Ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalının ayıplı mal savunması bilirkişi raporlarıyla değerlendirilerek sonuca ulaşılmıştır.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı, davalının icra takibine yaptığı itirazın kaldırılmasını talep ederken; davalı, teslim edilen tungsten karışım tozunun talep edilenden farklı ve ayıplı olduğunu, bu durumun kendisine ticari ve maddi zararlar verdiğini ve ayıbı derhal bildirdiğini savunmuştur. Dosyaya sunulan bilirkişi raporları, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davalının iade ettiği mal bedelleri ile ayıplı olduğu iddia edilen malların değerini ve davacının takip tarihindeki asıl alacak ve faiz toplamını 333.120,20 TL olarak belirlemiştir.

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA BATI1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO : █████████ KARAR NO: ████████HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026K.YAZIM TARİHİ : █████/2026Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili; müvekkilinin 23.01.2025 tarihi itibariyle 6.472,91 Euro adacağını fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığı olan 241.009,09 TL'nin tahsili için Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı doyyası ile yapılan takibe karşı davalının itirazının iptaline, takibin 241.009.091TL üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; uzun süredir davalıdan rutin olarak tungsten + Ni-B-Si karışım tozu sipariş edildiğini ve alındığını, işbu dava konusu siparişin %60 tungsten karbür + %40 Ni-B-Si (50 HRC sertliğinde) karışım olarak davacıdan istendiğini, ancak davacının yanlış toz olan %40 HRC ve 60 HRC karışımı müvekkiline gönderdiğini, karışımın talep edilen ürünle aynı sonucu vereceğinin belirtildiğini, ancak davacının gönderdiği faturalardaki ürünlerin ayıplı çıktığını, davacının gönderdiği ayıplı ürünler kaplamada kullanıldığında metalürjik olarak uygun olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin müşterisine karşı prestij kaybı yaşadığını, uygulama ve işlem maliyetleri ile hatalı kaplamanın kaldırılması için işçilik maliyetleri ve zaman kaybı yaşadığını, davacı şirket yetkililerine durumun bildirildiğini, müvekkilinin ayıplı malların alınmasını talep ettiğini ve davacının ayıplı malları alacağını bildirmesine rağmen müvekkilinin teklifinin davacı tarafından reddedilerek müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin haklı olarak takibe itiraz ettiğini, ayıplı malların tespiti hususunda metalürji uzmanı bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının ayıpsız mal tesliminden sorumlu olduğunu, ayıplı mal nedeniyle bedel ödenmesinin istenemeyeceğini, müvekkilinin malların ayıplı olduğuna ilişkin bildirimi davacıya derhal yaptığını, bu hususta Whatsapp-mail yazışmalarının mevcut alduğunu, müvekkilinin mağduriyetinin devam ettiğini beyan ederek, haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ....E. sayılı takibin haksız ve dayanaksız olduğu gözetilerek müvekkili lehine İK m.67 gereğince kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER :Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2024 yılına ait BA BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda, davacı ..... Kimya Enerji Üretim ve Geri Dönüşüm Teknolojileri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin ticari defter kayıtlarının, düzenlediği satış faturalarının, iade faturalarının ödeme dekontlarının ve cari hesap ekstrası ile dava dosyasında bulunan diğer belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının 2024 yılında tutmuş olduğu ticari defterlerinin Ticari Türk Ticaret Kanunu'nun ticari defterlerin tutulmasına ilişkin usul ve esaslarına uyarak usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının düzenlediği satış faturalarının Vergi Dairesi satış analizi Mal ve hizmet satılan kişilere ilişkin bilgiler kısmında belirtilen 11 adet belge 338.410,82 ( Kdv Hariç ) ile birbirini doğruladığı, davalının davacı firmaya almış olduğu ürünlere istinaden düzenlediği malların iadesiyle ilgili iade faturaları (17.116,01TL+ 1.431,15TL= 18.547,19TL ( 556,69 Euro) ) düzenlediği Vergi Dairesi satış analizinde mal ve hizmet satın alınan kişilere ilişkin bilgiler kısmında belirtilen 2 adet belge 17.116,01TL (Kdv Hariç ) ile birbirini doğruladığı, davalının hatalı ayıplı mal olarak dava dosyasındaki faturaların dökümlerde de belirtildiği üzere 79.845,28TL+15.969,06TL= 95.814,34TL ( 2.646,00 Euro karşılığı ) olduğu, davacının cari hesap asıl alacağının takip tarihinde 219.468,32TL ( 5.916,21 Euro karşılığı ) takip tarihinde isteyebileceği faiz tutarının 95.104,69TL olmak üzere asıl alacak ve faiz toplamının 333.120,20TL olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı, tutar olarak ne kadar olması gerektiği hususlarının mahkemenin takdirine bırakıldığı belirtilmiştir.Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve davalı kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı dosyası de davalıdan 24.01.2025 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile 241.009,06TL alacağını faizi ile talep ettiği (Euro olarak 6.471,91 Euro), dosya kapsamındaki taraflara ait 2024 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış analizi formlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı faturaların karşılıklı alış ve satış olarak formlarda yer aldığı, dosyaya sunulu davacı kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporu ile yapılan tespite göre, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 5.916,21 Euro (219.468,32TL) alacaklı olduğu, davalının incelenen TL kayıtlarına göre, icra takip tarihi itibariyle 164.444,16TL davacıya borçlu gözüktüğü, davalı kayıtlarının davacı kayıtlarından TL bazında farklılığının davacı kayıtlarında yer alan kur farkı hesaplarının davalı kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı, bu nedenle davalı kayıtlarında 2023 yılından devreden TL bazında bakiye borcun da gözükmediği, tarafın 2024 yılı davalı hesap hareketlerinin Euro bazında yapılan hesaplamaları neticesinde 2024 yıl sonu Euro bakiyesinin 4.918,57 Euro olarak hesaplandığı, ancak davacı kayıtlarında yer alan 2023 yılı devir tutarı olan 997,65 Euro bakiyenin bu tutara eklenmesi durumunda davalının davacıya borcunun 5.916,21 Euro olacağı, icra takip tarihi itibariyle Euro kuru (37,0961) dikkate alımdığıında davalının takip tatihi itibariyle davacıya borcunun TL olarak 219.468,32TL olacağı belirtilmiştir. GEREKÇE :Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 29.