Eski işveren tarafından şirket bilgilerini çalma ve haksız rekabetle suçlanarak ticari itibarının zedelenmesi iddiasıyla eski çalışanın açtığı manevi tazminat davası kararı.
Özet: Bu dava, eski işverenin, eski çalışanının kurduğu şirkete karşı, ticari itibarını zedeleyici nitelikteki bilgi hırsızlığı ve ticareti engelleme iddiaları yayarak haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle açılan manevi tazminat talebine ilişkin olup; davacılar, davalının bu eylemlerinin ticari kazançlarını engellediğini ileri sürerken, davalı ise kendi müşteri portföyünün haksızca hedef alındığını savunmuş, ancak davalı tarafından davacılar aleyhine açılan marka hakkına tecavüz davasının reddedilerek kesinleşmesi, davacıların ticari itibarının zarar gördüğü iddiasını desteklemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerden -- davalı şirketin eski çalışanı olduğu, müvekkili -- - mühendis sıfatıytla çalıştığı davalı şirketteki işinden █████/2016 tarihinde ayrıldığı, akabinde █████/2017 taihinde diğer müvekkili----- kurduğu, davalı ile müvekkilleri aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, birlikte iş de yaptıklarını, zaman içerisinde davalı taraf müvekkili şirket ve yetkilisi ----- husumet gütmeye başladıklarını, bu sebeple müvekkilleri hakkında suç duyurusu ve ilgili ilgisiz her türlü yasal yollara da başvurulduğunu, ancak bu hak arama sürecinde müvekkillerinin maddi ve manevi haklarına halel getirilmemesi esas olması gerektiğini, müvekkili --- --- davalı şirketten ayrılmadan evvel şirkete ait bilgileri çaldığını, bu bilgileri ile üretim yaptığını ve kendisi ve şirketleri hakkında yasal işlemler yapılması aşamasında olduklarını, aynı zamanda da müvekkili --- -- veya ilgili herhangi bir şirketin teklifinin çevrilmesi gerektiğini ve ticaretlerinin sonlandırılması gerektiğini beyan ettiğini, bu noktada her müvekkili bakımından hem ticari itibarlarını zedelemiş hem de bir takım muhtemel ticari kazançlarını engellendiğini, aynı zamanda davalı taraf bu suretle haksız rekabet de meydana getirmiş bulunduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davada manevi tazminat istemine ilişkin yasal şartlar oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının manevi tazminat istemine sebep olan eylem, müvekkili şirkete ait ----- hesabından ve mail adreslerinden ekteki bildirinin yayınlanmış yazının içeriğinde haksızlık teşkil eden bir ifade yer alıp almadığından önce bu yazının yazılış aşamasına nasıl gelindiğinin açıklanması gerektiğini, davacının işten ayrılmasından sonra, ilk etapta davacı ile müvekkili firma ortak iş dahi yaptığı, ancak sonrasında davacı -- tüm çalışmalarının müvekkilinin müşteri pörtföyü üzerinde yoğunlaşması, sürekli iş yaptığı firmaların artık müvekkili şirket ile çalışmamaya başlaması, bazı müşterilerinden, davacının, müvekkili şirket tarafından üretilen makinelerin davacı tarafça sahiplenildiği hatta bazı müşterilere müvekkilinin makineleri üzerinden teklif verdiğinin öğrenilmesi üzerine önce davacıya ----Noterliğinin 25 Nisan 2017 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, bu ihtarname ile başlayan hukuki süreçte kesinlikle davacının şahsına yönelik aşağılayıcı ya da ---- hiçbir ifade ya da itham kullanılmadığını, davacı ile müvekkili arasında halen ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin --- sayılı dosyası ile marka hakkına tecavüz dolayısıyla men ve tazminat talepli dava açılmış olup dava, dilekçeler aşamasında olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, ticari itibarın sarsılması nedeniyle talep edilen manevi tazminattan ibaret olduğu tespit edilmiştir.
Taralfarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, --- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin --- sayılı dosyas---. Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyası, --- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- Soruşturma sayılı dosyasının birer suretinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına celp edildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından davacı aleyhine marka hakkına tecavüz nedeniyle açılan ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin--- sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verildiği, bekletici mesele yapılan davada davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacının ticari itibarının zedelendiğini iddia ettiği yazının davalı tarafından kaleme alındığının kabul edildiği, yazı içeriğinin; " ...Müvekkil firmada, █████/2008 -█████/2016 tarihleri arasında makine mühendisi olarak çalışmış bulunan ilgili şahıs ----, MÜVEKKİL FİRMADAN AYRILMADAN ÖNCE MÜVEKKİL FİRMANIN SERVERINDA, TELEFONUNDA VE KENDİSİNE VERİLEN BİLGİSAYARLARDA BULUNAN FİRMAYA AİT TİCARİ HAYATININ DEVAMINI SAĞLAYACAK TEKNİK, TİCARİ VE ŞAHSİ BİLGİLERİN BİR ÖRNEĞİNİ MÜVEKKİL ŞİRKET YETKİLİLERİNİN İZNİ VE İCAZETİ OLMADAN ALMIŞ VE HATTA BU BİLGİLERİ GERİ DÖNÜŞÜMÜ SAĞLANAMAYACAK ŞEKİLDE KAYITLARDAN YOK EDİP, müvekkil firmanın telafisi güç maddi manevi zararlara maruz kalmasına sebep olmuştur.
İlgili şahıs, müvekkil firmadan ayrılmasının ardından -- adı altında kendi firmasını kurmuştur. Ayrıca İmalatçı olara----ile birlikte çalıştığı tespit edilmiştir. Her iki firma, --- ait olup aynı adreste faaliyet göstermektedir. - --- kurmuş olduğu şirketlerde yapmış olduğu üretimleri, müvekkil firma yetkililerinin izni ve icazeti olmadan alınan makine bilgileri, makine resimleri ve teknik verilerle yapmakta ve hatta neredeyse birebir olan bu ürünleri yine müvekkil firma bünyesinden gizlice alınan teklif listesinin altında, firmanın referansları dahilinde kurduğu tesisleri kendileri yapmış gibi referans olarak müşterilerine gösterdikleri birçok müşterimizden de bu konuda bilgi ve şikâyet almamız sonucu tespit edilmiştir. Siz değerli müşterilerimizin bu konuyla ilgili --- Firmamız dahilinde kurduğumuz tesisleri bu firmalara göstermemenizi önemle rica ediyoruz.
İlgili şahısın firmamız bilgilerini ve marklarını kullanmasından ötürü hakkında şikâyetçi olmamız sebebiyle ---- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ---- Soruşturma dosyası üzerinden soruşturma yürütülmekte olup, ayrıca MARKA HAKKINA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABET SEBEBİYLE TAZMİNAT DAVALARI AÇILMIŞ BULUNMAKTADIR.
Bu hali ile; ----- tarafından, tarafınıza iletilecek, ticari ilişkiye esasa olabilecek her türlü; teklif, katalog, şema, gibi verilerin müvekkil firmaya ait olduğunun bilinmesi ve ilgili şahıs ile işlem yapılmaması vekaleten saygılarımızla rica olunur..." şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların bildirmiş olduğu tanıklara davetiye tebliğ edildiği, tanıklar --- - -- ile --- mahkememiz █████/2020 tarihli duruşmada hazır oldukları beyanlarında;
Tanık --- beyanında; "Ben firmada satış müdürlüğü yapıyorum. Yaklaşık 6 senedir satış müdürüyüm. --- bey işten ayrıldığında şirketimizde yurt dışı iletişimine ben bakıyorum, ben ---- bey ayrıldıktan sonra müşteri maillerine yazışmalarına girmeye çalıştım ancak giremedim hepsi silinmişti, geçmişe dönük olarak iş yaptığı tüm müşterilerin adı adresi silinmişti. Bunu ---- bey işten ayrıldıktan birkaç gün sonra anladık, bu durumu firma sahibine ilettim, ben ---- beyi aradım müşteri bilgilerinin olmadığını bunların kendisinde olup olmadığını sordum o da bana bu bilgilerin kendisinde olduğunu giderken server'i yanında götürdüğünü tüm bunların kendisinin emeği olduğunu söyledi. Projeler tesisler için bir sır niteliğindedir, bana göstermiş olduğunuz █████/2017 tarihli yazıyı duydum, davalı firmanın yetkilisi bu yazıyı yazdı, gerçekten de ----- iş yerinden ayrılırken davalı firmanın yapmış olduğu projelerdeki makina bilgileri, resimleri, teknik bilgiler, şemalar gibi proje bilgilerini yanında götürdü. Söz