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan davalı ...'un sürücüsü, davalı ... ... şirketinin (uzun süreli kiralama sözleşmesi gereği) işleteni olduğu ... plakalı aracın çarpması neticesinde meydana gelen hasar, değer kaybı ve ikame araç bedeli talebinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememiz dava konusu sebebi ( sigortaya ilişkin hükümler TTK da düzenlendiğinden) ile görevli ve HMK 7 ve16 maddeleri gereği yetkilidir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı aracın 23.04.2025 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracına çarptığını ve maddi hasar, değer kaybı meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün kaza nedeniyle %100 kusurlu olduğunu belirterek hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunun 7. maddesinde: Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Şeklinde 16. Maddesinde: Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Şeklinde yasal düzenleme bulunduğundan kazanın meydana geldiği yer ve davalı sigortanın yerleşim yeri itibari ile mahkememiz yetkilidir.
Türk Borçlar Kanunun 49. maddesinde: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesinde: - (Değişik fıkra: █████/1996 - ███████ md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." düzenlemesi gereğince taraflar arasında maddi zarara ilişkin alacak talebinin belirli olmadığı ve uyuşmazlık bulunduğu, davacıdan maddi zararının ne kadar olduğunun tam ve kesin olarak bilmesinin mümkün olmadığı ve Mahkememizce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belli olacağından davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; 23.04.2025 tarihinde davacı tarafa ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketi tarafından İhtiyari Mali Mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı aracın çarpması neticesinde, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde İhtiyari Mali Mesuliyet sigortasının bulunduğu, davalı ...'un sürücüsü, davalı ... ... şirketinin (uzun süreli kiralama sözleşmesi gereği) işleteni olduğu, alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davalı araç sürücüsü ...'un gerekli kontrolleri yapmaksızın ve takip mesafesini mahal şartlarına göre ayarlamaksızın kırmızı trafik ışıklarında duran ... plakalı araca arkadan çarptığı olayda %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün alabileceği bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğu, kusur oranlarının kaza tespit tutanağına ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, hasarın kaza ile illiyet bağının olduğu, kaza tarihi itibariyle dava konusu ... plakalı aracın dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, aracın onarımı için zorunlu olarak değiştirilmesi gereken yedek parçaların bedeli ve işçilik bedelleri olmak üzere toplam hasar miktarının KDV dahil 167.090,75 TL olduğu, tahsil edilen 165.099,42TL mahsubu sonrasında bakiye 1.991,33TL hasar bedeli kaldığı, aracın geçmiş kaza kaydının bulunmadığı tramer kayıtlarından anlaşılmış ve aracın kaza tarihden önceki rayiç değeri 13.420.000,00TL, kaza sonrası piyasa değerinin13.115.000,00TL olduğu ve 305.000,00TL değer kaybı zararın bulunduğu, tahsil edilen 200.000,00TL in mahsubu sonrasında, bakiye 105.000,00TL olduğu, davalının sigortalısının %100 oranında kazaya etkisinden dolayı, zararın tamamından kaza tarihi itibarıyla sorumlu olduğu,... plakalı davacıya ait aracın, davaya konu trafik kazası akabinde hasarlandığı görülmüş olup makul tamir sürenin 7 gün olacağı değerlendirilmiş olup kaza tarihindeki günlük emsal kira bedelinin belirlenmesi, bu kira bedelinden, mahrumiyet süresi nazara alınarak aracın amortisman (yıpranma), bakım, yakıt (somut olay nazara alındığında günlük harcayacağı benzin veya mazot değil, aracın bakımı/muhafazası/kullanımı için gerekli yağ, aracın özelliğine göre adblue vs ) giderinin mahsubu ile mahrumiyet bedeli belirlenmesi gerektiğinden bilirkişi raporu ile 2024 model ... marka/tipi emsal araçların İstanbul’da günlük kira bedellerinin kaza tarihi itibariyle rayiç ortalama aylık kiralamada günlük 8.975,00-TL olacağı tespit edilmiş ve makul 7 günlük süreçte davacının mahrum kalacağından 8.975,00-TLx7gün - 7.000,00TL amortisman= 55.825,00-TL olacağı tespit edilmiş olup düzenlenen raporların dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilerek trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve davacının başvuru koşulunu sağladığı, davalı sigortaya █████/2025 tarihinde başvurduğu nazara alınarak ve 8 iş günü sonu olan █████/2025 tarihinde davalı sigortanın temerrüde düştüğü, diğer davalıların haksız fiil hükümleri gereği kaza tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya karışan araçların hususi araç olması nedeniyle yasal faize hükmedilerek talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
a-) 1.991,33TL hasar bedelinin 23.04.2025 tarihinden (davalı sigorta yönünden poliçe limiti . (4.800.000,00TL) ile sınırlı olmak ve 10.06.2025 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-) 105.000,00TL değer kaybı bedelinin 23.04.2025 tarihinden (davalı sigorta yönünden poliçe limiti (4.800.000,00TL) ile sınırlı olmak ve 10.06.2025 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c-) 55.775,00TL ikame araç bedelinin 23.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 11.118,56TL nispi karar harcından (davalı sigorta 7.308,57TL sinden sorumlu olmak üzere) peşin yatırılan 3.395,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 7.723,17-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 14.486,20-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
█████/2026
Katip ..
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!