**İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde ticari şirket genel kurulunun yönetim kurulu üyelerine ödenen fahiş prim kararlarının iptali istemli istinaf davasının incelenmesi.**
Özet: Şirket hissedarları, 11/11/2020 tarihli olağanüstü genel kurulda, muhalefetlerine rağmen yönetim kurulu başkanına net satışların %1,5i ve üyelere %0,1i oranında fahiş prim ödenmesi yönündeki kararın iptalini talep etmişlerdir; davacılar, benzer önceki kararların da dava konusu edildiğini veya iptal edildiğini, yüksek prim ödemelerine karşın kar dağıtımı yapılmadığını, bu uygulamanın şirketi ve ortaklarını zarara uğrattığını iddia ederek, söz konusu genel kurul kararının hükümsüzlüğüne veya iptaline karar verilmesini ve ek olarak şirketin daha fazla zarar görmesini engellemek amacıyla kararın icrasının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmişlerdir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2023NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİASIL DAVA: DAVA:Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’in, davalı ... ...A.Ş.’de, şirketin 24.000.000,00 TL’lik sermayesine tekabül eden (2.400.000.000) (542.838.166) adet payı, diğer müvekkili ...’in (20.690.000) adet payı olduğunu, müvekkillerinin toplam pay oranının davalı şirketin sermayesinin % 23.48’ine denk geldiğini, davalı şirketin █████/2020 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının belirlenmesine ilişkin 2. madde uyarınca yönetim kurulu başkanına Vergi Usul Kanununa göre hazırlanan gelir tablosunda bulunan net satışların %1,52i oranında net prim verilmesine ve yönetim kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı Vergi Usul Kanununa göre hazırlanan gelir tablosunda bulunan net satışların %0,1'i oranında ne prim ödenmesine ve takip eden yıllarda da bu sistemin devam edilmesine müvekkillerinin karşı oyuna rağmen oy çokluğu ile karar verildiğini, davalı şirket tarafından aynı gün içinde 2 Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapıldığını, aynı gün içinde yapılan ikinci genel kurul toplantısında ücret ve pirim hakkında iptali talep ve dava edilen kararların alındığını, davalı şirketin █████/2020 tarihli olağanüstü genel kurulunda oy çokluğu ile yönetim kurulu üyelerine ödenmek üzere belirlenen primin fahiş olduğunu, yönetim kurulu üyelerine ücret haricinde, yönetim kurulu başkanına davalı şirketin net satışlarından %1,5 oranında, yönetim kurulu üyelerine ise davalı şirketin net satışlarından %0,1 oranında olacak şekilde net prim ödemesine karar verildiğini, 2018 yılı içinde yönetim kurulu başkanı ...’a ücret ve prim olarak toplam 31.571.008 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin 24.975.096 TL’sinin sadece primden oluştuğunu, şirketin █████/2017 tarihli gelir tablosuna göre net dönem kârının 46.684.936,49 TL olduğunu, kar dağıtımı yapılmadığını, müvekkilleri tarafından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. Sayılı davası ile ilgili genel kurul kararının iptalinin talep edildiğini, mahkeme tarafından █████/2020 tarihinde, yönetim kurulu başkanına ödenecek ücrete ilişkin karar dahil olmak üzere iptali talep edilen genel kurul kararları hakkında yürütmenin TTK’nın 449. maddesi uyarınca tedbiren geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve bu tedbir kararının halen geçerli olduğunu, aynı mahkemece █████/2020 tarihli ████████ E. ████████ K. sayılı karar ile davalı şirketin █████/2018 tarihli genel kurulunda Yönetim Kurulu Başkanı ...’a ödenecek ücret ve prime ilişkin kararın iptal edildiğini, davalı şirketin █████/2019 tarihli genel kurul toplantısı uyarınca Yönetim Kurulu başkanı ...’a 2019 yılı içinde ücret ve prim olarak toplam 24.534.172 TL ödediğini, bu tutarın da büyük bir kısmının (17.273.295 TL’sinin) prim olduğunu, şirketin █████/2018 tarihli gelir tablosuna göre net dönem kârının 41.611.689,96 TL olduğunu, davalı şirkette 2019 yılında da kâr dağıtımı yapılmadığını, bu genel kurul kararına karşı da iptal talebiyle İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı iptal davasının ikame edildiğini ve davanın halen derdest olduğunu, yönetim kurulu için süreklilik arz eden yüksek prim ödemesinin şirketi/ortaklarını zarara ugrattığını, kararlaştırılan prim tutarının fahiş olduğunu, dava konusu genel kurul kararının oydan yoksunluk ilkesine aykırı olarak alındığını, dava konusu genel kurul kararının batıl olduğuna veya iptaline karar verilinceye kadar söz konusu kararın uygulanması suretiyle davalı şirketin milyonlarca liralık bir zarara maruz kalacağını, bu kararın yürütmesinin durdurulması yönünde verilecek kararın somut olarak şirkete herhangi bir zarara sebebiyet vermeyeceğini, şirketin yönetimini ve idaresini herhangi bir suretle etkilemeyeceğini, HMK'nın 389 ve TTK'nın 449. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli olan koşulların oluştuğunu, çoğunluk pay sahibinin menfaatine hizmet edecek kararın icrasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini beyanla Yargıtay kararları çerçevesinde davalı şirket yönetim kurulunun duruşmaya davet edilerek görüşlerinin alınması ve akabinde tedbiren ilgili kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN İSTANBUL 13 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS SAYILI DAVA DOSYASIDAVA:Birleşen davada ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin █████/2020 tarihinde yapılan genel kuruluna TTK'nın 198. maddesinde öngörülen düzenleye aykırı olarak katılım sağlandığı ve oy kullanıldığı için bu toplantının ve toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunu, söz konusu toplantıda ... tarafından devralmış olduğu ve TTK'nın 198. maddesinde öngörülen merasimin tamamlanmaması nedeniyle donmuş oyların kullanılması neticesinde yönetim kurulu seçilmesi önerilerinin reddedildiğini, söz konusu kararın batıl olduğunu ve bu nedenle geçersiz oylarla hala görevde olan yönetim kurulu üyelerinin yaptığı genel kurula çağrı dahil tüm işlemlerin ve █████/2020 tarihli genel kurulun batıl olduğunu, █████/2020 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının belirlenmesine ilişkin 2. madde uyarınca yönetim kurulu başkanına Vergi Usul Kanununa göre hazırlanan gelir tablosunda bulunan net satışların %1,52i oranında net prim verilmesine ve yönetim kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı Vergi Usul Kanununa göre hazırlanan gelir tablosunda bulunan net satışların %0,1'i oranında ne prim ödenmesine ve takip eden yıllarda da bu sistemin devam edilmesine müvekkillerinin karşı oyuna rağmen oy çokluğu ile karar verildiğini, 2018 yılı genel kurulunda aynı şekilde alınan kararın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile yüksek meblağlarda tanınan mali hakların genel giderler içindeki paylarının yüksek olması ve miktarlarının fahiş olması sebebiyle iptal edildiğini, 2019 yılı genel kurulunda alınan karar için de dava açıldığını ve derdest olduğunu, yönetim kurulu üyelerine ödenen mali hakların net dönem karına oranının %32,24'ü bulduğunu, söz konusu kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyanla iptaline ve tedbiren yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların müvekkili şirketin 2017 ve 2018 mali yıllarına ilişkin açmış oldukları genel kurul iptal davalarında yönetim kurulu ücretleri hakkında verilen kararlardan ve bilirkişi raporundaki tespitlerden bahsederek 11.11.2020 tarihli genel kurulda alınan kararın da bu doğrultuda iptalini talep ettiklerini, şirket kar edemese bile yönetim kurulu üyeleri için prim ve ücret hakkını öngören kanun ve doktrin uyarınca yüksek kar marjına sahip olan müvekkili şirkette net satış üzerinden prim ödenmesine ilişkin kararında da ne dürüstlük kuralına ne de hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, yönetim kuruluna emek, mesai ve başarılarına karşılık teşkil etmek üzere prim takdir edildiğini, uygulamada yönetim kurulu üyelerine ödenen ücretler kimi zaman sabit bir tutar olarak belirlenirken kimi zaman şirket genel kurulu