İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde demir çelik sektöründeki cari hesap ilişkisinden doğan ödenmeyen faturalara yönelik 197.879,61 TL alacak için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Ticari cari hesap ilişkisinden kaynaklanan ödenmemiş faturalara dayalı 197.879,61 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı davalı şirketin haksız itirazının iptali ve yasal icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle açılan bu davada, davalının savunma dilekçesi sunmaması, ticari defterlerini ibraz etmemesi ve davacının usulüne uygun ticari kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunun alacağı teyit etmesiyle, davacının iddialarının güçlü delillerle desteklendiği bir yargılama süreci özetlenmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin demir, çelik ve metal sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı firma ile cari hesap ilişkisi kapsamında ticari işlemler gerçekleştirdiğini, faturaların düzenlenmesine rağmen davalı tarafça ödemelerin yapılmadığını, davalı firmanın konkordato talebinde bulunacağının öğrenilmesi üzerine 2024 yılı cari hesap kayıtları uyarınca 197.879,61 TL tutarındaki alacak için ---. İcra Müdürlüğü'nün-----Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile konkordato talep ettiğini, mahkemece █████/2024 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, sonrasında ise konkordato talebinin reddine karar verilerek kararın kesinleştiğini, alacağın tahsili amacıyla zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ---- Arabuluculuk Bürosu'nun ------ sayılı arabuluculuk dosyasında 15.09.2025 tarihinde anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, davalının borca itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, takip konusu alacağın likit ve muayyen nitelikte bulunduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli tüm yasal şartların oluştuğunu, bu nedenlerle davalının ---. İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLER: Dava dilekçesi, ----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, BA-BS kayıtları, bilirkişi raporu.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava,cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Uyuşmazlığın, cari hesap alacağına dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan ----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas dosyası nedeni ile davalının borçlu olup olmadığı, varsa miktarı, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacının davalıdan icra inkar tazminatı talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere ----- ATM 'ye talimat yazıldığı, dosya üzerinden mali müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Davalı tarafında ticari defter ve kayıtlarını sunması için mahkememizce kesin süre verildiği, defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmıştır.Dosyada talimat ile alınan mübrez bilirkişi raporunda özetle; Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; Davacının ticari defterlerinin delil niteliğine sahip olduğu, takibe konu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 197.879,61 TL alacaklı olduğu kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin cari hesap alacağının bulunduğu iddiası ile davalı aleyhine ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine, borca ve faize itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taraflara defterlerini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda; davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, takibe dayanak faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 197.879,61 TL alacaklı olduğu, her iki tarafın BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, BA/BS bildirimine konu edilen faturanın takip dayanağı faturadan ibaret olduğu tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ----- aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ----sayılı, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ----sayılı, Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli ----- sayılı, Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ----- sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinde alacaklı olarak göründüğü, usulüne uygun tutulan defterlerin davacı lehine delil teşkil edeceği, davalının defterleri sunmaması nedeni ile davacı defter ve kayıtlarının mahkememizce hükme esas alındığı, (benzer mahiyette ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----.Hukuk Dairesinin ---- Esas, ------ Karar sayılı ilamı), vergi dairesine yapılan davalı bildirimi de nazara alınarak, davacının davasında haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyasına yaptığını itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın KABULÜ İLE, davalının --- İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı icra dosyasına yaptığını itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,2-Asıl alacak miktarı olan 197.879,61 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 13.517,16 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 2.389,89 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 11.127,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 2.389,89 TL peşin harcın toplamı olan 3.005,29 TL 'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 483,00 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 6.483,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.