E-ticaret platformu ile satıcı arasındaki ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fahiş kargo iade bedeli ve maddi hesaplama hatası iddiasına dayalı menfi tespit davası.
Özet: E-ticaret platformunda satıcılık yapan davacının, iade edilen ürünler için davalı platform tarafından haksız ve fahiş bir şekilde yansıtılan 102.150,20 TLlik kargo iade bedeliyle ilgili başlatılan icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasında; davacı söz konusu borcun sistem hatası sonucu oluştuğunu, gerçek dışı olduğunu iddia ederek takibin iptalini ve kötü niyet tazminatı isterken, davalı cari hesap ekstresine dayanarak borcun mevcut olduğunu, faturaya itiraz edilmediği için kesinleştiğini ve kendi kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2025
KARAR TARİHİ:█████/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas, 2025/... Karar sayılı dosyasından █████/2025 tarihinde verilen Yetkisizlik ile Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ismiyle ... adlı internet sitesi üzerinden üç yıldır ürün satışı gerçekleştirdiğini, 18.07.2024 tarihli siparişe konu iki adet ürünün iadesi sonrasında sistemde maddi bir hesaplama hatası yapılarak 102.150,20 TL tutarında fahiş bir borç çıkarıldığını, müvekkilinin bu durumu düzeltmek için site yönetimiyle iletişime geçmesine rağmen çözüm üretilmediğini, .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile haksız ve mesnetsiz bir icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin adres değişikliği nedeniyle tebligatı 08.01.2025 tarihinde öğrendiğini ve itiraz süresinin kaçırıldığını, 6 desi ağırlığındaki ürünler için talep edilen kargo iade bedelinin piyasa gerçeklerine ve sitenin kendi kargo hesaplama tablosuna aykırı olduğunu, gerçek bedelin 300,00 TL bandında olması gerekirken müvekkilinden 102.150,20 TL talep edildiğini, karşı taraf vekiliyle yapılan görüşmede ise borcun 32.000,00 TL civarında olduğunun belirtilerek yine mantık dışı bir tutar istendiğini, sistemdeki maddi hata gözetilmeden salt kar elde etme amacıyla başlatılan bu takibin müvekkili açısından telafisi imkansız zararlar doğuracağını, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek öncelikle icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, haksız başlatılan takibin iptalini, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, davacı ...'in tacir sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti ile görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiğini, menfi tespit davasının davacının yerleşim yeri mahkemelerinde açılması gerekirken İstanbul Mahkemelerinde açılması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen satıcı üyelik sözleşmesi kapsamında yetki sözleşmesi bulunduğunu ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, müvekkili şirketin ... isimli elektronik ticaret sitesinin işleticisi olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında satıcı üyelik sözleşmesi bulunduğunu, davacının müvekkili şirket nezdindeki cari hesap ekstresine göre 102.135,76-TL borcunun bulunduğunu, bu borca istinaden .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının takibe itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, borcu oluşturan 28.07.2024 tarihli ... belge numaralı ... yeni komisyon faturasının davacıya tebliğ edildiğini, davacının yasal süresi içerisinde faturaya itiraz etmeyerek içeriğini kabul etmiş sayıldığını, basiretli tacir gibi davranması gereken davacının faturaya itiraz etmediğini, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer alan ve elektronik ortamda tebliğ edilen faturaya ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının hizmeti almadığını ispatlayamadığını, davacı tarafından herhangi bir iade faturası kesilmediğini, taraflar arasındaki satıcı üyelik sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, davacının somut delillerle davasını ispat edemediğini belirterek davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait vergi kayıtlarını ve beyannameleri içerir müzekkere cevabı, ....com'dan gelen davalıya ait imza sirküleri, satıcı üyelik sözleşmesi ve Pazaryeri Satıcı Bilgileri formunu içerir müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mali Müşavir Bilirkişi ... Taşımacılık Konusunda Uzman Bilirkişi ... tarafından █████/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava konusu, davacının ... platformu üzerinden yürüttüğü e-ticaret faaliyetleri kapsamında, davalı tarafından davacı adına oluşturulan kayıtlara dayanılarak 28.07.2024 tarihli, ... numaralı, “... Yeni Komisyon Faturası” açıklamalı, 102.150,20 TL tutarlı alacağa istinaden başlatılan .