Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin, şirket yöneticilerinin maden ruhsatını kasıtlı yenilemeyerek şirketi zarara uğratmaları sebebiyle azınlık hissedarın açtığı tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararında, azınlık hissedarı olan davacının, şirket yöneticilerinin şirketin ana faaliyeti olan taş ocağı maden ruhsatını kasten yenilemeyerek iptaline neden olması sonucu şirketin büyük zarara uğradığı, malvarlığı ve değerinde eksilme ile kazanç kaybı yaşadığı gerekçesiyle, yöneticilerin görevlerini ağır şekilde suiistimal etmesinden kaynaklanan bu zararların tazmini talebiyle açtığı davada ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalıların yaptığı istinaf başvurusu değerlendirilmektedir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ... KARAR NO: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI: ... Esas - ... KararASIL DAVA DOSYASINDADAVACI : ........ VEKİLİ : Av.....İSTİNAF EDEN DAVALILAR: 1- ........ 2- ........ VEKİLİ : Av..... Müteveffa ........'nin mirasçısı 3- ........ VEKİLİ : Av.....BİRLEŞEN Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASINDA DAVACI : ........ VEKİLİ : Av.....İSTİNAF EDEN DAVALILAR: 1- ........ 2- ........ 3- ........ VEKİLİ : Av.....ASIL VE BİRLEŞEN DAVA : Tazminat İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Asıl ve birleşen dava davacısı tarafından asıl ve birleşen dava davalıları aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında █████/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı asıl ve birleşen dava davalılarının istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;ASIL DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ........ sicil numarasına kayıtlı ........ adlı şirketin hissedarlarından olduğunu, şirketin 250.000 TL sermayeli 40.000 hisseli olup müvekkilinin %16 payının bulunduğunu, ortaklık payının geri kalan çoğunluğu aynı aileye mensup kişilere ait olup, yönetiminin de bu kişiler elinde olduğunu, müvekkili her ne kadar şirkette hissedar ise de şantiyede çalıştığını, şirket yönetici ve hissedarları ........, ........'nın başka yerlerde birden fazla taş ocağı ve mermer işletmesinin bulunduğunu, bu nedenle kendilerine ait olan diğer ocaklarla ilgilendiklerini, müvekkilinin ortak olduğu ........ A.Ş.nin yönetimi ile ilgilenmediklerini, önceden kâr elde eden şirket olmasına rağmen yönetim zafiyetinden dolayı çalışmaz hale geldiğini, şirketteki konkasör ve diğer makineler, araçlar, kamyonlar ........'nın diğer şirketlerine taşındığını, ........ köyündeki şantiyenin fiilen kapatıldığını, müvekkilinin Konya .... Noterliği'nin 11.06.2018 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnameyi göndererek TTK 437. maddesine göre şirketten bilgi istediğini ancak bilgi alma imkanı tanınmadığını, şirketin ........ köyü sınırları içerisinde Enerji Bakanlığı Maden işleri genel müdürlüğünden alınma ........ numaralı taş ocağı işletme ruhsatına göre ocakta işletilmesi gereken rezerv mevcut olmasına rağmen şantiyenin çalıştırılmadığını, en son faturanın 06.05.2017 tarihinde düzenlendiğini, bu tarihten sonra ocakta satışa hazır kırılmış taş olmasına rağmen satışının dahi yapılmadığını, azınlıkta olan müvekkilinin mecburen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile TTK 531. maddesi gereğincence şirketin feshi ve tasfiyesi talebinde bulunduğunu, davanın derdest olduğunu, dosya kapsamında alınan raporlarda da görüldüğü gibi şirketin kötü yönetildiğini, kasıtlı olarak şirket zararına hareket edildiğini, ........ uhdesinde Konya Selçuklu ........ sicile kayıtlı 24.08.2009 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli, 12.10.2019 bitiş tarihli maden ruhsatı bulunduğunu, şirketin daha önceleri ruhsatın devamlılığı için gereken işlemleri yaptığını, yatırılması gereken harçları yatırdığını ancak 12.10.2019 tarihinde kasıtlı olarak harçların yatırılmayarak yenilenmesi gereken ruhsatın yenilenmediğini ve maden ocağı ruhsatının iptal edildiğini, şirketin ana faaliyeti olan taş ocağı maden ruhsatını süresi içinde kasıtlı ve kusurlu olarak yenilemeyerek şirketi büyük ölçüde zarara uğratıldığını, ruhsatın iptal edildiği, yenilenmesi gereken 12.10.2019 tarihinde şirket yönetim kurulunda, ekli 21 Ağustos 2019 tarihli ........ ticaret sicil gazetesinde de görüldüğü gibi; ........, ........ başkan ve başkan yardımcısı, ........ yönetim kurulu üyesi olduğunu, şahıslardan ........ vefat etmiş olması nedeniyle mirası red etmeyen ........ aleyhine dava açıldığını, ........'nin yöneticileri şirketin en önemli malvarlığı olan maden ruhsatı süresini uzatmamakla ağır, affedilmez görev suiistimal ettiklerini, bu nedenle şirkete verdikleri zararlardan dolayısı ile müvekkiline verilen zarardan şahısları olarak sorumlu olduklarını beyan ederek ruhsatın yenilenmeyerek iptal edilmesi nedeniyle şirketin uğradığı zararlarının, kazanç kaybının, kısaca bu nedenle şirketin uğradığı ve uğraması muhtemel tüm zarar ve ziyanın belirlenerek tespit edilmesine, maden ruhsatının kaybı sebebi ile şirketin değerinde ve malvarlığında meydana gelen eksilmenin belirlenmesine, davalı yöneticilerin şirkte vermiş oldukları zararların yöneticilerden müşterek müteselsilen ruhsatın iptal edildiği tarihten itibaren geçerli olmak üzere ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınarak şirkete ödenmesine, ayrıca, müvekkilin de doğrudan uğradığı zararın da belirlenerek davalılardan müşterek müteselsilen zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava değeri olarak gösterdikleri 10.000,00 TL bedelin 8.049.870,95 TL artırılarak toplamda 8.059.870,95TL olarak kabulünü, 8.059.870,95 TL üzerinden eksik harcın tamamlanmasını ve ruhsatın iptal edildiği 13.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınarak şirkete ödenmesini talep etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalılar ........ ile ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; maden işletme ruhsatının temdit edilme işlemi gerçekleştirilemediğinden dolayı bir zarar meydana geldiğini, söz konusu bu zararın dolaylı bir zarar olup davacının tazminatın kendisi lehine değil ancak şirket lehine ödenmesini talep edebileceğini, şirket lehine dava açmak ve talepte bulunmak noktasında genel kurul kararı gerektiğini, ancak ........'nin %16 oranında pay sahibi olan ........ yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattıklarından bahisle tarafına tazminat ödenmesini talep ettiğini, maden işletme ruhsatının temdit edilme işlemi müvekkilinin elinde olmayan sebeplerden ötürü yapılamadığını, maden işletme ruhsatının 10 yıl süre ile verildiğini, 10 yıl dolduktan gerekli harçlar ödenerek temdit edildiğini, ancak vergi borcu olan şirketle temdit işlemine başvurulamadığını, maden işletme ruhsatının kullanılabilmesi için patlayıcı ruhsatının da bulunması gerektiğini, söz konusu maden şirketinin 2016 yılında patlayıcı ruhsatının süresinin dolduğunu, patlayıcı ruhsatının temdit edilmesi de harç ödenmek suretiyle gerçekleştirildiğini, ancak şirketin vergi borçlarının bulunmasından dolayı bu işleme başvurulamadığını, şirketin vergi borcunun bulunması ve maden işletme ruhsatının kullanılması için gerekli olan patlayıcı ruhsatının da temdit edilememesi sebepleriyle maden işletme ruhsatı temdit işlemine başvurulamadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket yöneticilerinin sorumluluğundan doğan tazminatın ancak şirket lehine ödenebileceğini, anonim şirket adına yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması için genel kurul kararının gerektiğini, şirketin işbu tarihte vergi borcu bulunduğunu ve bu borç ruhsat yenilenmesine engel teşkil ettiğini, aynı şekilde şirketin patlayıcı ruhsatının süresinin 2016 yılında dolduğunu ve bu durumun da ruhsat yenilenmesine engel teşkil ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ........ sicil numarasına kayıtlı ........ adlı şirketin hissedarlarından olduğunu, şirketin 250.000 TL sermayeli 40.000 hisseli olup müvekkilinin %16 payının bulunduğunu, ortaklık payının geri kalan çoğunluğu aynı aileye mensup kişilere ait olup, yönetiminin de bu kişiler elinde olduğunu, müvekkili her ne kadar şirkette hissedar ise de şantiyede çalıştığını, şirket yönetici ve hissedarları ........, ........'nın başka yerlerde birden fazla taş ocağı ve mermer işletmesinin bulunduğunu, bu nedenle kendilerine ait olan diğer ocaklarla ilgilendiklerini, müvekkilinin ortak olduğu ........ A.Ş.nin yönetimi ile ilgilenmediklerini, önceden kâr elde eden şirket olmasına rağmen yönetim zafiyetinden dolayı çalışmaz hale geldiğini, şirketteki konkasör ve diğer makineler, araçlar, kamyonlar ........'nın diğer şirketlerine taşındığını, ........ köyündeki şantiyenin fiilen kapatıldığını, müvekkilinin Konya .... Noterliği'nin 11.06.2018 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnameyi göndererek TTK 437. maddesine göre şirketten bilgi istediğini ancak bilgi alma imkanı tanınmadığını, şirketin ........ köyü sınırları içerisinde Enerji Bakanlığı Maden işleri genel müdürlüğünden alınma ........ numaralı taş ocağı işletme ruhsatına göre ocakta işletilmesi gereken rezerv mevcut olmasına rağmen şantiyenin çalıştırılmdığını, en son faturanın 06.05.2017 tarihinde düzenlendiğini, bu tarihten sonra ocakta satışa hazır kırılmış taş olmasına rağmen satışının dahi yapılmadığını, azınlıkta olan müvekkilinin mecburen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile TTK 531. maddesi gereğincence şirketin feshi ve tasfiyesi talebinde bulunduğunu, davanın derdest olduğunu, dosya kapsamında alınan raporlarda da görüldüğü gibi şirketin kötü yönetildiğini, kasıtlı olarak şirket zararına hareket edildiğini, ........ uhdesinde Konya Selçuklu ........ sicile kayıtlı 24.08.2009 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli, 12.10.2019 bitiş tarihli maden ruhsatı bulunduğunu, şirketin daha önceleri ruhsatın devamlılığı için gereken işlemleri yaptığını, yatırılması gereken harçları yatırdığını ancak 12.10.2019 tarihinde kasıtlı olarak harçların yatırılmayarak yenilenmesi gereken ruhsatın yenilenmediğini ve maden ocağı ruhsatının iptal edildiğini, şirketin ana faaliyeti olan taş ocağı maden ruhsatını süresi içinde kasıtlı ve kusurlu olarak yenilemeyerek şirketi büyük ölçüde zarara uğratıldığını, ruhsatın iptal edildiği, yenilenmesi gereken 12.10.2019 tarihinde şirket yönetim kurulunda, ekli 21 Ağustos 2019 tarihli ........ ticaret sicil gazetesinde de görüldüğü gibi; ........, ........ başkan ve başkan yardımcısı, ........ yönetim kurulu üyesi olduğunu, şahıslardan ........ vefat etmiş olması nedeniyle mirası reddetmeyen ........ aleyhine dava açıldığını, ........'nin yöneticileri şirketin en önemli malvarlığı olan maden ruhsatı süresini uzatmamakla ağır, affedilmez görev suiistimal ettiklerini, bu nedenle şirkete verdikleri zararlardan dolayısı ile müvekkiline verilen zarardan şahısları olarak sorumlu olduklarını, iddia ve taleplerinin Konya .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında incelendiği için öncelikle dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, davada talep tek olduğu için diğer dosyada ödendiğini, dolayısıyla harcın maktu olarak ödendiğini, zira, ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında "........ mirasçıları" başlığı altında ........'nin tespit edebildikleri mirasçısı ........'nin taraf olarak gösterildiğini ve ........ yönünden tüm harçların yatırıldığını, işbu davanın ise ........'nin sonradan tespit edilen mirasçılarına, ........ yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ve taraf teşkilini sağlamak maksadı ile açıldığını beyan ederek dosyanın Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Konya İli Selçuklu İlçesi ........ Köyü ........ no'lu sicile kayıtlı mıcır-mermer maden ruhsatının şirket yöneticileri tarafından süresinin uzatılması için yatırılması gereken harcın yatırılmaması ve temdit işletme projesinin verilmemesi nedeniyle ruhsatın yenilenmeyerek iptal edilmesi nedeniyle şirketin uğradığı zararlarının, kazanç kaybının, kısaca bu nedenle şirketin uğradığı ve uğraması muhtemel tüm zarar ve ziyanın belirlenerek tespit edilmesine, maden ruhsatının kaybı sebebi ile şirketin değerinde ve malvarlığında meydana gelen eksilmenin belirlenmesine,davalı yöneticilerin şirkete vermiş oldukları zararların yöneticilerden müşterek müteselsilen ruhsatın iptal edildiği tarihten itibaren geçerli olmak üzere ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınarak şirkete ödenmesine, ayrıca, müvekkilinin de doğrudan uğradığı zararın da belirlenerek davalılardan müşterek müteselsilen zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınarak müvekkiline ödenmesine, dava değerinin Konya .