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 31.01.2025 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Davacı yan, davalı ile aralarında yüzey kaplama tozu alım - satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalı yana muhtelif tarihli faturalar düzenlendiğini, fatura bedellerinin zamanında ödenmediğini iddia ederek cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, ayıp savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmiştir. Takibe konu edilen alacağın TL cinsinden talep edildiği görülmekle alacak - borç durumunun TL cinsinden tespit edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusuna ve dava değerine göre iddia ve savunmanın tanıkla ispatı mümkün olmadığından tarafların tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına, 11 adet belge karşılığında KDV hariç 338.410,82TL tutarında mal/hizmet satışı ve 2 adet belge karşılığında KDV hariç 17.116,01TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 11 adet belge karşılığında KDV hariç 338.410,82TL tutarında mal/hizmet alışı ve 2 adet belge karşılığında KDV hariç 17.116,01TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, tarafların bildirimlerinin örtüştüğü tespit edilmiştir.Tarafların defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarından, uyuşmazlık konusu faturaların kayıtlara işlendiği, davacı kayıtlarına göre davacının 219.468,32TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davacının 164.444,16TL alacaklı olduğu, kayıtlar arasındaki alacak - borç tutarının farklılığının davacı kayıtlarında yer alan kur farkı hesaplarının davalı kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı rapor edilmiştir. Düzenlenen raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle itirazlar yerinde görülmeyerek raporlar hükme esas alınmıştır.Dava konusu alacak, faturadan kaynaklanan cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi rapoları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen ticari defter ve kayıtlardan gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere yüzey kaplama tozu alım - satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, her iki tarafın defterlerindeki kayıtlar ve vergi dairesine yapılan bildirimler ile davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve malın teslimi yönündeki iddiasını ispatladığı, nitekim davalının da malın teslim alınmadığına yönelik bir savunmasının bulunmadığı, davalı yanın savunmasının ayıplı mal teslimine yönelik olduğu görülmüştür.TBK'nın 219.maddesinde "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." düzenlemesine, 223.maddesinde "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.Davalı yan ayıp savunmasında bulunmuş, bu savunmasına dayanak olarak fotoğraflar ile mail yazışmalarını sunmuştur. Davalının ayıplı teslime yönelik karşı dava/birleşen davasının bulunmadığı, davacı yana süresinde(fatura tarihleri ve mail tarihi gözetildiğinde) gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığı, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, TTK'nın 23. Maddesinin 1. Fıkrasının c bendine göre "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür." davalının teslim aldığı malları belirtilen sürede incelettirmediği ve davacıya süresi içerisinde ihbar etmediği gibi faturaların defterlere işlendiği ve vergi dairesine bildirildiği, bu sebeple davalının ayıp savunmasına itibar edilemeyeceği, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi davacı yana borçlu olduğu, bu itibarla alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler sonucu davalının davacıya 164.444,16TL borçlu olduğu, davalının takibe vaki itirazının kısmen haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Taraf defterlerindeki alacak - borç tutarının farklılığının kur farkından kaynaklandığı anlaşılmış, kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir. Kur farkı alacağı yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalmaktadır. Buna göre taraflar arasında kur farkı alacağının ödeneceğine ilişkin bir sözleşme tespit edilemediğinden davacı defterlerinde tespit edilen alacağa itibar edilmemiştir.Neticeten davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, Ankara Batı İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 164.444,16 TL yönünden iptaline, takibin 164.444,16 TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 32.888,83TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 164.444,16TL yönünden iptaline, takibin 164.444,16TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20 si olan 32.888,83TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 11.233,18TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.910,79TL harcın mahsubu ile bakiye 8.322,39TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 2.615,53TL'sinin davalıdan, 1.217,80TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yatırılan 2.910,79TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.613,69TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 121,00TL tebligat ve posta gideri ile 15.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.121,00TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 10.317,28TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalı