75 yaşındaki davacının imza inkarı ve ticari ilişki bulunmadığı iddiasıyla açtığı kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemenin görev incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, 75 yaşında ticari faaliyeti olmayan bir ev hanımının, sahte olduğu iddia edilen ciro imzasıyla kendisine karşı başlatılan kambiyo senedine dayalı icra takibini durdurmak amacıyla açtığı menfi tespit davasını konu almaktadır; davacı, borcun davalı ile üçüncü bir şahıs arasındaki kişisel ilişkiden kaynaklandığını ve imzasının haksız yere borcu üzerine yıkmak için taklit edildiğini ileri sürerken, mahkeme, olayın taraflarının ve temel iddiaların ticari nitelikte olmaması nedeniyle, Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girip girmediğini kamu düzeni gereği resen değerlendirmektedir.

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:█████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2026
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhine davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmış, takibin kesinleşmesi üzerine müvekkilin taşınmazlarına, bankalarına vb. diğer mal varlıklarına haciz işlemi uygulandığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, icra takibine dayanak 25.12.2024 keşide tarihli çekteki ciro imzası ve yazılar müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin 75 yaşında, ticari faaliyeti veya şirketi bulunmayan bir ev hanımı olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında borç-alacak ilişkisi doğurabilecek hiçbir ticari, hukuki veya fiili münasebet bulunmadığını, dava dışı şüpheli ... ile davalı arasında şahsi bir borç ilişkisi bulunduğunu, şüpheli ... ve iştirak halinde hareket ettiği diğer kişiler, kendi şahsi borçlarını müvekkilinin üzerine yıkmak ve bu yükümlülükten haksız bir şekilde kurtulmak amacıyla müvekkilinin imzasını taklit ederek sahte bir ciro silsilesi oluşturduğunu, müvekkili ile şüpheli dava dışı ... arasındaki hukuki ilişkinin, .... Noterliği’nin 23.11.2022 tarihli ve ... Yevmiye numaralı Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden ibaret olduğunu, müvekkilinin mal varlığı üzerinde aktif hacizler bulunduğunu ve davalı taraf ivedilikle satış aşamasına geçmek istediğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı icra dosyasında satış işlemlerinin dava sonuna kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasına; sayın mahkeme aksi kanaatte ise, İİK m. 72/3 hükmü uyarınca takdir edilecek uygun bir teminat mukabilinde, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, dava dışı şüpheli ... ile davalı arasında şahsi bir borç ilişkisi mevcut olduğu, şüpheli ... ve iştirak halinde hareket ettiği diğer kişiler, kendi şahsi borçlarını davacının üzerine yıkmak ve bu yükümlülükten haksız bir şekilde kurtulmak amacıyla davacının imzasını taklit ederek sahte bir ciro silsilesi oluşturduğu, davacı ile şüpheli/dava dışı ... arasındaki hukuki ilişkinin, .... Noterliği’nin 23.11.2022 tarihli ve ... Yevmiye numaralı Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşme ile davacı ve dava dışı arsa sahibine 5 adet bağımsız bölüm mülkiyetinin bırakılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca; inşaatla ilgili tüm masraflar, ödemeler ve her türlü mali sorumluluk münhasıran müteahhit ...’ye ait olduğu, sözleşme ile alakalı olarak .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2025/... E. Sayılı dosyası derdest olduğundan bahisle menfi tespit istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda uyuşmazlık, kambiyo senetlerinden kaynaklanmamakta, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu sözleşmenin ticari davaya sebebiyet verebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve ticari işletmelerini ilgilendirmesi gerekmektedir. Ne var ki, davacı arsa malikinin tacir olmadığı ve bir ticari işletmesinin bulunmadığı bu sebeple dosyanın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN GÖREV DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına,
3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. █████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!