Danıştay 6. Dairesinden, 6306 sayılı Kanun kapsamındaki kentsel dönüşüm alanlarında stabilize yol teknik altyapı bedelinin harç muafiyeti nedeniyle iadesi hakkında içtihat.
Özet: Bu hukuki evrak, bir belediyenin, afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi kapsamında gerçekleştirilen bir inşaat projesinden stabilize yol teknik altyapı bedeli talep etmesi ve bu bedelin iptali ile iadesi istemiyle açılan dava hakkındadır; alt mahkemeler, 6306 sayılı kanun ve uygulama yönetmeliği hükümleri uyarınca, riskli alanlarda mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaatlar için belirli harç ve ücretlerin alınamayacağını belirterek ücretin iptaline ve iadesine karar vermiş, bu kararların temyiz edilmesiyle uyuşmazlığın devam ettiğini göstermektedir.

T.C.
D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Enerji A.Ş.VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN ÖZETİ : Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz nedeniyle stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali ile fazla tahsil edilen stabilize yol teknik alt yapı katılım bedelinin davacıya iadesi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : █████/2012 tarih ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir." hükmüne yer verilmiş, 2. maddesinde riskli yapı; riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmi ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 7. maddesinin 10. fıkrasında yer alan "Gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır" kuralı, █████/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunun 24. maddesi ile "Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde, yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır" şeklinde değiştirilmiş; █████/2018 tarih ve 30621 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren █████/2018 tarih ve 7153 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yapılan değişiklikle "Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde, fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın, mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmaz." şeklindeki son halini almıştır. █████/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16. maddesinde █████/2013 tarihinde yapılan değişiklikle anılan maddenin 9. fıkrasının (b) bendinde, "Riskli alanlarda gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerince, İlgili kurum adına değil de kendi adlarına uygulamada bulunulması halinde, riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alman harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır.", (c) bendinde, "Uygulama alanındaki mevcut yapıların İmar Mevzuatına uygun olup olmadığına bakılmaksızın, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, (ç) bendinde alınmaması gereken harç, vergi ve ücretler sayma yoluyla belirlenmiş olup "3194 sayılı İmar Kanununun 21 inci ve 23 üncü maddeleri uyarınca alınan her türlü ücret" de muafiyet kapsamında yer almıştır. █████/2019 tarihinde yapılan değişiklikle Yönetmeliğin 16. maddesinin 10. fıkrası "Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde, fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmaz. Yeni inşaat konut ve işyerinden oluşuyor ise, muaf olunan inşaat alanı, yeni inşa edilen binadaki konut ve işyerinin bina içindeki metrekare cinsinden oranları çerçevesinde uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, 12. fıkrasında ise Kanunun 7 nci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkralarında belirtilen şartlar dahilinde alınmaması gereken harç, vergi ve ücretler yine sayma yoluyla belirlenmiş olup "3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca alınan ücret" madde metninde sayılmamıştır. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; 6306 sayılı Kanunun ilk halinde sadece riskli alanlardaki yapılara yönelik olarak mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınacağı hükme bağlanmış iken █████/2016 tarihinde rezerv yapı alanları ve riskli yapıların bulunduğu parseller de madde metnine dahil edilerek kapsamının genişletildiği, █████/2018 tarihinde yapılan ve █████/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan değişiklikle bu kez muafiyetin kapsamı daraltılarak fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın, mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmayacağının kurala bağlandığı, █████/2019 tarihinde Yönetmelikte yapılan değişiklikle alınmaması gereken vergi, harç ve ücret muafiyeti kapsamında yer alan "3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca alınan ücret" ibaresi madde metninde açıkça yer almadığı anlaşılmaktadır. 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinde düzenlenen teknik alt yapı bedelinin parselin hizasına rastlayan kısım yönünden hesaplandığı, inşaat alanı üzerinden bir hesaplama yapılmadığı dikkate alındığında, 6306 sayılı Kanunda mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmayacağı yönünde getirilen muafiyetin niteliği itibarıyla da söz konusu teknik alt yapı bedelinin tahakkuk ve tahsilinde uygulanma kabiliyeti bulunmadığı açıktır. Uyuşmazlıkta; dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz hakkında █████/2019 tarihli riskli yapı belgesi bulunduğu, yapı ruhsatı talebi üzerine davalı idarece 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi gereğince tahakkuk ettirilen 834.054,75-TL teknik alt yapı bedelinin %25'i olan 219.585,82-TL'nin █████/2019 tarihinde tahsil edildiği, %75'i için teminat mektubu alınarak taksitlendirme işleminin gerçekleştirildiği, bunun üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinde düzenlenen teknik alt yapı bedeline ilişkin olarak 6306 sayılı Kanun uyarınca muafiyet bulunmaması sebebiyle teknik alt yapı bedelinin alınabilmesi için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı hususunun araştırılarak tahkikat sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile İdari Dava Dairesinin kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.