Çalışmayan güvenlik sistemi yüzünden meydana gelen hırsızlık olayında güvenlik firmasının sorumluluğu ve illiyet bağına dair Yargıtay bozması.
Özet: Davacı, arızası bildirilmesine rağmen giderilmeyen güvenlik sisteminin çalışmaması nedeniyle evine girilerek hırsızlık yapılması sonucu oluşan zararın tazminini talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, illiyet bağı ve zararın ispatlanamaması gerekçeleriyle davayı reddetmiş; ancak Yargıtay, arızalı güvenlik sisteminin hırsızlığı önleyememesinde güvenlik firmasının sorumlu olduğunu ve haksız fiil ile sistemin çalışmaması arasında illiyet bağı bulunduğunu belirterek kararı bozmuştur.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(Tüketici) Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 23.11.2018 tarihinde davalı taraf ile güvenlik sözleşmesi imzaladığını, 27.11.2018 tarihinde sistemin kurulduğunu, hizmeti almaya devam ederken müvekkilinin defalarca arıza kaydı oluşturmasına rağmen arızanın giderilmediğini, 17.04.2020 tarihinde evine hırsız girdiğini, 10.000,00 TL nakit para ve 500 gr altınlarının çalındığını, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını, olay esnasında güvenlik sisteminin çalışmadığını, bu sebepten hırsızlık olayının önlenemediğini, davalı ... şirketinin bundan sorumlu olduğunu belirterek ayıplı hizmet dolayısıyla yaşanan olaydan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.000,00 TL maddi tazminatın kendilerine ödenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketin meydana gelen hırsızlık olayının ve buna bağlı olarak maddi zararların meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, aksine davacının kendi kusurunun olaya sebebiyet verdiğini, davacının ve hırsızlık eylemini gerçekleştiren şahıs veya şahısların müterafik ve asli kusurunun bulunması, bu kusurların illiyet bağını kesebilecek nitelikte olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin, sigorta sözleşmesi hükmünde olmadığının ve hırsızlık, yangın vs olaylar bakımından garanti niteliği taşımadığının, sözleşmenin 5.4’. maddesinde açıkça kararlaştırılmış olduğunu, somut olayda ortaya çıkan zararla akdedilen sözleşme arasında nedensellik bağının bulunmadığını, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;davalının takmış olduğu alarm sisteminin ayıplı olduğu, bu durumun davacı tarafça bilindiği, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu şekilde alarm sisteminin çalışması için defalarca davalıya müracaat edildiği, buna rağmen sistemdeki arızanın giderilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının alarm sisteminin çalışmadığını bilmesine rağmen iradesi ile dava konusu ettiği altınları evde tuttuğu, kaldı ki davacının evinde olduğunu ileri sürdüğü altın miktarının delillendirilemediği, delil olarak ileri sürülen fotoğrafların gerçek altın ya da başka herhangi bir kıymetli eşya olup olmadığının tespitinin yapılamayacağı, tespiti yapılsa bile altınların ve paraların evden çalınıp çalınmadığı hususunun iddiadan öte delil ile desteklenemediği, şayet davacı taraf alarm sistemine güveniyor ise alarm sistemi çalışmadığından başka türlü önlem almasının gerektiği, oluşan zarar ile alarm sisteminin çalışmaması durumunun illiyet bağı oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2023 tarihli kararıyla; bilirkişi raporunda davalı şirketin kusurundan bahsedilmiş ise de, bahse konu ihtilafta kusur yeterli olmadığı, ayrıca davacının dosyaya da ibraz ettiği kıymetli eşyalara hırsızlık anında evde bulunduğunun yani zararını da ispat etmesi gerektiği, gerek dava dosyası içerisinde gerekse Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davadaki soruşturma ve kovuşturma evraklarında, bilirkişi raporunda belirtilen kıymetli eşyaların bahse konu kasanın içerisinde olay günü hırsızlık anında bulunduğuna dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairemizin 23.06.2025 tarihli ilamıyla "Somut olayda, davacı taraf davalı şirket ile güvenlik sözleşmesi imzalayarak evine güvenlik kamerası taktırdığı, davalıya arızanın bildirildiği ancak davalı tarafından arızanın giderilmediği, sistemin olay anında devreye girip uyarı vermesi gerekirken çalışmadığı, haksız fiil teşkil eden olay ile güvenlik sisteminin çalışmaması arasında illiyet bağı bulunduğu, çalışmayan güvenlik sisteminden dolayı hırsızlığın önlenememesinde güvenlik firmasının sorumlu olduğu anlaşılmakla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemece bozmaya uyularak ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın davalı şirket ile güvenlik sözleşmesi imzalayarak evine güvenlik kamerası taktırdığı, davalıya arızanın bildirildiği ancak davalı tarafından arızanın giderilmediği, bu sırada davacının evine ihbar olunanın girerek evde kasasında bulunan altın ve nakit paranın çalındığı, bu husus ceza yargılaması ile kesinleştiği, sistemin olay anında devreye girip uyarı vermesi gerekirken çalışmadığı, haksız fiil teşkil eden olay ile güvenlik sisteminin çalışmaması arasında illiyet bağı bulunduğu, çalışmayan güvenlik sisteminden dolayı hırsızlığın önlenememesinde güvenlik firmasının sorumlu olduğu ve davacı tarafından çalındığı bildirilen altın ve nakit paranın dosyaya sunulan fotoğraflardan kuyumcu bilirkişi tarafından tespit edildiği anlaşılmış, kuyumcu bilirkişi raporunda dava tarihindeki toplam altın bedelinin 245.078,34 TL olduğu hesaplandığı, ayırca 10.000,00 TL nakit para ile birlikte 255.078,34 TL yönünden davanın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 255.078,34 TL'nin, 11.000,00 TL'sinin 17.04.2020 tarihinden kalan 244.078,34 TL'sinin 26.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkilinin tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, bir an için kusurlu kabul edilse bile bilirkişi raporunda hesaplaması yapılan kıymetli eşyaların olay gününde kasanın içinde bulunduğuna dair dosya içerisinde bir bilgi ve belge olmadığını, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, güvenlik hizmet sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamı ile davalının kusuru ve illiyet bağı hususlarının kesinleştiği, kesinleşen hususlar ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargı ve taraf denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!