konusu bu projeler belli bir firmaya toz veya yaş boya makinaları tesis olarak kurmaya ilişkindir, davalı firmanın faaliyet alanı da budur, davacı giderken davalının bu zamana kadar yaptığı projeleri kendi müşteri çevresine göstermiştir, kendi çevresi içni güven oluşturmuştur, yaklaşık 2 yıl kadar önce İstail menşeili bir firma ile görüştük, bu firma bize davacı ---- makinadan teklif aldığını söyledi bir takım resimler gösterdi, söz konusu resimlere baktığımda davalı şirketin makinaları olduğunu gördüm, yani ---- şirketi davalının kullandığı makinaları müşterilerine gösteriyormuş, ---- bayimiz ---- bey ayrıldıktan sonra bizim ile olan ilişkisini kesti --- makina ile çalıştı, bu da ciddi bir kar kaybıdır.." şeklinde,
Tanık --- beyanında; "Ben şirkette 13 yıldır davalı şirkette satınalma sorumlusu olarak çalışıyorum, davacı --- 7-8 yıldır çalıştı sonra ayrıldı, açılan davanın konusunu anladım iddiaların aksine kabahatli olan davacı taraftır, davacı işten ayrılırken davalı firmaya ait teknik bilgiler, makina resimleri, müşteri bilgilerini, fiyat listesini yanında götürmüştür, bir kısım müşteri bilgilerini giderken silmiştir, biz de bunu sonradan farkettik, davalı firmadan aldığı bu teknik verileri ve makinaları kendi müşterilerine göstererek bu şekilde tesis kurmayı vaad etmiştir, bizim bağlayacağımız işleri bozduğu da olmuştur, davacı kendi şirketini kurduktan sonra bizim yurt dışı satışlarımız düştü, davacı ayrılmadan evvel yurt dışı işlerine o bakıyordu, örneği --- firması olan --- firması bizim ile olan ilişkisini kesip ---- makina ile çalışmaya başladı. Bana göstermiş olduğunuz █████/2017 tarihli yazıyı biliyorum, davalı şirket bu maili -- müşterilerine atmıştır, ancak amacı kendisini konumaktır.." şeklinde beyanları bulundukları anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ---- davalı şirketin eski çalışanı olduğu, davacı ---- mühendis sıfatıytla çalıştığı davalı şirketteki işinden █████/2016 tarihinde ayrıldığı, akabinde █████/2017 taihinde diğer davacı ------afların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davalının davacılar hakkında marka hakkına tecavüz edildiğinden bahisle suç duyurusunda bulunduğu, - -- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- Soruşturma sayılı dosyasında KYOK kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, yine davalı tarafından davacılar aleyhine -- --- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin --- sayılı dosyasında marka hakkına tecavüzün önlenmesine ilişkin dava açtığı, davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği, eldeki davada davacılar tarafından davalı aleyhine yukarıda belirtilen metnin müşterileri ile paylaşılmasından dolayı oluşan haksız rekabetin engellemesi ve manevi tazminatın tahsilinin talep edildiği, mahkememizce dinlenilen tanıkların beyanları dikkate alındığında davacı ---- davalı şirketten işten ayrılmasının ardından şirketin ticari müşteri portföy bilgileri ile teknik bilgi ve çizimlerin bulunduğu dijital materyalleri yanında götürdüğü, davalının bilgisayarlarındaki verileri sildiği ve davalıya geri iade etmediği, bu bilgileri davalının rızası dışında kullandığı anlaşıldığından davacının yukarıda bahsedilen metni müşterileri ile paylaşmasının haksız rekabet eylemini oluşturmayacağı kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.Bekletici mesele yapılan --- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin -----. sayılı dosyasında sadece marka hakkına tecavüz konusu tartışılmış, haksız rekabete ilişkin diğer eylemlerle ilgili herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Eldeki davada ise marka tecavüzü haricindeki tarafların diğer eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı tartışıldığından bekletici mesele yapılan dosyanın eldeki dava yönünden kesin hüküm veya kesin delil oluşturmadığı anlaşılmış ve bu şekilde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın, davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.707,75 TL 'den mahsubu ile artan 975,75 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Davalıya verilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!