Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari satımdan kaynaklanan alacak davasında, döviz kuru artışı nedeniyle oluşan fatura bedeli revizyonu ve sözleşmeye aykırılık iddialarını inceleyen gerekçeli kararı.
Özet: Bu ticari alacak davası, davacı şirket ile davalı otel arasında imzalanan sözleşme kapsamında tedarik edilen ürünlerin ödenmeyen bedellerinin tahsili talebiyle açılmıştır; davacı, döviz kurundaki artışlar nedeniyle fiyat revizesinin davalı yetkilisiyle mutabık kalınarak yapıldığını ve davalının faturalara süresinde itiraz etmediğini iddia ederken, davalı taraf ise sözleşmedeki fiyatların sabit olduğunu, tek taraflı fiyat artışının geçersiz olduğunu, yapılan itirazların süresinde olduğunu ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunmaktadır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında tanzim edilen 13.06.2018 tarihli sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından davalının ... ismindeki otelin ... karşılandığı, bu anlamda müvekkili şirketin bu zamana kadar ticari ilişkilerini en muntazam şekilde yerine getirmiş ve faturalarını göndermiştir. Ancak davalı taraf bir kısım fatura bedellerini ödemediği, taraflar arasındaki ticari ilişki de halen devam etmediği, davalı taraf ... yevmiye numaralı, 26.09.2018 tarihli ihtarnamesi ile dava dilekçesinde liste halinde düzenlenen faturaları iade ettiklerini bildirdiklerini, söz konusu ihtarnameye kendilerince ... yevmiye numaralı, 02.10.2018 tarihli ihtarname ile cevap verildiği, davalı tarafın ... yevmiye, 03.10.2018 tarihli ihtarname ile dava dilekçesinde belirtilen faturaları iade ettiklerini belirtildiğini, ayrıca kesilen faturalar e-fatura ile 14.09.2018 tarihinde davalıya gönderilmiş olup, itiraz ise 03.10.2018 tarihinde yapıldığını, ihtarnameye cevaplarda fatura itirazının yine süresinde yapılmadığı da belirtildiğini, son olarak davalı firma ... yevmiye numaralı, 04.10.2018 tarihli ihtarname ile bu kez dava dilekçesinde bilgileri verilen faturaları müvekkili şirkete iade ettiğini bildirdiği, fatura iade gerekçelerinin fiyat farkı yansıtmış olduğu anlaşıldığı, 14.08.2018 tarihinde davalı firma yetkilisi... İle yapılan e-posta yazışmasından da anlaşılacağı üzere, döviz fiyatlarında son dönemde yaşanan artışın fiyatları revize etmemize etmelerine yol açtığı bildirilmiş ve adı geçen firma yetkilisinin de kabul onayı alındığını açıklayarak müvekkili şirketin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının mahkemece tespit edilmesini ve ticari temerrüt faizi ile birlikte tespit edilen miktarın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 29.05.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 238.190,29-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, ... ürünleri tedarik işini yaptığı, tarafların 13.06.2018 tarihli sözleşme ile ... su ürünleri ihtiyacının karşılanması için anlaştıklarını, davacının sözleşmeye aykırı ürün teslim etmesi ve tek yanlı fiyat artışına gitmesi sebebiyle taraflar arasında ihtilaf çıktığını, alacaklarını da faturalarına dayandırdığına göre, alacağının ne miktarda olduğunu bilmesi gerektiğini, davacı dava dilekçesine tarihini, sayısını, tutarını yazdığı 13 fatura sebebiyle 238.220,29 TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini, dava konusu ihtilaf 238.220,29 TL tutarında olduğunu, dolayısıyla "tespit ve belirsiz alacak davası"na konu edilemeyeceğini, öncelikle, tespit ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ile davacının, sözleşmeye ekli listede yazılı fiyatlarla 13.06.2018 - 31.12.2018 dönemi su ürünleri ihtiyacını karşılamak üzere anlaştığını, dolayısıyla fiyat artışının mümkün olmadığını, tarafların yazılı sözleşmeye dayandığını, sözleşme değişikliğinin yetkili kişiler tarafından yapılabileceğini, ...