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan raporlar dikkate alınarak ve ........ mirasçıları yönünden talep ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; 8.059.870,95 TL olduğunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalılar ........, ........, ........ beyan dilekçesinde özetle, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, birleşen dosyada dava miktarı farklı olduğundan davacının harç tamamlaması gerektiğini, Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile mirasın gerçek reddi davası açtıklarını ve haklarında mirasın gerçek reddine karar verildiğini, bu nedenle babalarının mirasından sorumlu olmadıklarını, şirket yöneticilerinin sorumluluğundan doğan tazminatın ancak şirket lehine ödenebileceğini, anonim şirket adına yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması için genel kurul kararının gerektiğini, şirketin işbu tarihte vergi borcu bulunduğunu ve bu borç ruhsat yenilenmesine engel teşkil ettiğini, aynı şekilde şirketin patlayıcı ruhsatının süresinin 2016 yılında dolduğunu ve bu durumun da ruhsat yenilenmesine engel teşkil ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davanın, anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu davası niteliğine haiz olup, davacı şirket ortağının 6102 sayılı TTK’nın 555. maddesi gereğince eldeki davayı açma hakkının bulunduğu, mahkememizce alınan tanık beyanları, keşif ve keşif sonrası düzenlenen bilirkişi heyet raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, davalılar ile müteveffa Halil Tekdere'nin yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde ortağı oldukları dava dışı ........ 'nin işlettiği Konya ili Selçuklu İlçesi ........ Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz kapsamında bulunan maden ocağı ruhsatının temdit projesinin verilmemesi nedeniyle █████/2019 tarihinde ........ tarafından iptal edildiği, davaya konu ruhsat içerisinde 1.436.818,88 ton rezerv kaldığı, tahmini gelirinin 8.059.870,97 TL değerinde olduğu, davalıların temdit projesini kendi kusurlarından kaynaklanan nedenlerle yenilemeyerek dava dışı şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdikleri, davacının da dava dışı şirketin ortaklarından olduğu, şirket zararından dolayı davacının dolaylı zarara uğradığı, her ne kadar davacı doğrudan zarar talebinde bulunmuş ise de doğrudan zararının varlığını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın ve mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. sayılı dosyasından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 8.059.870,95 TL alacağın dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan ve mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. sayılı dosyasının davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı ........'ne verilmesine, davacının doğrudan zarara ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 8.059.870,95 TL alacağın dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan ve birleşen Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasının davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı ........'ne verilmesine, davacının doğrudan zarara ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davalılar ........ ve ........ vekili istinaf dilekçesinde özetle; maden işletme ruhsatının temdit edilme işlemi gerçekleştirilemediğinden dolayı bir zarar meydana geldiği iddia edilmekte olup, müvekkillerinin bu zararın meydana gelmesinde bir kusurları bulunmadığı gibi, müvekkilleri açısından sorumluluğu kaldıran hallerin mevcut olduğunu, müvekkillerine atfedilmeye çalışılan bu zarar dolaylı bir zarar olup davacının tazminatın kendisi lehine değil ancak şirket lehine ödenmesini talep edebileceğini, şirket lehine dava açmak ve talepte bulunmak noktasında genel kurul kararı gerektiğini, ancak ........'nin %16 oranında pay sahibi olan ........ yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattıklarından bahisle tarafına tazminat ödenmesini talep ettiğini, maden işletme ruhsatının temdit edilme işlemi müvekkilinin elinde olmayan sebeplerden ötürü yapılamadığını, maden işletme ruhsatının 10 yıl süre ile verildiğini, 10 yıl dolduktan gerekli harçlar ödenerek temdit edildiğini, ancak vergi borcu olan şirketlerin temdit işlemine başvuramadığını, maden işletme ruhsatının kullanılabilmesi için patlayıcı ruhsatının da bulunması gerektiğini, söz konusu maden şirketinin 2016 yılında patlayıcı ruhsatının süresinin dolduğunu, patlayıcı ruhsatının temdit edilmesi de harç ödenmek suretiyle gerçekleştirildiğini, ancak şirketin vergi borçlarının bulunmasından dolayı bu işleme başvurulamadığını, şirketin vergi borcunun bulunması ve maden işletme ruhsatının kullanılması için gerekli olan patlayıcı ruhsatının da temdit edilememesi sebepleriyle maden işletme ruhsatı temdit işlemine başvurulamadığını, bilirkişi heyetinin borcun 60.000,00 TL olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin ödediği vergi borcunun yaklaşık 500.000,00 TL olduğunu, bu rakamın vergi barışı neticesinde 2/3 kısım silindikten sonraki meblağ olduğunu, ruhsat süresinin uzatılabilmesi için şirketin borcunun olmaması gerektiğini, şirketin tüm mal varlığı bilirkişinin tespit ettiği rakamlara göre 600.000,00 TL civarında olmasına karşılık vergi borçlarının 2.000.000,00 TL'ye yakın olduğu için borçların ödenemediğini ve ruhsat uzatımı yapılamadığını, daha sonra vergi affı çıkması ile borcun 500.000,00 TL'ye düştüğünü ve o zaman ödenebildiğini, ........'nin vergi dairesi borcu vergi barışından yararlandıktan sonra iki katı faizin silinmesi neticesinde 500.000,00 TL'ye düştüğünü ve bu durumda mal varlıkları borcu karşılayabildiği için satılarak vergi borcunun yatırıldığını,. ancak bu tarihte temdit işleminin günü geçtiği için ruhsatın düştüğünü, vergi borcunun zamanında ödenmemesinin sebebinin ise çek kanunda hapis cezasının olduğu dönemde şirketinin çek karşılığı vadeli mal sattığını, ancak çeke hapis cezasının kaldırılması neticesinde bu durumu suiistimal eden ........ şirketinin 10 yıl öncesinin ekonomisiyle 500.000 TL'lik çekini ödemediğini ve şirketin mali krize girdiğini, alacağın halen tahsil edilemediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava davalıları ile asıl dava davalısı ........ vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket yöneticilerine sorumluluk davası açmak için genel kurul kararı dava şartının bulunduğunu, mahkemece bu hususun kendiliğinden gözetilmesi gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuk faaliyetleri kapsamında müvekkili ........'ye usulüne uygun olarak gönderilen bir arabuluculuk davetinin bulunmadığını, davacının arabuluculuk kapsamındaki talepleri ile dava dilekçesindeki netice-i talep kısmının birbirini tutmadığını, hükme esas alan bilirkişi raporunda hatalı olarak davaya konu ........'nin vergi borcunun 60.000 TL olduğunun tespit edildiğini, oysa şirketin o dönemdeki vergi borcunun 2.000.000,00 TL'ye yakın olduğunu, bu sebeple borcun ödenemediğini,, daha sonra vergi affı çıkması sonucu borcun 500.000,00 TL'ye düştüğünü ve söz konusu borcun ancak o zaman ödenebildiğini, Raporda fahiş bir şekilde hatalı belirlenen vergi borcu bedelini, davanın esasını ilgilendirdiğini, çünkü ruhsatın süresinin uzatılabilmesi için şirketin borcunun olmaması gerektiğini, Bu gereklilik, o tarihte şirkette maden mühendisliği ve müşavirliği hizmeti veren tanık Göksel YORGANCI'nın "Dava dışı şirketin maden ruhsatı sahası içerisinde bir kısım devlet hakkı ile borçları da vardı. O dönem ruhsat yenilemek için 'Borcu yoktur.' yazısının da alınması gerekiyordu." şeklindeki beyanlarından da anlaşıldığını, davalıların şirket ruhsatını yenileyememelerinin kendilerinin rızası veya ihmali dahilinde