İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari taşımacılık hizmetlerinden kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla alacak tespit edildi.
Özet: Davacı taşıma firmasının ticari satıştan kaynaklanan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı vekili müvekkilinin davalıya sağladığı nakliye hizmetleri karşılığında oluşan ve cari hesapta biriken borcun ödenmediğini, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken, davalının davaya cevap vermediği ve defterlerini bilirkişiye sunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde ise davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ve davalıdan 99.478,46 TL alacaklı olduğunu kanıtladığı tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin yurt içinde ve yurt dışında her nevi vasıta ile taşımacılık vb. İşler yapmakta olduğunu, bu kapsamda davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki kurulduğunu, davalı ile kurulan ticari ilişkisi kapsamında müvekkili tarafından çeşitli tarihlerde nakliye işlemleri yapılmış olup bu kapsamda tüm alacak kalemleri cari hesap ekstresine yansıtılmış ne var ki davalı tarafça bakiye borç ödenmediği, Hal böyle olunca Müvekkili Şirket tarafından davalı aleyhine ---. İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalı tarafından işbu icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, İtiraz üzerine duran icra takibinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalı hakkında yapılan---- İcra Dairesi ---- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın takip öncesi işlemiş faiz hariç olmak üzere iptali ile alacağın Reeskont Avans faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına, davalı borçlunun yerinde olmayan itirazları icrayı geciktirmeye yönelik olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Tarafların arasındaki uyuşmazlık konularının; davanın İİK. 67. Maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası olduğu, takibe dayanak alacağın cari hesap alacağı olduğu, yapılan takibe davalı borçlu tarafından süresi içinde yapılan itiraz ile takibin durduğu, işbu davanın1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ,uyuşamazslığın; taraflar arasında ticari ilişkin bulunup bulunmadığı, cari hesap ilişkisinin kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise hesabın birbiri ile örtüşüp örtüşmediği, takip anında davacı alacağının varsa ne olduğu hususunda toplandığı tespit edilmiştir. ÖncelikleTaraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi █████/2026 Tarihli raporunda; davacı yönünden; davacı yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; açılış ve kapanış onaylarının T.T.K. hükümlerine göre süresi içerisinde yapıldığı,firmanın 2024 yıllında e-defter mükellefi olduğu, 1 Sıra numaralı E-Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter beratlarının süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığına onaylatıldığı , defterlere yapılan kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, yasal defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacının yasal defterleri incelendiğinde davalı firma ile cari hesap şeklinde çalıştıkları, birbirlerine karşılıklı nakliye ve Hizmet faturaları düzenledikleri, aynı hesapta davalı firmadan gelen banka havale bedellerinin de yer aldığı, her iki firmanın ticari ilişkilerinin 2024 yılından önce başladığı, davalı firmaya düzenlenen ve dava konusu yapılan satış faturaları incelendiğinde fatura açıklamalarında işin mahiyetinin “NAKLİYE BEDELİ” olarak göründüğü, faturaların e-fatura şeklinde düzenlendiği, faturaların tamamında Ödeme koşulu olarak “30 gün “ifadesinin yer aldığı,vade tarihi belirtildiği için faturaların açık olarak düzenlendiği, davacı firmanın yasal defterleri ve dayanağı belgeler ve davalı adına tutulan muavin defterin incelenmesinde en son 07.09.2024 tarihinde ----- Seri numaralı e-fatura düzenlendiği fatura tutarının KDV dahil 26.400,00 TL olduğu, faturanın 30 gün vadeli düzenlendiği, ---- yevmiye numarası ile muhasebe kaydının yapıldığı, bu faturanın defter kayıtları yapıldıktan sonra hesabın 99.478,46 TL alacak bakiyesi verdiği,31.12.2024 tarih ve --- numaralı kapanış fişinde de aynı tutarın 2025 yılına devir ettiği,31.12.2024 tarihi itibarı ile yasal defterler üzerinde davacı firmanın davalı firmadan 99.478,46 TL.alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı yönünden; davalı firma vekili ile 01.04.2026 tarihinde telefon ile görüşülmüş, görüşmede müvekkilinin defter ve belgelerinin bulunduğu adres sorulmuş, vekilin vermiş olduğu cevapta telefonunu müvekkiline vereceğini ve bilirkişi olarak arayacağını ifade ettiğini, davalı firma tarafından dönüş olmayınca 15.04.2026 tarihinde tekrar vekilin ofis telefonu tarafından aranmış, kendisi ofiste olmadığı için Sekreteri ile görüşülmüş ve tarafına dönüş yapması için şahsına ait telefon numarası sekreter tarafından not alınmış ancak 16.04.2025 tarihi itibarı ile tarafına dönüş olmadığı, davalının defter ve belgelerinin bulunduğu adresi bildirmemesi sonucu defterlerin ibrazından kaçınmış olduğu kanaatinin oluştuğu,defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamadığından davacı ile olan alacak/borç durumu tespit edilemediği rapor edilmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanmış, dosya bilirkişiye tevdii edilerek düzenlenen denetime uygun olan ve mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınan rapor da dikkate alınarak; dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taraflara defterlerini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği,davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda; Davacı yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; açılış ve kapanış onaylarının T.T.K. hükümlerine göre süresi içerisinde yapıldığı,firmanın 2024 yıllında e-defter mükellefi olduğu, 1 Sıra numaralı E-Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter beratlarının süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığına onaylatıldığı , defterlere yapılan kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, yasal defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacının yasal defterleri incelendiğinde davalı firma ile cari hesap şeklinde çalıştıkları, birbirlerine karşılıklı nakliye ve Hizmet faturaları düzenledikleri, aynı hesapta davalı firmadan gelen banka havale bedellerinin de yer aldığı, her iki firmanın ticari ilişkilerinin 2024 yılından önce başladığı, davalı firmaya düzenlenen ve dava konusu yapılan satış faturaları incelendiğinde fatura açıklamalarında işin mahiyetinin “NAKLİYE BEDELİ” olarak göründüğü, faturaların e-fatura şeklinde düzenlendiği, faturaların tamamında Ödeme koşulu olarak “30 gün “ifadesinin yer aldığı,vade tarihi belirtildiği için faturaların açık olarak düzenlendiği, davacı firmanın yasal defterleri ve dayanağı belgeler ve davalı adına tutulan muavin defterin incelenmesinde en son 07.09.2024 tarihinde ----- Seri numaralı e-fatura düzenlendiği fatura tutarının KDV dahil 26.400,00 TL olduğu, faturanın 30 gün vadeli düzenlendiği, ----- yevmiye numarası ile muhasebe kaydının yapıldığı, bu faturanın defter kayıtları yapıldıktan sonra hesabın 99.478,46 TL alacak bakiyesi verdiği,31.12.2024 tarih ve ---- numaralı kapanış fişinde de aynı tutarın 2025 yılına devir ettiği,31.12.2024 tarihi itibarı ile yasal defterler üzerinde davacı firmanın davalı firmadan 99.478,46 TL.alacaklı olduğunun tespit edildiği, tespit ve kabul edildiği, 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ----aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ----- Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ----- sayılı, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ----- sayılı, Yargıtay ---. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli ----. sayılı, Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli----. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinde alacaklı olarak göründüğü, usulüne uygun tutulan defterlerin davacı lehine delil teşkil edeceği, davalının defterleri sunmaması nedeni ile davacı defter ve kayıtlarının mahkememizce hükme esas alındığı, (benzer mahiyette ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----.Hukuk Dairesinin --- Esas, ---- Karar sayılı ilamı), vergi dairesine yapılan davalı bildirimi de nazara alınarak, davacının davasında haklı olduğu, davalının iddiasını yasal ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamadığındandavalının ---İcra Dairesinin ----Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin 99.478,46 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:1-DAVANIN KABULÜNE, davalının ----. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin 99.478,46 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,2-Asıl alacak miktarı olan 99.478,46 TL nin %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 6.795,37 TL harçtan, peşin alınan 1.093,64 TL harcın mahsubu ile toplam 5.701,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 1.093,64 TL peşin harcın ve 8.090,00 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 9.799,04 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.