ın müvekkili şirketin çalışanı olup yetkilisi olmadığını, sözleşmede değişiklik yapamayacağını, davacının 14.09.2018 tarihli dokuz adet faturasının elektronik ortamda müvekkiline 25.09.2018 tarihinde ulaştığını, 26.09.2018 tarih ... yevmiye numaralı .... ihtarnamesiyle itiraz edildiğini, davacının 14.09.2018 tarih ... sayılı ve 25.09.2018 tarih ... tarihli faturalarının 01.10.2018 tarihinde ulaştığını, 03.10.2018 tarih ... yevmiye sayılı .. Noterliği ihtarnamesiyle itiraz edildiğini, veri tabanından alınan dökümün, faturaların düzenleme tarihinde gönderilmediğini, ihtarnamelerde belirtilen tarihlerde gönderildiğini kanıtladığı, kur artışları nedeniyle davacının fiyat farkı talep edemeceğini, davacı tarafla düzenlenen 13.06.2018 tarihli satış sözleşmesinin 4/D maddesinde, "Fiyatlar sözleşme sonuna kadar sabittir. Glaze oranları ve fiyat listesi ektedir. Fiyat listesi taraflarca karşılıklı imza altına alınacaktır. Marines glaze oranlarını geçtiği takdirde ... bu oranı fiyat farkı olarak geri döner, ...'in cari hesabından geri düşer" şeklinde belirtildiğini, dolayısıyla usulünce düzenlenerek imzalanmış ve sözleşmeye eklenen fiyat listesiyle düzenlenen faturaların dışında "fiyat farkı" adı altında fatura tanzimi ve tahsilinin mümkün olmadığını savunarak, davanın öncelikle tespit ve belirsiz alacak davası açılamayacağından usul yönünden reddine ve esas yönünden haklı nedene dayanmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı şirket ile davalı arasında tanzim edilen 13.06.2018 tarihli Sözleşme gereği davalının ... kurulu otelindeki deniz ve tatlı su ürünleri ihtiyacının karşılandığı, fakat davalı tarafın bir kısım fatura bedellerini ödemediği iddiası ile davacı şirketin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketten olan alacağının mahkemece tespit edilmesi ve tespit edilen miktarın faturaların davalıya tebliğ edildiği günden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu 23.03.2021 tarih, ... sayılı Karar ile davanın reddine karar verildiği, verilen kararda özetle; "Dosyaya sunulan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; fiyat farkıyla ilgili davalının davacıya kestiği 157.47,67-TL toplam tutarı olan 10 adet fatura incelendiğinde ve bunların kesilme sebebi incelendiğinde; tarafların aralarında akdedilen sözleşmede yazılı birim fiyatların üzerinde fiyatlarla davacı şirketçe davalıya kesilmiş mal faturalarının davalı tarafça aradaki birim farkı kadarının davacıya geri yansıtılması amacıyla kesildiği tespitine varıldığı, davacı tarafın sözleşmede yazılı fiyatların üzerinde birim fiyatlarla davalı tarafa mal satışı faturaları kestiği, davalı tarafında birim fiyat farkları kadar kısımlarını hesaplayarak davacıya geri iade faturası düzenlediği, davacı tarafın kendisine kesilen toplam 13 faturanın hepsinin "Fiyat farkı gelirleri" açıklamalı faturalarla davalı tarafa geri yansıttığı anlaşılmıştır. Davacı ve davalı taraf arasında düzenlenen █████/2018 tarihli satış sözleşmesinin 4/D maddesinde; "Fiyatlar sözleşme sonuna kadar sabittir, glaze oranları ve fiyat listesi ektedir, fiyat listesi taraflarca karşılıklı imza altına alınacaktır, Marines glaze oranlarını geçtiği takdirde... bu oranı fiyat farkı olarak geri döner, Marines'in cari hesabından düşer" şeklinde belirtildiği ve bu şekilde fiyat listesi imzalandığı ve sözleşmeye eklendiği, fiyat değişikliği öngörülmediği ve tacir olan davacı şirketin de bu sözleşmeyi imzalamış olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı olduğu, taraf davacı tarafın ...dan onay aldığını iddia ettiği ancak bu kişinin davalı şirket çalışanı olup yetkili temsilcisinin olmadığı, sözleşmede taraflar arasında herhangi bir değişiklik yapılmamış olduğu, davaya konu 13 adet faturanın fiyat farkı açıklamalı faturalar olduğu, bunların davalının inceden davacıya kesmiş olduğu aynı tutarda ve aynı sayıda faturalara karşılık kesildiğinin görüldüğü, her iki tarafın tacir olduğu, ticari defterlerle sözleşme ilişkisi ve alacak miktarının ispatının mümkün olduğu, bir sözleşme ilişkisi sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile kurulacağı, sunulan ticari defterler ve yazılı belgelerin aksinin ancak yazılı ve kesin delillerle ispatının mümkün olduğu, taraflar arasında fiyat farkının kabulüne ilişkin ek bir protokolün veya onayın da bulunmadığı, yine fiyat farkı uygulanacağı yönünde bir ek sözleşme olmadığı, bu konuda taraflar arasında bir teamülün oluşmamış olduğu da dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine" şeklinde karar verilmiş olduğu, karara karşı davacı vekili tarafından İstinaf edilmesi üzerine Mahkememizce verilen kararın ....Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı görülmüştür.
... 14.10.2024 Tarihli Kaldırma Kararında Özetle; " Dava; fiyat farkından kaynaklanan tahakkuku yapılan faturaların bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı yan dava dilekçesinde davalıdan toplamda 238.220,29TL alacağı bulunduğunu iddia ederek 10.000,00 TL'si için HMK'nin 107.maddesine dayalı dava açtığını bildirmiştir. Somut olaya bakıldığında; davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça HMK'nin 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açtığı anlaşılmaktadır. Belirsiz alacak davası açma şartları olmamakla birlikte, mahkemece davacının 10.000,00TL talebi yönünden yukarıdaki ilkeler gözetilerek HMK'nin 31.maddesi uyarınca talebi açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.a.4 ve 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılarak mahkemeye gönderilmesi gerekmiştir." şeklindeki gerekçe doğrultusunda kararın kaldırılması üzerine, Mahkememizce kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada, 04.02.2025 tarihli celsede,...Dairesinin 14.10.2024 tarihli Kaldırma Kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmasına, davacı vekiline; dava değeri olan 10.000,00 TL talebe ilişkin,... Kararında belirtilen ilkeler gözetilerek HMK'nun 31. Maddesi uyarınca talebini açıklaması ve bu hususta dosyaya beyanlarını sunması için 2 haftalık süre verilmesine ve eksik hususlar tamamlandığında; Dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişilerden farklı bir SMMM, bir Gıda Mühendisi ve bir Nitelikli Hesaplama Uzmanı (Borçlar Kanunu, Ticari Satım ve Sözleşme Hukuku alanında uzman) oluşturulacak 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile taraf iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, dosya kapsamı, dosyaya daha önce sunulan tüm raporlar ve kaldırma kararı dikkate alınmak suretiyle davacının, davalıdan talep ettiği davaya konu talepler ve temerrüt tarihi yönlerinden inceleme yapılarak rapor düzenlenmesinin istenildiği, verilen ara karar uyarınca davacı vekili tarafından 18.02.2025 tarihli beyan dilekçesinin sunulduğu, söz konusu beyan dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13.06.2018 tarihinde akdedilen sözleşmenin akabinde yaşanan durumlar neticesinde taraflar arasındaki ilişkide cari hesapların birbirini tutmaması nedeniyle huzurdaki uyuşmazlığın ortaya çıktığı, bu uyuşmazlığın çözülememesi üzerine de alacağın tespiti ile tespit edilen tutarın ödenmesi talebiyle huzurdaki davanın açıldığı, somut uyuşmazlığın salt bir fatura alacağı talebi olarak yorumlanmasının mümkün olmadığı, taraflar arasında, çok yönlü bir cari hesap ilişkisi bulunmakta olup bu ticari ilişki nedeniyle müvekkilin alacağının tespit edilmesinin gerektiği, davaya belirsiz alacak davası olarak devam edilmesine, müvekkilin davalıdan alacağının miktarının tespitine ve tespit edilen tutarın taraflarına ödenmesine karar verilmesinin talep edilmiş olduğu, Mahkememizce ara karar uyarınca dosyanın oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08.04.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmekle ve taraf vekillerinin her aşamada beyanları alınmak suretiyle tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, ..., kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, Taraflar arasında düzenlenen 13.06.2018 tarihli Sözleşmede, sözleşme süresinin 13.06.2018-31.12.2018 tarihi olarak belirlendiği ve fiyatların sözleşme sonuna kadar sabit olduğunun belirtildiği, Sözleşmede; "...Glaze oranları ve fiyat listesinin ekte olduğu, fiyat listesi taraflarca karşılıklı imza altına alınacaktır. Marines glaze oranlarını geçtiği takdirde,... bu oranı fiyat farkı olarak geri döner. Marines'in cari hesabından düşer. ... Firması...'un istediği zamanlarda listede bulunan ürünlerden 60.000,00 TL + KDV(Altmış Bin TL + Kdv) ürünü bedelsiz verecektir." maddesinin bulunduğu, davacı kayıtlarına göre davalıdan 238.190,29-TL alacaklı olduğu, davalının ise davacıya bu tutarlar kadar iade faturası düzenlediği, iade faturalarının ise davacı kayıtlarında yer almadığı, davaya konu olan e faturanın davacı ve davalı defter kayıtlarında olduğu, davalının, davacıya davaya konu faturalara karşılık iade faturası düzenlediği, iade faturaların davacı kayıtlarında yer almadığı, davalının davacının düzenlediği davaya konu faturaların tamamına noter kanalı ile itiraz ettiği, ... Y.Nolu ihtarname ile itiraz edilen faturalardan █████/2018 tarihli 16.024,24 TL.lık ve █████/2018 tarihli, 21.548,16 TL.lık faturalar ile ... ...Nolu ihtarname ile itiraz edilen █████/2018 tarih, 5.223,02 TL.lık elektronik faturaya yasal süresinde itiraz edildiği ( 3 adet fatura toplamı 42.795,42 TL), diğer faturalara itiraz edilmiş ise de yasal sürede olmadığı, davacının defter kayıtlarına göre davalıdan alacak tutarının 238.190,29-TL olduğu, davalı defterlerine göre davacının davalıdan alacak tutarının 0,00 olduğu, davacı ve davalı defterlerine göre farklılığın davalının düzenlediği iade faturalarının davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklı olduğu, davacı ile davalı arasında yazılı olarak yapılmış deniz ürünleri tedarik sözleşmesi bulunduğu, ancak kurlardaki artış nedeniyle sözleşmede belirtilen fiyatların değiştiği ve bu değişikliğin davalı tarafa █████/2018 tarihli e-mail yolu ile yazılı olarak iletildiği, mailde açıkça siparişler ve fiyatları belirtilmek suretiyle onay istenildiği, aynı tarihte davalı tarafın çalışanı ve yine birden fazla yetkili olabilecek kişilere de bilgide (cc.de) yer verilmek suretiyle gönderilen fiyat listesine e mail yolu ile yazılı onay verildiği, davalı tarafın fiyat farkından kaynaklanan artış nedeniyle bir ay sonra kesilerek (█████/2018) gönderilen faturalara, yazılı ek bir protokol, sözleşme