Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, kalp rahatsızlığı olan babanın darp ve stresle tetiklenen ölümü olayında verilen taksirle öldürme hükmünün temyiz incelemesi.
Özet: Maddi anlaşmazlıklar nedeniyle babasını boş bir binaya çekerek yaşanan boğuşma sonucu kronik kalp rahatsızlığı olan babasının stres ve eforla tetiklenen ani kalp kriziyle vefatına neden olan oğul ve arkadaşı hakkında, ilk derece mahkemesinin tasarlayarak kasten öldürme hükmünü kaldırarak taksirle öldürme mahkûmiyeti veren istinaf mahkemesi kararının, sanıkların eylemleri ile ölüm olayı arasındaki nedensellik bağı, kasıt düzeyi ve sorumluluklarının kapsamı açısından tüm taraflarca temyiz edildiği bir ceza davasıdır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.SUÇ : Taksirle öldürmeHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onaması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafiileri, katılanlar vekili, katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık ... hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a-d, 62, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, sanık ... hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a, 62, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiş, katılanlar vekilinin, katılan Kurum vekilinin ve sanıklar müdafilerinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükümlerin kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 21/2 ve 63. maddeleri gereğince 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 63. maddeleri gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların olası kast hükümleri uygulanarak ve takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların eylemleri ile ölüm olayı arasında nedensellik bağı bulunduğuna, sanıkların eylemleri sonrası ölüm neticesinin meydana gelmesini önlemek amacıyla bir eylemde bulunmadıklarına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; olay sırasında sanığın ölen ile diğer sanığın kavgasını engellemeye çalıştığına, sanığı suçlayacak delilin bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; Adli Tıp Kurumu raporuna göre ölümün kalp krizi sonucu meydana geldiğine, sanığın ölenin kalp hastalığı olduğunu bilmediğine ve bilinçli taksir unsurunun gerçekleşmediğine, sanığın olay sebebiyle pişmanlığını dile getirdiğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. Dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanıklardan ...'in ölen ...'in öz oğlu olduğu, aralarında maddi anlaşmazlıklar bulunduğu, sanığın arkadaşı olan diğer sanık ... ile birlikte olay tarihi öncesinde görüşerek sanık ...'in, diğer sanık ...'dan müteahhitlik yapan ölen babasını ev alma amacıyla arayıp görüşmesini istediği, sanık ...'ın, müteahhitlik yapan öleni ev alma amacıyla sanık ... tarafından kendisine temin edilen ve başkası üzerine kayıtlı 0 538 ... numaralı hattan arayıp irtibat kurduğu, olay tarihinde suç yeri olan binada buluşmak üzere anlaştıkları, anılan binanın giriş çıkışını gören kamera saatine göre 10.42 sıralarında ölen ile sanık ...'ın olay yeri önünde buluştuklarının tespit edildiği ve sonrasında daire bakma sebebiyle yukarı çıktıkları, ardından sanık ...'in kendisinde bulunan binaya ait anahtarla kapıyı açarak içeri girdiği, burada sanıklar ve ölen arasında yaşanan boğuşma neticesinde ölenin almış olduğu darbelere bağlı olarak ölmesi şeklinde meydana gelen olayda, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 17.06.2019 tarihli ve 2954 sayılı mütalaasında maktulün kesin ölüm sebebinin, kronik kalp damar rahatsızlığı bulunan kişinin maruz kaldığı darp olayının efor ve stresinin tetiklediği, ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.2. İlk Derece Mahkemesince, sanık ...'in husumetli olduğu babasını öldürmek istediği, bu anlamda diğer sanık ... ile plan yaptığı, maktul babasını boş binaya çekebilmek için sanık ...'a açık hat çıkarıp verdiği, bu hat/numara ile sanık ...'ın ev almak bahanesiyle maktul ile ölüm olayından önce çeşitli defalar görüşmeler yaptığı, anılan numaranın HTS kayıtlarına göre neredeyse sadece maktulün kullandığı numara ile görüşmeler yapıldığı, olay günü de sanık ...'