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı takip dosyasında, gerçekte yalnızca 2 adet ve toplam 6 desi tutarındaki ürün iadesine rağmen sistemsel hesaplama hatası sonucu fahiş şekilde oluşturulan kargo iade bedelinden kaynaklı olarak davacının borçlu olmadığının tespiti ile menfi tespit talebinden ibaret olduğu, Davacı █████/2026 günü saat: 14:15'te Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 28.07.2024 tarihli, ... numaralı, “... Yeni Komisyon Faturası” açıklamalı, 102.535,44 TL tutarlı faturanın davalının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılar hesabı altında kaydedildiği; faturadan kaynaklı olarak davalının dava tarihi itibariyle davacıdan 102.150,20 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olan faturanın davalı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturanın içeriği incelendiğinde "... Yeni Komisyon Faturası” na ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davacı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaya, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturanın içeriği ve bedelinin davacı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davalı tarafından düzenlenen faturanın davacının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriğinin davacının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 28.07.2024 tarihli, ... numaralı, “... Yeni Komisyon Faturası” açıklamalı, 102.535,44 TL tutarlı faturanın davalının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, faturadan kaynaklı olarak davalının dava tarihi itibarıyla davacıdan 102.150,20 TL asıl alacaklı olduğu, Teknik Yönden Yapılan İncelemelerde; davacının davalıdan pazaryeri sağladığı ve e-ticaret ile ürünlerini müşterilerine ulaştırdığı, menfi tespit talep edilen faturanın davalı yanca iddia edildiği gibi iade ürünler kaynaklı bir ödeme talebi olmadığı, davacının düzenlenen faturaya süresi içinde itiraz etmediği ve ticari defterlerini de sunmadığı, fatura içeriğini karine olarak ettiğinin değerlendirildiği, davalının düzenlediği faturanın, “pazaryeri kargo desteği” tanımlı, esasen pazaryeri sağlama genel hizmetleri için kargo yansıtma amacı ile tanzim edildiği, aksine bir ispat vasıtası sumulmadığı sürece davalının bu faturayı taraflar arası sözleşme kapsamında tanzim ettiği ve delil sözleşmesi kabul edilen davalı ticari defter kayıt ve belgelerine göre davacının fatura borcunu ödemesi gerektiği," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin konusunun cari hesap ilişkisine istinaden düzenlenen faturadan kaynaklı alacak olduğu, davacı tarafından takibe dayanak faturanın konusunun iade kargo bedelinden kaynaklandığını, iade konusunun 6 desi mal olduğunu ve kargo bedelinin fazla hesaplandığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davacı ve davalı tarafa verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın ticari defterlerini Mahkememize sunduğu, davalı tarafın faturanın kaynağı ve bakiye alacak olup olmadığına dair incelenen ticari defterlerine ilişkin alınan bilirkişi raporunda davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerine dair 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalının 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarının yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklendiğini ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 28.07.2024 tarihli, ... numaralı, “... Yeni Komisyon Faturası” açıklamalı, 102.535,44 TL tutarlı faturanın davalının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılar hesabı altında kaydedildiği, faturadan kaynaklı olarak davalının dava tarihi itibariyle davacıdan 102.150,20 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davacının davalıdan pazaryeri sağladığı ve e-ticaret ile ürünlerini müşterilerine ulaştırdığı, menfi tespit talep edilen faturanın davacı yanca iddia edildiği gibi iade ürünler kaynaklı bir ödeme talebi olmadığı, davalının düzenlediği faturanın, “pazaryeri kargo desteği” tanımlı, esasen pazaryeri sağlama genel hizmetleri için kargo yansıtma amacı ile tanzim edildiği, davacı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaya, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı, bu durumda faturanın içeriği ve bedelinin davacı tarafından zımni olarak kabul edildiği, davacının ticari defterlerini de sunmadığı, fatura içeriğini karine olarak kabul ettiğinin belirtildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas almaya yeterli olduğu, davacı tarafından faturanın konusuna ve borcu olmadığına ilişkin hususların ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.012,48-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!