vb. bulunmadığından bahisle itirazının yazılı onay /mutabakat nazara alındığında değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olduğu, taraflar arasındaki e mail yazışması kapsamında, davalının fiyat listesine onay verdiğinin kabulü halinde, kesilen faturalar kapsamında davacının 238.190,29 TL alacaklı olabileceği, alacağının varlığının kabulü halinde, TTK. 1530 madde kapsamında, borçlunun fatura tarihlerinden itibaren 30 günlük ödeme süresi söz konusu olup, faturaların çoğuna da 8 günlük sürede itiraz edilmediği, bu sebeple işbu 30 günlük sürenin sonunda faturadan kaynaklanan alacak yönünden borçlunun temerrüdünün kendiliğinden oluşacağı, davacının ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile 195.394,87 TL faturadan kaynaklı alacağını 3 iş günü içinde ödemesi konusunda davalıya süre verdiği, işbu 3 iş gününün sonunda davacının alacağının ödenmediğinin anlaşıldığı ancak ihtarnamenin tebliğ şerhine dosya arasında rastlanılmadığından, tebliğden itibaren 3 iş gününün sonunda borçlunun temerrüdünün oluşacağı, itiraz edilen 3 adet fatura yönünden ise faturaya itiraz edilmesi faturanın içeriğine etki edecek olup, faturaların içeriğine itirazın kabul edilmemesi halinde ödeme süresi TTK. 1530 madde kapsamında 30 gün olacağından, 30 günün sonunda kendiliğinden temerrüdünün oluştuğunun kabulü gerektiği, ayrıca ödeme ihtarına gerek bulunmadığı, TTK. 1530 madde kapsamında alacağa ticari temerrüt faizi (3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi gereğince ... avans faiz oranları-değişen oranlarda) talep edilebileceği, önceki bilirkişi raporunda glaze ile ilgili yasal mevzuatlar belirtilmiş olup glaze işlemi uygulanmış gıdalarda glazesiz net ürün miktarlarının ürünün etiketinde belirtilmesinin zorunlu olduğu, dava dosyasında bulunan ve taraflar arasında 13.06.2018 tarihinde imzalanan sözleşmede, glaze (GLZ %) oranlarının belirtildiği, ancak glaze oranlarının nasıl ve kim tarafından hesaplanacağı konusunda herhangi bir sınırlama veya hüküm bulunmadığı, davalı tarafından 13.09.2019 tarihinde dilekçe ekinde glaze oranlarının hesaplandığı ve kendi çalışanları tarafından imzalanarak kayıt altına alındığı dondurulmuş ürün çözdürme tutanaklarının sunulduğu, davalı tarafından sunulan tutanaklarda tespit edilen ve fazla glaze oranı üzerinden “fire farkı bedeli olarak” faturalandırma işlemlerinin sözleşme hüküm ve düzenlenen tutanaklara uygun olduğu, davalı tarafından sözleşmede belirtilen değerlerin üzerinde fazladan glaze içerdiği gerekçesi ile fazla glaze oranının ürün karşılığı olarak "fire farkı bedeli" adı altında kesilen toplam tutarları 15.912,61 TL olan 2 adet fatura bulunduğu hususlarının bilirkişilerce düzenlenen raporda tespit edilmiş olması karşısında Mahkememizce, davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak yapılan değerlendirmede; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen 13.06.2018 tarihli sözleşmede kararlaştırılan fiyat listesinin sözleşmenin devamı sırasında kurlardaki artış nedeniyle davacı tarafça değiştirildiği, hazırlanan yeni listenin davalı tarafa e mail yolu ile iletildiği, davalı tarafça e mailler yolu ile onay verilmesi üzerine davacı tarafça ürün tesliminin yapıldığı, ancak değişen fiyata göre düzenlenen faturaların davalı tarafça kabul edilmeyerek iadesinin yapıldığı, taraflar arasındaki ürün tedarikine ilişkin sözleşmeye konu ürünlerin niteliği ile davacı tarafça yeni belirlenen fiyat listesine davalı tarafça onay verildikten sonra düzenlenen faturaların ödenmeyerek iade