T.C. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar ve değer kaybı tazminatı talepli, sigorta şirketi aleyhine açılmış belirsiz alacak davasıdır.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir trafik kazası sonucu aracında oluşan bakiye hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının, karşı aracın trafik sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkin belirsiz alacak davasını özetlemektedir; davacı, kaza sonrası aracındaki gerçek zararın ve değer kaybının sigorta şirketinin ödediğinden daha yüksek olduğunu, onarımda orijinal parça ve KDVnin dikkate alınması gerektiğini iddia ederken; davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, zararın karşılandığını, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını ve değer kaybı hesaplamasında geçmiş hasar kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine--------- numaralı poliçe ile sigortalı ---------- plakalı aracın 29.06.2024 tarihinde müvekkile ait --------- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu, sigorta şirketi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda 185.511,76-TL hasar belirlenmişse de müvekkilin gerçek zararının daha yüksek olduğunu,----------- sayılı dosya kapsamında yapılan ödemelerle poliçe limitinin dolduğunun iddia edildiğini, bağımsız eksper raporunda ise zararın 239.104,96-TL olarak tespit edildiğini, Yargıtay kararları uyarınca hasar bedeline KDV'nin dahil edilmesi gerektiğini, onarımda orijinal parçaların kullanılması ve parça bedellerinde iskonto uygulanmaması gerektiğini, ----------- sayılı dosya kapsamında 14.488,22-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ancak ----------- model ---------- marka aracın kaza tarihindeki piyasa değeri ve hasarın niteliği dikkate alındığında değer kaybı tutarının daha yüksek olduğunu, Yargıtay uygulamasına göre değer kaybının aracın hasarsız ve onarılmış haldeki ikinci el değerleri arasındaki farka göre hesaplanması gerektiğini, dava öncesinde ----------- Arabuluculuk Bürosu --------- numaralı dosya ile arabulucuya başvurulduğunu ve █████/2025 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, HMK 107/1 maddesi uyarınca alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin imkansız olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL bakiye hasar bedeli ve 100,00-TL bakiye değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 200,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 29.06.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafın ---------- plakalı araçta oluşan hasar onarım ve değer kaybı bedellerinin tahsilini talep ettiğini, müvekkil ---------Ş. tarafından düzenlenen ----------- numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin sorumluluğu poliçe limitleri ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın ekspertiz raporu ile hasar miktarını belirlemiş olmasına rağmen belirsiz alacak davası açmasının hukuki yarar yokluğu teşkil ettiğini, Yargıtay kararları uyarınca davanın usulden reddi gerektiğini, araç başına teminat limitinin dolduğunu ve İhtiyari Mali Mesuliyet limitinin dikkate alınması gerektiğini, kaza sonrası aracın müvekkil şirket tarafından koordine edilen servislerde onarılarak gerçek zararın karşılandığını, yedek parça ve işçilik bedelleri için toplam 185.511,78 TL ödeme yapıldığını, değer kaybı yönünden ise 14.488,22 TL ödeme gerçekleştirildiğini, davacı tarafın aracını kendi seçtiği serviste onarttığını ve müvekkil şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının bakiye tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, hasar onarımında Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlardan elde edilen orijinal parça bedellerinin esas alınması gerektiğini, davacının aracın kaza öncesi durumuna ilişkin delil sunmadığını ve ispat yükünü yerine getirmediğini, değer kaybı hesaplamasında aracın geçmiş hasar kayıtlarının ve tramer bilgilerinin dikkate alınması gerektiğini, sigortalı aracın hususi olması nedeniyle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERDosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar ve değer kaybı tazminatı alacağının karşı araç sürücüsünün İMM sigortacısından tahsili talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
----------- H.D'nin yerleşmiş içtihatları ile değer kaybının, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark esas alınarak belirlenmesi kriteri getirilmiştir.Somut olayda; 29.06.2024 tarihinde davacı tarafa ait ----------- plakalı araç ile davalı şirkete İMMS ile sigortalı ----------plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu ile sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, araçta meydana gelen hasar bedelinin iskontosuz KDV dahil 214.456,98 TL olduğu, değer kaybı bedelinin ise 48.000,00 TL olduğu, işbu zarar kalemlerine ilişkin ZMM sigortacısı tarafından toplamda 200.000,00 TL ödeme yapılması üzerine ZMMS poliçe limitinin tükendiği, huzurdaki dava ile bakiye alacağın tahsilinin talep edildiği, davalı şirket nezdinde düzenlenen İMMS poliçe teminat limitinin 20.000,00 TL olduğu, teminat limiti dikkate alınarak davacı tarafça ibraz edilen talep arttırım dilekçesi ile denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Faiz başlangıç ve türü bakımından yapılan değerlendirmede;
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Somut olayda; davacı tarafça 16.04.2025 tarihinde sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, bu haliyle 8 iş günü sonrasında (29.05.2025) davalı şirketin temerrüde düşmüş sayılacağı, davalı şirkete sigortalı aracın hususi vasıfta olduğu anlaşılmakla hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------------ bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalı sigorta şirketinden
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 6.619,00 TL hasar bedeli, 13.381,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 20.000,00 TL 29.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 615,40 TL peşin harç ve 342,00 TL ıslah harcından mahsubuyla bakiye 408,80 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 342,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.572,80 TL ile yargılama gideri olarak yapılan 15.632,90 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!