Yargıtay, ortopedi doktoruna karşı açılan ve ameliyat sırasında meydana gelen kemik kırığı iddialarıyla ilgili tıbbi müdahaleden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasını inceliyor.
Özet: Davacı, trafik kazası sonrası kalça kırığı ameliyatında davalı doktorun rızası hilafına kemik kırması sonucu dizinde kısalma, kireçlenme ve %44 engellilik oluştuğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiş; davalı doktor ise hastanın bilgilendirildiğini, ameliyatta protez çakılırken kemikte oluşan çatlağın kusur olmadığını savunmuş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, bilirkişi raporlarına dayanarak doktorun kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 2. Asliye Hukuk (Tüketici) MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin trafik kazasında bacağının kırıldığını, daha sonrasında sol kalça kırığının iyileşmemesi nedeniyle ... Hastanesinde çalışan davalı ortopedi doktoruna muayene olduğunu, tedavi için geç kaldığını, tek çözümün protez takılması olduğunu, bunun üzerine ameliyat olmaya karar verdiğini, ameliyat sırasında davalı doktor tarafından kemik kırığı oluşturulduğunu, taburcu olduktan sonra 15-20 günlük kontroller ile 3. Aydan sonra fizik tedavi gördüğünü, daha sonra başka bir doktora muayene olduğunda ise kırma işlemine gerek olmadığının söylendiğini, yapılan kemik kırma işleminin kendisi veya yakınlarının haberi ve izni olmadan yapıldığını, ameliyat sonrasında diz kapağında ve dizde kireçlenmeler oluştuğunu, dizinin 5 cm kısaldığını, diz kapağının ameliyat sonrasında doktor hatası nedeniyle yerine oturmadığını, olay nedeniyle %44 engellilik raporunun oluştuğunu, hastanede yatış ve taburculuk sırasında imzalatılan evrakları açıklamadıklarını, kabul etmediğini, belgeleri hastane prosedürü olarak imzaladığını, %44 engelli olduğunu bu zararın %22 kısmının davalıdan kaynaklandığını, iş makinesi operatör belgesi ve silahlı güvenlik sertifikasını kullanamadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100.000 TL manevi tazminat, 100 TL maddi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının kendisine gelmeden önce başka bir hastanede ameliyat olduğunu, hastanın yapılan muayene ve tetkiklerinde opere olan kalçadaki kırığın kaynamasına bağlı kısalığının olduğu, bu nedenle opere olması gerektiği anlatıldığını, operasyonda ise çivisinin çıkarılması gerektiği, gerekirse çivi veya total kalça protezi ameliyatı olması gerektiğinin de anlatıldığını, bu ameliyatı olurken hastanın, operasyon sırasında ve sonrasında yaşayabileceği olumlu ve olumsuz tüm konularda kendisine bilgi verildiğini, operasyon öncesi bilgilendirildiğine dair imzası alındığını, hastanın operasyonu esnasında, ameliyat notunda da belirtildiği gibi protez yerleştirilirken femur distal uçta fissur hattı geliştiği ve aynı seansta bu gelişen kırık hattının tamir edildiğini, hastanın iddia ettiği gibi oluşturulan bir kırık hattı değil, protez çakılırken kemiğin de muhtemel zayıflamış olmasından dolayı distalde kırık hattı oluştuğunu, teşhis ve tedavide herhangi bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ceza dosyasında ... . Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor ile çelişmeyen, ara karar gereklerine uygun olarak hazırlanan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 13.05.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu gereğince davalı doktorun seçilen ve uygulanan tedavi yöntemi ve tedavi aşamalarında gerekli titizliği gösterdiği, uygulanması gereken tedavinin yerinde olduğu, davalı doktorun atfı kabil bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen inceleme konusu kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek bilirkişi raporunun yetersiz ve çelişkili olduğunu, başka bir Hastane veya doktora bu ameliyatı olsa idi bu durumda olmayacağını, çevrede yüzlerce kişinin protez ameliyatı olduğunu, rahat yürüdüğünü, bastonsuz yürüyemediğini, oluşan bu durumdan doktor ve hastanenin sorumlu olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, tıbbi müdahaleden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu ile yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği ve hükme esas almaya yeterli olduğunun anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.