tarafından kabul edilen ücret politikaları kapsamında sabit bir aylık ödeme ek, başarı primi edindirme planı, yan hak ve menfaatler gibi farklı kalemler altında sağlanan maddi menfaatler gibi farklı kalemler altında sağlanan maddi menfaatlerle çok ciddi meblağlara ulaşılabildiğini, şirket yöneticilerinin elde ettiği başarının ödüllendirilmesine karşı çıkan davacı tarafın üyelerin şirketin bütün kredilerine kefil edildiğini, vergi borçlarından daimi olarak sorumlu tutulduğunu, mesailerinin tamamını şirkette geçirdiğinin de mahkememizden saklandığını, genel kurulda alınan kararın eşitlik ilkesine aykırı olmadığı gibi şirkete verilen emeğin karşılığı olarak belirlenen ücret ve primle kimseye örtülü kazanç sağlamadığını, davacı tarafın ortağı oldukları müvekkili şirkete gelmeyen yönetimine katkı sunmayan, en küçük bir rizikoyu üstlenmeyen ve üstüne üstlük ardı ardına dava açan kötü niyetli ortakla yönetim kurulu üyesinin eşitliğinden bahsedilemeyeceğini, hissedarların şirkette sahip oldukları hisselerin bugün bu derece değerli ise şirketin sektördeki bilinirliğinin tercih edilme oranı ve cirosunun bu kadar yüksek ve ihracatta en önde ise yönetim kurulu başkanı ... ve yetkin ekibi sayesinde olduğunu, ortaya konulan özverili çalışmanın emeğin çabanın ve doğru yönetimin sonucu olduğunu, yönetim kurulu için belirlenen primin fahiş olmadığını, harcanan mesai ve emekle doğru orantılı olarak her şirketin kendi durumuna göre ücret belirleyip belirlenmemekte serbest olduğunu, hissedarların kardan pay alma hakkının engellenmediğini, müvekkili şirketin 10.05.2017 tarihinde gerçekleşen olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin geçmiş yıl karlarından 2017 ve 2015 ve 2016 yılı kararlarına ilişkin net 8.896.010,84 TL kar dağıtılmasına oy birliği ile karar verildiğini, bu kar dağıtımına ilişkin ödemelerin hissedarlara 15.05.2017 tarihinde yapıldığını, davacıların davasının çelişkili işlem yasağı nedeniyle de reddinin gerektiğini, yönetim kurulu üyelerine ücret ödemesi yapılan ... şirketlerinden ...2018 yılını 41 milyon TL net zarar, 2019 yılını 46,5 milyon TL net zarar ile kapattığını, buna rağmen 2019 yılında ...da YK üyelerine ücret, prim vs toplam 7,3 milyon TL ödendiğini, huzur hakkının yönetim kurulunun emek ve çabası karşılığı aldığı bir ücret olarak düzenlendiğini, yönetim kurulu üyesi olan pay sahiplerinin yönetim kurulu üyelerine ücret ve prim ödenmesi konusunda yapılan müzakerelere katılabilir ve oy kullanabilir olduğunu, davacıların iddiasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... Dava konusu GK kararın iptal koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden bilirkişi heyeti raporları birbirini tamamlar nitelikte olup 6102 sayılı TTK nın 445. M ve 446 M gereğince davacılar tarafından açılan işbu davada alınan kararın TMK 2. Mad sin iyi niyet kurallarına uygun olup olmadığının tartışılması sonucunda, alınan bilirkişi raporlarında belirlenen davalı karının yaklaşık %80-90 nını davalı şirket YK üyelerine ödenmesinin , hak ve nefaset kurallarına uygun düşmediği sonucuna varılmakla dava konusu GK kararlarının iptaline ilişkin asıl davanın kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.Mahkememizce alınan raporda, esasen ücret verilmesinin hukuka uygun olduğu tespit edilmiş olup mahkememizce de bu görüş benimsenmiş olmasına rağmen, mahkememiz fahiş ücret verildiğine ilişkin iddiaların yerinde olduğunu benimsediğinden, hakkaniyete uygun olarak şirketin yıllık gelirinin yaklaşık %30unun yönetim giderlerine ayrılabileceği ve mahkeme kararında, genel kurul kararının kısmen iptal edilerek bu oranda indirilmesinin hakkaniyete daha uygun olduğu ve yeni uyuşmazlıklara davalara yol açmayacağı düşünülmekte ise de yerleşik yargıtay içtihatlarına göre GK kararlarının iptalinde kısmi iptal kabul görmediğinden, hükmün tamamen iptali zorunda kalınmıştır. Oysa mahkememizce çoğun içinde az olduğu prensibinden hareketle, genel kurul kararı ile YK üyelerine sağlanan ödemelerin