değil; şirketin borçları sebebiyle içerisinde bulundukları zaruret halinden kaynaklandığını, şirketin tüm malvarlığı 600.000,00 TL olmasına rağmen vergi borçları 2.000.000,00 TL'ye yakın olduğu için borçların ödenmediğini ve ruhsat uzatımı yapılamadığını, hatalı tanzim edilen bilirkişi raporunu düzenleyen heyette mali bilirkişi, müşavir veya vergi hukukçusunun olmadığını, hükme esas alınan raporun, yalnızca mühendis bilirkişileri tarafından tanzim edildiğini, şirketin yıllara göre bilanço hesapları yapılmaksızın "İşletme dönemindeki gelir ve gider tahminleri" başlığı altında şirketin vergi borcunun belirlendiğini, şirketin vergi borçlarına dair herhangi bir uzman görüşüne başvurulmadığını, rapora itirazları doğrultusunda ise yalnızca aynı heyetten ek rapor alınmakla yetinildiğini, şirketin vergi borçları hususunda alanında uzman bir mali bilirkişiden rapor alınmadığını, dosya kapsamında alınan tek bilirkişi raporunun da davalılarla husumeti bulunduğu yönündeki itirazlarına rağmen husumet sahibi bilirkişinin üyesi olduğu bilirkişi heyeti tarafından alındığını, davalıların şirketteki payı %84 iken davalıların şirketi zarara uğratma kastıyla hareket ettiklerinin kabulünün, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca bir anonim şirketin zarar görmüş olmasının, sorumluluğun doğması için tek başına yeterli olmadığını, zarar doğmuş olsa bile yönetim kurulu üyesi kusurlu değilse sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkili davalıların dava dışı şirketin yönetim kurulundaki ........'nin mirasçıları olduğunu, şirketle ve faaliyetleriyle olan dolaylı alakaları düşünüldüğünde ve anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunda kusur ilkesinin mevcut olduğu gözetildiğinde davalıların sorumluluklarının olmadığını ve açılan davanın müvekkili davalılar yönünden reddedilmesi gerektiğini, söz konusu tarihte şirketin patlayıcı ruhsatının süresi dolmuş olup maden işletme ruhsatı için patlayıcı ruhsatının yokluğunun da engel teşkil ettiğini, beyan ve itirazlarına rağmen konkasör tesisinin koordinatlarına ilişkin yeterli ve gerekli inceleme yapılmadığını, eksik incelemeye rağmen hüküm tesis edildiğini, maden işletme ruhsatının yenilenebilmesi için işlemler yapılmış olsa dahi dava konusu maden sahası Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından madencilik faaliyetleri yapılamayacak alan olarak nitelendirildiğini, bu hususun, Konya Büyükşehir Belediyesinin dosya kapsamında alınan █████/2022 tarihli yazısı ile de sabit olduğunu, bunun üzerine Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından şirketin yönetim kuruluna konkasör tesisinin bulunduğu alandan kaldırılmasının bildirildiğini, çünkü konkasör tesisinin kurulu olduğu alanın, ruhsat alanının dışında olduğunu, şirketin faaliyete başladığı anda bu durum yasal iken daha sonra çıkan yasa değişikliği ile ruhsat alanının dışındaki tesislerin çalışmasının yasaklandığını, davalı yönetim kurulu üyeleri için maden işletme ruhsatının alınamamasının davalılar tarafından şirketin işletmesinin devamı için bütün seçenekler denenmesi sonrası içinde bulunulan mecburiyet halinden kaynaklandığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda davacının dava dışı ........'nde pay sahibi olduğu, davacının şirketin işlettiği taş ocağının ruhsatının şirket yöneticileri tarafından yeniletilmediğini bu sebeple şirketin zarara uğradığını iddia ederek davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve vefat eden şirket yönetim kurulu üyesinin mirasçılarından şirkete ödenmek üzere ayrıca kendisine ödenmek üzere de ayrı ayrı tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın Anonim şirketlerde kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen 553. maddesinde; " (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini (Ek ibare: █████/2012-6335 S.K./28.md.) kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." hükmü, yine aynı Kanunun şirket zararı başlıklı 555.maddesinde "(1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. (2) Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır.'' hükmü düzenlenmiştir. Davacı şirkette pay sahibi olup, TTK'nın 555/1.maddesi gereğince uğranıldığı iddia edilen dolaylı zararın tazminat olarak şirkete ödenmesini dava edebileceğinden ve bu madde hükmü gereğince açılacak davada şirket genel kurulunun bu yönde almış olduğu bir karara gerek bulunmadığından eldeki davada dava şartlarına aykırı bir durum bulunmamaktadır.Somut olayda Konya İli, Selçuklu İlçesi, ........ Köyü sınırları dahilinde bulunan ........'nin █████/2009 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle geçerli ruhsat sahibi olduğu taş ocağının işletme ruhsatı yeniletilmediğinden ruhsatın süre bitimi olan █████/2019 tarihinde iptal edildiği ve ihalelik hale geldiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince mahallinde harita- kadastro teknikeri ile makine, maden, jeoloji ve çevre mühendisi bilirkişilerin katılımıyla keşif yapılarak bilirkişi heyeti raporu ve ek rapor alındığı ve raporlar hükme esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır.Davalılar şirketin 2.000,000,00 TL'ye yakın vergi borcu olduğu için, ayrıca patlayıcı ruhsatının süresi de daha önce sona erdiği için ve patlayıcı ruhsatı da vergi borçlarından dolayı yeniletilemediği için taş ocağının işletme ruhsatının yeniletilemediğini, vergi barışından dolayı vergi borcu düşünce vergi borcunun ödendiğini savunmaktadırlar. İlk derece mahkemesince ruhsatın yeniletilmesi zamanı geldiğinde şirketin ne kadar vergi borcu olduğu konusunda bir araştırma yapılmamış yine patlayıcı ruhsatının ne zaman sona erdiği, patlayıcı ruhsatının sona erdiği zamandaki şirketin vergi borçlarının ne kadar olduğu konusunda da bir araştırma yapılmamış, şirketin ticari defterleri üzerinde de mali müşavir bir bilirkişiye inceleme yaptırılmamış, şirketin öz varlığı tespit edilmemiştir.Bu sebeple patlayıcı ruhsatının ne zaman sona erdiği, patlayıcı ruhsatının yenilenip yenilenmediği hususların ilgili kurumdan sorularak dayanak belge suretlerinin de gönderilmesinin istenmesi, yazı cevabı geldikten sonra şayet patlayıcı ruhsatı yeniletilmemiş ise patlayıcı ruhsatının bitim tarihinde ve taş ocağının işletme ruhsatının yeniletilmesi zamanı geldiğinde şirketin ne kadar vergi borcu olduğu, bu borçların yapılandırılıp yapılandırılmadığı, ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne zaman ne miktarda ödeme yapıldığı hususların vergi dairesi müdürlüğünden sorularak dayanak belge suretlerinin de gönderilmesinin istenmesi, bilirkişi heyeti kök ve ek raporuna itirazlar da dikkate alınarak içlerinde mali müşavir bir bilirkişinin de bulunduğu başka bir bilirkişi heyetinden şirketin ticari defterleri üzerinde de inceleme yaptırılarak patlayıcı ruhsatı yeniletilmemiş ise patlayıcı ruhsatının bitim tarihinde ve işletme ruhsatının yeniletme zamanında şirketin öz varlığının ne kadar olduğu, patlayıcı ruhsatının ve işletme ruhsatının yeniletilmesi zamanındaki şirketin vergi borçlarının şirketin öz varlığı ile ödenip ödenemeyeceği, vergi borçlarının patlayıcı ve işletme ruhsatının yeniletilmesine engel olup olmadığı, Konya Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin █████/2019 tarih, 961 sayılı kararının duruma etkisinin ne olacağı, sorumluluğun doğması durumunda işletme ruhsatının yeniletilmemesi nedeniyle oluşan zarar hususu ve miktarının ne kadar olacağı konularında alternatifli bilirkişi rapor alındıktan sonra tüm deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından asıl ve birleşen dava davalıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl ve birleşen dava davalılarının istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar ........, ........, ........ ve ........ için davalı ........ tarafından yatırılan 136.787,25 TL istinaf karar harcının ve başvurma harcı olarak yatırılan 855,20 TL harcın talep halinde davalı ........'ye iadesine, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar ........ ve ........ için davalı ........ tarafından yatırılan 137.642,45 TL istinaf karar harcının talep halinde davalı ........'ya iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır.....