edilip, sözleşmede belirtilen fiyat listesine uyulmadığı, yeni fiyat listesine şirket yetkilileri tarafından onay verilmediği yönündeki itirazların dürüstlük ve iyi niyet kurallarına uygun bulunmadığı, davacının gönderdiği fiyat listesine onay verildikten sonra davalı tarafça bu hususa itiraz edilmesinin yerinde görülmediği, buna göre sözleşmenin devamı sırasında davacının hazırladığı yeni fiyat listesine davalı tarafça karşı çıkılmayarak onay verilmek suretiyle sözleşmenin fiyat listesine ilişkin kısmında değişiklik yapıldığının kabulünün gerektiği, buna göre, kesilen faturalar kapsamında davacının 238.190,29 TL alacaklı olup, bu bedelden davalı tarafından sözleşmede belirtilen değerlerin üzerinde fazladan glaze içerdiği gerekçesi ile fazla glaze oranının ürün karşılığı olarak "fire farkı bedeli" adı altında kesilen toplam tutarları 15.912,61 TL olan 2 adet fatura bedelinin mahsup edilmesi sonucu davacı alacağının 222.277,68 TL olarak tespitine, taraflar arasında yapılan sözleşmenin devamı sırasında ortaya çıkan ve sözleşmenin ne şekilde uygulanacağına, hangi fiyat listesi üzerinden faturalandırma yapılması gerektiğine ilişkin olarak oluşan uyuşmazlık nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı tarafça bu şekilde tanımlandığı, davanın belirsiz alacak davası veya kısmi alacak davası olarak görülmesinin somut uyuşmazlık açısından sonucu değiştirmeyeceği, ancak taraflar arasındaki ihtilaflı hususlar nedeniyle davalının temerrüdünün dava ve talep artırım tarihlerinde gerçekleştiği, davacının daha önceki tarihler için temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin isteminin yerinde görülmediği, bu durumda davacının davasının alacaklı olduğu tutar olarak belirlenen 222.277,68-TL tutar üzerinden kısmen kabulü ile söz konusu tutarın 10.000,00-TL'sine dava tarihi olan 14.12.2018 tarihinden itibaren, kalan 212.277,68-TL'sine ise talep artırım tarihi olan 29.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile temerrüdün dava ve talep artırım tarihleri öncesinden uygulanmasına ilişkin fazlaya ilişkin feri nitelikteki isteminin reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının dava ve talep artırım dilekçeleri kapsamında 222.277,68-TL tutar üzerinden KISMEN KABULÜ İLE; söz konusu tutarın 10.000,00-TL'sine dava tarihi olan 14.12.2018 tarihinden itibaren, kalan 212.277,68-TL'sine ise talep artırım tarihi olan 29.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile temerrüdün dava ve talep artırım tarihleri öncesinden uygulanmasına ilişkin fazlaya ilişkin feri nitelikteki isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 222.277,68-TL üzerinden hesaplanan 15.183,78-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 170,78-TL harç ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 3.897,00-TL harcın mahsubu sonucu kalan 11.116‬,00‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 170,78-TL peşin harç, 3.897,00-TL ıslah harcı ve 191,7‬0-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.295,38‬‬-TL‬ harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 320,75-TL posta ve tebligat gideri, 17.050‬,00-TL bilirkişi ücreti, 25,00-TL dosya kapak masrafı ve 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 17.616,45‬-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 16.439,56-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 35.564,43 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 15.912,61‬-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
8-Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!