makul seviyeye indirilmesinin uygun olacağı mahkememizce benimsenmiş olmasına rağmen bu doğrultuda karar tesis edilememiştir. Mahkememizce işbu paragraftaki düşünceler hukukun gelişmesine ve yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmaması için, yargısal uygulamalarda düşünülmesi ve tartışılması bakımından gerekçe de yer verilmesi uygun görülmüştür.Mahkememiz tarafından sonuç olarak; Asıl davada , GK kararının butlan ve yoklukla malul olduğunun tespitine ilişkin istemin, butlan ve yokluk koşullarının oluşmadığından reddine, iptal isteminin alınan kararların, miktar ve şirketin geliri itibariyle örtülü kar dağıtımı olarak yorumlanmakla TMK 2. M sine uygun olmadığı mahkememizce kabul edilerek, alınan kararın iptali koşullarının oluştuğunu mahkememizce benimsenmiştir.Mahkememizde açılmış bulunan işbu dosya ile birleşen İstanbul 13 ATM dosyası yönünden ise, aynı gerekçelerle davacı ... nin davalı şirket aleyhine açtığı yoklukla malul ve batıl olduğuna ilişkin istemlerin reddi, GK kararlarının iptal talebinin ise TTK 445. M. Gereğince YK na ücret ödenmesine ilişkin karar yönünden iptaline fazlaya ilişkin istemin aşağıdaki gibi reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. .. Mahkememizde açılmış bulunan işbu asıl dava yönünden davacılar ... ve ... tarafından davalı ... ... AŞ aleyhine açılan 11.11.2020 günlü Olağanüstü Genel Kurul toplantısının gündeminin ikinci maddesinde alınan "Yönetim Kurulu Başkanına Vergi Usul Kanunu'na göre hazırlanan Gelir Tablosunda bulunan Net Satışların %1,5 oranında Net Prim hesaplanmasına ve takip eden ay içinde kendisine ödenmesine, takip eden yıllarda da bu prim sistemine devam edilmesine, Yönetim Kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı Vergi Usul Kanunu'nagöre hazırlanan Gelir Tablosunda bulunan Net Satışların %0,1 oranında Net Prim ödenmesine ve takip eden yıllarda bu sistemin devam edilmesine " şeklindeki kararın butlanla malul olduğunun tespiti ve iptaline ilişkin dava yönünden butlan koşulları oluşmadığından istemin reddine,dava konusu edilen yukarıdaki 11.11.2020 günlü Genel Kurulda alınan yönetim kurulu başkan ve üyesine prim ödenmesine ilişkin kararın iptaline, c-Davacının dava konusu prim belirlemesine yönelik geleceğe etkili karar verilmesine yönelik taleplerin, her dava açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğundan reddine, Mahkememizin işbu dosyası ile birleşen İstanbul 13 ATM'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında davacı ...'nin davalı ... ... AŞ aleyhine açılan davada Genel Kurulun toplanması yönünden alınan yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğu veya batıl olduğunun tespitine ilişkin istemin , yönetim kurulu kararının usulüne uygun ve hukuka uygun bir şekilde alındığının tespit edilmekle reddine, 11.11.2020 günlü Olağanüstü Genel Kurul kararlarının butlanla malul veya batıl olduğunun tespiti veya iptali talebine ilişkin isteminin kısmen kabulü ile Genel Kurulun toplanmasına yönelik toplantı ve alınan kararlara yönelik usul işlemleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından yokluk ve butlanın tespitine ilişkin istemli davaların reddine, 11.11.2020 günlü Olağanüstü Genel Kurulda alınan kararlarda; "Yönetim Kurulu Başkanına Vergi Usul Kanunu'na göre hazırlanan Gelir Tablosunda bulunan Net Satışların %1,5 oranında Net Prim hesaplanmasına ve takip eden ay içinde kendisine ödenmesine, takip eden yıllarda da bu prim sistemine devam edilmesine,Yönetim Kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı Vergi Usul Kanunu'nagöre hazırlanan Gelir Tablosunda bulunan Net Satışların %0,1 oranında Net Prim ödenmesine ve takip eden yıllarda bu sistemin devam edilmesine" ilişkin kararın TTK 445.ve devamı maddeleri gereğince iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin iptal koşulları oluşmadığından reddine, Mahkememizce iptaline karar verilen 11.11.2020 günlü Olağanüstü Genel Kurul kararlarının, karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uygulanmasının karar kesinleşinceye kadar 6102 sayılı TTK'nun 449.maddesi gereğince yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyadaki mübrez raporlar ve uzman görüşleri arasındaki çelişki giderilmeksizin verilen kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketin aktif büyüklüğü, karlılık, faaliyet hacmi ve kapasitesi ile mali yapısı hakkında eksik ve hatalı değerlendirme yapan 2. heyet raporu doğrultusunda örtülü kar dağıtımı yapıldığı tespitine ulaşan mahkeme kararı şirketin mali durumu ve somut gerçekle uyuşmadığını, şirket genel kurulunun kararı ortakların kâr payı alma hakkını herhangi bir şekilde sınırlandırma veya bertaraf etme amacını taşımadığını, yönetim kuruluna sağlanan mali haklar/prim yönetim kurulu üyesinin harcadığı/harcayacağı emek ve mesai ile orantılı olduğunu, temelde yönetim kurulunun faliyetleri sonucunda şirketin yıllardır değer ve itibar kazandığı neticesinin inkar edilemez bir gerçek olduğunu, piyasada elde edilen kazançlar yönünden yapılan tespitler; şirketlerin mali yapıları, ortaklık yapıları, aktif büyüklükleri itibariyle emsal yargıtay kararlarında aranan bütünsel bir inceleme olmadığını, sadece ücret ve net kar yönünden dar bir kapsam ile yapılan değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, iptaline karar verilen gündem maddesinin tedbiren durdurulmasında hukuki yarar bulunmadığını, icra edilebilir olmayan yürütmenin durdurulması kararının kaldırılması gerektiğini, bu hususta ilk derece mahkemesine yapmış oldukları itirazın değerlendirilmediğini, açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada; müvekkili şirketin 11.11.2020 tarihinde gerçekleşen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda gündemin 2. Maddesi uyarınca yönetim kurulunun mali hakları için alınan kararın; "Yönetim Kurulu Başkanına Vergi Usul Kanununa göre hazırlanan Gelir tablosunda bulunan net satışların %1,5 oranında net primin verilmesini ve yönetim kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı Vergi Usul Kanununa göre hazırlanan Gelir tablosunda bulunan net satışların %0,1 oranında net prim ödenmesini ve takip eden yıllarda da bu prim sistemine devam edilmesi" kısmına dair iptal kararı veren haksız ve hukuka aykırı mahkeme hükmünün ve davanın kabulune ilişkin tesis olunan yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine dair kararların kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davanın tümüyle reddine, müvekkil şirket tarafından 24.05.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulda; yönetim kurulu başkan ve üyelerinin mali hakları için yeni karar alındığını, bu tarihten itibaren yönetim kuruluna ödenen mali haklar iş bu genel kurulda alınan karar uyarınca yapıldığını, dolayısıyla bu kararın alınması ile ilk derece mahkemesince iptal edilen ve yürütmesi durdurulan prim kararının müvekkil şirket için yürürlüğü ortadan kalktığını, 6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbir kararına itiraz" başlıklı 394. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararına karşı veren mahkeme nezdinde itiraz etme hakkının mevcut olduğunu, davacılar tarafından uygulamaya konulan tedbir kararına karşı 30.11.2023 tarihli dilekçe ile HMK m. 394 uyarınca süresi içinde itirazlarının mahkemeye sunulmasına rağmen bu hususta bir karar verilmediği gibi gerekçeli kararda da bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, Mahkeme tarafından icrasının geri bırakılmasına tedbiren hükmedilen yönetim kurulu başkanına ve üyelerine ödenen prim maddesine ilişkin verilen tedbir kararında kanunen aranan şartların gerçekleşmediği ve hukuki yararın bulunmadığı ortada olduğundan ve bu kapsamda verilen tedbir kararının icra edilebilir bir niteliği de bulunmamakta olduğundan bu sebeplerle teminatsız olarak verilen haksız tedbir kararının da kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, davalı şirketin 11.11.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararın butlanı olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen kabul kararına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuşturDavaya konu 11.11.2020 tarihli genel kurul toplantısında davalı şirketin 24.000.000.000 TLlik sermayesine tekabül eden 2.400.000.000 adet hisseden; 1.025.819.268 adet hissesinin asaleten 1.305.490.732 adet hissesinin vekaleten olmak üzere toplam 2.331.310.000 adet hissesinin toplantıda temsil edildiği, toplantının 2. maddesinde yönetim kurulunun mali hakları için 1 Kasım 2020 tarihinden 1 Ocak 2021 tarihine kadar Yönetim Kurulu Başkanı'na aylık 64.000 TL, yönetim kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı aylık 44.000 TL net ücret ödenmesine ve devam eden yıllarda 1 Ocak 2021'den başlamak üzere her yıl bir önceki yılın yıllık Tüketici Fiyat Endeksi oranında artırım yapılarak aylık net ücretin tahakkuk ettirilmesine, Yönetim Kurulu Başkanma Vergi Usul Kanununa göre hazırlanan Gelir tablosunda bulunan net satışların %1,5 oranında net primin verilmesine ve yönetim kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı Vergi Usul Kanununa göre hazırlanan Gelir tablosunda bulunan net satışların %0,1 oranında net prim ödenmesine ve takip eden yıllarda da bu prim sistemine devam edilmesine 1.106.251.332 red oyuna karşılık 1.225.058.668 kabul oyu ile oy çokluğu ile karar verildiği, davacıların alının kararda muhalefet şerhlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın butlan sebeplerini düzenleyen 447. maddesi "(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." düzenlemesini içermektedir.Davaya konu genel kurul kararında ise anılan madde kapsamında alınmış herhangi bir karar bulunmamaktadır. Bunun dışında başkaca bir butlan sebebinin bulunduğu da iddia ve ispat edilmiş değildir.TTK 394.maddesi “Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir” hükmünü içermektedir. Prim , performansa dayalı mali hak türüdür. Prim, yıllık kar dışında belirlenen başarı ölçüterine göre hesaplanabilir ve hesaplanmasında dönemsellik ilkesi geçerlidir. Bir başka ifadeyle prim, örneğin, yıllık satışlar, sağlanan hizmetler, görüşme yapılan müşteri sayısı, müşteri sayısındaki artış oranı gibi değişik performans ölçütleri üzerinden, önceden belirlenen oranda hesaplandığından dönemsellik ilkesi burada da geçerli olacaktır(Anonim şirketler Hukuku Cilt I-İsmail Kırca-Hayal Şehirali Çelik-Çağlar Manavgat, sf 730). Ödenecek ücret ise şirketin mali yapısına, ortaklık yapısına uygun olması , yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı olması, pay sahiplerinin kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek ölçüde, benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretlere uygun olması gerekir.(Yargıtay 11. HD 03.12.2015 tarih, ██████████ E; ██████████ K ilamı).Anonim şirketler yıllık kârının bir kısmını şirket pay sahiplerine kar payı adı altında dağıtmaktadır. Kar payı alma hakkı ortakların vazgeçilmez nitelikteki haklarından biri olup, şirket genel kurulunun ortakların kar payı alma hakkını herhangi bir şekilde sınırlandırma veya bertaraf etme hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Yönetim kurulu üyelerine yüksek miktarda ücret ödenmesinin kararlaştırılması şirket ortaklarına dağıtılacak kar payını etkileyecektir. Dosya kapsamına alınan ilk bilirkişi raporunda, yönetim kurulu üyelerine yapılacak olan prim ödemelerinin, karşılaştırılmasının yapılabileceği emsal alınabilecek şirketlerin, yöneticilerine sağladığı hakların tespiti ve başkaca şirketler ile kıyaslanması mümkün olmadığından, ödenen primlerin makul olup olmadıkları hususunda net bir tespit ve değerlendirme yapma imkanının bulunmadığı, başarıya ve kar elde etmeye endeksli olarak yönetim kurulu üyelerine %1,5 lik prim oranı öngörülmesinin genel itibariyle makul olarak görülebileceği belirtilmiş; itiraz üzerine farklı bilirkişi heyetinden alınan ikinci bilirkişi raporunda, davaya konu 11.11.2020 tarihli genel kurul toplantısına kadar yapılan ödemelerin de bulunduğu hesapta yönetim kurulu üyelerine ödenen tutarın yıllık 21.270.105,98 TL olduğu memur ücret tahakkuku açıklaması ile ödenen toplam 588.177,95 TL ilave edildiğinde toplam giderin 21.858.193,93 TL olarak gerçekleştiği, emsal olarak gösterilen şirketlerde yönetime sağlanan faydaların ciroya (net satışlara) oranı ortalama olarak %2,98 iken bu oranın davalı şirkette %6,65 olarak tespit edildiği, aynı şirketlerde yönetime sağlanan faydaların net kara oranına da bakıldığında bu oranın ortalama olarak 29.50 olarak tespit edildiği, davalı şirkette ise bu oranın % 214,17 olduğu, karşılaştırmalı olarak bakıldığında sağlanan faydaların cirolara oranında iki kat, net satışlarda ise yedi kat fark görüldüğü , 2020 yılında yapılan ödemelerin şirket kazancını aştığı, toplam kaynak paylaşımı tablosuna ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelere göre yönetim kurulu üyelerine ödenen primlerin emsallerine oranla açıkça yüksek, fahiş olduğu ve ortakların kar paylarına etki ettiği belirtilmiştir. Somut olayda davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak davalı şirketle aynı-benzer faaliyet kollarında bulunan şirketlerde ödenen ücretlerin karşılaştırması sonucunda elde edilen mali veriler ışığında dosyaya kazandırılan denetime elverişli ikinci bilirkişi raporuna göre davaya konu genel kurul toplantısında alınan karar ile prim ödemesi esası ile yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin aynı-benzer sektörde faaliyet gösteren şirketlere göre yüksek olduğu anlaşılmış olup, davaya konu genel kurulda alınan "Yönetim Kurulu Başkanına Vergi Usul Kanunu'na göre hazırlanan Gelir Tablosunda bulunan Net Satışların %1,5 oranında Net Prim hesaplanmasına ve takip eden ay içinde kendisine ödenmesine, takip eden yıllarda da bu prim sistemine devam edilmesine, Yönetim Kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı Vergi Usul Kanunu'nagöre hazırlanan Gelir Tablosunda bulunan Net Satışların %0,1 oranında Net Prim ödenmesine ve takip eden yıllarda bu sistemin devam edilmesine " şeklindeki kararın dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği , iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı açıktır. TTK'nin 394.maddesine göre anonim şirketin esas sözleşmesi ya da genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine ücret verileceğinin kararlaştırılması mümkün ise de eldeki uyuşmazlıkta prim ödemesi esası ile yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin emsal ücretlere uygun olmadığı anlaşılmakla mahkemece asıl ve birleşen davada davaya konu genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu başkan ve üyesine prim ödenmesine ilişkin kararın iptaline ve hükümle birlikte kararın yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer yandan delillerin hukuki nitelemesi ve maddi vakıaların tespiti, mahkemeye ait olup, HMK'nın 33. maddesi uyarınca hakim Türk hukukunu resen uygular. HMK'nın 282 maddesinde yer alan "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir" düzenlemesi uyarınca, mahkeme, bilirkişi raporundaki tespitleri, diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirme yetkisine sahiptir.Yine HMK'nın 293. maddesi kapsamında taraflarca sunulan uzman görüşü de takdiri delil niteliğinde olup, mahkemece serbestçe değerlendirilir. Eldeki davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, uzman görüşü de değerlendirilmek suretiyle rapor hazırlandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2022 tarihli ve 2020 /(15)6-459 E - █████████ K sayılı kararında da belirtildiği üzere uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasında çelişkiler bulunması halinde yeni bir bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığı gözetildiğinde mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından asıl ve birleşen dava yönünden başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 855,20 TL harcın, alınması gerekli olan 1.464,00 TL harçtan mahsubu ile eksik 608,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026