Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı: Otoyolda kaplama lastik parçasına çarpma sonucu oluşan araç değer kaybı için karayolu bakım sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası.
Özet: Davacının aracı, otoyolda bulunan kaplama lastik parçasına çarparak tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası geçirmiş, bu nedenle oluşan araç hasarı ve değer kaybının tazmini için otoyol işleticisi ve Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine dava açılmıştır. Davacı, kaza tespit tutanağında kusursuz bulunduğu, otoyolun bakım ve güvenliğinden sorumlu davalıların Karayolları Trafik Yönetmeliğini ihlal ederek tam kusurlu olduğunu iddia etmektedir. Davalılar ise usule ilişkin itirazlarının yanı sıra kazanın sürücü kusurundan kaynaklandığını, kendilerinin bir ihmali olmadığını ve Karayollarının idari yargı yolunu savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.08.2022 tarihinde ... sevk ve idaresinde bulunan müvekkili şirkete ait ...plakalı aracın ... iline otoyol üzerinde seyir halinde iken orta şeritte ilerlerken yolda bulunan kaplama lastik parçasına çarptığını ve bu çarpmanın etkisiyle tek taraflı maddi hasarlı bir trafik kazasının meydana geldiğini, gerçekleşen trafik kazası neticesinde müvekkil şirkete ait aracın ön ve arka kısmının büyük oranda zarar gördüğünü, bu zarardan kaynaklı olarak aracın onarımının kasko sigortalı olduğu .... tarafından gerçekleştirildiğini, söz konusu kazada tam kusurlu tarafın davalı .... olup, bu hususun 14.08.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında da açıkça belirtilmiş olup işbu tutanakta, "Bu kazanın oluşumundan ... plaka sayılı araç sürücü ... 2918 sayılı K.T.K'a göre herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır.Otoyolun bakım, onarım ve güvenliğinden sorumlu olan....'nin 2918 sayılı Kara yolları Trafik Yönetmeliğinin Madde 19 ( İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletmesi ile görevli ve sorumlu oldukları kara yollarında kara yolu yapısını, trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler.) maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır." diyerek davalıların tam kusurlu olduğunun net bir şekilde ortaya konulduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında; Kara yolunun bozuk ve hasarlı olması nedeniyle meydana gelen maddi ve bedensel zararlı trafik kazalarında idarenin tazminat sorumluluğu olduğunun belirtildiğini, şehir dışı yollarda meydana gelen kazalarda uğranılan zarardan ...'nün sorumlu olduğunu, dava konusu olayda da davalı ... denetim ve sorumluluğu olduğu ve aynı zamanda diğer davalı ...'nin işlettiği otoyolda gerekli tedbir ve önlemlerin alınmaması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkil şirketin aracının büyük oranda hasar gördüğünü ve bu hasar neticesinde değer kaybına uğradığını, oluşan maddi zarardan her iki davalının da sorumlu olduğunu ileri sürerek,... plakalı aracın değer kaybından kaynaklı olarak 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek veya müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin itirazlarının mevcut olup Mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, davacı tarafça Arabuluculuk yoluna başvurulmamış olduğunu, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın konusu itibariyle belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, esasa ilişkin olarak ise; özel hukuk tüzel kişisi olan müvekkili şirketin davaya konu kaza kapsamında herhangi bir kusurunun ya da ihmalinin olmadığını, müvekkili şirket tarafından ... tarafından belirlenen tüm kural ve esaslar doğrultusunda gerekli önlem ve tedbirlerin alındığını, dava konusu kazada araç sürücüsünün gerekli önlemleri almadan ve kurallara uymadan seyir halinde olması nedeniyle ilgili kazanın meydana gelmiş olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığı bu olayda müvekkili şirketten talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin yükümlülüklerinin tamamını eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini ve otoyolun güvenliği bakımından gerekli tüm tedbir ve önlemlerin müvekkili şirket tarafından alındığını savunarak, davanın öncelikle müvekkili şirket yönünden usulden reddine, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Dava konusu kazanın oluşumunda idarenin hizmetinde kusuru olduğu iddia edildiğinden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2. maddesi gereğince idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarında idare mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle müvekkili İdare aleyhine yöneltilen işbu davanın yargı yolu bakımından usulden reddinin gerektiğini, 3996 sayılı ... kapsamında ihalesi yapılan ... Projesine ilişkin olarak diğer davalı ... ile ... arasında 27.09.2010 tarihinde "... ile ..." imzalandığını, söz konusu Sözleşme uyarınca otoyolun bakım ve işletilmesinden sorumlu kuruluşun diğer davalı olup, bu sebeple otoyol üzerinde meydana gelen ve yol kusurundan kaynaklanan zararlardan da diğer davalının sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkil İdare açısından davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise; Otoyol güzergahında rutin yol kontrolleri, yol temizlik çalışmaları, yol üzerine düşen veya dökülen malzemelerin kaldırılması, yolun üst yapısında oluşan açılmaların kapatılması veya gelen ihbarların hemen değerlendirilmesiyle ilgili 24 saat esasına göre görev yapan yüklenici şirket (diğer davalı) elemanlarıyla intikal süresi içerisinde müdahale edilerek olumsuzlukların giderilerek trafik güvenliğinin sağlandığını,14.08.2022 tarihinde ... plakalı aracın karışmış olduğu kazada, yol üzerine düşen kaplama lastik parçası ile ilgili herhangi bir ihbarın gelmediğini ve yol kontrollerinde bir olumsuzluğa rastlanmadığını, sürücü hatası ve kusuru nedeniyle kazanın meydana gelmiş olduğunu, müvekkili kurumun söz konusu kazada herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığını savunarak, davanın dava şartları olan yargı yolu yönünden veya husumetten reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı şirkete ait aracın otoyolda seyri sırasında yolda bulunan kaplama lastik parçasına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybına ilişkin zararın davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Dosyanın, davanın açıldığı ... 19.03.2024 tarihinde verilen görevsizlik kararı uyarınca ... 13.06.2024 tarihinde verilen yetkisizlik kararı uyarınca ve davacı vekilinin gönderme talepli dilekçesi üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği ve Mahkememiz esasına kaydının yapıldığı görülmekle, yargılamaya Mahkememizce devam olunmuş, dava şartı olan Arabuluculuk başvurusuna ilişkin eksiklik tamamlanmış olup, davacı vekili tarafından davaya konu uyuşmazlığa ilişkin olarak taraflar arasında gerçekleştirilen ancak "Görüşme Sonucu Anlaşamama" ile sonuçlanan Arabuluculuk Son Oturum Tutanağının dosyaya sunulduğu, bu durumda dava şartına ilişkin olan eksiklik tamamlanmış olmakla yargılamaya devam edilmiş, görevsiz mahkeme olan ...yapılan yargılama sırasında alınan 18.11.2023 tarihli bilirkişi raporu Mahkememizce yeterli görülmediğinden Mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, dosyanın oluşturulan bilirkişi kuruluna tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26.03.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından rapora karşı itirazda bulunulduğu, düzenlenen raporun kazanın oluşum şekline ve davaya konu talep olan değer kaybına ilişkin olarak yapılan hesaplamalar yönünden Mahkememizce uygun görüldüğü, teknik hususlara ilişkin olarak yapılan değerlendirmeler Mahkememizce yerinde görülmüş olup, hukuki değerlendirme ve sorumluluk esaslarının tayin ve takdiri Mahkemeye ait olduğundan, yapılan inceleme ve toplanan deliller yeterli görülerek, taraf vekillerinin her aşamada beyanları da alınmak suretiyle tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi heyeti raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kazanın 14.08.2022 günü, saat 20:45 sıralarında ... plakalı otomobil cinsi aracın ... ili yönünden ... ili yönünde otoyolun orta şerit üzerinde seyir halinde iken ... numaralı otoyolun... kontrol kesiminin km: 1+500 geldiğinde, orta şerit üzerinde bulunan lastik parçasına çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı bir trafik kazası olduğu, taşıt yolunun orta ayırıcı ile bölünmüş, gidişe ayrılmış bölümünün tek yönlü trafiğe açık, 3 şeritli, düz, eğimsiz, asfalt kaplamalı bir yol olduğu, olay vaktinin gündüz, görüşe engel bir durumun olmadığı, sürücü ... aracını kullanmaya yetkili “B” sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu ve alkolsüz olduğu, yol üzerinde çukur tümsek gibi tespitlerin yapılmadığı, orta şerit üzerinde lastik parçasının tespit edildiğinin olay yeri kaza tespit tutanağından anlaşıldığı, tutanağı düzenleyen görevliler meydana gelen olayda sürücü ... kusurunun olmadığı, yol yapım, bakım ve onarımından sorumlu ....'nin KTY 19. Maddesinde belirtilen yolun trafik güvenliğini sağlayacak şekilde bulundurmamakla olayda kusurlu olduğunu kanaat olarak belirttiği, olayla ilgili olarak ... hazırladığı raporunda; yol üzerinde plakası belli olmayan sırt atarak kopan lastik parçasının araç sürücünün olayda %100 ( yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...in olayda kusursuz olduğunu kanaat olarak belirttiği, Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan raporda davacı şirketin maliki olduğu aracın sürücüsü ...yönünden yapılan değerlendirmede; sürücü ... yönetimindeki otomobil cinsi araç ile İstanbul yönünden ... numaralı otoyol üzerinde düz asfalt kaplamalı üç şeritli yolda orta şerit üzerinde seyir halinde iken gece vakti, otoyol da far ışıkları altında seyri sırasında, hızın azami hızın 140 Km/saat olduğu yol kesiminde yol zemini ile hemen hemen aynı renkte olan lastiği fark ederek herhangi bir tedbir almasının mümkün bulunmadığı olayda kusurunun olmadığı,.... yönünden değerlendirme; ... plakalı aracın çarptığı lastik parçasının büyüklüğü hakkında ölçüye dayalı bir bilgi olmadığı, yolun asfalt kaplamasına yakın renkteki lastik parçasının yolun ortasında hiç bir işaret olmaksızın bulunmasının araç sürücülerince normalde beklenmeyecek bir durum olup, geceleyin karanlık ortamda meydana gelen kazada birinci derecede etkili olan bir husus olduğu, davacı tarafa ait aracın çarptığı işaretsiz lastik parçasının yola ne zaman düştüğünün belli olmadığı, kazadan kısa süre önce buradan geçen bir araçtan düşmüş olmasının mümkün olduğu, diğer taraftan, böyle bir lastik parçasının yol üzerinde olduğuna dair davalı ...'nin ilgili birimine ya da trafik zabıtasına bir uyarı yapılmadığı, bir başka ifade ile olay mahalli otoyol zemininde bulunan lastik parçasının kaldırılmasına ilişkin davalı ....'ye herhangi bir ihbarda bulunulmadığı, lastiğin zemine ne zaman düştüğü ve ne kadar süredir kaldırılmadığına dair herhangi bir tespit bulunmadığı, bu sebeple davalı .... görevlilerinin yolu kontrol etme işleminde hatalı hal ve hareketlerinin görülmediği, yükümlü olduğu görev ile ilgili hizmet ve denetim kusurunun bulunmadığının değerlendirildiği, davalı ... numaralı otoyolun yapım, bakım ve işletmesini ....'ye verdiği anlaşıldığından olayda kusursuz bulunduğu, yol üzerinde bulunan lastik parçası yönünden yapılan değerlendirmede; olay yerinde yol sathı üzerine nasıl ve ne zaman geldiği/düştüğü belli olmayan lastik kaplamanın meydana gelen maddi hasarlı kazada % 100 etken olduğu kanaatine varıldığı, açıklanan nedenlerle ... plakalı araç sürücüsü ... olayda kusurunun bulunmadığı, olay yerinde düştüğü anlaşılan lastik kaplamanın meydana gelen maddi hasarlı kazada %100 etken olduğu , ... olayda kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, ... tipi, ... model olup, kaza tarihi itibariyle 21.499 kilometrede otomobil cinsi bir araç olduğu, otoyol üzerinde bulunan lastik parçasına çarpması sonucu hasarlandığı, aracın onarımının ...yapıldığı ve bu konuda düzenlenen faturada; aracın ön tampon ve ilave bağlantı parçaları, şamandıra pompası, depo muhafaza sacı, sağ ön davlumbaz, radyatör sağ ve sol uç parçaları, ön panel v.s parçalar olmak üzere 94.494,40 TL olarak belirtildiği, aracın serbest piyasada 650.000 TL'ye alıcı bulabileceği, aracın ön tampon, davlumbaz, ön panel hasarlarının 2. el alıcılar üzerinde olumsuz etki yaratacağı, yapılan araştırmada aracın tamir edildikten 635.000 TL'ye alıcı bulabileceği tespit edilerek, araçta meydana gelen değer kaybının 650.000-635.000=15.000 TL olarak hesaplandığı, dava konusu araçta 15.000 TL değer kaybı meydana geldiği hususları belirlenmiş olmakla, bilirkişi heyeti tarafından teknik hususlara ilişkin olarak yapılan değerlendirmeler ile Mahkememizce dava konusu olaya ilişkin olarak yapılan hukuki değerlendirmeye göre; somut olayda davacı şirkete ait araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, kazanın meydana gelme sebebinin otoyolda bulunmaması gereken yabancı bir cismin, dava konusu olayda kaplama lastik parçasının kazanın meydana gelmesinde tamamen etken olduğu, bu hususun karayolunun bakım, onarım ve güvenliğine, trafiğe elverişli durumda bulundurulmasına ilişkin bir husus olup, dava konusu olayda bunu sağlamakla görevli tarafın davalı ... ile söz konusu otoyolun işletilmesine ilişkin olarak Sözleşme imzalayan davalı .... Olduğu, diğer davalı ... ise kuruluş amacı ve kuruluş kanunu uyarınca söz konusu otoyolun güvenliğinden ve denetiminden sorumlu olup, bu konudaki sorumluluğunu sözleşme ile diğer davalıya devretmesinin kendisinin yasadan kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve bu hususu zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürmesinin mümkün olmayacağı, davacının maliki olduğu aracın davalıların sorumluluğunda bulunan karayolunda bulunan lastik parçası nedeniyle uğradığı kazadan dolayı ortaya çıkan zarardan, trafik güvenliğini sağlamakla görevli olan davalıların sorumlu oldukları, bunu yerine getirmeyen davalıların verdikleri hizmetin ayıplı olup, davalıların buradaki sorumluluklarının kusur sorumluluğu olmadığı, yolun bakım, onarım, işletilmesi ve trafik güvenliğinin sağlanmasına ilişkin işletme kusuru niteliğinde olduğu, davacının uğradığı zarar ile davalıların işletilmesi ve güvenliğinin sağlanmasından, denetlenmesinden sorumlu oldukları yolun güvenli olmaması arasında uygun nedensellik bağının bulunduğu, bu nedenle davacıya karşı birlikte sorumlu olup, davalıların usul ve esasa yönelik olarak yaptıkları savunmaların yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacının dava konusu kaza nedeniyle aracında oluşan hasardan dolayı araçta meydana gelen değer kaybı zararına ilişkin olarak davalılara karşı açtığı davasının taleple bağlı kalınarak kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Davacının uğradığı değer kaybı zararı karşılığı talebiyle bağlı kalınarak 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Hüküm altına alınan 10.000,00-TL üzerinden hesaplanan 683,10-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu sonucu kalan 512,32‬-TL harcın davalı ....'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, davalı ... harçtan muaf olduğundan anılan davalıya harç yüklenmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 170,78-TL peşin harç, 99,00-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 350,48-TL harç giderinin davalı ....'den tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... harçtan muaf olması nedeniyle, anılan davalıya harç ile ilgili bir sorumluluk yüklenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 13.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 657,00-TL ve dosya kapak masrafı 8,00-TL olmak üzere toplam 13.665‬,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca hüküm altına alınan dava değeri de göz önüne alınarak belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, hazır bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!