ın maktulü önceden yaptığı görüşmeler neticesinde olayın meydana geldiği binaya çağırdığı ve birlikte bina önünde buluşarak içeri girdikleri, sanık ...'in bir müddet sonra arkalarından içeri girdiği, bina içerisinde maktül ile sanık ... ve sanık ... arasında kavga/boğuşma başlayıp maktulün ölüm olayının vuku bulduğu, Adli Tıp Kurumu raporuna göre kronik kalp damar rahatsızlığı bulunan maktulün ölümünün, maruz kaldığı darp olayının efor ve stresinin tetiklediği, ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu tespit edilerek, sanık ...'in olay yerinde çekiç/merdane benzeri cisimle sanığa vurduğu, daha sonra atkı ile maktulün boğazına bastırdığı, yapılan inceleme sonucunda maktulün tırnak aralarında sanık ...'a ait DNA'nın tespit edildiği, ...'ın yüzünde de tırnak izlerinin oluşunun sanık ...'ın da öldürme eylemine bizzat katkıda bulunduğuna dair delil teşkil ettiği ve farklı numara kullanarak maktulü olay yerine getirten sanık ...'in kameralardan tespit edildiği üzere yüzünü şemsiye ile gizlemeye çalışarak birlikte olay yerinden uzaklaşmaları tüm dosya kapsamı ve mevcut delillerle birlikte değerlendirilerek, sanıklar hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.3. Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanıkların eylemleri ile netice arasında illiyet bağının bulunduğu anlaşılmakta ise de maktulün kesin ölüm sebebinin, kronik kalp damar rahatsızlığı bulunan kişinin ölümünün maruz kaldığı darp olayının efor ve stresinin tetiklediği, ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu ve maktuldeki yaralanmanın 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında bulunduğunun anlaşılarak aynı Kanun'un 23. maddesi dikkate alınarak yapılan değerlendirmede sanıkların kast edilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşmasına sebebiyet verdikleri dolayısıyla sanıkların sonuca ilişkin olarak en az taksir derecesinde kusurlu bulundukları, bu nedenle kasten ya da tasarlayarak öldürme suçundan suçlanamayacakları; ancak eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 85. maddesi kapsamında taksirle öldürme olarak kabulü gerektiği, sanık ...'in son celsedeki beyana göre babası olan maktulün 2 yıldır kalp hastası olduğunu bildiği, diğer sanığın ise bunu bilmediği anlaşılarak, sanık ...'in bilinçli taksirle öldürme suçundan, sanık ...'ın ise taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre;1- 5237 sayılı TCK'nın 87/4. maddesinde kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmakla birlikte maddedeki atfın anılan Kanun'un 86. maddesinin 1. ve 3. fıkralarına yapılmış olması nedeni ile bu hükmün aynı maddenin 2. fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısından uygulanması mümkün olmayıp bu halde sanık hakkında anılan Kanun'un 85/1. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiği ancak dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ölenin saçlı deri sol parietooksipital kısmında 3 cm'lik transvers seyirli laserasyon ve ön kenarına bitişik 1,8x1 cm'lik sıyrık, çene ortada 0,7 cm'lik sıyrık ve solunda 1 cm çaplı ekimoz, alt ve üst dudak mukozası sağ tarafta 1'er cm'lik ekimoz, üst dudak mukozası sağ tarafta 0,5 cm'lik yırtık tespit edildiği, tespit edilen lezyonlara göre sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında kalan kasten yaralama suçuna vücut verip vermediğine ilişkin kanaat edinmeye yeterli olmaması karşısında, ölende meydana gelen yaralanmanın niteliğinin 5237 sayılı TCK'nın 86/1 veya 86/2. maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı hususunda kuşkuya yer vermeyecek şekilde ve yaralanmanın niteliği de dikkate alınarak ölenin kesin ölüm sebebinin net ve açık olarak belirlenmesi gerektiğinden, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan alınacak raporun ardından sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması,2-Kabul ve uygulamaya göre de:Sanık ... hakkında bilinçli taksir nedeniyle (1/2) oranında artırım yapıldığı sırada, uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi yerine gerekçe ile çelişki oluşturacak biçimde aynı Kanun'un 21/2. maddesi yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmamasıHukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin, katılanlar vekilinin ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.