Kooperatifin üyelik payını ödemeden eski üyeden elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin TBK 97 uyarınca reddine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir kooperatifin eski üyesi aleyhine, istifa etmesine rağmen kooperatife ait daireyi haksız işgal ettiği iddiasıyla açtığı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında, ilk derece mahkemesi, davacı kooperatifin davalının istifası sonrası ödemesi gereken ortaklık payını ödemeyerek kendi edimini yerine getirmediğini, bu nedenle Türk Borçlar Kanununun 97. maddesi gereğince davalıdan taşınmazı boşaltmasını veya ecrimisil talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar vermiştir; davacının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesinin kararını kaldırma yönünde bir karara varmıştır.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI: ... Esas - ... KararDAVACI : ........ VEKİLİ : Av.....İSTİNAF EDEN DAVALI: ........ VEKİLLERİ : Av..... Av.....DAVA : Elatmanın Önlenmesi ve EcrimisilİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı kooperatifin üyesiyken, Karaman .... Noterliği'nin █████/2019 gün ve ........ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, istifasının davacı kooperatif yönetim kurulunun █████/2019 gün ve 66 sayılı kararı ile kabul edildiğini, davacı kooperatif tarafından davalıya kooperatif üyeliğini kaybetmesi nedeniyle, kooperatife ait dairenin anahtarını teslim etmesi gerektiğinin ihtar edilmesine rağmen davalının Konya, Selçuklu, ........ Mahallesi, ........ Sokak, ........, B Blok, 1 Kat, 2 Nolu bağımsız bölüm adresindeki daireyi işgal etmeye devam ettiğini, bu işgalin haksız olduğunu, davalının bu işgal nedeniyle ayrıca ecrimisil de ödemesi gerektiğini beyan ederek, davalının dava konusu bağımsız bölüme el atmasının önlenmesi ile davalının █████/2019 istifa tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için şimdilik 1.000 TL. ecrimisilin aylık her kira dönemi sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili █████/2024 tarihli talep arttırım dilekçesiyle, █████/2020 - █████/2022 dönemi için ecrimisil taleplerini 1.000 TL' den 17.557,16 TL'ye yükseltmiştir. Davacı vekili █████/2024 tarihli açıklama dilekçesiyle de, █████/2020 - █████/2020 dönemi için 2.819,60 TL., █████/2020 - █████/2021 dönemi için 10.898,90 TL, █████/2021 - █████/2022 dönemi için 3.838,66 TL olmak üzere toplam 17.557,16 TL ecrimisil talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı ve görev itirazında bulunmuş, davacı kooperatifin istifaya rağmen davalının ortaklık payını iade etmediğini de bildirerek davanın esastan da reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2023 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "Somut olayda ; davalı taraf görev itirazında bulunmuş ise de, davanın davacı kooperatif ile önceki üyesi arasındaki ihtilafa ilişkin olması ve ihtilafın öncelikle 1163 s. Kooperatifler Kanunu'na göre çözülmesinin gerekmesi nedeniyle (ve 1163 s. Koop. Kanunu madde 99/1. ve 6102 s. TTK madde 5 hükümlerine göre) Mahkememizin görevli olduğu sonucuna varılmış, görev itirazı reddedilmiştir. Davalı taraf ayrıca zamanaşımı itirazında da bulunmuş ise de, zamanaşımı süreleri geçmediğinden zamanaşımı itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir. Davada asıl çözülmesi gereken sorun; davacı kooperatife ait olup davalının kullandığı bağımsız bölümden dolayı, davacının ecrimisil ve elatmanın önlenmesi talebinde bulunup bulunamayacağı sorunudur. Davalının kullandığı bağımsız bölümün de yer aldığı taşınmazın, halen arsa vasfı ile davacı kooperatif adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 6098 s. TBK'nın 97. maddesine göre, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir."Davacı kooperatifin, davalının █████/2019 tarihli istifasından sonra 2020 yılına ait █████/2021 tarihli genel kurulda davalının ortaklık payının ödenmesi veya en geç 3 yıl süreyle ödemenin ertelenmesine ilişkin bir karar almadığından, davalının ortaklık payının █████/2021 tarihinde muaccel hale geldiği ve mali müşavir bilirkişinin █████/2022 tarihli rapor ve █████/2023 tarihli ek raporuna göre de davalının muaccel hale gelen ortaklık payının istifaya rağmen dava tarihine kadar (ve halen) ödenmemiş olduğu belirlenmiştir. Davacı kooperatifin, 6098 s. TBK'nin 97. maddesi gereğince kendi borcunu ifa etmeden davalı taraftan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteyemeyeceği sonucuna varılmış, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının meni müdahale ve ecrimisil davasının reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN █████/2024 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin █████/2023 tarihli kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin █████/2024 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "... Somut olayda davalının davacı kooperatifin üyesi iken noter kanalı ile gönderdiği █████/2019 tarihli ihtarname ile kooperatif üyeliğinden çıktığını davacı kooperatife bildirdiği, davacı kooperatifin █████/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalının kooperatif üyeliğinden istifasının kabul edildiği, davalıya üyeliği nedeniyle bağımsız bölüm tahsis edildiği, ancak bağımsız bölümün ayrı tapu kaydı olmadığı, ana taşınmazın arsa vasfı ile kayıtlı olduğu ve davacı kooperatifin ana taşınmazın hissedarı olduğu, davalının ana taşınmazda hissesinin bulunmadığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince davalının ortaklıktan çıkma payının █████/2021 tarihinde muaccel hale geldiği ve davalının muaccel hale gelen ortaklıktan çıkma payının istifaya rağmen dava tarihine kadar (ve halen) davacı kooperatif tarafından ödenmediği, davacı kooperatifin, 6098 s. TBK'nin 97. maddesi gereğince kendi borcunu ifa etmeden davalı taraftan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca iade edilmesi gereken çıkma payının iade edilmemesi, geri vermekle yükümlü olan daire üzerinde hapis hakkı tesis edilmesi sonucunu doğurmaz.Yargıtay (Kapatılan) 23.Hukuk Dairesi'nin █████/2014 tarih, █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Bu sebeple davacının elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin davalıya çıkma payı ödenmediği gerekçesiyle reddi yerinde değildir.Ancak dava konusu edilen bağımsız bölümde taraflar ........ isiminde bir kişinin ikamet ettiğini beyan etmişlerdir. Mahkemece keşif esnasında bağımsız bölümü kimin hangi sebeple kullandığı tespit edilmemiştir. Bu sebeple ........ isimli kişinin hangi sebeple bağımsız bölümde oturduğu, yasal bir hakka dayalı kullanımının olup olmadığı konusunda tarafların beyanları alındıktan sonra davacının davalıya karşı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine.." şeklinde karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU █████/2025 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Konya BAM 6. HD'nin kararı gereğince, dava konusu taşınmazı kimin hangi sebeple kullandığı araştırılmış, Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak taşınmaz kullanan dava dışı ........'ın hangi sıfatla kullandığının tespiti istenilmiş, aynı hususta her iki taraf vekiline beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, ........'ın sunduğu kira sözleşmesindeki kiraya veren dava dışı ........ ile davalı ........'ın kardeş olduklarına dair Uyap nüfus kaydı dosyamıza konulmuş, ........ ve ........'ın bu konuda beyanlarının alınması (isticvap edilmeleri) için bulundukları yer mahkemesine talimat yazılmış, ........ mahkememizde dinlenilmiştir.Davacı vekili BAM kararı sonrası █████/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ve █████/2024 tarihli tavzih dilekçesi sunmuştur.İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil" davasıdır.Somut olayda ; davalı taraf görev itirazında bulunmuş ise de; davanın davacı kooperatif ile önceki üyesi arasındaki ihtilafa ilişkin olması ve ihtilafın öncelikle 1163 s. Kooperatifler Kanunu'na göre çözülmesinin gerekmesi nedeniyle (ve 1163 s. Koop. Kanunu madde 99/1. ve 6102 s. TTK madde 5 hükümlerine göre) Mahkememizin görevli olduğu sonucuna varılmış, görev itirazı reddedilmiştir. Davalı taraf ayrıca zamanaşımı itirazında da bulunmuş ise de; zamanaşımı süreleri geçmediğinden zamanaşımı itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf arabuluculuk dava şartı yokluğu itirazında da bulunmuş ise de; davanın el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası olması, davanın yığılan talepler şeklinde açılması, yığılan taleplerden elatmanın önlenmesi talebinin zorunlu arabuluculuk hükümlerine tabi olmaması, yığılan talepler içerisine zorunlu arabuluculuğa tabi olmayan talep olması halinde diğer taleplerin de zorunlu arabuluculuğa tabi olmaması nedeniyle, davalı tarafın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu itirazı da kabul edilmemiştir. Davada asıl çözülmesi gereken sorun; davacı kooperatife ait olup davalının kullandığı bağımsız bölümden dolayı, davacının ecrimisil ve elatmanın önlenmesi talebinde bulunup bulunamayacağı sorunudur. Davalının kullandığı bağımsız bölümün de yer aldığı taşınmazın, halen arsa vasfı ile davacı kooperatif adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Konya BAM 6. HD'nin kaldırma kararındaki gerekçelere istinaden, kooperatif tarafından iade edilmesi gereken çıkma payının iade edilmemesinin kooperatif (eski) üyesine hapis hakkı vermeyeceği sonucuna varılmıştır.Konya BAM 6. HD'nin kararı gereğince yapılan araştırma ve incelemeler sonucu; dava konusu taşınmazı (daireyi) halen dava dışı ........'ın, dava dışı ........'ın kiracısı sıfatıyla kullandığı, aralarında █████/2021 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi bulunduğu, ........'in ise davalı ........'ın öz kardeşi olduğu anlaşılmıştır. ........ ve ........'ın isticvabına ilişkin talimat duruşmasında ........ vasisi, kira sözleşmesindeki imzanın ........'a ait olduğunu, ........'ın bu taşınmazı annesinin, babasının ve kardeşinin olduğu düşüncesiyle uzun süre kullandığını, ........'ın yurt dışında olması nedeniyle ........'ın kiraya verdiğini, ........'ın kiradan haberinin olmadığını beyan etmiştir. Aynı duruşmada davalı ........ ise, taşınmazın ilk alındığında (aldığında) kardeşinin bu yeri bedelsiz olarak kullandığını, kiradan haberi olmadığını, kooperatiften ayrılmasına rağmen parasının iade edilmemesi nedeniyle kooperatif ile kendi arasında ihtilaflar çıktığını beyan etmiştir.Dava dışı kiraya veren ........'ın davalının kardeşi olması, ........'ın bu taşınmaza yönelik olarak herhangi bir mülkiyet veya kooperatif üyeliği iddiasının olmaması, bu yeri kardeşinin (annesinin ve babasının) yeri olarak kabul edip bedelsiz olarak kullanması ve sonradan da kiraya vermesi, ........'ın ise kardeşinin bu yeri kendisinden habersiz olarak kiraya vermesi nedeniyle kardeşine karşı herhangi bir hukuki veya cezai yola müracaat etmemesi karşısında, hayatın olağan akışına göre bu yerin davalı ........'ın tasarrufunda bulunduğu, elatmanın önlenilmesinden ve ecrimisilden davalının bizzat sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin █████/2022 tarihli raporuna göre; dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 810.000 TL. olduğu anlaşıldığından, el atmanın önlenmesi yönünden dava değerinin 810.000 TL. olduğu kabul edilmiştir. Yine bilirkişi heyetinin █████/2022 tarihli raporuna göre ; dava konusu taşınmazın davalı ........'ın istifa ettiği █████/2019 tarihinden, dava tarihi olan █████/2022 tarihine kadar olan dönem için ecrimisil bedelinin 24.507 TL. olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar, bilirkişi heyeti raporunda talep gibi █████/2019 tarihinden itibaren ecrimisil hesap edilmiş, dava dilekçesinde de █████/2019 tarihinden itibaren ecrimisil talep edilmiş ise de; davacı kooperatif tarafından davalıya Konya ... Noterliğinin █████/2020 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderilerek tebliğden itibaren 7 iş günü içerisinde dava konusu yeri tahliye edilmesinin istenilmesi, ihtarnamenin davalıya █████/2020 tarihinde tebliğ edilmesi, tebliğden itibaren 7 iş günü sonrası olan █████/2020 tarihinden itibaren ecrimisil istenebileceği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi heyetinin █████/2022 tarihli raporunda █████/2019 - █████/2020 dönemi için ecrimisil bedelinin 9.600 TL. olarak hesap edildiği görülmüş, 366 gün için 9.600 TL. ecrimisil belirlenmiş ise (█████/2020 - █████/2020 arasındaki) 106 gün için ecrimisilin 2.780,33 TL. olacağı re'sen hesap edilmiş, diğer █████/2020 - █████/2021, █████/2021 - █████/2022 dönemindeki ecrimisil hesaplarında herhangi bir değişikliğin gerekmediği sonucuna varılmıştır. Davacı vekili █████/2024 tarihli talep arttırım dilekçesiyle, █████/2020 - █████/2022 dönemi için ecrimisil taleplerini 1.000 TL.'den 17.557,16 TL.'ye yükseltmiştir. Davacı vekili █████/2024 tarihli tavzih dilekçesiyle de, ecrimisil istenilen dönemleri rapora uygun olarak tavzih ederek, █████/2020 - █████/2020 dönemi için 2.819,60 TL., █████/2020 - █████/2021 dönemi için 10.898,90 TL., █████/2021 - █████/2022 dönemi için 3.838,66 TL. olmak üzere toplam 17.557,16 TL. ecrimisil talep etmiştir. Bilirkişi heyetinin █████/2022 tarihli raporunda (Mahkememizin re'sen hesabı ile birlikte) █████/2020 - █████/2020 dönemi için 2.780,33 TL., █████/2020 - █████/2021 dönemi için 10.752 TL., █████/2021 - █████/2022 dönemi için 4.115 TL. ecrimisil hesap edilmesi karşısında, talep arttırım dilekçesi ve tavzih dilekçesi miktarlardan raporda tespit edilen miktarları geçenler yönünden rapordaki miktarlar, geçmeyenler yönünden talep arttırım ve tavzih dilekçesindeki miktarlar esas alınarak davacı tarafın ecrimisil talebinin de kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, ecrimisil taleplerine her bir dönem sonundan itibaren faiz işletilmesini talep etmiş, talep arttırım dilekçesinde ve tavzih dilekçesinde faiz türü belirtilmemiş ise de, dava dilekçesinde yasal faiz istenildiği görülmüş, ecrimisil taleplerine her bir dönemin sonundan itibaren faiz işletilebileceği ve faizin de yasal faiz olması gerektiği sonucuna varılmıştır.Yargıtay 1. HD’nin █████/2012 gün ve █████████ E. █████████ K. sayılı emsal içtihadı gereğince dava değerinin ilgili taşınmazın değeri ile hükmedilen ecrimisil toplamı olduğu, toplam üzerinden (ayrı ayrı olmaksızın) nispi harç ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği kabul edilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı ........'ın, dava konusu Konya, Selçuklu ilçesi, ........ mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki (........ ........ Apartmanı, B blok, 2 nolu adresteki) bağımsız bölüme yönelik müdahalesinin önlenmesi ile, bu taşınmazın boş olarak davacı ........ teslimine, davacının ecrimisil talebine ilişkin olarak; █████/2020 - █████/2020 dönemi arasındaki ecrimisil bedeli olarak 2.780,33 TL.'nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, █████/2020 - █████/2021 dönemi arasındaki ecrimisil bedeli olarak 10.752 TL.'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, █████/2021 - █████/2022 dönemi arasındaki ecrimisil bedeli olarak 3.838,66 TL.'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........'tan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan vasinin beyanında da görüleceği üzere müvekkilinin hiçbir şekilde kira sözleşmesinden haberinin olmadığını, dava konusu taşınmazın müvekkilinin tasarrufunda dahi bulunmadığını, müvekkili yurt dışında ikamet ettiğinden dava konusu taşınmaza el atamayacağını, mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, ayrıca dosyada istivcap beyanı olmasına rağmen bu beyana itibar edilmeyerek müvekkilinin haberinin dahi olmayan bir hususa ilişkin şikayetçi olmadığı veya dava açmadığından bahisle davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin bilmediği bir durum hakkında dava açamayacağını, müvekkilinin dava açmamasının kendi aleyhine değerlendirilemeyeceğini, söz konusu kararın adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, taşınmazda tasarrufta bulunan ........'ın 11.09.2024 tarihli duruşmada alınan yeminli ifadesinde ilgilinin müvekkilini hiçbir şekilde tanımadığını belirttiğini, bu şekilde dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından kiraya verilmediğinin görüleceğini, mahkemece söz konusu beyanın göz ardı edildiğini, öte yandan davacı kooperatifte bulunan daireyi █████/2008 tarihinde müvekkilinin annesi ........'ın eski kooperatif üyesi ........'dan satın aldığını, aidat, sigorta ve ev taksitleri olmak üzere bütün ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin annesine bedelini ödemek suretiyle aynı taşınmazı devraldığını ve kooperatife ev sahibi olmak amacıyla üye olduğunu, anılan taşınmaza 2008 yılından bu yana ödeme yapıldığını, müvekkilinin kooperatife bakiye ödemesini sorduğunu, tapu devrini istediğini ancak bunlara yanıt alamadığını, bunun üzerine Karaman .... Noterliği █████/2019 tarih ........ Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek üyelikten çıktığının bildirildiğini, aynı zamanda bu zamana kadar kooperatife yaptığı ödemelerin günümüze uyarlanmak suretiyle iadesinin istendiğini, ancak davacı kooperatif tarafından müvekkilinin üyelikten çıkması kabul edilirken 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17.maddesi ileri sürülerek müvekkili tarafından yapılan ödemelerin iade edilmeyeceğinin bildirildiğini, kooperatifin durumunu tehlikeye düşürecek hiçbir durumun söz konusu olmadığını, kooperatif genel kurulunun iade ve ödemleri geciktiremeyeceğini, kaldı ki aradan yaklaşık üç yıl geçtiğini, bu süre içinde davacı tarafından müvekkiline hiçbir iade ödeme girişiminde bulunulmadığını ve devamında dava ikame edildiğini, söz konusu talebin TMK'nın 2. maddesine açıkça aykırı olup davanın reddi gerektiğini, davacı kooperatif tarafından temerrüte düşürüldüğü tarihten bu yana hiçbir ödeme girişimine girilmemesinin kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, ecrimisilin, hak sahibinin hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli zilyet olmadığını, müvekkiline yapılması gereken ödemeler yapılıncaya kadar müvekkilinin kötüniyetli olmasının mevzu bahis olmadığını, mahkemece maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri dahil kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda davalının davacı kooperatifin üyesi iken noter kanalı ile gönderdiği █████/2019 tarihli ihtarname ile kooperatif üyeliğinden çıktığını davacı kooperatife bildirdiği, davacı kooperatifin █████/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalının kooperatif üyeliğinden istifasının kabul edildiği, davalıya üyeliği nedeniyle bağımsız bölüm tahsis edildiği, ancak bağımsız bölümün ayrı tapu kaydı olmadığı, ana taşınmazın arsa vasfı ile kayıtlı olduğu ve davacı kooperatifin ana taşınmazın hissedarı olduğu, davalının ana taşınmazda hissesinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Dairemiz kaldırma kararı gereğince ilk derece mahkemesince yapılan araştırma ve değerlendirme sonucunda dava konusu edilen bağımsız bölümde ikamet eden ........ isimli kişinin dava konusu bağımsız bölümü davalının kardeşi olan dava dışı ........'tan kiralamak suretiyle kullandığı, öncesinde ........'ın bağımsız bölümde davalının rızası ile bedelsiz şekilde oturduğu bu sebeple davalının kardeşi ........'ın dava konusu bağımsız bölümü davalının rızası ile kullandığı, ........'ın bağımsız bölümü kiraya vermesinin davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı, bağımsız bölümün davalının tasarrufunda olduğunu kabul etmek gerektiği anlaşılmıştır. Dairemiz kaldırma kararında belirtildiği gibi, üyeliği sona eren kooperatif üyesine yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca iade edilmesi gereken çıkma payının iade edilmemesi, geri vermekle yükümlü olan daire üzerinde hapis hakkı tesis edilmesi sonucunu doğurmaz.Bir üyeye üyelik nedeniyle adına tahsis edilen bağımsız bölümünden tahliyesi için, tahsis nedeni olan üyeliğin sona ermiş olması gerekir. Üye, üyeliği sona erdikten sonra daireyi kooperatife geri vermesi gerekirken vermeyip, kullanmaya devam etmiş ise dairede oturmasının karşılığı olan ecrimisil alacağından talep halinde sorumlu olacaktır. Üyeliğin sona erdiği tarihten sonraki dönem için davalı taşınmazda fuzuli şağil durumuna düşecektir.Açıklanan nedenlerle kooperatif üyeliğinden istifa sonucu çıkan davalının, üyeliği nedeniyle kendisine tahsis edilen bağımsız bölümü davacı kooperatife teslim etmesi gerekirken teslim etmediği, bu sebeple taşınmazda fuzuli şağil durumuna düştüğü, kendisine iade edilmesi gereken çıkma payının iade edilmemesinin, bağımsız bölüm üzerinde davalıya hapis hakkı vermeyeceği bu sebeple ilk derece mahkemesince davalının bağımsız bölüme yönelik müdahalesinin önlenmesi ile taşınmazın boş olarak davacı kooperatifine teslimine karar verilmesinde ve hesaplanan ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 56.517,71 TL harçtan, peşin alınan 14.129,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 42.388,29 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, 6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır.....